8. bölüm · Son Ay Prensesi
8. Bölüm
20.02.2016
Ölüme yaklaştığımı hissediyordum. Ne kadar zorlasam da bedenim hareket edemiyordu. Sadece göz kapaklarımı açabiliyordum. En son ne olduğunu hatırlamıyordum. Son hatırladığım şey Selçuk ile tanışmış olmamdı. Kapkaranlık bir oda da bir sandalyedeydim ama bağlı değildim. Gözlerimi kısarak baktığımda yanımda bir masanın olduğunu fark ettim. Üzerinde bir çok iğne vardı ama hepsi bitmiş bir şekildeydi. O iğneleri bana enjekte etmişlerdi ve ben onun için bu haldeydim değil mi?
Birden gözüme bir beyaz ışık göründü ve odanın lambası açıldı. Kapıya baktığımda tanımadığım birini gördüm. Bu kadın kimdi ve benden ne istiyordu?
"Korkma kim olduğumu söyleyeceğim" dedi ve masanın öteki ucundan bir sandalye alıp tam karşıma oturdu.
"Kimsin?" Dedim bedenimi dikleştirerek.
"Hüma Çetin" dedi kadın kısık bir sesle.
"Onun annesisin" dedim aynı sesle. Bir adam odaya girdi ve ikimizin arasında durdu.
"Hanımlar tanışmışsınız" dedi ve bana kitlendi.
"Nova Ateş seni çok merak etmiştim" dedi ve o da bir sandalye çekip oturdu.
"Sen kimsin?" Dedim sinirle adama dönerek.
"Orhan Yıldırım" dedi ve arkasına yaslandı.
"Neden beni buraya getirdiniz?" Dedim masanın üzerine bakarak.
"Kim olduğumuzu biliyorsun kızım" dedi Hüma Çetin. O kadının hâlâ burada olduğunu idrak edemiyordum.
"Hüma'yı içeri sokacaksın ve bana bilgi vereceksiniz. Halil'den neden boşanmadığını anlamışsındır böylelikle" dedi Orhan Yıldırım.
"Babamın adamı değil misin sen neden içeri girmeye çalışıyorsun?" Dedim kafamı Orhan Yıldırım'a çevirdim.
"Düşmanının yanında olacaksın Nova eğer yanında olursan zaaflarını öğrenirsin ve oyun biter" dedi ve oturduğu yerden kalkıp volta atmaya başladı.
"Düşmanını başka bir şekilde de yenebilirsin" dedim kısık bir sesle.
"Neymiş?" Dedi gülerek ve bana odaklandı.
"Mertçe savaşırsın ve gözlem yaparsın" dedim ve tüm gücünü toplayıp ayağı kalktım.
"Göster o zaman" dedi ve iki eliniyle kendini gösterdi.
"Kendini kandırıyorsun sende oyunun sonunu biliyorsun" dediğimde gülümsemesi soldu.
"Sana verilen gücü kullanıyorsun ama sen güçlü birisi değilsin" dediğimde bana daha çok odaklandı.
"Stresliydiniz değil mi buraya girmeden önce çünkü boynunuzda boğum izleri var ama onlar sizin parmak izleriniz" dediğimde yutkundu bende tam tersi gülümsedim.
"Otorite kurmaya çalışıyorsun ama işe yaramıyor Orhan Yıldırım. Sizin sadece isminizi ve bulunduğunuz pozisyonu biliyorum" dedim ve tam karşısında durdum.
"Denilenden daha zekiymişsin" dedi ve gülümseyip Hüma Çetin'e baktı.
"Ne kadar asidir dersin?" Dediğinde cevabı bekledi.
"25 numara için neler yaptığını biliyorsun şimdi gerçeği öğrense sana neler yapar sen düşün" dedi ve bana baktı.
"25 numarayı nereden biliyorsunuz?" Dedim sinirle çoktan adamın yakasına yapışmıştım.
"Asiymiş" dedi ve gülümsedi. İçeri birkaç adam girdiğinde daha da rahat bir tavıra büründü.
