Siyah Kan kitap kapağı

1. bölüm / 14

Siyah Kan

Yeni Başlangıçların Sonucu

Vaveyla Yazarı: H.H.A. K

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: Yeni Başlangıçların Sonucu

"Seçenek bile vermemişlerdi bize, oysaki en kötünün bile hakkıdır izlediği yolu seçmesi."

Sadece küçüktük. Buraya geldik, bizi istedikleri gibi kullandıkları yere. Seçime, itiraza, düşüncelerimizi söylemeye hakkımız yok, onların istekleri dışına çıkmayız, özgürlüğümüz ellerindeki iplere bağlı... Seçenek bile vermemişlerdi bize, oysaki en kötünün bile hakkıdır izlediği yolu seçmesi.

Düşünün bir yetiştirilme yerindesiniz. Sizi küçük yaştan alıp sevgisiz, itaate zorunlu, düşünce özgürlüğü olmayan, eleştiremediğiniz, sürekli eleştirildiğiniz ve işe yaramazsanız bir süre sonra ceza almaya başladığınızı bir yer düşünün.

Bunlarda yetmezmiş gibi çok katı ve fazla kuralla birlikte sizden beklenen özellikler olduğunu; zeki ve güçlü olmazsanız hayatta kalamadığınız bir yer düşünün. İşte hayatıma hoş geldiniz.

Ben Nyssia Aubépine, yetiştirilme yerindeki en kıdemli ajan. Benim herkesten farkım ise beni yetiştirme yurdundan değil, üvey babamdan kurtarırken yanlarına almış olmaları.

31.12.2005

"Efendim, yılbaşı için bir tane çikolata alabilir miyim?" demem ile bağırarak karşılık vermesi bir oldu, "Sen ilk önce benim içkimi karşılayabilecek paraya sahip misin bakalım!" lafını bitirmesiyle iki adım geri gittim, ona efendim diye sesleniyorum çünkü o böyle istiyordu.

En ufak bir itaatsizliğimde beni cezalandırıyor ve öldüresiye dövüp işkence ediyordu. İlk seferinde bana dokunmaya kalktığında onu engellediğim için yapmıştı ama onun dışında bir daha dokunmaya kalkmamıştı, en azından şimdilik. 18 yaşıma kadar dayanmak zorundayım çünkü başka bir yerim yoktu. Olsa da resmi olarak teslim edileceğim kapı oydu.

"Efendim, sizin içkinizi karşılayacak kadar param var. Ben, kendim için sormuştum." Bir hışım ile kalkarak önümde durdu, "Artan para ile sadece çikolata alabilirsin. Başka bir şey alırsan ne olacağını çok iyi biliyorsun." sözleriyle çok mutlu olmuştum. Düşünmeden edemedim, bu kadar mı acınası halde olur insan? Ama ben öyleydim. Sırf egosu istediğinden dolayı gülümseyerek kapıdan çıkarken bana bağırarak, "10 dakikaya burada ol!" duyduktan sonra kapıyı çektim.

İlk önce içki dükkânına gidip 2 tane bira aldım ardından evimizin yakınındaki bir pastaneye gittim. Pastane, çikolatalarını kendisi yaptığı için çok güzel oluyordu, o yüzden hep oraya gidiyordum.

Fakat çok nadir bir şeyler alabiliyordum. Genelde sadece dışarıdan insanları, mutlu aileleri izleyerek hayatımı sorguluyordum. Çoğunlukla da kendimi lanetli buluyordum, bir insana böyle hayat ancak lanetlenirse verilebilirdi. İçeri girdiğimde kasadaki kişilere selam verdim.

Oranın baş şefi, yani Victoria “yine aynı bitter çikolatalı özel tatlıdan mı kahve kız?” sözlerine kıkırdamadan edemedim. Bana hep kahve kız derdi.

