2. bölüm / 48
Sıra arkadaşım2. Bölüm
Bölümler 48Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm966 kelime
- 2 2. Bölüm2.063 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.bölüm1.890 kelime
- 4 4.bölüm841 kelime
- 5 5.bölüm973 kelime
- 6 6.bölüm642 kelime
- 7 7.bölüm902 kelime
- 8 8.bölüm593 kelime
- 9 9.bölüm367 kelime
- 10 10.bölüm471 kelime
- 11 11.bölüm935 kelime
- 12 12.bölüm714 kelime
- 13 13.bölüm1.066 kelime
- 14 14.bölüm302 kelime
- 15 15. Bölüm815 kelime
- 16 16.bölüm329 kelime
- 17 17. Bölüm410 kelime
- 18 18. Bölüm406 kelime
- 19 19. Bölüm403 kelime
- 20 20. Bölüm479 kelime
- 21 21. Bölüm216 kelime
- 22 22. Bölüm461 kelime
- 23 23. Bölüm325 kelime
- 24 24. Bölüm557 kelime
- 25 25. Bölüm517 kelime
- 26 26. Bölüm965 kelime
- 27 27. Bölüm546 kelime
- 28 Önemli not100 kelime
- 29 28. Bölüm532 kelime
- 30 29. Bölüm764 kelime
- 31 30. Bölüm634 kelime
- 32 31. Bölüm1.660 kelime
- 33 32. Bölüm756 kelime
- 34 33. Bölüm711 kelime
- 35 34. Bölüm1.183 kelime
- 36 35. Bölüm567 kelime
- 37 36. Bölüm816 kelime
- 38 37. Bölüm539 kelime
- 39 38. Bölüm1.141 kelime
- 40 39. Bölüm858 kelime
- 41 40. Bölüm668 kelime
- 42 41. Bölüm878 kelime
- 43 42. Bölüm858 kelime
- 44 43. Bölüm463 kelime
- 45 44. Bölüm708 kelime
- 46 45. Bölüm1.291 kelime
- 47 46. Bölüm379 kelime
- 48 47. Bölüm ( final)1.001 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odama gidip üzerimi değiştirdim ve mutfağa gittim yarım saat sonra da Didem geldi.
Elinde marketten aldığı cips ve kola vardı konuşurken atıştırırız diye bana uzattı.
Siz; evde vardı keşke getirmeseydin
Didem; bir şey olmaz kanka ya fazladan bulunsun
Didem'le beraber salona oturduk cipsleri koca bir kaseye boşalttım 2 tane de bardak getirdim kola için kolamızı yudumlarken konuşmaya başladık
Didem; ee Erkin Esra arkadaşlığı nasıl?
Siz; ne bileyim tuhaf bir çocuk Erkin çok da anlamadım
Didem; onun normal hali ya bakma sen ona
Siz; biraz sinirli gibi duruyor
Didem; onun görünüşü öyle yoksa çok sakin çocuktur kimseye bir zararı olmaz
Konuştuk biraz bana Candan uzak durmamı söyledi değişik bir çocuktu dedi yakın davranma yoksa fazla role kaptırırken dedi ben de zaten yakında davranmak istemedim tuhaf bir çocuktu ayrıca bakışları bana hiç normal gelmedi.
Bir süre daha oturduk sonra Didem eve gitti annemi aradım geç geleceğini söyledi sonra da babamı aradım her zamanki gibi meşgule attı uzun zaman oldu babamla telefonda konuşmayalı bir kızı olduğunu unuttu herhalde annemin anahtarının yanında olup olmadığından emin oldum sonra da odama geçtim dişlerimi fırçalayıp uyudum Sabah erkenden uyandım üstümü giydim saçlarımı taradım.
Acaba annem dün akşam saat kaçta geldi odasının kapısının önüne gittim kapı kapalıydı kapıyı tıklatıp içeri girdim annem uyuyordu.
Birkaç kez seslendim duymadı sonra dürttüm gözlerini zar zor açtı.
Siz; anne iyi misin sen?
Annem; iyiyim kızım neden?
Siz; yorgun görünüyorsun da ondan sordum
Annem; çalıştım geç saate kadar ondandır Bir şey mi oldu?
