16. bölüm · Siyahlar ve Beyazlar

Renkler ve Gölgeleri

Sessiz Yazar

Arkadaşlar biliyorum bölüm geç geldi ama sınavlarım denemelerim vardı.Anca yazabildim bölümü.Bölümü beğenmeyi veya yıldız vermeyi yorum yapmayı unutmayınnnn.İyi okumalar diliyorum✨️SAHRA'NIN AĞZINDAN ANLATILACAKTIRKaran'ın son sözlerinden sonra koşarak yanından ayrılmıştım.Çok utanmıştım ve onun yüzünden şuan suratım utançtan kıpkırmızıydı!Niye böyle bir şey yaptı ki!Alt tarafı teklifini kabul ettim.Yurda yaklaştığımda durdum ve biraz soluklanmak için ellerimi dizlerime yasladım.Etrafta görünürde kimse yoktu.Büyük ihtimal herkes baloya hazırlanıyordu.Çok geç kalmıştım.Kira bana çok kızacaktı geç kaldığım için.Hızlı adımlarla yurda yürümeye başladım.Arkama baktım bir kez.Sanki takip ediliyor gibi hissediyordum.İçimde bir şüphe vardı.Arkama baktığımda kimse yoktu.Ama bir çift gözün bakışlarını üzerimde hissediyordum.Olduğum yerde durdum ve sesleri dinlemeye başladım.Etrafa göz gezdirdim.Tam arkamı döneceğim zaman o ses duyuldu.Karan mı?Rüzgar mı?Maskeli mi?Hayır.Hiçbiri değildi.Uzak durmam gerekendi.Arkama döndüğümde Atlas'ı gördüm.Yüzünde bir maske vardı.Üstünde ise bir takım elbise vardı.Vücudundaki dövmeler gömleğinin kollarını sıyırması ile gözüküyordu.Bu da ona ayrı bir hava katıyordu.Gözlerimi gözlerine kitlediğimde bana bir adım daha attı.Ama yine de mesafesini korudu.---Beni neden takip ediyorsun?---Bence sen biliyorsun neden olduğunu.---Bilmiyorum Atlas ne oluyor?Atlas bana doğru birkaç adım daha attı ve aramızda bir adımlık mesafe kalmıştı sadece.---Ahh Sahra ahhh.Bazen benim her şeyi bildiğimi unutuyorsun.Benim her yerde gözüm var.---Ne demek istiyorsun Atlas anlamıyorum.Açıkca konuşsana sen ağzında geveleyip duruyorsun lafı.---Kira diyorum , Defne diyorum...Gözlerim büyümüş ne nutkum tutulmuştu.Defne gerçekten ona anlatmış mıydı?Ben kimseye onun bana yaptıklarını anlatmazken o Atlas'a mı anlatmıştı.Şimdi benim katil olduğumu mu düşünüyordu?Peki ya Kira...Onu nasıl öğrenebilir?Çok dikkat etmiştik!Gözlerimin dolmaya başladığını ve vücudumun titremeye başlamasıyla kendimi onun karşısında ezilmiş olarak hissettim.Ama ben bu değildim.Unuttunuz mu Gri'yi?Göz yaşlarım akmadan o yaşlarını geri gönderdim ve titrememi kontrol altına aldım.---Ne biliyorsun bilmiyorum Atlas.Ama bu konuların seni ilgilendirdiğini düşünmüyorum.Atlas sırıttı ve dişleriyle altı dudağını ezmeye başladı.---Demek düşünmüyorsun?---Evet düşünmüyorum.---Ne çabuk unuttun Sahra?Biz hala işbirliği içindeyiz.Birlikte katili bulucaz dediysek birlikte bulucaz.Bu kadar kolay pes edip gidemezsin.Buna izin vermem.---Biz işbirliği içinde falan değiliz Atlas.Bizimkisi sadece Kiraz için olmuş bir birlikti.Ama sen...Bildiğin gerçekleri benden sakladın ve böylece şüpheli konumuna düştün Atlas Volkov.Söylediklerim ile o da şaşkına uğramıştı aynı benim gibi.Neden mi?Çünkü buu soyadı Kiraz'ın babasının soyadıydı ve Atlas Kiraz'ın üvey kardeşiydi...---Sen sen!---Sobelendin Atlas Volkov_______________________________________Atlas son konuşulanlardan sonra beni tehdit etmişti.Eğer birine söylersen çok kötü sonuçları olacağını ve benimde bir katil olduğumu bunu unutmamam gerektiğini söylemişti.Normalde olsa bu canımı acıtırdıAma bu sefer acıtmadı...Artık hizsizleşiyordum.Hiçbir şey hissetmiyordum.Bu artık beni canlı hissettirmiyordu.