3. bölüm · Siyahlar ve Beyazlar
"Siyah mı Beyaz mı?"Okulun İlk Günü
BU KİTAP HEM SAHRANIN AĞZINDAN HEM DE 3.KİŞİ AĞZINDAN YAZILACAKTIR—
SAHRA
Sabah sisin içinde doğdu.Gökyüzü siyahla beyaz arasında sıkışmıştı;sanki karar veremiyordu hangi renge ait olacağına.Tıpkı ben gibi.
Yurttan çıkarken rüzgar saçlarımı savurdu.Etrafımda yürüyen insanların yüzlerinde belirgin bir ayrım vardı:
Beyazlar parlak ve düzenli kıyafetleriyle, bakışlarını hep ileriye dikmişler.
Siyahlar koyu renk giysiler içinde , başları dik, adımları özgüvenliydi.Biraz serseri tiplerdi siyahlar.
Ben ise üstümde gri bir mont, içimde sabah giydiğim siyah bir üniforma.Ne ışığı tam yansıtıyor ne de karanlığı tamamen yutuyordu
Okul binasının kapısına yaklaştığında herkesin yolu ayrıldı
Bir tabela vardı:
"Saf ve Temiz olanlar soldan,Güç ve cesur olanlar sağdan"yazıyordu.
Bu da neydi böyle?
Durdum.
İki yol arasında kaldım.Hangisini seçmeliydim.
Ama ben iki tarafında istemiyorum.Ben ne Beyazlar kadar saf ve temiz ne de siyahlar kadar güçlü ve cesurdum.
Ben siyah veya beyaz değildim ben griydim.
Herkes gözlerini bana çevirdi.
Bir öğretmen seslendi:
"Senim rengin ne kızım?Geç kaldın Tarafını seç."
Sahra başını kaldırdı , herkese bir göz gezdirdi.İki tarafın başında da sanki liderlerinin gibi kişiler duruyordu.
Herkes cevabımı bekliyordu
Benim gözlerimde ne korku ne kararsızlık vardı ve cevabımı verdim
"Hiçbiri."dedim
"Ben ne siyahım ne de beyaz.Ben bir griyim"dedim.
Bir uğultusu yayıldı kalabalığın içinde.
O sırada beyazların tarafından biri alayla güldü:
"Gri mi? Gri diye bir şey yok.Ya aydınlıktasın ya da karanlıkta."
Silahlardan biri ise daha sert bir şekilde:
"Gri olmak hiçbir şeye ait olmamak demektir.Boşsun sonunda ona benzeyecek."dedi
Anladım sonum kime benzeyecekti?
Benden başkası da mı gri olmak istedi?
Derin bir nefes aldım
"Belki de boşluk sizin anlam veremediğiniz şeydir."
Sözlerim yankılandı.
Küçücük bir cümleydi ama sessizliği bıçak gibi ikiye ayırdı.
Öğretmen gözlerini kaçırdı ve öğrenciler kendi aralarında fısıldaşmaya başladı.
Adımlarımı ortadaki merdivene yönlendirdim.
Hiçbir tarafa ait olmayan yönde:
Ortadan yürüdüm.
Okulun için sessizleşti
Işıklar beyaz tarafta biraz daha parladı,siyah tarafa biraz daha karardı.
Ama ortadaki koridorda gri bir ışık yayıldı kimse farketmedi belki de,ama o an düzen ikinci kez titredi.
Peki ya ilk kez kim titretmişti?
Kim önceden gri olmak istemişti?
Sonu ne olmuştu?
Günün ilerleyen saatlerinde herkes benden bahsediyordu.
"Kurallara uymamış."
"Taraf seçmemiş."
"Delirmiş olmalı."
Ama ben tek başıma bahçedeki eski bankta oturuyordum.
Elimde bir not defteri vardı.
Bir safyasına küçük harflerle yazmaya başladım.
"Renkler savaşırsa, ben aralarındaki sessizliğe sığınırım."
O sırada uzaktan iki çift göz onu izliyordu.
Birincisi—Rüzgar beyazların başı.Soğuk bir merakla bakıyordu.
İkincisi—Karan siyahların başı.Gülümsemesi tehditkar ama ilgilidir.
İkisi de aynı anda düşündü:
"O gri kızı kendi tarafıma çekmeliyim."
"O benim olmalı."
Ama Sahra farkındaydı
Yüzünü gökyüzüne çevirdi;bulutlar ağırdı,gökyüzü griydi
Kendi kendine fısıldadı:
"Hiçbiri renk beni sahiplenemeyecek."
Ve o anda başladı her şey.
Renklilerle dünyasında ikinci kez biri tarafsız kalmakla tehdit olmuştu.
Sahra kendine bir söz verdi , iki tarafıda seçmeyeceğine ve ilk griye ne olduğunu bulmaya...
