11. bölüm · Son Ay Prensesi

10. Bölüm

Sessiz Kız

Nida'ya baktığımda gözünden bir yaş aktığını gördüm. Yüzünü buruşturmuş kafasını sağa sola çevirmeye başladı.
"Nida" dedim kulağına eğilerek. Ağlaması daha çok şiddetlendiğinde yavaşça oturma pozisyonuna aldım ve yüzünü kendime çevirdim. Gözlerini yavaşça açtığında gözlerimin içine baktı. Sanki içten içe gözleri acı çekiyordu.
"Nova abla" dedi ve bana sıkıca sarıldı. Bende sıkıca sarıldım ve çenemi kafasının üzerine koydum.
"Kabus mu gördün güzelim?" Dedim sessizce ve Nida'ya baktım.
"Hayır" dedi ve gözünü kaçırdı.
"Bizi mi duydun?" Dedim ve göz yaşlarını sildim.
"Evet abim bizi burada bıraktı o notu yazan adama mı gitti?" Dedi masumca ve bana sarıldı.
"Abin gelicek güzelim seni bırakmadı" dedim kulağına ve birden telefonum çalmaya başladı. Nida'dan ayrıldım ve telefonun ekranına baktım. Bilinmeyen numara arıyordu yutkundum ve telefonu açtım. Kulağıma götürdüğünde bir cızırtı duydum ve tanıdık iki ses.
"Neden o kıza yardım ediyoruz abi?" Dedi Hayat sesi sinirli geliyordu.
"O kız senin yaşamadığın şeyleri tek başına atlattı. Sen acı çekmeden buraya geldin ama o bütün acılarıyla geldi" dedi Jack. Beni kim aramıştı ve kim bunları duymamı istiyordu?
"Ona aşıksın değil mi abi?" Dedi Hayat sessizce Nida'nın uyumasını söyledim ve oradan çıktım.
"Değilim Hayat ama sen kıskançlık yapıp Ahmet'i Nova'dan uzak tutmaya çalışıyorsun" dediğinde bir nefes sesi geldi ve telefon kapandı. Hiç şaşırmamıştım çünkü bunları bende biliyordum Hayat'ın olduğu kısımları. Kapı çalmaya başladığında hızlıca kapıya doğru yürümeye başladım. Kapının önüne geldiğimde bir kağıdın içeri atıldığını fark ettim. Kapıyı açtığımda hiç kimse yoktu. İçeri girdim ve kapıyı kapatıp kilitledim. Elime kağıdı aldım ve salona yürüdüm. Ortaya çıktığımdan beri birçok kişinin hedefindeydim. Salona girdim ve hemen koltuğa oturdum. Kağıdı açtığımda üzerinde bir yıldız sembolü vardı. Altında küçük bir yazı yazıyordu.
"Her şey iki dudağının arasında" yazıyı okuduğumda yutkundum. Yıldız sembolü her şeyi açıklıyordu. Benim için ölümü simgeleyen yıldız sembolü şu an hayatımı mı kurtaracaktı? Telefonumu elime aldım ve Ahmet'i arayıp hoparlöre aldım. Bilgisayarımı aldığımda telefonu açmıştı. Tekrar koltuğa yerleştim ve bilgisarı açtım.
"Şu an o adamdan intikam alamazsın Ahmet buraya gelmen gerek" dediğimde yine o nefes sesini duydum.
"Artık çok geç Nova Yılmaz" dedi tanımadığım ama bir o kadar da tanıdığım biri.
"Sen kimsin? Ahmet nerede?" Dedim art arda.
"Ahmet'in sevgilisinin abisiyim" dedi bütün eminliğiyle.
"Bana yalan söyleme her kimsen" dedim ama çoktan inanmıştım.
"Seni sevmiyor sadece kullanıyor" dedi ve telefonu kapattı. Bilgisayardan kod yazmaya başladım. Umursamamak için bunu yapıyordum ama olmuyordu. Sinirle kalktım ve mutfağa girdim.
"Bana ne oluyor?" Dediğimde mutfaktaki masanın hemen yanına yere oturdum.
"Asıl amacından sapıyorsun Nova" dedim kendi kendime. Tezgahın üzerinde vazoyu gördüm ve hiddetle kalktım. Vazoyu elime aldım ve yavaşça evden çıktım. Evde hiçbir şeyi kıramazdım Nida'nın korkmasını istemiyordum. Bir silüet gördüm ama umursamadan kendimi duvara döndürdüm. Şu an çok sakin gözüküyordum ama içimde büyük fırtınalar kopuyordu. Son göz yaşı gözümden düşünce elimdeki vazoyu bütün sinirimle duvara attım. Vazo parçalandığında ağlamam daha da arttı ve gözüm hiçbir şeyi görmemeye başladı. Bahçedeki masaya gözüm iliştiğinde oraya yürümeye başladım. Sendeleye sendeleye masanın başına geçtim ve bir sandalyeyi elime aldım. Tam masaya vuracakken silüetin tam arkamda olduğunu gördüm. Elimdeki sandalyeyi bıraktım ve silüete döndüm.
"Babama mı sinirlisin?" Dedi gözlerimin içine bakarak.
"Kardeşin olmamı istemiyorsun" dedim kısık bir sesle.
"Senden nefret etmiyorum ama hayatımı mahvettin Nova Ateş" dedi bana yaklaşarak.
"Asıl senin baban benim hayatımı mahvetti Demir Yılmaz" dedim ve arkamı dönüp gidecekken beni kendine çevirdi.
"Onu engelleyeceksin babama zarar vermeyecek" dediğinde burukça gülümsedim.
"Ben nasıl engelleyeceğim?" Dedim ve gözünün içine baktım.
"Seni seviyor Nova" dedi ve kaşlarını çattı.
"Sevgilisi varmış" dedim ve arkamdaki sandalyeyi çekip oturdum.
"O mu söyledi?" Dedi ve o da karşıma oturdu.
"Hayır" dedim net bir şekilde.
"O zaman kim söyledi?" Dedi ve beni süzdü.
"Sevgilisinin abisi Ahmet'in telefonuna cevap verdi o söyledi" dedim ve masadaki bir noktaya odaklandım.
"Yalan olduğu çok belli neden inanıyorsun?" Dedi ve elini elimin üzerine koydu.