Şimdi soracaksınız Kira da biliyor mu Atlas'ın bir Volkov olduğunu.Hayır bu sadece ben ve birisi arasında.Bu kişiyi şimdi öğrenmeniz gerek yok.Çünkü bundan daha önemli bir kişi var önümüzde değil mi?Hızlı adımlarlarla yurttan kaldığımız odanın önüne geldim ve kapıyı çalmaya başladım.Çok geç kalmıştım.Kapı açılır açılmaz büyülenmiş gözlerle Kira'ya baktım.---Sen aşırı güzel olmuşsun Kira!Bu ne güzellikkk---Sen nerdesin kaç saattir!Telefonlarımı da açmıyorsun.Ne kadar endişelendim , haberin var mı?Başımızda bir katil bir maskeli varken böyle başına buyruk davranamazsın Sahra.Senin için ne kadar endişelendim haberin var mı?---Haklısın gerçekten özür dilerim.Bunu telafi edeceğim ama biraz daha hazırlanmazsam baloya geç kalıcam.---Şu balo bir bitsin neler olduğunu öğreneceğim.İçeriye girdim ve kapıyı kapattım.Biraz ileride duran Kira'nın yanına gittim ve kollarımı ona sardım.---Şu balo bitince bana istediğin her şeyi sorabilirsin.Kira'da bana kollarını sardığında bir süre öyle kaldık ve ayrılıp duşa girdim.

Duştan çıktığımda gerekli olan bakımları yapıp koşarak elbisemşn yanına gittim.Dolabı açtım ve o güzel elbise ile karşılaştım.Yüzümde bir gülümseme oluşmuştu.Beni gülümsetmek çok kolaydı.Beni bir söz ile bile gülümsetebilirlerdi.Ama bunu bana çok görmüşlerdi...Düşüncelerimden sıyrılıp hemen elbisemi aldım ve giydim.Makyaj masasına oturduğumda ne yapacağımı düşündüm ama vaktim yoktu.Kapatıcı,allık,maskara,far derken en son kırmızı ruju dudaklarıma sürmem ile makyajımı tamamlamıştım.Siyah buğulu göz makyajı hafif allık ve kırmızı ruj ile iddialı bir makyaj yapmıştım.Acaba Karan beğenir miydi?Aptal Sahra aptal.Sanane beğenip beğenmemesinden.Önrmli olan senin beğenmen!Maşayı aldım ve prize taktım.Isınmasınj beklerken Kira çantasını ile banyodan çıktı ve yanıma geldi.---Kamera görüntülerine ulaştım.24 saat boyunca izleyebileceğiz.Çok dikkatli olmalıyız Sahra.Aramızda bir katil olacak.Her zaman seni görebileceğim bir noktada ol.Bir yere tek başına gitme ve eğer maskeliyi görürsen bana hemen haber ver.Elini çantasına soktu ve şok cihazını elime tutuşturdu.---Tamam sana haber vereceğim.Sende bana haber ver.Kira beni onayladı ve odadan ayrıldı.Pencereye doğru ilerledim ve aşağıya baktım.Rüzgar beyaz takım elbisesi ile beyaz arabasına yaslanmış bekliyordu.Bu adamın her şeyi beyazdı!Kira yurttan çıktı ve yavaş adımlarla Rüzgar'ın yanına gitti.Rüzgar'la konuşmaya başladılar.Biraz konuştuktan sonra Rüzgar Arabanın kapısını Kira'ya açtı ve gözlerinin benim olduğum yere kitledi.En başından beri biliyordu burada olduğumu.Amacımda buydu zaten.Kira ile gitmesine tepki göstermezsen bir şeylerden şüphelenecekti.Rüzgar gülümsedi ve benim sinirli durmaya çalıştığım yüzüme göz kırpıp Kira'nın kapısını kapattı ve kendi tarafına geçti.Araba güçlü bir motor sesi ile ayrıldı.İstediğimi elde etmenin mutluluğu ile gülümsedim ve saçlarımı yapmaya koyuldum.Bir süre sonra saçlarım bitti.Belime dalgalar halinde düşüyordu.Aynadan kendime bakarken Telefonumdan bildirim sesi geldi.Karan mesaj atmıştı~Aşağıda bekliyorum mon ange.~5 dakikaya geliyorum.Telefonu kapattım ve çantama koydum.Gardolabına ilerledim ve Kiraz'ın 1.Kural'ını tekrardan okudum.
