42. bölüm / 48
Sıra arkadaşım41. Bölüm
Bölümler 48Şu an: 41. Bölüm
- 1 1. Bölüm966 kelime
- 2 2. Bölüm2.063 kelime
- 3 3.bölüm1.890 kelime
- 4 4.bölüm841 kelime
- 5 5.bölüm973 kelime
- 6 6.bölüm642 kelime
- 7 7.bölüm902 kelime
- 8 8.bölüm593 kelime
- 9 9.bölüm367 kelime
- 10 10.bölüm471 kelime
- 11 11.bölüm935 kelime
- 12 12.bölüm714 kelime
- 13 13.bölüm1.066 kelime
- 14 14.bölüm302 kelime
- 15 15. Bölüm815 kelime
- 16 16.bölüm329 kelime
- 17 17. Bölüm410 kelime
- 18 18. Bölüm406 kelime
- 19 19. Bölüm403 kelime
- 20 20. Bölüm479 kelime
- 21 21. Bölüm216 kelime
- 22 22. Bölüm461 kelime
- 23 23. Bölüm325 kelime
- 24 24. Bölüm557 kelime
- 25 25. Bölüm517 kelime
- 26 26. Bölüm965 kelime
- 27 27. Bölüm546 kelime
- 28 Önemli not100 kelime
- 29 28. Bölüm532 kelime
- 30 29. Bölüm764 kelime
- 31 30. Bölüm634 kelime
- 32 31. Bölüm1.660 kelime
- 33 32. Bölüm756 kelime
- 34 33. Bölüm711 kelime
- 35 34. Bölüm1.183 kelime
- 36 35. Bölüm567 kelime
- 37 36. Bölüm816 kelime
- 38 37. Bölüm539 kelime
- 39 38. Bölüm1.141 kelime
- 40 39. Bölüm858 kelime
- 41 40. Bölüm668 kelime
- 42 41. Bölüm878 kelime · Okuduğun bölüm
- 43 42. Bölüm858 kelime
- 44 43. Bölüm463 kelime
- 45 44. Bölüm708 kelime
- 46 45. Bölüm1.291 kelime
- 47 46. Bölüm379 kelime
- 48 47. Bölüm ( final)1.001 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dudaklarımdan kopan Erkin çığlığıyla birlikte arkadaşım yanıma geldiler.
Didem; Gamze iyimisin birşey mi oldu?
Siz; Erkin
Alp; Erkin e bir şey mi oldu?
Siz; Erkin kaza yapmış
Murat; ne durumu nasıl peki
Siz; bilmiyorum
Dedim ağlayarak çöktüğüm yerden umutsuz gözlerle bakıyordum.
Siz; Alp ne olur beni Erkin e götür yalavrırım lütfen
Alp; tamam tamam gidelim hadi
Yol boyu ağladım Allahım ya bir şey olursa ben Erkin olmadan yaşayamam yalvarırım bir şey olasın ona.
Hastaneye geldiğimiz gibi Erkin i sorduk ameliyat alınmış eğer ameliyata alındıysa durumu ciddi. Ameliyathanenin önüne gidip beklemye başladık biz beklerken Sude abla ve Koray abi geldiler hemen arkalarında da Batuhan abi ve Duygu abla vardı.
Sude ablamın ağlamaktan gözleri kızarmıştı.
Sude abla; kardeşim nerde birşey olmadı dimi?
Alp; ameliyatta abla durumu ne bilmiyoruz
Sude abla; nasıl oldu bu?
Siz; benim yüzümden oldu
Sude abla; ne?
Siz; eğer kavga etmeseydik belkide çekio gitmeyecekti o zaman bu kaza yaşanmazdı
Melis; saçmalama Gamze senin bir suçun yok
Sude abla; neden kavga ettiniz?
Murat; bu seefer ikiside masum hepsi Beyaz nın suçu
Sude abla; Beyaz kim ne diyorsunuz siz
Didem; boşver abla sonra anlatırım uzun hikaye
Sude abla yere çöktü herkes endişeliydi ben içime içime ağlıyordum bir yandan da Erkin e bir şey olmasın diye dua ediyordum.
Herkesten uzakta tek başıma oturuyordum Koray abi geldi yanıma.
Koray abi; iyimisin?
Siz; değilim
Koray abi; konuşmak istermsin?
Hayır anlamında başımı salladım konuşmak istemiyorum sadece Erkin den iyi bir haber gelmesini istiyorum.
Koray abi; al şu iç biraz
Siz; keşke Zamanı geriye alabilsem o zaman bunlar yaşanmazdı
Koray abi; şu an yaşananların hiç biri senin suçun değil olacağı varmış hem merak etme Erkin güçlü çocuktur kolay kolay vazgeçmez yaşamaktan
Siz; inşallah
Dedim ağlayarak. Erkin in annesi ve babası yurt dışındalar Sude abla şimdilik haber vermedi.
Üç saat olmuştu hâlâ bir haber yoktu neden kimse bir açıklama yapmıyor ha doktor çıktı. Hemen doktorun yanına koştuk.
