Siyah Bakışlar kitap kapağı

1. bölüm / 2

Bölüm Bir

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Bölüm Bir

Keyifli Okumalar...

13 Mart Pazartesi 2023
Saat 23.06

Yaşam seside beraberinde getirirdi gülüşler, kahkahalar, ağlamalar bir çok duyguyuda getirirdi. Bazılarına ise kalın taşlarla örülmüş duvarları.

Odaya derin bir sessizlik çökmüştü çıt çıkmıyordu sadece dışardan gelen silah ve kavga sesleri vardı onun dışında etrafta sükut hâkimdi.

Ağır ve can sıkıcı bir hava çökmüştü odaya içeride kokan tütün ve içki kokusu dahada basık hissetiriyordu.
İnsanın bir ateş yakıp yok edesi geliyordu buranın varlığını, ahşap ve altın döşemeydi odanın içindeki eşyalar her biri değerli ve pahalıydı.

Serçe parmağından başlayan ritim baş parmağını kadar devam etti.
Bunu ritmik olarak bir süredir yapıyordu.

Ortaya çektiği sandalyede rahat bir tavır sergiliyordu diğer yüz ise vahşice öldürmek istiyordu.

Öfke onu buraya getiren şeydi. Bir çok duygunu karşılığı onda öfkeydi.
Onu var edende yok edende bitmez tükenmez öfkesiydi.

Bu yüzden burdaydı ,bu huyu onu daha tehlikeli kılıyordu hep bir temkin içinde olmalıydı etrafinda ki insanlar, onun öfkesi gazabıydı. Her an herşeyi yapabilirdi. Karşısın da acizce titreyen adam da bunu öğrenmişti onu küçümseyerek hata yapmıştı onu öfkelendirerek hata yapmıştı.

"Son pişmanlık neye yarar.. her sözün bir bedeli var. Öyle diyordu değil mi Müslüm Akbaş" bakışları ileride orta dolabın üstünde duran eski kaset çalar ve kasetlere kaydı. Sorusuna yanıt alamadı adamın dili bağlanmış gibiydi sadece garip sesler çıkartıyordu.

"Neydi adın ? Unuttum şimdi?"
Onu izleyen adamına baktı gerçekten dibinde oturan evini bastığı otuza yakın adamını öldürdüğü adamın adını unutmuştu. Onlar bir hiçti, bir yumaktı hepsi ama can yakan rahatsız eden bir yumaktı. Yutkunurken varlığını hissetiren türden.Göze batan rahatsız eden bir pislik.

Yamanda hepsinin tanımı buydu.

" Zahir Uzun efendim. Genel işi terör örgütüne kaynak sağlamak kendide bundan nasibini almış bir mahlukat, kendi içinde bunu alanlara ayıra biliriz çocuk kaçırma yaptığı en büyük iş, adam toplama, kadın ticareti, ülkeye madde sokumu ve daha fazlası."

Kuklaydı aslarına çalışan bir kukla namusunu olmayan namusunu iki paralık eden bir kukla.

Genç adamın gözlerinde parıltılar yanıp söndü ölmesi için bir çok neden vardı. Zahir duyduğu günahları ile yutkundu. Bedenini saran korku bile öldürürdü onu artık onu güvendiği hiç bir güç kurtaramazdı.
"Zahir zahir sen ölmek için yemin etmiş gibisin."
" Yalvarırım yapma." Yaman sandalyeden yavaşça kalktı adımları sakindi. Bakışları ise zahirden ayrılmıyordu.

Zahir karışısında otuz iki diş ona gülen adamla oturduğu sandalye'ye sindi. Genç adamın yüzünde ki alaycı gülüş silindi.

Yavaş adımlarla masanın arkasına geçti bir yandanda eline siyah deri eldivenlerini geçiriyordu.
" Şimdi gelelim burda ki varlığımın sebebine, zahir duydum ki arkamdan konuşuyormuşsun. Atıp tutuyormuşsun."
"Yalan vallahi yalan"
Yaşlı adam ayağa kalkmak için çabaldı ama Yamanın eli omzuna kondu yavaş ama sertçe sıktı Zahir acı ile inledi.

Acıtacak kadar sıkmamıştı, kurduğu psikolojik üstünlük karşısında zevk dolu bir tatmin duygusu hissetti.