"Ahmet Rüzgar Çetin 25 numara dediğimiz kişi" dediğini duyar duymaz adama kafa atmam bir oldu. Hüma Çetin beni kendine çekip kendine döndürdü.
"Kızım bana bak oğluma hiçbir şey olmadı nefes al nefes ver lütfen" dedi telaşla.
"Oğlunu korumadın mı neden bu adamın yanındasın?" Diye bağırdığımda odayı bir kahkaha sesi doldurdu.
"Biz bir şey yapmadık asi kız hepsini 25 numara yaptı" dediğinde daha çok sinirlenmeme sebep oldu.
"Ne istiyorsunuz benden bu kadını içeri sokmamı isteme" dedim Orhan Yıldırım'a dönerek.
"Yapacaksın yoksa her şey için çok geç olur" dedi ve kapıya baktı.
"Tehditlerinden korkmuyorum bana istediğini yap ama ben senin istediğini yapmayacağım" dedim kendimden emin bir şekilde.
"Kaybedecek hiçbir şeyin kalmadı mı?" Dedi Hüma Çetin. Kaybedecek bir şeyim kalsaydı neden hayatımla oynardım ki?
"İstediğini yap senden korkmuyorum" dedim ve kapı açılma sesi geldi.
"Bakalım şimdi aynı cümleleri kurabilecek misin?" Dediğinde arkama baktım. Birkaç adam buraya doğru geliyordu. Bu beni korkutmadı çünkü küçükken bunun iki mislini yaşamıştım.
10.06.2021
"Orhan Yıldırım'ı tanıyorum" dedi kısık bir sesle.
"Annen ile alakasını biliyor musun peki?" Dedim önüme bakarak.
"Bilmiyorum ama dediklerini yapmaman" dedi ve yutkundu.
"Alıcaklarını aldılar benden" dedim ve ayağı kalktım.
"Nida'nın yanına gidiyorum uyandığında korkmasın" dedim ve odaya baktım.
"İstediğini yap serbestsin" dedim gülerek. Kapının önüne geldiğimde tam kapıdan çıkacakken beni kendine çevirdi. Kapıyla onun arasında kaldım.
"Serbestim öyle mi prenses?" Dedi gülerek.
"Gülme ve önümden çekil" dedim ama bende gülüyordum.
"Hay hay" dedi ve önümden çekilip kapıyı gösterdi. Kapıdan hızlıca çıktım ve koridor da yürümeye başladım. Nefes alış verişim hızlanmıştı. Kalbim olduğundan daha hızlı atıyordu. Merdivenlere geldiğimi fark edince derin bir nefes aldım ve yavaş yavaş merdivenlerden çıkmaya başladım. Neden böyle hissettiğimi yavaş yavaş anlamaya başladığımda merdivenler çoktan bitmişti. Hızlıca mutfağa girdim ve telefonumu açıp bir numara tuşladım. Birkaç çalışta telefonum açıldı ve ben telefonu kulağıma koydum.
"Alo Jack" dedim sessizce.
"Nova güzelim bir şey mi oldu?" Dedi endişeyle.
"Bana Orhan Yıldırım'ı yarına kadar bulmalısın" dedim ve sandayeye oturdum.
"O adam nereden çıktı o adamla ne alakan var?" Dedi sesini yükseltmişti.
"Ne olduğunu şu an anlatamam ama bana o adamı bulman gerek" dedim ve hemen telefonu yüzüne kapattım. O adamı bulmam gerekiyordu eğer bulamazsam herkese zarar verecekti.
20.02.2016
Adamlar yanıma gelirken Orhan Yıldırım'a döndüm ve yakasından tuttum.
"11 yıldır neler yaşadığımı bilmiyorsun ve bunların beni korkutmayacağını da bilmelisin" dedim ve birden Orhan Yıldırım'a kafa attım. Adamlar can havliyle benim iki kolumdan tuttuğunda gülümsedim. Yere düşmüştü ve artık yüzü kan içindeydi.
"Seni kendi ellerimle olmasa da öldürücem anladın mı beni?" Diye bağırmaya başladım. Adamlar zorla beni duvara ittiğinde yere düştüm.
