4. bölüm · Sisli Günlük
Karan'ın Gelişi Ve sessiz Fısıltılar
Aren, koridorun sessizliğinde günlüğü sıkıca tuttu. Sayfalar hafifçe titriyor, sanki bir şey onu izliyordu. Kalbi deli gibi atıyordu, nefesini kontrol etmek için derin derin soluyordu.
O anda kapı açıldı ve Karan içeri girdi. Aren hızla günlüğü kapattı ve kendini masanın arkasına çekti.
“Aren? Burada mısın?” diye sordu Karan, endişeli ama sakin bir sesle.
Aren titreyen bir sesle cevapladı:
“Evet… sadece… biraz buradayım.”
Karan adım adım yaklaştı. Gözleri Aren’in yüzünde, endişe ve korku karışımı bir ifadeyle dolaşıyordu.
“Sen iyisin değil mi? Dün… ben yetişememiştim…”
Aren başını hafifçe salladı, ama gözlerini kaçırdı. Günlük hâlâ gizemli bir şekilde elindeydi, ama Karan’ın görmemesi için dikkatle gizledi.
Karan biraz yaklaştı, elini uzattı:
“Bana güvenebilirsin, Aren. Buradayım… hep buradayım.”
Aren hafifçe titredi ama yavaş yavaş Karan’a güvenmeye başladı. İçinden, “Ama günlük… bunu asla bilmeyecek,” dedi.
O sırada günlüğün sayfalarından hafif bir fısıltı geldi:
“Her şeyin farkındalar… sessiz ol, dikkat et…”
Aren ürperdi, nefesi kesildi. Karan fark etti,
“Ne oldu? Aren, neden titriyorsun?”
Aren başını hafifçe çevirdi, gözleri Karan’a bakmadı:
“Hiçbir şey… sadece… biraz yorgunum.”
Ama içinden biliyordu ki, bu yalan kısa sürede ortaya çıkacaktı. Günlük, sırlarını korumakla kalmayacak, Aren’in hayatına doğrudan dokunacaktı.
Karan, Aren’in yanında oturdu, elini onun ellerine koydu ve sakinleştirici bir sesle fısıldadı:
“Senin yanında olmadan hiçbir şey yapamam. Sakin ol… birlikteyiz.”
Aren yavaş yavaş nefesini kontrol etmeye başladı. Ama günlüğün sayfaları hâlâ hafifçe titreşiyordu; sanki sessizce onu bir sonraki tehlikeye hazırlıyordu