15.08.2013

Sadece saate bakıp duruyordum. Hiç kimse odaya gelmemişti hiçbir şey yapmamışlardı. Dışarıdan sesler geldiğini duyunca ayağı kalktım ve kapının önünde durdum. Sesleri net bir şekilde duyuyordum.
"Neden yalnızlığa terk ediyoruz 23 numarayı?" Dedi birisi kadını tanıyordum doktorun sağ koluydu. Burada bütün çocuklar onu severdi. İsmini hiçbir zaman öğrenememiştim.
"O iğneleri yapamayız Salih Bey gelmediği zaman 23 numaraya hiçbir şey yapmayacaksınız en ufak zarar görürse sizi bitiririm" dedi doktor.
"Neden diğer çocukları değilde o kızı koruyorsun?" Dedi kadın.
"23 numaranın güvendiği ve sevdiği tek kişi ben olacağım bütün yalanlara inanmasını sağlayacağım" dedi doktor.
"Size inanmazsa?" Dedi kadın sesi kısık çıkmıştı.
"O zaman değer verdiği kişiler ölecek" dediğinde yere düştüm. O yalanlara inanırsam herkesi kaybedecektim ama inanmazsam öleceklerdi.

11.06.2021

Şu an o yalanlara bile isteye inanmayı tercih ediyordum. Eline baktığımda gözümden bir damla yaş aktı.
"Bana her şeyi anlat Nova" dedi ve eliyle akan gözyaşlarımı sildi.
"İşim bittiğinde hepinizin hayatından çıkacağım" dedim ve ayağı kalktım.
"Hayatımızdan çıkamazsın Nova" dedi ve o da ayağı kalktı. Bir adım attım ve yüzüne baktım.
"Gideceğim ve ruhun bile duymayacak şimdi elimden bir kaza çıkmadan git" dedim ve eve girip kapıyı kilitledim. Kapının hemen yanına yere oturdum. Nefes almakta zorluk çekmeye başladığımda elimi boğazıma götürdüm.
"Hiç kimseye güvenmemelisin Nova kendine gel" dedim kendi kendime. Kapıya vurmaya başladığında birden ayağı kalktım. Beynim bedenimi kontrol etmiyordu. Kilidi çevirdim ve yavaşça kapıyı açtım.
"İyi görünmüyorsun Nova izin ver yanında durayım" dedi gözlerimin içine bakarak. Gözümü zor aralık tutuyordum.
"Nefret et benden ve şu an git" dediğimde dengemi sağlayamayıp dizlerimin üzerine düştüm. Önümde eğildi ve yavaşça beni kaldırdı. Eli belimi sardı ve içeri gitdik. Kapıyı kapattı ve beni salona yürütmeye başladı.
"Senden nefret edemem çünkü bende senin hayatını mahvettim kardeşim" dediğinde ona baktım. Öz abime baktım o beni ne kadar olsa da üvey kardeşi olarak bilse de.
"Sonunda biri hayatımın mahvedildiğini dile getirdi" dedim sessizce. Koltuğa yürüdük ve yavaşça koltuğa oturdum.
"Uyuman gerek Nova" dedi ve etrafa baktı.
"Mutfaktan iğnelerimi getirir misin?" Dedim ve gözlerinin içine baktım. Gözlerimiz kesiştiğinde yutkunduğunu fark ettim.
"İğneler ne iğnesi?" Diyebildi sadece ve gözünü kaçırdı.
"Sinir krizi ve uyku için" dedim direk. Mutfağa doğru yürüdüğünde telefonumu elime aldım ve birkaç cevapsız çağrı olduğunu gördüm. Hepsi Ahmet'tendi beklemeden aradım ve telefonu kulağıma götürdüm. Tek çalışta telefon açıldı.
"Nova iyi misin? Neden telefonumu açmadın bir şey mi oldu?" Dedi telaşlı bir şekilde.