"Benden kurtulmak o kadar kolay değil asi kız" dedi ve ayağı kalkıp tam önümde durdu.
"Buradan sapasağlam çıkıcam bunu ikimiz de biliyoruz" dedim gülerek. Bir telefon sesi odayı kapladığında herkes sustu ve telefonu açtı.
"Alo Salih" dediğini duyduğumda kalkmaya çalıştım ama adamlar beni tekrar oturttular.
"Neden bırakmamı istiyorsun?" Dediğinde kahkaha atmaya başladım. Telefonu kapattı ve yüzüme dikkatlice baktı.
"Ne oldu yoksa beni bırakacak mısın?" Dediğimde yüzüme bir tokat yedim.
"Beni bırakmak zorundasın" dedim kısık bir sesle. Orhan Yıldırım telefonunu bırakıp benim yakamdan sıkıca tuttu ve ayağı kaldırdı.
"Seni öldürücem hatta ne zaman biliyor musun sana konulan sayıda" dedi ve hızlıca beni bırakıp odadan çıktı. Adamlarıda ardından gitmeye başlayınca Hüma Çetin hemen yanıma gelip eğildi.
"Nova kızım bana bak" dediğinde yavaşça ona baktım.
"Buradan çıkacaksın ve güvenli bir yer bulacaksın" dedi endişeyle.
"Güvenli bir yer yok" dediğimde elini cebine attı ve bir anahtarlık çıkardı.
"Bu ne?" Dedim öksürerek ve elimi ağzıma götürdüm.
"Evinin anahtarı" dedi ve hemen yanıma koydu.
"Hüma Hanım ben bunu alamam kendi başımın çaresine de bakarım" dediğimde elini yüzüme koydu.
"Kızım bana anne de bu anahtarlarıda al sana hazırladığım evde kal yoksa o sana zarar verecek" dedi ve elini yüzümden yavaşça çekti.
10.06.2021
Mutfaktan yavaş adımlarla çıktım ve merdivenlere ilerledim. Merdivenlerden çıkmaya başladım ama içimde kötü bir his vardı. Hızlıca odama girdiğimde Nida'nın hâlâ uyuduğunu gördüğümde rahatladım ama rahatlamam kısa sürmüştü. Nida'nın yattığı yastığın altında bir kağıt parçası vardı. Yavaşça Nida'nın yanına ilerledim ve başucuna oturdum.
"Neler oluyor?" Dedim sessizce ve kağıdı elime aldım. Birden kapı açıldığında kağıdı cebime koydum. Ahmet bizi görünce kapıyı yavaşça kapattı ve yanıma geldi.
"Bir şey olmuş" dedi cebimdeki elime bakarak. Elimi cebimden çıkardım ve kağıdı açtım.
"Nereden çıktı o kağıt?" Dedi ve gözlerimin içine baktı.
"Bilmiyorum" dedim ve kağıttaki yazıyı okumaya başladım.
"Kaçmak yok henüz benim oyunum yeni başlıyor güzelim" yazıyı okuduğum da kimin yazdığını anlamıştım.
"Kim bu adam?" Dedi sinirlenmemeye çalışıyordu.
"Orhan Yıldırım" dedim kısık bir sesle. Ahmet sinirle kapının pervazına vurup odadan çıktı. Nida'nın kıpırdandığını görünce bedenimi Nida'ya döndürdüm. Gözlerini yavaşça açtı ve etrafına baktı.
"Benim odamdasın güzelim" dedim gülümseyerek.
"Abim nerede Nova abla?" Dedi yataktan doğrularak.
"Abin aşağıda yanında mı olsun?" Dedim gözlerinin içine bakarak.
"Hayır beni tek bırakma yanımda kal Nova abla" dedi bana birden sarılarak. Ağladığını hissettiğimde bende sıkıca sarıldım ve yüzümü saçına gömdüm.
"Merak etme güzelim yanından ayrılmayacağım" dedim gözlerim dolmaya başlamıştı. Yavaşça ayrıldım ve tekrar yatması için yardımcı oldum.