Bir ışık yakma bu satırlara,aydınlanmasın sayfalar.
Gerçekleri öğrenmeye cesaretin var mı?Evet sana diyorum.Bu benim benden sonraki griye yazdığım günlüktür.İnanıyorum.İnanıyorum biri bir gün benden sonra onlara başını eğmeyecek.Eğer bu günlük eline ulaştıysa gerçekleri öğrenmenin vakti geldi demektir.Her şeye hazırlıklı ol gri.Çünkü kimse senin hazır olmanı beklemeyecek.
Kural 1:Kimseye güvenme.
Kimse bekleyemecekti benim hazır olmamı.Aksine beni hazırlıksız yakalamaya çalışacaklardı.Ama oyun böyle oynanır değil mi?Rakibinin savunmasız anını yakalayarak.Ve ben bu oyunu kurallarına göre oynayacağım.Ne pahasına olursa olsun kazanacağım.Bunu masum bir kız için yapacağım.Griliği onun için yaşatacağım ve herkesin de bu griliği yaşanmasını sağlayacağım.Hayır hayır sil.Griliği değil renksizliği,tarafsızlığı.Yoksa diğerlerinden ne farkım kalır değil mi sevgili okuyucularım?_______________________________________Yurt odasından dışarı çıktım ve hızlı bir şekilde yürüdüm.Geç kalmıştım.5 dk yı bile geçmişti.Bahçeye çıktığımda gözüm Karan'ı aradı ve buldu...Siyah gömleği ve gömleğinin ilk birkaç düğmesi açılmıştı.Üstüne bir ceketi ve kumaş siyah pantolonu ile çok yakışıklı gçzüküyordu.Gözlerimi üzerinden alamadım.---Bende senden gözlerimi alamayacağım ama geç kalıyoruz mon ange.Yolda ve baloda birlikte olacağız istediğin her an bakabilirsin.Hatta balo dışında da istediğin zamanlar bakabilirsin çünkü ben senden gözlerimi ayırmayacağım.Karan'ın sözleri ile kendime geldim ve gözlerimi gözlerine kitledim.Okyanus mavisi gözleri parlıyordu.Mutluluktan mı parlıyordu?Bunu öğrenmek için her şeyimi verebilirdim.Karan bana doğru yürüdü ve yanıma geldi.Elini belime koydu ve arabaya doğru yönlendirdi.Kapımı açtı ve arabaya bindim.Karan ise hızlı bir şekilde yanımdaki yerini aldı.Balo ormanlık alandaki bir malikane gibi bir yerde yapılıyordu.Bu yüzden bizi uzun bir yolculuk bekliyordu._______________________________________Yolculuğumuz başladığında ikimizde çok sessizdik.Karan gözlerini arada üzerime çeviriyor sonra önüne dönüyordu.O bunu açıkça yaparken ben dışarıya bakıyor gibi yapıp onun yansımasını izliyordum.Onu açık açık izleyemezdim.Yolculuğumuz uzun bir yolculuk olacaktı.Balo en başta okulda yapılmasına karar verilmesine rağmen bir öğrenci kendisine ait köşkün kullanılmasını istemişti.Müdür de oylama yaparak köşkte yapılmasına karar vermişti.Köşkü hiç görmemiştim.Sadecr ormanlık alanda olduğunu biliyordum.Bu beni İstemsizce geriyordu.Maskeli bu balonun köşkte olmasını sağlayan kişi olabilir mi diye çok düşünmüştüm.Birinin başına bir şey gelecekti.Bunu açık açık söylüyordu zaten.Ormanlık alan onun için güzel bir kaçış alanı olacaktı.Ben onu nasıl durdurabilirdim.Düşüncelerimin arasından Karan'ın konuşmasıyla ayrıldım.---Çok dalgın gözüküyorsun Gri.Bir sıkıntı mı var?Benle gitmek mi geriyor seni?Yüzümü ona çevirdim ve gözlerine baktım.Ona baktığımı anladığında gözlerini bir saniyelikte olsa bana çevirmişti.---Soruma cevap alabilir miyim?---Tabi alabilirsin.Dedikten sonra sustum ve düşünmeye başlamış gibi yaptım.Karan ise bu hallerimi gülümseyerek izliyordu.5 dakika sonra cevap verdim.---Sadece yorgunum.Konunun seninle alakası yok.Ama sen neden benimle gelmek istedin?Ben Rüzgar'la veya Ayaz'la da gidebilirdim.Seninle gidecek bir sürü kişi var.Neden benimle gelmek istedin?Bir planın mı var Karan?Beni bitirmeye mi çalışıyorsun bilmiyorum.Ama beni kimse bitiremez Karan.Ne siyahların karanlığı ne de Beyazların aydınlığı beni içine çekemeyecek.Karan'ın vitesteki eli yumruk olmuş direksiyonu öyke bir tutuyordu ki kırılmadığına şaşırdım.Sözlerim biter bitmez direksiyonu bir anda kırdı ve arabayı kenara çekti.