"Şş sessizlik daha cümlem bitemdi yalvarma işi sonra. Demişsin ki bir oruspunun doğurduğu piç'ten mi korkacağım? Kelime seçimlerine bakar mısın Alp" benim bir babam var demek geçti içinden ölüde olsa kötüde olsa var. "Hastalıklı piçin teki... " Sizin eseriniz. "Bir emrime bakar beş kuruşluk canını almak..." İnanmasada daha değerliyim dedi içinden en azından sizinden daha değerli.

Genç adamın kaşları şaşkınlıkla havalandı. Her kelimede kendi öfkesini dahada harlıyordu içinde ki sızıyı artırıyordu "Anası oru... Bak işte bak yine delleniyorum ben..." Babam var dedi ölüde olsa kötüde olsa babam var babamı çok seven annem var.

"Ben söylemedim ben söylemedim nolur affet.."
Yaman elini nazikçe adamın dudaklarının üstüne kapadı.
"Şşt sessizlik. 1007 km'yi bir saat'te senin zırvalıklarını dinlemek için gelmedim." Sesi katılaşmıştı. Sol eli tutuğu ağızdan yavaşça ensesine kaydı Zahir'in vücudunda bir titreme geçti, beden olarak yan yanaydılar zahir sandalyeye oturyordu buda boy farkını artırıyordu, yaman hafifçe Zahir'in üstüne eğildi.
"Lütfen yapma lütfen ALLAH rızası için çoluğum çocuğum var benim."

Yaman'ın içinde ki öfke kabardı masum değillerdir ve af dileniyorlardı. Bu tavırları damarlarında ki kanı kaynatıyordu.
"Kaçırdığınız çocukların anası babası yok muydu Zahir? Şehit olan onca askerin evladı yok muydu ha."
" Yalvarırım affet.."

Affetmek onun işi değildi yanlış kişiye yalvarıyordu onu sadece ALLAH kurtarırdı ama fani dünyaya o kadar kaptırmıştı ki kendini bunu göremedi.
Onun gibi aciz bir kula yalvardı aslı unutarak.

Öfkeyle soldu Yaman yaşamayı hak etmiyorlardı zihni bu iki kelimeyi sayıklıyordu. Sıktığı enseye güç uyguladı ölüm şeklini belirlemişti kafasının içinde. İşe yaramayan beynini parçalara ayıracaktı.

İlk vuruşu yaptı Zahir'in kafasını gül ağacından yapılmış masaya çarptı elinin altında ki adamdan acı inlemeler yükseldi ama bu ona daha çok zevk sürüklüyordu zahirin elleri bür süre sonra ona zarar vermeye başlasada vurmaya devam etti. Zahir güçsüzdü sadece çırıpınıyordu. Dışarda ki sesler kesildi elinin altında tuttuğu kafadan çıkan sesler kesildi. Genç adam transa girmiş gibi vurmaya devam etti.

Elinde ki kafa artık vurulmayacak hale gelince geri çekildi. Daldığı bir kabustan uyanmış gibiydi etrafa bakındı üstü başı kan olmuştu her yere kan sıçramıştı.
İçinde bir boşluk oluştu, öldürme isteği az da olsa dinmişti.

" Efendim dışarı temizlendi."
Yaman başkalarını eserinden alıp arkadaşına çevirdi. " Adam öldü Alp rolünden çık. Sen benim dostumsun."
Alp rahat duruşa geçip yanına gelen dostuna baktı.

" Hataydı Yaman hataydı. Başımıza bela açtık." Birlikte kaplı kapıdan çıktılar. İkiside üstünü başını düzeltiyordu kavga sırasında dağılmışlardı.
" Hiç bir şey yapamazlar."
"Biliyorum ama dedenin başını ağrıtacaklar. Kaybetiğimiz gücü yeni yeni kazanmaya başladık." Yaman gülüp etrafına bakındı.

" Dedem alınımdan öpecek Alp. Bir oruspu çocuğunu öldürdüm için. Emin ol milliyetçi damarı tutacaktır. Güç konusuna gelirsek onu hiç bir zaman kaybetmedik sadece doğru yollardan kazanmaya çalıştık o kadar."

"O bakıyorum yüzler gülüyor.." Ahmet seri adımlarla abilerinin yanına geldi. Yüzünde geniş bir gülümseme vardı yeşil gözleri parlıyordu.
Yaman oldukça onu bu işlerden uzak tutmaya çalışıyordu ama elinde salladığı silahla sırıtarak yanına gelen adamla pek engel olamadığını anlıyordu.