Bir keresinde nedenini sorduğumda bana gözlerimin bir şiir gibi olduğunu ama aynı zamanda bir derinliğin de yattığını söylerdi. Her zamanki sandalyeye oturup beklemeye başladım.

Kapıdan siyah, jilet takımıyla uyumdu dik duruşlu bir adam girdi. İlk önce dükkâna baktı, o da Victoria’ya selam verdi. Bakışları bana döndüğünde birkaç saniye beni inceledi, ardından adımlarını buraya yönlendirerek, "Buraya oturabilir miyim?" bana bakan kehribar gözlere cevaben kafamı sallayarak ona onay verdim. Karşımdaki sandalyeyi çekti, oturmadan önce pahalı telefonunu masaya koyarak önüme doğru kuruldu.

"Neden gecenin geç saatinde sokaktasın? Senin evde oturup Noel'i beklemen gerekmez mi?" yabancı sorgularcasına bakarken sordu. Keşke öyle olsaydı, televizyonu açıp rahat pijamalarımı giyinmiş şekilde ailemle televizyon programları izlerken kurabiyelerimizi yeseydik. Ama işte hayat, nereden vuracağı belli olmuyordu.

Yutkundum, paniğim yavaş yavaş artarken, "Gerekir... Ama önemli şeyler aldığım için buradayım." sesim hafifçe titreyerek ona cevap vermiştim. Yabancı elimdekilere sorgularcasına bakarken, "Önemli şeyler iki biramı?"

Ben daha da panik olurken gözlerimin içine baktı ardından gözleri boynuma doğru inip takılı kaldı. Siktir! Fularımı bağlamamıştım.

Bir şeyler dedi fakat anlayamadım. İlk önce etrafa baktı, sonra peçeteliği tam aramıza koyarak masaya bir silah koydu, "Her şeyin değişmesi için güzel bir gece. Yeni yıl temiz bir sayfa."

Bir şey dememe izin vermeden "Eğer dediğime katılırsan bu adrese gel. Orda olacağım, seni bekleyeceğim" bir kâğıt parçasını masadaki silahın üzerine bırakarak oradan çıktı. İlk birkaç dakika onlara baktım, sonrasında ikisini de hızlıca alarak cebime koydum. Bu benim için çıkış yolu olabilirdi.

Silahlar hiçbir zaman bana göre değildi. Hatta hep korkan taraf olmuşumdur ama bir şekilde kurtulmam lazım ve hayatımda da bir ilk yaparak engellerimi aştım, tüm cesaretimi toplamaya başladım, artık daha fazla katlanamazdım.

Bir dakika sonra çikolatam da gelmişti. Victoria yine özenle paketlemişti ve üzerine gülen bir surat çizmişti. Ona dönüp gülümsediğimde o da aynı mutlulukla baktığında sırıtışım arttı fakat o işinin yoğunluğundan dolayı diğer müşterilere geçti bende çikolatayı alıp çıkışa doğru yürüdüm, aceleyle oradan çıkıp eve gittim.

Kapıyı açıp içeriye girdiğimde efendi bağırarak, "Nerde kaldın!" sesinin tonundan dolayı neredeyse dengemi kaybediyordum. Elindeki kemeri gördüğümde o an korkuyla biraları ve Victoria’nın özenle hazırladığı çikolatayı elimden düşürdüm.

O daha da sinirlenip üstüme doğru yürümeye başlamıştı ki bir anda yabancının bana verdiği silah aklıma geldi. Yapmalıydım, artık katlanamazdım.

Ceketimin cebi geniş olduğu için çok rahat almıştı fakat silahı çıkardım anda durdu, "Kızım ne yapıyorsun? Ben senin babanım, babaya silah doğrultulur mu?" iğrenç sesiyle bitirirken benimde ona söylediğim son sözler şuydu, "Senin gibi babanın canı cehenneme!" diyerek silahın emniyet kemerini açtım ve kafasına doğru nişan alarak sıktım.