---Sen napıyorsun Karan!Yola devam eder misin lütfen.Gözlerini bana çevirdi.---Sen ne dediğinin farkında mısın?Ben seni asla bitirmem Sahra.Ben seni sadece korur ve sev-Dedi ve durdu gözlerini kapattı bir süre öyle kaldı.Ben ise onu izliyordum.Gerildiğimden vücudum buz gibi olmuştu.Bir süre sonra gözlerini açtı ve---Ben seni asla bitirmeye çalışmam.Ben sadece seni her şeye karşı korur ve her şeye karşı severim...Gözlerim şaşkınlıktan iyice açılmıştı.O bana seni severim mi demişti?Onca dediğimden sonra bağırıp kızmayıp bana beni sevdiğini söylüyordu.---Se-sen beni mi seviyorsun?Bir süre duraksadı ve---İlk gördüğüm andan beri---Okul çıkışı mı?---Hayır Sahra hayır.---Biz başka nerede karşılaştık ki Karan?---İşte en çok da beni hatırlamaman üzüyor mon ange.---Biz önceden birbirimizi tanıyor muyduk?---Annem Rus'tu.Sık sık giderdik Rusya'ya.İyi ki de gitmişim çünkü orda seni gördüm mon ange.Hatırlamaman çok normal küçüktük çünkü ama ben senin o meleksi yüzünü unutamadım.Hiçbir zaman.Bir gün parkta oynuyordum.Kimse orada yarı Türk olduğum için benle oynamazdı.Türk ayrımcılığı yaparlardı.Ama ben bunun için hiçbir zaman utanmadım.Türk olduğum için gurur duydum.Bir gğn yine o parkta tek başıma oturmuş karın yağışını izliyordum.Yanıma bir kız geldi.Çok güzeldi.Sarı kıvırcık saçları , kahverengi gözleri , bembeyaz teni ile çok güzeldi.Yanıma oturdu ve bana "Sende Türk'sün değil mi?"diye sordu ama bunu sorarken gülümsüyordu.Şaşkınlığımdan konuşamadım.O ise bana bakıp "Dilini mi yuttun konuşsana dedi."Ben şaşkınlığını atıp ona cevap verdim "Yarı Türk'üm." "Yarı Türk diye bir şey mi var?O zaman bende tam Türk'üm."dedi.Gülmemi tutamadım ve uzun zaman sonra ilk kez güldüm.İlk kez kendimi bu kadar mutlu hissettim.O da gülüyordu benimle birlikte.Güldükten sonra yanımdan kalktı ve koşarak bir yere gitmeye başladı.Onun arkasından bende ayağa kalktım ve koşarak ona yetişmeye çalıştım.Onu kaybetmek istemedim.Onun arkasından koşarken bir anda durdu ve bir çiçek kopardı.Kardelen çiçeği idi bu.Sadece kışın açardı.Bana "Bunu beni bir daha görene kadar sakla.Bu bizim dostluğumuzu simgesi olsun.Kardeleb çiçeği.Ama eğer bir gün karşılaşamazsak her kışın bir kardelen topla.Bende öyle yapacağım ve birbirimizi hissedeceğiz"dedi ve elindeki kardelen bana verdi.İlk kez çiçek almıştım.Dilim tutulmuştu resmen.Bir anda kolumun çekilmesi ile Elimdeki kardeleni yere düşürmüştüm.Babam kolumdan tutup sürüklemeye başladı beni.Hiçbir zaman sevmedi beni.Ona durmasını çiçeği alacağımı söylediğimde bile "Ne çiçeği sen erkek çocuğusun ne işin olur çiçekle.Aklını başına topla"dedi.Ben çocuktum sadece.Gideken gözlerindeki hüznü gördüm.Koşarak arkamdan gelmeye başladı.Yetişti de elime çiçeği tutuşturdu ve gülümseyip yanağıma bir öpücük kondurdu.O günden beri her kış kardelen çiçeği toplarım ve ondan başka kimsenin beni öpmesine izin vermedim.Anlatmasını bitirdiğinde gözlerim dolmuş hatta yaşkar bir bir akıyordu.Çünkü o kız bendim.Onu hatırlıyordum.Onu hiçbir zaman unutmamıştım.---Sen sen...Ben seni unutmadım Karan.Hiçbir zaman unutmadım.Her kış bende kardelen toplamaya devam ettim.Hatta bir defterin arasına biriktirdim o kardelenleri.Karan'ım gözleri parlıyordu.Onu hatırlmamam mutlu etmişti.---Sen beni hatırlıyorum musun gerçekten mon ange?---Evet Hatırlıyorum Karan.Dedim ve gülümsedim.Ellerini yanaklarıma yasladı ve dudaklarıma yakınlaştı.---Bu baloya benden başka kimse ile gitmene izin vermezdim.Seni kimse ile paylaşamayacak kadar bencil bir insanım.