"Telefon yanımda değildi" dedim ve gözlerimi sıkıca kapattım. O soruyu sormaması için dualar ettim.
"Nova bir terslik var" dedi ve bir kıpırdanma oldu.
"Nova ben seninle bundan önce konuşmadım ama bir konuşmamız gözüküyor" dedi ve parçaları yerine oturtmaya çalıştı.
"Yanımda Mustafa vardı ve sonra gitti" dediğinde parçalar birleşmişti.
"Mustafa kim?" Dedim sakin kalmaya çalışarak.
"Arkadaşım ama kardeşi bana takık" dediğinde gülümsedim.
"Nida'yı yalnız bıraktın her nerdeysen hemen buraya gel konuşmamız gerek" dedim ve Ahmet'i dinlemeden direk telefonu yüzüne kapattım. Demir abinin elinde iğnelerle geldiğini görünce hafif öksürdüm ve bedenimi dikleştirdim. İğneleri sehpaya koydu ve karşıma oturdu.
"Bunlar değil mi?" Dedi bana bakmamaya özen göstererek.
"Bunlar" dedim ve sakinleştirici iğneyi elime aldım. İğnenin ucunu çıkardım ve iğneyi yavaşça koluma vurdum. Demir abiye baktığımda yüzünü eşkitmiş iğneye bakıyordu.
"Canını yakıyor değil mi?" Dedi ve gözlerini yüzüme getirirken göz göze geldik.
"Bundan daha can yakıcı şeyler var hayatta" dedim ve yavaşça iğneyi çıkardım. İğneyi sehpaya koydum ve diğer iğneyi elime aldım.
"İntikam alıp gidecek misin?" Dediğinde iğneyi sinirle bastırdım. Yüzümü buruşturduğumda gözümü duvara kilitledim.
"Gideceğim" dedim tek kelimeyle. İğneyi çıkarıp hızlıca sehpaya attım.
"Gidemezsin çünkü henüz her şeyi bilmiyorsun" dedi ve ayağı kalktı.
"Her şey?" Diyebildim sadece ve bende ayağı kalktım.
"Evde senden başka biri var mı?" Dedi merdivenlere bakarak.
"Nida var" dedim hemen önüne geçtim. Gözlerime bakmasını istedim ama bakmadı.
"Her şeyi öğreneceksin kardeşim ama o yanındakini engelle" dedi ve omzuma çarparak kapıya yürümeye başladı.
"Ben kendimi zor zapt ediyorum onu nasıl engelleyeceğim" dedim kendi kendime. Kapı büyük bir şiddetle çarpılınca bilgisayara baktım.
"Kendi işimizi kendimiz halledelim o zaman" dedim ve koltuğa oturup bilgisayarı açtım. Kendi yazdığım yazılıma girdim ve tekrar kodları yazmaya başladım. Bir süre sonra yazılımı bitirdim ve merdivenlerden bir ses geldi. Merdivenlere baktığımda Nida'yı gördüm. Gözlerini ovalayarak yanıma geliyordu.
"Güzelim neden şu an uyumuyorsun?" Dedim ve bilgisayardaki yazılımı kaydedip bilgisayarı kapattım. Nida yanıma geldiğinde yavaşça kucağıma oturttum.
"Nova abla abim gelmedi mi?" Dedi ve kafasını göğsüme koydu.
"Gelecek güzelim" diyebildim sadece. Nida'ya baktığımda gözlerinin kapalı olduğunu fark ettim. Sıkıca kendime sardım ve yüzünü inceledim. Huzurlu bir şekilde uyuyordu ve bana daha çok yaklaştı. Bazen Nida'da kendimi görüyordum ama o acıları veya farklı acıları yaşamasına izin vermeyecektim. Telefonuma bildirim gelince direk telefonu elime aldım ve mesajlara girdim.