Siz; ben okula gidiyorum ona haber verecektim
annem; tamam kızım bir şeye ihtiyacın var mı paran var mı?
Siz; var anne
Annem; tamam anneciğim dikkat et kendine
Siz; olur görüşürüz akşam
Annemin yanağını öpücük bırakıp gittim dışarı çıktığında Didem ve Murat geliyorlardı beraber otobüs durağına kadar yürüdük Koray abi de her zamanki gibi yanımızdaydı sonra otobüs geldi otobüse bindik otobüs tıklım tıklımdı ayakta kaldık hemen arkamda da Erkin vardı bizden önceki durakta binmiş olmalı diye düşündüm ne de olsa evi buraya yakınmış.
Otobüs ani fren yapınca geriye doğru düşecek gibi oldum tam o sırada erkin in göğsüne çarptım
Çok utanmıştım düşmeyeyim diye kolunu bana dolamıştı.
Siz; affedersin istemeden oldu iyi misin
Evet anlamında başını salladı konuşmadı her zamanki gibi. Okula geldik sınıfa girdik ve sırama oturdum matematik dersi birazdan başlardı sonra yanımıza adının hande olduğunu öğrendim kız geldi.
Hande; Erkin biraz konuşabilir miyiz?
Erkin; ne konuda konuşacaksın Hande gene?
Hande; ikimiz hakkında konuşacağım
Erkin; Hande en başından beri de söylüyorum şimdi de söylüyorum biz sevgili falan değiliz ben senden hoşlanmıyorum kendi kendine gelin güvey olup durma.
Hande; ya bir beni dinler misin
Erkin; dinlemek istemiyorum sakın bir daha bu konuyu için beni rahatsız etme ayrıca gamze'ye de öyle bakmayı bırak benim yanımda oturuyor diye sakın kıza bulaşma.
Hande; seninle oturmama izin vermemiştin ama bu kıza izin veriyorsun
Erkin; aynı şey mi sence gamze'ye bulaşmıyorsun anladın mı?
Hande; Of tamam.
Hande sinirli bir şekilde yanımızdan ayrıldı şaşırmıştım hande'nin erkin e olan bakışlarını görünce başta sevgili falan zannetmiştim ama değillermiş erkin e baktım sinirle tekrar yerine oturdu.
Erkin; Hande bir şey söylerse takma salağın teki zaten kendi kendine gelin güvey oluyor.
Siz; keşke bu kadar ağır konuşmasaydın sonuçta senden hoşlanıyor
Erkin; hiç uğraşamam şimdi o şımarık kızla ayriyeten hiç bana göre değil gitsin başkasını bulsun kendisine
Erkin son sözlerini söyleyip kafası nı sıraya koyup gözlerini kapattı ben de onu rahatsız etmemek için sınıftan çıktım tam o sırada Can geldi yanıma of hiç de sevmiyorum bu çocuğu ne diye bu kadar benimle ilgileniyor ki.
Can; selam Gamze kantine gidelim mi?
Siz; Yok benim işim var başka zaman
Can; tamam
İmalı imalı bakıyordu hiç anlamamıştım Didem haklıydı bir tuhaf çocuktu.
Ay Didem söyleyince de inkar edersin alp'e nasıl baktığını gördüm kesin hoşlanıyor çocuktan yanına gidip sordum önce itiraz etti sonra kabul etti haksız da sayılmaz aslında yakışıklı çocuktu Alp.
Çıkış zili çaldığında gene hep beraber otobüs durağına gittik.
Erkin ara ara bana bakıyor sonra da tekrar önüne dönüyordu hiçbir şey anlamadım çok soğuk bir çocuk ama bugün beni hande'ye karşı korumuştu.
Otobüs geldi otobüse bindik bu sefer murat'la Erkin inmediler bizim ineceğimiz durağa geldik biz indik erkin kaldı onun evi daha uzakta olduğu için bir sonraki durakta inecekti.
Evin önüne geldiğimde arkadaşlarınla vedalaşıp içeri girdim annemi aradım yine her zamanki gibi geç gelecekmiş eh ne yapayım ben de evde tek başıma en fazla film izlerim.