" Gevzek, gevşek gevşek sallama şu silahı." Ahmet duyduğu ses tonu ile mum oldu usulca silahı beline yerleştirdi yüzünde hala kocaman bir gülümseme vardı onu silemiyordu işte. " Abi başın büyük belada Ferhat dedem her yerde sen arıyormuş. Üsse falan gitmişler."
Alp' le göz göze geldi. " Ekibin durumu ne?" Dedesi hakkında konuşamak istemiyordu sonra ki işti.

" Herkes sağlam abi bi barış kolundan yaralanmış oda önemli değil."
Yürürken konuşmaya devam ettiler. Dışarda emir bekleyen adamlar onları görmeleri ile hazır ola geçti.
"Ankaraya kadar dayanırım abi."
Ona seslenen adamına baktı yirmi üç yaşında genç bir delikanlıydı kanı deli akıyordu kurşunlara koşarak gidiyordu Alp'e bir bakış attı bu eğitmleri sıklaştır demekti. " Daha dikkatli ol Barış."
" Tamam abi."

Sırayla dizilmiş üç arabaya hızla ilerlediler polislerin gelmesi an meselesiydi.

Herkes arabalara dağıldı. " Kameralar halledildi mi Ahmet ?." Ahmet'in asıl işi buydu siber güvenlik Yaman'ın en büyük silahıydı Ahmet. " Herşey tamam abi ne biz Diyarbakıra geldik ne de uçak pisten kalktı." Yaman başkalarını arabanın içinde alıp akan yola verdi. Öldürdüğü her canlının ardından bir boşluğa düşüyordu. Şimdi bunu en derinlerinde hissediyordu bu pişmanlık değildi. Sadece insan olmaya duyduğu özlemdi normal bir insan.

🍂

13 Mart Salı 2023
Saat 03.23

Yaman içtiği sigara'nın dumanını havaya doğru üfledi siyah tonlarında ki odasını gri duman kapladı bu içtiği üçüncü sigaraydı etrafa yoğun bir koku yaymıştı karşısında onu dikkatle izleyen ikiliye baktı onları pek burda görmek alışa geldik değildi. Burayı o ne kadar seviyorsa karşılarında ki adamlar da o kadar haz etmiyorlardı.

Gittiklerini düşünmüştü. Saat epey geç olmuştu.

Diyarbakır'dan geldiği gibi üsse gelmiş üstümdeki kanlı kıyafetlerden bile kurtulmadan dedesi ve eniştesinin radarına girmişti odada onu bekliyorlardı.

Bu durum canını sıkıyordu birilerinin onun yaptığı şeyleri sorgulaması hoşuna gitmiyordu.

Elinde ki sigaradan tekrar derin bir nefes çekti odada derin bir sessizlik vardı karşısında ki ikili dikkatle onu izliyordu bu da onu rahatsız ediyordu.

Kızmları gerekirdi yada hala nerden geldiğini bilmiyorlardı yaptıkları ile beraber, çünkü bu kadar sakin kalmaları normal değildi şu anda dedesi onun üzerine atlıyor enişteside kızsada babasını tumaya çalışıyor olurdu. Tepkiyi bekliyordu ama bu tepki bir türlü gelmiyordu.

En son sabır edemeyip o sordu yeterince başı ağrıyordu zaten bir de bu çatık kaşları düşünerek yormak istemiyordu kendini.
"Neden buraya geldiniz?"
Dedesi gözlerini kıpraştırdı torununun bu hallerini hiç sevmiyordu.

Az da olsa büyük lafı dinlesin yerinde dursun istiyordu.

Yaman eli ile anlına düşmüş siyah tutmaları geriye doğru taradı. Vücudun saran ağrıyı göz ardı etti.

Eğer Zahire yaptıkları duyulmadıysa geriye diğer bir konu kalıyordu aslında Yamana kızmak için çok nedenleri vardı. O sadece ilk sıraya girecek olanı düşünüyordu.

Yorgundu nerdeyse bir haftadır kendini bu odaya kapatmış sonrada bir hışımla Diyarbakıra uçmuştu bu ilk defa yaptığı bir şey değildi ama her seferinde aynı endişeye yol açıyordu.

Ağrıyan başını ovaladı çok işi vardı uyumak istiyordu ama düşünceleri buna izin vermiyordu. Hem bedenen hem ruhen ızdırap çekiyordu ama gıkı çıkmıyordu. Merak ediyordu çektiği ızdırap bir gün son bulacakmıydı yoksa onu mezara kadar takip mi edecekti o zaman sona az kalmıştı.