Ahmet Rüzgar: Kapıdayım Nida uyanmasın diye zile basmıyorum.

Mesajı okuduktan sonra hemen yanıma koydum ve Nida'yı yavaşça koltuğa yatırdım. Ayak parmaklarıma basarak kapıya ilerledim ve kapının hemen önünde durdum. Derin bir nefes alarak kapıyı açtığımda gördüğüm kişilerle şaşırmam bir olmuştu.
"Prenses Nida nerede?" Dediğinde içeriyi gösterdim ve hemen içeri geçti. Demir abim tekrar gelmişti.
"Neden buradasın?" Dedim şaşkınlığımı atmaya çalışarak.
"Kardeşimi bu hâlde ve o adamla tek bırakacağımı düşünmedin umarım. Ona her ne söyleyeceksen bana da söyle belki bir işe yararım" dedi ve Demir abi de içeri geçti. Hemen beni kabullenmiş miydi yoksa ben mi yanlış idrak ediyordum? Kapıyı kapatıp içeri geçtiğimde Nida çoktan uyanmıştı ve abisine sarılıyordu.
"Abicim şimdi Nova ablanın odasına gidip uyuyorsun tamam mı?" Dedi Ahmet ayrılarak.
"Tamam abi" dedi gülümseyerek ama gülüşü kısa sürdü. Demir abiyi görmüştü ve hemen abisinin arkasına saklandı. Demir abiye baktığımda çaresizce bir bana bir de Nida'ya bakıyordu. Bir adım atıp Nida ile aynı boya geldim.
"Güzelim o sana zarar vermez hem abin ve ben varız yanında" dedim ve elimi uzattım. Ahmet'ten uzaklaştı ve elimi tuttu.
"Ben gidebilir miyim?" Dedi usulca ve elini indirdi. Ayağı kalktım ve Nida'nın elini tuttum.
"Hadi birlikte gidelim" dedim ve göz kırptım. Gülümsedi ve merdivenlere yürümeye başladık. Arkama baktığımda Ahmet'in bana baktığını gördüm. Gözümle Demir abiyi işaret ettim ve kafamı olumsuz anlamda salladım. Anlamış olacak ki kafasıyla onayladı ve bende önümü döndüm. Merdivenlerden yavaşça çıktık ve odanın önüne geldik. Kapıyı açtığımda Nida içeri koştu ve bana döndü.
"Nova abla sen hızlıca aşağı in ben hemen yatarım" dedi ve gülümseyip yatağa uzandı. Bende gülümsedim ve kapıyı kapatıp hemen aşağı inmeye başladım.
"Sen neden buradasın Nova'yı kardeşin olarak görmüyordun ne oldu?" Dediğini duydum Ahmet'in. Merdivenden inince ikisinin de tam ortasında durdum.
"Nova'yı senin yanında bırakamazdım" dediğinde Ahmet bir adım atacakken elimle kolunu tuttum.
"Dövüşeceksiniz gidin beni dinleyecekseniz birbirinizi görmezden gelin" dedim ve sehpanın üzerinde bulduğum o sözü gösterdim.
"Her şey iki dudağının arasında" dedi yazıyı okuyarak Demir abi.
"Yıldız sembolünün anlamını bilen birisi" dedi Ahmet gözlerimin içine bakıyordu. Her şeyi en başından beri biliyordu değil mi?

/Bölümleri daha kısa yazacağım bir bölümün rahatça okunabilmesi için bilginize./