+18 uyarısıDedi ve dudaklarıma kapanması bir oldu.Şaşkınlıktan donmuş kalmıştım.Alt dudağımı dudaklarının arasına aldığında ona karşılık verdim.Bir eli belim tuttu ve beni kendi kucağına çekti.Kucağına yerleştikten sonra kollarımı boynuna doladım ve öpüşüne karşılık vermeye devam ettim.Elleri belimdeydş ve okşuyordu.O kadar nazik davranıyordu ki sanki sert davransa kırılıcakmışım gibi.Nefessiz kaldığımda dudaklarından ayrılmak zorunda kaldım.Kapalı olan gözlerimi açtım ve gözlerine baktım.Dudaklarımdaki parlatıcı ve kırmızı ruj dudaklarına geçmiş ve parlıyordu.

+18 bitti buradan okumaya devam edebilirsinizGözlerindeki şehvet ile bana bakıyordu.Hala onun kucağındaydım.Gözleri öyke parlıyordu ki hiç bu kadar parlarken görmemiştim.Gözlerine son kez baktıktan sonra kafamı göğsüne yasladım ve kollarımı onun iri bedenine sardım.Kocaman bedeninde küçücük kalmıştım.Kollarımı ona sardığımda o da bana sardı ve saçlarımı koklayıp öpmeye başladı.---Seni ömrümün sonuna kadar seveceğim ve bir daha hiç bırakmayacağım mon ange.---Seni tanıdıkça daha çok sevebilirim gibi geliyor._______________________________________Yolculuğumuzun geri kalanını sessiz geçirmiştik.Birbirimizin sessizliğini dinlemiştik.Nasıl şu anki konuma geldik aklım almıyordu.Daha geçen gün aramızda esen soğuk Rüzgar sanki şimdi bir bir yok olmuştu.Onu sevmiyordum.Sevmek onu tanıdıkça vakit geçirdikçe oluşur.Ben yalnızca ondan hoşlanıyordun.Ama onu elbet bir gün seveceğimi çok iyi biliyordum...Yaklaşık 20 dakika sonra balonun olduğu yere geldik.Karan arabayı boş bir park yerine park etti.---Gecemiz başlasın mı mon ange?Dudağında kalan kırmızı ruj izine baktım ve gülümsedim.Elimi yavaşça dudaklarına götürdüm ve sildim.---Başlasın gecemiz."Başlasın dedi ikiside,imkansız bir mutluluğa.Biri bilmiyordu olacakları biri bildiğini sanıyordu olacakları.Ama ikisininde bilmediği şey bugünden sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağı ve herkesin şüpheli olacağıydı." _______________________________________Arabadan inmek için hareket ettiğimde Karan izin vermedi ve arabadan indi.Hızlı bir şekilde benim tarafıma geçti ve kapıyı açtı.Onun bu ufak jestleri bile karnımda kelebeklerin uçmasına yol açıyordu.Arabadan indim ve Karan'ın koluna girdim.Etrafa göz gezdirdim.İçimden bir ürperti geçti.Burası neresiydi böyle?Kapkaranlık bir ormanın içindeki tek ev.Köşk oldukça büyüktü.Etrafı ışıklarla kaplanmış güzel bir manzara sunuyordu.Nerdeyse herkes buradaydı.İçeriye girdiğimizde etrafa göz gezdirdim ve Kira'yı aramaya başladım.Etrafta bizi gören herkes hemen fısıldaşmaya başlıyordu.O yüksek müziğin sesinden bile fısıltılarını duyabiliyordum.Bazılarının bakışları yalnızca şaşkınlıktan oluşurken bazılarının da şaşkınlık ve öfkeden oluşuyordu.Ama umrumda değil.Brn bunların hepsine zaten alışığım.Ama Karan?O alışık değildi.Ona böyle bakılmasından rahatsız oluyor muydu?Karan elini belime yerleştirdi ve merdivenlere yönlendirdi.---Neden üst kata çıkıyoruz?---Çünkü masamıza orada.Dedi ve yukarı çıkmaya başladık.Yukarı çıktığımızda aşağıdakinden tek farkı daha az kalabalık ve daha karanlık olmasıydı.Masalar tek tek ayrılmıştı.Masamıza doğru ilerlerken gözüm hâla. Kira'yı arıyordu.Karan bu masalarda birine oturuyorsa Rüzgar'da bu masalarda birinde oturuyor olmalıydı.Masamıza doğru ilerlerken düşüncelerimde yanılmadığımı anladım.Tam yan masamızdalardı.Yan masa ama birbirimizden oldukça uzaktık.Karan elini belimden çekti ve sandalyemi çekti.