Ses gelmeyince düşüncelerine daldı kaç gündür uyumuyorum diye düşündü üç gün olacaktı dinlenmesi lazımdı buna ihtiyacı vardı ama iş bir türlü bitmiyordu her seferinde dahada gömülüyor sonra ya karşısında ki ikili yada arkadaşlarının zoru ile dinleniyordu.

Göz ucuyla ile masada ki dosyalara baktı.

Eniştesinin konuşması ile dikkatini ona verdi Rafet önemliydi onun için. Genç adamın gözünde ki baba tanımı Rafetti. " Eve gelmiyorsun telefonları açmıyorsun teyzen ve ben senin için endişeleniyoruz Yaman en azından gelmeyeceğim diye haber ver ."

Yaman kalbine batan suçluluk duygusu ile yerinde kıpırdandı keşkelerinden birsiydi onu seven insanların olması.
Keşke onlar beni sevmeseydi,
keşke hiç onlara ulaşmasaydım.
Keşke onların içinden bana olan sevgilerini alabilsem. Keşke bu aciz et yığınını seven değer veren olmasa.
Keşek bende ölseydim...

"Sadece teyzesi mi ? damat. Bende torunum için endişeleniyorum ne yer , ne içer, nerde uyur kalkar.
O kadar parası var kalacak bir evi bile yok."

Tamamı sitem dolu konuşmayı yapan dedesine baktı.
Yaşlanmıştı artık, ne kadar gencim desede hala dimdik dursada yaşlılık belirtileri gösteriyordu ve yılların yorgunluğu ve yaşanmışlığı ben burdayım diyordu.
Bembeyaz saçlar, kahverengi yorgun gözler geçmişte yaşanmışlıkların izleri ile dolu bir yüz genç adama endişe ile bakıyordu.
"Konu yine evlilik ise tepkimi biliyorsunuz beyler hiç o topa girmeyin derim."

Biten sigarasını küllüğe bastırıp söndürdü.

Karşılıklı oturan ikiliye baktı.
Eniştesi ve teyzesinin neler karıştırdıklarını biliyordu dedeside onlardan geri kalır yanı yoktu.
Onların gözünde evlilik her sorunu çözüyordu. Ama öyle değildi.

Onun için bu bir kaostu.

Rafet bey ve Ferhat beyle göz göze geldi işleri zordu karşılarında oturan gencin ne tepki vereceğini kestiremiyorlardı ve son söyledikleri az sonra söyleyeceklerine vereceği cevabı açıklar nitelikteydi hele ki kızın kim olduğunu öğrediğinde bir kavga kopacağına emindiler.

"Evlat.. Turan Türkeş bize bir teklif sundu..."

Genç adam dedesinin kurduğu cümle ile daldığı düşüncelerden kurduğu planlardan sıyrılıp kendine geldi oturduğu yerde dikleşti beklediği bu değildi..

Duymak istediği bu değildi.

"Babamın katili olan Turan Türkeş mi dede ." Yamanın sesi ima doluydu desinin babasını sevmediğini biliyordu ama onun katilinin adını saygıyla anacak kadar düşman olduğunu düşünmüyordu.

Ferhat bey torununu onayaldı onun için en iyisini istiyordu yapacağı yıkımdan en az zararı alsın istiyor oturduğu koltukta yeri sağlam olsun istiyordu. Ve bunun için herkezi herşeyi harcardı.
Evladından geriye kalan tek şeyi korumak için yine geç kalmak istemiyordu ona sunulan teklif onun için bir umut niteliğindeydi.

"Turan Türkeş..."

Ne kadar aile işlerinden uzak tutulsada çok önemli bir güçtü. Saldığı nâm yeterdi bunun için.

Genç adamın kalbinde bir sızı peydah oldu tekrar bir keşke döküldü.
Keşke babam ölmeseydi.
Bazen bazı şeylerin varlığı yeterdi anne ve baba bunlardan biriydi.

Yaman için Turan Türkeş başka bir itikam hikayesiydi gideceği yolda uğrayıp alacağı bir candı.

Ama yavaş yavaş sömürerek alacağı bir intikam. İlk karısını alacaktı ondan annesinden babasını nasıl aldığı gibi.
Sonra karadenizin yaylalarını sakladığı kızının gözünün önünde alacaktı.

Yaşadığı şeylerin misilmemesini yapacaktı. Kızı şanslıydı yaşı büyüktü sadece yaşayacağı tek acı babasının ölümü olacaktı.