Uğultu, ilk saniyelerdeki hissettiğim tek şeydi. Ne zaman kapattığımı bilmediğim gözlerimi açtığımda onu gördüm, kanlar içerisinde karşımda yatıyordu. Hızlıca evden çıktım, yabancının verdiği adrese doğru adeta koşmaya başladım.

30 dakika ardından adrese varmıştım. Boş bir araziydi ve orda sigara içerek beni bekliyordu. "Demek geldin." Arabadan bana doğru dönerek demişti.

"Geldim... Siz beni hayatımı kurtardınız..." Bana gülümseyerek, "Ben bir şey yapmadım, sen kendi yolunu çizdin, yeni başlangıçlar için güzel bir gün."

Sigarasından bir duman daha çektikten sonra bana dönüp ciddiyetle yüzüme bakarak, "Açıkçası bu kadar küçük yaştaki bir kızın ne yaşamış olabilir diye insan merak ediyor ama en önemlisi en fazla 10 yaşında olan bir kızın. Merak etme bunu sormayacağım çünkü daha önemli bir sorum var."

Yüzü daha ciddi bir hal alırken "Şimdi soracağım soru hayatının kararı olacak. Yücelmek mi istiyorsun yoksa dibe batmak mı?"

Soru çok açık ve netti, dışarıda ölecektim ya da onunla kurtulacaktım. Gözlerinin içine kararlılıkla bakarak, "Yücelmek istiyorum." dedim.

İşte daha 10 yaşında yapmıştım hayatımın seçimini, aslında tercihte denemezdi çünkü tek açık kapım oydu.

Süreç kolay olmayacaktı ama ilk kilidi açmıştım. Bu yolda belki kötüydü ama sokakta kalamazdım, dışarıdaki insanlara ne olduğu aşikârdı.

Buraya şans vermek zorundaydım çünkü hayatta kalma şansım daha fazlaydı. Adam yanıma gelip elimden tutarak arabaya doğru gitmeye başladık...

Günümüz

Sabah yedi alarmım çalarken onu bulmaya çalıştım. Birkaç denememden sonra nihayet elim kapatma tuşuna basarak kalktım.

Ağızımda yorgunluğumdan ve erken vakitte kalkmamdan dolayı küfürlerle duşa girdim. Bu rutin haline gelmiş olmasına rağmen bir türlü alışamamıştım sanırım bu hiçbir zaman da olmayacaktı.

Yarım saate duşumu aldıktan sonra geri odama döndüm. Burada herkesin odası tekti ve benim için büyük bir avantajdı, kimseyle uğraşamazdım.

Kurulandıktan sonra altıma siyah bir tayt, üstüme de aynı renkte bir crop top giydim. Ayakkabı olarak spor olanları tercih ettim. Görev dışında sadece rahat şeyleri tercih ederdim.

Belime ve bacağıma silah kemerimi taktıktan sonra kahverengi saçlarımı hızla atkuyruğu yaptım, aynı koyulukta olan gözlerime ise maskara sürüp antrenman için odadan çıktım.

Alana doğru yürürken Aida koşarak yanıma geldi. Nefes nefese kalmış şekildeydi ve bu ona kolay kolay olmazdı, önemli bir şey geliyordu. "Nyssia, Müdür Mille seni çağırıyor!" Sakinleşmeye çalışırken kelimeler ağızından zorlukla sıkmıştı. Onunla vakit kaybetmeyerek hemen odasına doğru yürümeye başladım.

Kapıya geldiğimde tıklatıp içeri girdim, arkamdan kapatırken, "Müdür Mille, Beni çağırmışsınız." Bakışlarım odanın içine dönmesiyle şokla açıldı. Benden başka bir kişi daha vardı, üstelik bir erkekti! Bomba olanı ise başka bir yetiştirilmeden gelmiş! Ne boklar dönüyordu burada?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

62okunma 23beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18