Çektiği sandalyeye oturdum ve---Bugün bir kibarsın Karan.Beni alıştırma bak sonra hep isterim.Dedim ve güldüm.Gözleri ilk gülüşümde durdu.Sonra gözlerime çıktı.---Bu kibarlık değil mon ange...sana dokunmadan sevebilmenin en güzel hali.Eğer hoşuna gidiyorsa bırak hiç değişmeyeyim.Karan'ın sözleri ile şaşkınlığa uğramamak elde değildi.Kafamın içinde onun sesi ve sözleri yankılanıyordu.Benim şaşkın halimi görünce gülümsedi ve elini çeneme uzatıp ağzımı kapattı.O kapatana kadar ağzımın açık bile olduğunu bile farketmemiştim.---Ben...ben ne diyeceğimi bilemiyorum.Dedim ve yüzüne baktım.---Bir şey demek zorunda değilsin mon ange.Tadını çıkar bu gecenin çünkü bu bizim ilk gecemiz olucak._______________________________________Karan'la bir süre sohbet ettikten sonra bir siyah Karan'ın yanına gelmişti ve kulağına bir şeyler fısıldamıştı.Karan özür dileyerek yanımdan kalkmış ve hemen geleceğini söylemişti.Bu anı değerlendirmeliydim.Kira'ya baktım ve bakmakla göz göze geldik.Gözlerimi ondan çekmeden lavaboya doğru ilerlemeye başladım.Uzun koridorda bir sürü kapı vardı.Acaba hangisi tuvaletti?Her kapıyı sessizce açıp içeriye bakmaya başladım.Açtığım ilk oda bir yatak odasıydı.Kapıyı yavaşça kapattım ve diğer kapıyı açtım.Burası bir koleksiyon odasıydı.Her yerde arabaların küçük versiyonları vardı.Hepsi çok güzeldi.İçeri girdim ve daha yakından incelemeye başladım.Arabaların plakasının altında imza vardı.Bu her araba da vardı.Odaya son kez göz atıp çıktım.Yanımdan geçen birine lavaboyu sorduktan sonra yolunu tuttum.İçeriye girdiğimde Kira bekliyordu.Kapıyı arkamdan klitledim ve ona döndüm.---Nerdesin sen ya?Gelirken seni fark ettiler sandım.---Hayır sadece yerini bulamadım.Onu bunu bırakta gözüne çarpan herhangi bir şey oldu mu?---Hayır olmadı.Her şey olması gerektiği gibi ama bir şey hariç.---Nedir o?---Karan ve sen.Nasıl yani dışarıdan fark ediliyor muydu?---Farklı olan neymiş?---Sahra bana da mı yalan söyleyeceksin.Kızım Karan sana öyle bir bakıyor ki ben onu ilk defa böyle mutlu gözleri gülerken görüyorum.Naptın bu çocuğa?Kira'ya nasıl anlatacağımı bilemeyip bir anda söyledim.---Biz öpüştük.---NE!Elimi hızla Kira'nın ağzına kapattım.---Ne bağırıyorsun?Duyacak biri şimdi bizi.---Ne demek öpüştük!---Kira bunu sana sonra anlatacağım ama şuan maskeliyi engellemenin yolunu bulmalıyız.---Aşağısı çok kalabalık Sahra.Eğer bir şey yapacaksa orada herkesin içinde yapamaz.Ama üst katlar çok sakin ve daha karanlık.Üst kata çok dikkat etmeliyiz.Yanında Karan olmadığı sürece üst katta durma.Aşağı kata in.---Tamam.Sende gözünğ ayırma üst katta yaklaşık 8 masa var.Kaç kişi olduğunu sayamadım ama Karan ve Rüzgar dışında kim üst kata oturabilir?---Sahra bu okul Karan ve Rüzgar'dan oluşmuyor sadece.Onlar görünen yüzü.Bunun daha arkası var.---Nasıl yani?---Masanın 8 büyüğü.Hepsinin babası bir örgüte çalışıyor.O 8 kişinin varisi de alt kademe olarak 8 kişilik masayı oluşturuyorlar.---Nasıl bir örgüt bu?---Bilmiyorum Sahra.Bende babamdan duymuştum bunu çok eskiden.Ama evimize yapılan saldırıdan dolayı babam canımızı tehlikeye atmak istemedi ve bu davadan çekildi.