Odama çıktım üzerimi değiştirip salona gittim halledilmesi gereken ödevler vardı ödevlerimi bitirdikten sonra film izledim dışarı mı çıksam acaba diye düşündüm sonra saate baktım hava kararmak üzereydi boş ver deyip geçirdim neyse makarna yapmak için mutfağa gittim.
Yemek yedikten sonra da yattım. Of her gün okula gitmek zorundayım ya bugün gitmesem ne olur en fazla diye düşündüm ama gitmek zorundayım tam evden çıkıyordum ki aklıma annem geldi ama odasının kapısı kapalı olduğu için bu sefer gitmedim zaten biliyor okula gittiği mı.
Yine hep beraber otobüs durağının oraya gittik
Erkin'le otobüste karşılaştık kulaklık kulağındaydı başını geriye doğru yaslamış gözleri kapalıydı acaba uyuyor mu diye düşündüm sonra kulaklıktan biraz müzik sesi geldiğini duyunca uyumadığını fark ettim başka boş yer olmadığı için mecburen erkin in yanına oturdum.
Erkin ara ara dinlediğin şarkının sözlerini tekrar ediyordu hangi şarkıyı dinliyor acaba.
İneceğimiz durağa geldik erkin gözleri kapalı olduğu için okulun önüne geldiğimizin farkında değildi Erkin e seslendim ne oluyor dercesine yüzüme baktı okulun önüne durduğmuzu fark edince de hemen indi otobüsten.
Dersin başlamasına daha vardı biraz bahçede oturdum sonra da sınıfa gittim sınıf kapısında erkin'le çarpıştık.
Gözlerimiz denk gelmişti gözlerini kısarak baktı yüzüme.
Erkin; Gizem?
Siz; Gamze adım Gamze
Erkin; Hah Gamze önümden çekilir misin.
Afallamıştım hemen önünden çekildim.
Siz; afedersin
Bir şey söylemeden sınıftan çıktı ben de yerime geçtim Didem bana bakıp gülüyordu ne olmuş sanki herkesin başına gelebilir.
Ders zili çalmıştı herkes sınıfa gelmeye başladı Erkin de geldi eliyle saçlarını karıştırdı.
Erkin; bu ders neydi? Diye baktı yüzüme
Siz; matematik
Sağ ol anlamında başını salladı. Okula ve derslerine pek ilgisi olmadığı belliydi ya da bilmiyorum belki bana öyle geliyordu.
Dersimiz coğrafya dı hoca ödev vereceğini söyledi ve herkes ödevini sıra arkadaşı ile beraber yapacaktı erkin'e baktım ben de onun la ödev yapacaktım.
Bana kalsa didem'le yapmayı tercih ederdim ama hoca sıra arkadaşınıza yapın demişti mecburen Erkin le yapacaktım. Teneffüs zili çaldı Erkin tam sınıftan çıkıyordu ki yanına gittim.
Siz ; Erkin şu ödevi ne zaman yaparız?
Erkin; ne zaman istersen" dedi umursamaz bir tavırla
Siz; bugün boşum hallederim bitsin işte
Erkin; olur sen mi gelirsin bana ben mi geleyim sana?
Siz; ben gelirim
Erkin; iyi
Siz; Bir dakika dursana
Erkin; gene ne var?
Siz; evinin adresini bilmiyorum nasıl geleyim
Erkin; doğru haklısın
Erkin telefonunu çıkarıp bana uzattı numaramı yazmamı istedi numaramı yazıp telefonu geri erkine uzattım sonra da beni çaldırdı.
Konum atarım sana dedi tamam dedim ben de.
Annem mesaj atmıştı mesaiye kalacakmış her zamanki gibi.
Okul bitti eve gittim önce biraz yemek yedim sonra üstümü değiştirdim hava soğuktu üzerime kapşonumu giydim altıma da kargo pantolon saçlarımı dağınık topuz yaptım gerekli olan eşyalarımı alıp evden çıktım Erkin konum atmıştı attığı konuma gittim ev bu olmalıydı herhalde tam apartmanın bahçesinden giriyordum ki bir kız çıktı apartmandan 20'li yaşlarında uzun boylu güzel sarışın bir kızdı.