"Yanımda yatar mısın Nova abla?" Dedi sesi sessiz çıkmıştı ama ben duymuştum. Gülümsedim ve sarılıp yanında oturmaya başladım.
"Uyu güzelim sen ben buradayım" dediğimde gülümseyerek gözlerini yumdu.
10.06.2021
Bütün sinirimle kendimi odanın dışına attım. Orhan Yıldırım'da Salih Ateş kadar tehlikeli bir adamdı. Telefonumu cebimden çıkarıp birisini aradım. Onu aradığıma inanamıyordum.
"Alo Çetin sen beni arar mıydın?" Dedi alaylı bir şekilde.
"Defalarca soyadımı vurgulama da bir şey söyleyeceğim" dedim sakin kalmaya çalışarak.
"Söyle kardeşim" dedi ablam.
"Orhan Yıldırım'ı biliyorsun değil mi?" Dedim derin bir nefes alırken.
"Bana bunu soran ikinci kişisin kardeşim" dedi rahat bir tavırla.
"Kim sordu ne dedin?" Dedim sesim sinirli çıkmıştı.
"Nova bana ulaşmış arkadaşı aradı" dedi ablam.
"Ne söyledin abla?" Dedim cevabına odaklanarak.
"Abla dedin vay be ben o rezil yerden kaçtığımdan beri bana abla demedin" dedi hüzünlü bir sesle ablam.
"Abla lütfen" dedim sessizce. Aynı anda Nova'nın odasına yürümeye başladım.
"O kız olmasaydı benimle konuşmayacaktın o kıza sakın zarar gelmesin yoksa herkesi bitiririm" dedi ve telefonu kapattı. Benim yanımda kimse zarar veremez demek istiyordum ama telefonu çoktan kapatmıştı. Odanın önüne geldiğimde kapıyı yavaşça açtım.
10.06.2021
Nida uyuduğunda daha çok sarıldım ve telefonumu elime aldım. Jack aramamıştı bende direk mesaj yazmaya başladım.
Nova: Jack bir şeyler bulabildin mi?
Jack: Sinem Hanım'ı aradım ve bana birkaç bilgi verdi.
Nova: Söyle Jack.
Jack: 3 oğlu varmış biri senin yaşlarında Ersin Yıldırım. Öteki oğulları daha çok küçük. Birde Orhan Yıldırım karısını aldatıyormuş.
Nova: Kiminle aldatıyormuş yoksa?
Jack: Düşündüğün kişi değil. Birde Sinem Hanım sana bir mesaj iletmemi istedi.
Nova: Neymiş o mesaj?
Jack: "Ahmet'in beni arayacağını biliyorum ve hiçbir şey bilmediğini. Ben gelene kadar birbirinize emanetsiniz" dedi Sinem Hanım.
Nova: Anladım sağol Jack.
Jack: Kendinize dikkat edin.
Son mesaja bakarken kapının açıldığını fark ettim. Telefonu komidinin üstünde koydum ve olduğum yerden doğruldum. Tam yataktan kalkacakken Nida elimi sıkıca tuttu.
"Nova abla gitme" diye mırıldanınca Nida'ya yaklaştım.
"Gitmiyorum güzelim" dedim kulağına. Nida gülümsedi ve kapıya baktı.
"Nova abla abim neden buraya gelmiyor?" Dedi kısık bir sesle ve o an kapıdaki kişinin Ahmet olduğunu anladım.
"Sen burada bekle güzelim ben geliyorum" dedim ve yataktan yavaşça kalktım.
"Tamam Nova abla" dedi ve kafasını yastığa gömdü. Kapıya döndüğümde Ahmet'le göz göze geldim.
"Sanırım Sinem abla seni aramış" dedi kısık bir sesle. Odadan çıktığımda elimden tuttu ve alt kata inmeye başladık.
"Neler olduğunu ablamla nasıl bir ilişkiniz olduğunu söyleyeceksin Nova" dediğinde merdivenlerden inmiştik. Elimi kurtardım ve bana döndü.
"Ne öğrenmek istiyorsun?" Dedim ve salona girip koltuğa oturdum.
"Ablamla iletişimdeydiniz" dedi kısık bir sesle.