Kira'nın babası bir polisti.Böyle bir şey nasıl olabilir?Şimdi Karan da mı bir örgüte çalışıyordu?Nefesim kesildi bir anlığına.Elimi duvara yaslandım ve sakinleşmehe çalıştım.Daha birbirimizi yeni bulmuşken kaybedemezdik.---Sahra sakin ol.Oraya onlar baba zoruyla oturuyorlar.Herkesin bir varis olarak çocuğunu o masaya oturtmalı.İsteyerek mi oturdu bilemeyiz ama bunu Karan'la konuşmadan karar verme.Kira'nın söyledikleri az da olsa beni sakinleştirmişti.Bu konuyu Karan'la konuşmalıydım.Hem de en kısa sürede.Bir anda tuvaletin kapısı çaldı.---Kira burada mısın?Rüzgar'dı bu.---Buradayım Rüzgar noldu?---Konuşma yapılacak birazdan herkesi aşağıya çağıracaklar.---Tamam geliyorum şimdi.Dedi ve Rüzgar'in uzaklaşan adım sesleri ile birlikte son kez uyarılar yapıp tuvaletten ayrıldık.Masama doğru ilerlerken Karan etrafa göz gezdiriyor,bazı odaların kapısını açıyordu yanındaki adamla birlikte.---Size sadece 5 dk göz kulak olmanızı istemiştim!Karan beni arıyordu.Hızlı adımlarla yanına doğru yürümeye başladım.Görüş açısına girdiğimde hızlı bir şekilde yanıma geldi ve beni belimden tutup kendisine çekti.---Karan noldu?---Nerdesin sen mon ange?Çok korktum başıma bir şey geldi diye.Dedi ve burnunu boyun girişime yasladı.---Tuvalatteydim.Telaş edeceğini düşünmedim.Özür dilerim.Ayrıca burası okul balosu ne olabilir ki bana?Dedim ve maskelinin sözleri bir bir aklıma geldi.Bu gece olacakları önleyemezdim.Bunu kimse önleyemezdi...---Burası yalnızca bir okul balosu değil.Ben kimseye güvenmem.Her an her şey olabilir.O yüzden yanımdan ayrılma lütfen.Dedi ve beni masamıza doğru ilerletmeye başladı.Masamıza geldiğimizde Karan ile sohbet etmiştik.Bazı siyahlar Karan ile konuşmaya geldiğinde onlarla da sohbet etmek zorunda kalmıştım.Özellikle Atlas geldiğinde.Defne ile gelmişti.Tam tahmin ettiğim gibi.Göz göze geldiğimizde gözlerimi kaçırmadım.Yüzümdeki tek ifade tiksinti ve nefretti.Onun yaptıktaklarından tiksiniyorum, ondan nefret ediyorum.O ise yüzündeki sırıtış ile bana bakıyordu.Eliyle öpücük yapıp üflediğinde daha fazla bakmadım ve önüme döndüm.Şuan Defne'den daha önemli şeyler vardı.Bir süre sonra aşağıdan sesler duyuldu.Sahnedeki adam herkesi aşağıya davet ediyordu.Karan'la beraber aşağıya indik ve sahnenin önünden durduk.Onun elleri belimde sırtım ise göğsündeydi.Keşke bilmeseydim maskeliyi.Keşke bende buradakiler gibi olsaydım.Mutlu ve güvenli hissetmek...---İlk öncelikle merhabalar.Bugün 2025 2026 eğitim yılımızın bitmesine az kalışı ve okuldan ayrılacak olmanız sebebiyle yapılan bu organizasyona geldiğiniz için teşekkür ederim.Size güzel bir anı bırakmak için toplu bir şekilde fotoğraf çekineceğiz.Fotoğraf çekineceğimizi duyunca Karan beni sahnenin daha önüne çekmişti.---Herkes kameraya baksın ve peynir desin!Herkes gülerek peynir Dedi ve fotoğraf çekildi.O fotoğraftan kimler kalacaktı bu işin sonunda?Kimler ihanet edecekti?Kimler yanımda kalacaktı?İşte hepsi tüm bu karedeydi.