4. bölüm · Son dava
Dava
Günler su gibi akıp gidiyordu, suikastçının gelmesinin üstünden 1 ay geçmişti. Bu zamana kadar ondan hiçbir tepki görmemişti acaba peşimi bırakmış olabilir miydi? Hadi ama bu imkânsızdı acaba bana takıntılı falan mıydı? Saçmalama be! O para için insanları öldüren bir katildi sadece. Bu düşüncelerden sıyrılıp önümdeki dosyaya döndüm, Adliyedeydim ve yeni müvekkilimin dosyasına bakıyordum suç kaydı fazlaca kabarıktı ama alışmıştım kolayca aklanabilirdi benim için çocuk oyuncağıydı. Dosyayı biraz daha incelediğimde bir detay dikkatimi çekti,Dosyada kanıt yoktu bu nasıl oluyordu? Üstelik kanıtlanmamış bir olay için davacı 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasını istemiş,Bu nasıl bir saçmalıktır böyle? Hemen baş savcıyı aradım telefonu açınca hışırtılı seslerin ardından o kalın erkeksi ses duyuldu
"Eflin hanım bir sorun mu var?" ciddi ve otoriter bir sesle "Bana gönderdiğiniz Ayça Kansal dosyası hakkında konuşmak istiyorum ve bilgi almak istiyorum." boğazını temizleyip konuşmaya devam etti "Tabiikide Eflin hanım bir sorun mu oldu?"
"Hayır bir sorun yok,fakat dosyada kanıtlar yok ve buna rağmen 5 yıl hapis cezası istenmiş,bu nasıl mümkün oluyor? bilgi alabilir miyim" kısa bir süre sessizlik oldu ardından konuşmaya başladı
"Tabiiki Eflin Hanım ama bu telefonda konuşulacak bir konu değil, öğlen yemeği için müsait misiniz?" Şaşırdım ne diye yemek yiyorduk ki? o kadar işimin arasında bide bu çıktı! ama tabiki bu düşüncelerden sıyrılıp sevecen bir tavırla konuştum "Tabikide öğlen 2 benim için uygun sizede uygun mu, Aybars bey?"
"Öğlen 2'de buluşalım. size konumu gönderiyorum, görüşmek üzere" telefonu kapatıp derin bir iç çektim bu elemanı hiç sevmiyordum! telefonuma gelen mesajla telefonu elime aldım Aybars bey konum atmıştı Adliyeye 1 saat uzaklıkta bulunan bir kafeydi, Bakalım ne anlatacaktı.
°°°••••°°°••••
Kafeye geldiğimde çoktan Aybars beyin geldiğini gördüm her zamanki gibi takım elbisesinin içinde çok karizmatik tamam belki sevmiyordum ama yinede yakışıklı olduğu doğruydu masaya oturmuş duruyordu siyah saçlarını arkaya doğru taramıştı ve muhtemelen beni beklediği için önünde sadece su vardı beni fark etmediği için onu incelemeyi bırakıp masaya yaklaştım beni görmesiyle kafasını hafifçe kaldırıp gülümsedi bende yapay olduğu belli olan yapmacık bir şekilde gülümsedim,bu elamanı hiç sevmiyordum! sandeleyeye oturduktan sonra garsonlar direkt geldiler ve isteklerimizi sordular ben beyaz şarap,Aybars beyde viski istedi. 5 dakika boyunca havadan sudan konuştuk,en sonunda bundan artık sıkıldığım için konuya giriş yapmaya çalıştım "Ee, Aybars bey bana Ayça Kansal dosyası hakkında artık bilgi verecek misiniz?" ilk önce gözlerini kaçırdı sonradan boğuluyormuş gibi kravatını çekiştirdi neyden bu kadar korkuyordu? hemen yandakı su şişesini uzattım yapay bir endişe ile "İyi misiniz Aybars bey" İsterse ölsün umurumda değildi ama ilk önce bana dosya hakkında bilgi vermeliydi! en sonunda sudan biraz içip kendine geldi ve boğazını temizledi "Ayça Kansal dosyasında bir kanıt yok çünkü bir tanık var canlı canlı izletmişler ona" içimden koca bir hassiktir dedim NE? canlı canlı izletmiş mi? Deli mi bu kadın? birde bu dosya bana mı denk gelmiş! bu nasıl bir şanstır be! Aybars bey konuşmaya devam etti "Bu kişi çok tehlikeliydi,zaten bir sürü suç kaydı vardı fakat her defasında bir şekilde bu suç kayıtlarını ortadan kaldırıyordu." içimden geçen tek soru ben bu kişiyi nasıl aklayacaktım? duruşumu dikleştirdim ve Rusça aksanı ile konuşmaya başladım sadece stres olunca Türklerle yada Türkçe bilenlerle Rusça konuşurdum "Зачем ты отдал мне это дело, Айбарс?"(bu davayı neden bana verdin Aybars?)gözlerim şüpheci bir şekilde bakıyordu yine tediginlikle etrafına baktı ve sonra kısık bir sesle "Ayça hanım ve adını bilmediğimiz onun ortağı özelikle sizi istedi Eflin hanım umarım bu 𝙎𝙤𝙣 𝙙𝙖𝙫𝙖𝙣ı𝙯 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯" o söz zihnimde yankı yaptı ayrıca ortağı kimdi
𝐒𝐨𝐧 𝐝𝐚𝐯𝐚𝐧ı𝐳 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐳
𝙎𝙤𝙣 𝙙𝙖𝙫𝙖𝙣ı𝙯 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙯
𝐔𝐦𝐚𝐫ı𝐦 𝐛𝐮 𝐬𝐨𝐧 𝐝𝐚𝐯𝐚𝐦 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐳.