"En başından beri" dedim kafamı kaldırarak. Gözlerimin içine baktı ve hemen yanıma oturdu.
"Neden ben değil de seninle iletişime geçti?" Dediğinde gülümsedim hiçbir şeyin farkında bile değildi.
"Seninle iletişim kuramazken sana gelip anlatmasını mı bekliyordun?" Dedim çıkışarak.
"Ne bildiğini anlat" dedi arkasına yaslanarak.
"Babanı tanımıyorsun" diyebildim sadece.
20.02.2016
"Sinem ablan dışarıda seni bekliyor" dediğinde ayağı kalktım. Elim kan içerisinde olmuştu ama buna da alışmıştım. Yavaş adımlarla odadan çıkıp asıl çıkışı bulmaya çalıştım. Birkaç adam yanıma geldi ve beni tanıdıklarını fark ettim.
"Nova Hanım neden buradasınız?" Dedi en öndeki adam.
"Siz kimsiniz?" Dedim bir adım geriye giderek. On tane adam vardı ve hepsinin belinde silah vardı. Ölüm sessizliği oluşmuştu ta ki Sinem ablayı görene kadar. Hayatımın dönüm noktasına girmiştim.
"Beyler Nova benimle geliyor rahat bırakın onu" dedi sinirle Sinem abla. Olduğum yerde kalmıştım hareket edemediğini fark ettim. Sinem abla hemen yanıma geldi ve omzumdan sıkıca tuttu.
"Nova" dedi kulağıma eğilerek. Kendime geldim ve Sinem ablanın gözünün içine baktım.
"Sana ne yaptı?" Dedi korkuyla yüzündeki korkuyu silememişti.
"Sadece güçlü bir tokat iyiyim ben" dedim ve adamların arasından geçerek çıkışa yürümeye başladım. Sinem ablanın peşimden geldiğini biliyordum. Kapıdan çıktığımda karşımda görmemem gereken birini gördüm. Beni o adama teslim kişi tam karşımdaydı. Yıllar sonra karşıma çakabilme cesareti göstermişti.
"Nova kızım iyi misin?" Dedi ve bana yaklaştı. Sinem abla önüme geçtiğinde gülümsedim.
"Bu kadar karaktersiz olamazsın baba" diye bağırdı Sinem abla.
"Kızım Nova'nın iyiliği için yaptım" dediğinde sıra bendeydi. Sinem ablanın arkasından çıktım ve hemen önünde durdum.
"Sizce benim iyiliğim için mi yapıldı? Ben defalarca ölümden döndüm bunu biliyor muydunuz?" Dedim haykırarak. Elimi göğsüme götürüp daha sıkı bastırdım.
"Salih'in neler yaptığını bilmiyordum Nova ben affet lütfen" dediğinde gözünde bir damla yaş düştü. Halil amca karşımda güçsüz bir duruma gelmişti.
"Lütfen gidin" dedim nefes alamamaya başlamıştım.
"Benden bir şey iste Nova kızım" dediğinde Sinem ablanın varlığını hissederek derin bir nefes aldım.
"Sinem ablayı rahat bırakacaksınız onu bir daha tehdit etmeyeceksiniz ve bulmaya çalışmayacaksınız" dedim ve Sinem ablaya döndüm.
"Sinem abla buralardan git izini kaybettir" dedim gözlerim dolmuştu.
"Nova bunlarla tek bırakmam seni" dediğinde elinden sıkıca tuttum.
"Bir gün sende beni korursun ödeşiriz" dedim gülümseyerek.
"Bir şartla giderim" dedi Sinem abla. Elini boğazına götürdü.
"Kardeşlerime iyi bak çünkü birisi beni bilmiyor ikisi benden nefret ediyor" dedi ve gözünden bir damla göz yaşı aktı.
"Söz veriyorum" dedim sessizce giden Sinem ablaya bakarak.
10.06.2021
"Babanı affetmeseydim ablan ölmüştü" dedim birden.
/Arkadaşlar önemli duyuruyu 1 hafta önce yaptım şimdi yapmışım gibi algılanmasın lütfen./