---Evet şimdi ekrana yansıtıyoruz fotoğrafıDedi ve sahnenin ortasından yan tarafına geçti.Sahnenin arkasında büyük bir ekran vardi.Fotoğraf ekrana gösterildi ve herkws gülmeye başladı.Fotoğrafa baktığımda Karan ve beni gördüm.Karan bana bakıyordu gülümseyerek.Bana bakıyordu...Dudaklarından gülüşüm ile arkama döndüm.Karan belimdeki ellerini sıkılaştırdı ve kulağıma eğildi.---Bu gece seninle dans edeceğiz mon ange.Bu gece bizim gecemiz olacak.Dedi ve ışıklar bir anda kesildi.Hemen önüme döndüğümde Karan beni kendisne çekti ve sahneden uzaklaştırmaya başladı.---Bekle Karan!Karan ile tam salondan çıkıyorduk ki bir fotoğraf ekrana yansıdı.İki kardeş.İki üvey kardeş ekrandaydı.Atlas Volkov şuan ki ismiyle Atlas Demirel ve Kiraz Volkov.Ekranlarda ailesiyle birlikte bir fotoğraf karesindeydi.---SAHRA!NERDESİN!Bir anda Atlas'ın bağıranların yükseldi.Karan beni arkasında aldı ve etrafa baktı.Şaşırmış gibi durmuyordu.Salak Sahra sen biliyorsun Siyahların lideri mi bilmeyecek.---BENİ DUYDUĞUNU BİLİYORUM!BUNU ÇOK AĞIR ÖDEYECEKSİN!YAPTIKLARINI ÇOK AĞIR ÖDEYECEKSİN!Karan kolumdan tutup beni çıkışa götürmeye başladı---Bekle Karan!---Hayır daha fazla dinlemeyeceğiz.Karan'ı zorda olsa durdurdum.---Karan bunu ben yapmadım.Evet biliyordum ama kimseye söylemedim.Yemin ederim demedim Karan.Ben hiçbir şey yapmadım.---Sahra biliyorum senin bir şey yapmadığını.Ama şuan buradan çıkmalıyız.Bu konuşmanın yeri burası değil.---Hayır hayır burada konuşacağız.Karan bana inanmalısın!Ben bir şey yapmadım.---Biliyorum mon ange biliyorum.Bunu yapmayacağını biliyorum.Seni senden fazla tanıyorum.Ama bir an önce buradan ayrılmalıyız.Arkama döndüm ve etrafa baktım.Herkes fısıldaşıyordu.Şok içindelerdi.Atlas ise yukarı çıkmıştı.Beni arıyordu büyük ihtimalle.Yukarıya onu görmek için bakarken Elif'i gördüm.Aşağıya bakıyordu.Arkasjnfa birş belirdi.BU MASKELİYDİ!Bana gülümsüyordu.---ELİF ARKANA BAK!KAÇ ORADAN!---Mon ange noluyor?---Karan yukarı bak.Karan yukarı baktı ve ne olduğunu anlamaya çalıştı.Elif ile gözlerimiz çalıştığında tekrar bağırdım ama o benim bağırışıma gülümsedi yalnızca koşarak merdivenlere gitmeye başladım ama bri anda kolumdan çekildim.---Bekle burada ben bakıp geleceğim.Dedi ama her şey çok geç kalmıştı.Maskeli arkadan geldi ve Elif'i karnından b!çakladı.---ELİFFFFF!Elif ilk önce karnına baktı sonra ise bana---ö-özür d-dilerim.Dedi ve o yükseklikten yere düştü.Görwn herkes kaçmaya başladı çığlıklar atarak.Herkes bir yere kaçıyordu.Çıkış arıyorlardı.Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.Ben ise şoktan hiçbir şey yapamaz hade bekliyordum.Karan önüme geçti ve beni sarsmaya başladı.---Mon ange kendine gel çıkmamız lazım hem de hemen.Konuşuyordu.Ama sadece konuşuyordu.Sesi kulaklarıma boğuk geliyordu.Anlamıyordum.Gözümden bir yaş aktı.Ve son gördüğüm yüz onun yüzü oldu.Maskeli balo birinin mezarına dönüşmüştü.Maskeli balo birinin mezanına dönüşmüştü.Maskeli balo birinin mezarına dönüşmüştü.Ve bildiğim tek bir şey vardı.Bu günden sonra hiçbir şey aynı olmayacaktı.Geriye ne gri ne beyaz ne de siyahlar kalacaktı.Geriye yalnızca onların gölgeleri kalacaktı.