Sude abla; kardeşimin durumu nasıl doktor bey
Doktor; açık konuşucam sizinle hastanın durumu kritik çok kan kaybetmişti neyseki gerekli kan bulundu şimdi yoğun bakıma alıcaz şu bir kaç saat çok önemli eğer atlatırsa kurtulma ihtimali yüksek
Doktor içimizi karartmıştı ne iyi konuştu nede kötü yoğun bakım ünitesininin önünde beklemeye başladık saat sabahın dördüne geliyordu herkes çok yorgun görünüyordü hastane girişinde Erkin in eşyalarını bana vermişlerdi evinin arabasının anahtarı kıyafetleri ve cüzdanı. Cüzdanı açıp içine baktım benim fotoğrafımı koymuştu evet beni çok üzdü ama beni çok seviyor. Erkin in yanında refakatçi olarak mutlaka ben kalmalıyım. En iyisi eve gidip Erkin'e ve kendime bir kaç parça kıyafet getireyim.
Eve gideceğimi Koray abime söyledim. Önce evime gidip duş aldım üstümü değiştirip bir iki parça kıyafet aldım sonra da Erkin in evine girdim dolabını açıp Erkin için kyafet aldım sonra da evden çıktım.
Saat dokuz buçuktu yoğun bakım ünitesininin önünde harketlilik vardı Koray abimin yanına gidip ne olduğunu sordum.
Koray abi; gözümüz aydın Erkin gözlerini açtı
Sevinçle Koray abime sarıldım Erkin i normal odaya almışlar bile birazdan görebilecekmişiz.
Diğerleri Erkin i görmek için odasına girdiler ben girmedim yanlız kalmamız lazım.
En fazla on dakika kaldılar yanında Erkin yorgun olduğu için uyutuyorlardı.
Sude abla; şükürler olsun ki iyi
Alp; Erkin bu ya bırakmaz bizi
Murat Melis i eve götürdü hamile haliyle sabaha kadar hastanede bekledi Batuhan abi ve Duygu ablada eve gittiler Alp de Didem i zar zor ikna etti eve gitmek için.
Sude abla; bizde bı eve gidip gelelim Koray çocukalrı merka ettim
Siz; geri dönmeyin Sude abla ben kalırım Erkin in yanında
Sude abla; kal tabide ben gene gelicem
Siz; lütfen refakatçi olarak ben kalmayı Sude abla sen gelme çok yoruldun zaten ben beklerim başında çocuklar da merak etmiştir seni
Sude abla; akşam kadar dönerim ben
Sude ablamı ikna edemedim yalvarır gibi Koray abiye baktım neyseki Koray abi Sude ablayı ikna etti. Herkes gittmişti bir ben kaldım. Erkin in odasına girdim uyuyordu. Başına dikiş atılıp üstü kapatılmış yüzü gözü morarmıştı kokuda alçıdaydı.
Yanına yaklaşıp yavaşça saçlarını okşadım onu böyle gördükçe içim parçalanıyor.
Kanepeye oturup beklemeye başladım bir iki defa hemşire gelip serumunu değiştirdi.
Erkin yavaş yavaş gözlerini açmaya başladı hemen yanına gittim.
Siz; Erkin iyimisin hayatım?
Erkin; Gamze
Dedi yorgun bir sesle
Siz; efendim hayatım
Erkin; geldin mi?
Siz; geldim burdayım
Erkin; gitme Gamze bırakma beni
Siz; burdayım Erkin gitmiyorum bir yere
Erkin in üzerinde kyafet yoktu gelen sadece şort vardı getirdiğim kıyafetlerden en geniş olanını giydirdim bilinci yerindeydi ama çokta iyi görünmüyordu.
Siz; iyimisin?
Evet anlamında başını salladı hâlâ konuşmakta zorluk çekiyor.
Sandalyeyi yanına çekip oturdum elini tuttum. Kaç saat oldu yavaş yavaş kendine geldi yüzüne renk gelmişti. Yirmi dört saatten fazla oldu yemek yemeyeli gidip doktoruna ne yiyebileceğini sordum şimdilik tatsız tuzsuz çorbayla idare edecek çorbasını alıp yanına gittim kolu alçıda olduğu için çorbasını ben yedirdim kolu alçıda olmasa bile yediririm.
Erkin; bu çorbada tat tuz yok
Siz; şimdilik bununla idare edecksin doktor öyle söyledi
Erkin; heryerim ağrıyor
Siz; ağrı kesici fayda etmedi mi?
Erkin; aslında benim ilacım daha farklı bir şey
Siz; nasıl bir şey alıp geleyim hemen
Erkin; alıp gelmene gerek yok burda zaten
Siz; ne peki?
Erkin; bir öpücük bana çok iyi gelir
Siz; ay Erkin şu halinde bile söylediğin şeye bak
Erkin; bir an önce iğleşmemi istemiyormusun
Siz; istiyorum
Erkin; ee o zaman?
Daha fazla Erkin le tartışmadım dudağına minik bir öpücük bıraktım.
Siz; oldu mu?
Erkin; oldu
Dedi sırıtaarak
(Beğenip yorum yapmayı unutmayın 😘)
Bölüm etkileşimi