En sona bırkatığı savaşıydı ilk önce kendi karanlığından kurtulacaktı sonra babasını toprak eden annesine ve onun yaşayacağı hayata sebep olan o adamın canını alacaktı.

Yirmi yıla yakın olan hasımın başlangıcı olan adam deliliğiyle bilinirdi. Namı herkesi düşündürürdü karadenizin deli fırtınası, kasrıgası. Onun deliliğini görenbilem herkes ondan çekinirdi yılardır yeraltı dünyasında görünmesede saldığı nâm yerli yerindeydi.

Yamanda açtığı yaraları bilmeden anlatmışlardı onu.

"Ne istiyor yıllar sonra. Yoksa önemi geçmek istiyor ölüm listemde."

Yaşlı adam derin bir nefes aldı nasıl söyleleyeceğini bilmiyordu nasıl denirdi ki böyle bir şey.
Eli cektinin iç cebine gitti elinde olan tek fotoğrafı masanın üstüne koydu.

Turan Türkeşin dalgın bir şekilde eline veridiği fotoğrafı. Fotoğrafa uzanırken kendini görmüştü gözlerinde oda babaydı evlat korkusunu yaşamıştı.

Oda kızının resmine öyle bakıyordu bir zamanlar korku ile şimdi hasretle.

Genç adamın gözleri masaya konulan fotoğrafa kaydı. Eli masanın altında yumruk oldu.
Genç bir kız kameraya gülerek poz veriyordu. Yutkundu konduramadı.

Daha detaylıca inceldi kırmızı, siyah , pembe gülerin önünde duran yirmili yaşlarının başında olan genç ve güzel bir kız.

Güler en sevdiği daha doğrusu tek sevdiği çiçekti.

Her zaman dikkatini çeken güler bu kez çekmemişti sönük kalmıştılar, onun yanında sönük kalmışlar diye düşündü Güllerden bile güzel diye geçirdi içinden sonra kendi söylediklerine içten bir şekilde güldü.

Dedesi ve eniştesi fotoğraf bakan genç adamı izliyorlardı bakışları kararmıştı yüzünde bir ifade okunmuyordu. Dışardan biri onu öfkeli sanardı ama genç adam hayranlık duyuyordu.

Genç adam fotoğraftaki kızı beğenmişti hemde gereğinden fazla, yaptığı itiraf ile kafasında bir gürültü koptu bundan memun değildi. Vücuduna başından yayılan ağrı ile kısıkça inledi şuan acı ile bağırmak istiyordu ama odada yanlız olmadığın hatırlayıp kendini toparlamaya çalıştı titreyen ellerini kontrol etmek için sıktı asık bir surat ile dedesine baktı.

Hiç hoşuna gitmemişti bu iş. Kimdi bu kız.

Fotoğrafta ki gülen kıza sinirlendiğini fark etti neden bu kadar güzel gülüyordu hemde fotoğrafta insan fotoğrafa güzel çıkmaz ki.

Duygular zaafiyetir kendine hatırlatmak ister gibi tekrarladı kafasında ki ses, onun dünyasında bir kadına yer yoktu onun dünyasında yaşam yoktu.

Yaşamaya çalışan herkes ölmüştü. Unutun mu?

Öldürülmüştü.

" Senin kızı ile evlenmeni istiyor."

Onun kızı. Babasının katilinin kızı önünde duran fotoğraf kanla kaplandı.

Kafasında tekrar bir gürültü koptu.

Genç adam olduğu yerde kaldı ne konuşa bildi ne tepki verebildi acı ile gözlerini yumdu nasıl olurdu. Nasıl böyle bir teklifte buluna bilirdi.
Bilmiyor muydu öldüreceğini hiç acımayacağını.

Biliyorlardı hepsi biliyordu nasıl bir canavar olduğunu.
Kızını hiç mi sevmiyordu.
Ne diyeceğini bilemedi böyle masum bir güzeliği onun gibi bir canavarın insafına nasıl bırakırlardı.
Tekrar fotoğraf baktı gülen güzele , neydi bu şimdi.

Tehlike çanları çalmaya başlamıştı kimin için çaldığı muammaydı
Gülden bile güzel olan kız için mi
Yoksa
Canavar için mi.

Merhaba ilk bölümle karşınızdayım.
Oy ve yorum yapmayı unutmayın ve merakta kalın.
Yeni Bölüm de görüşmek üzere.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.044okunma 12beğeni 13yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…