"E pardon bakar mısınız?"
"Buyurun?"
"Ben Erkin'in sınıf arkadaşıyım da beraber ödev yapacaktık Erkin hangi katta oturuyor acaba"
"Ben Erkin'in ablasıyım 3 katta tatlım"
"Öyle mi teşekkür ederim"
"Rica ederim Sude bu arada ben"
"Gamze bende memnun oldum"
"Ben de memnun oldum iyi çalışmalar size"
"Teşekkür ederim"
Apartmanın içine girdim ve 3. kata çıktım kapıyı çaldım erkin açtı.
Erkin; selam hoş geldin
Siz ; hoş buldum
Sanırım evde erkin den başka kimse yoktu neyse deyip salona geçtim kanepeye oturduk erkin le.
Bir an önce ödeve başlamak istedim erkin'de benim kadar hevesliydi anlaşılan herhalde ödevi bitirip bir an önce benden kurtulmak istiyordu bir iki saattlik çalışmanın ardından ödevimiz bitti ben de eve gitmek için kalktım.
Erkin kapıya kadar eşlik etti zahmet oldu sanki görüşürüz deyip çıktım soğuk bir görüşürüz le uğurladı beni.
Eve geldiğimde saat 5 buçuktu biraz televizyon izledim Bir saat kadar.
Canım çok salata çekti mutfağa gidip salata yapmaya karar.
Salata malzemelerini yıkayıp tezgahın üstüne indirdim salata yapmaya başladım elimdeki bıçak tezgahın önündeki demiri çarpıp elime değdi çok keskin olduğu için elimi Derince kesmişti kan akmaya başladı çok canım acımıştı gözlerimden yaş aktı. Ah kan durmıyor ne yapmalıyım.
Üzerine bir kaç peçete koydum duracak gibi değildi en iyisi hastaneye gitmekti çok canım acıyordu.
Evden çıktım tam o sırada Koray abi ile karşılaştık işten geliyordu.
"Hayırdır cimcime nereye bu saatte"diye sordu sonra da elime baktı kanı görünce biraz endişelendi.
"Ne oldu eline?"
"Salata yaparken yanlışlıkla kestim abi çok acıyor"
"Bir bakayım"
Koray abi elime baktı gördüğü manzara onun pek hoşuna gitmemişti.
"Of çok derin kesmişsin Gamze"
"Biliyorum biliyorum"
"Hastaneye mi gidiyorsun?"
"Evet"
"Tamam beraber gidelim"
"Ben kendim giderim"
"Olmaz öyle beraber gidelim"
Hayır diyemedim benimle gelmesi iyi olmuştu aslında. Koray abi ile beraber hastaneye gittik elimi çok derim kestiğim için iki dikiş atıldı bir ağrı kesici bir de krem yazmıştı elini çok oynatma demişti doktor.
Taksiyle beraber evin önüne kadar geldik taksiden indik tam o sırada annem geldi.
annem; hayırdır kızım neden bu saatte dışarıdasın? Elime baktı şaşırmıştı
Annem; ne oldu kızım eline?
Siz; salata yaparken yanlışlıkla kestim anne çok acıyor"
Annem; hay Allah hastaneye gidelim mi
Koray abi; merak etme Seher teyze zaten hastaneden dönüyoruz iki dikiş attılar bir de krem verdiler.
Annem; eh be kızım dikkat etseydin biraz. Koray sağ ol oğlum.
Koray abi; rica ederim Seher teyze ben artık gideyim iyi akşamlar size
Annem; iyi akşamlar çocuğum çok teşekkür ederim.
Koray abi; rica ederim Seher teyze görüşürüz Gamze
Siz; görüşürüz Koray abi çok teşekkürler.
Annemle içeri girdik salonda oturduk.
Annem; bir bakayım şu eline.
Elime annemi uzattım baktı elime çok korkmuştu yazık avucumun içini öptü baktım gözleri dolmuştu.
Siz; korkma anne iyiyim ben
Annem; niye bana haber vermedin?
Siz; aradım seni ama açmadın
Annem bir şey demedi diyemedi onu üzgün görünce ben de üzüldüm ama elimden gelen bir şey yoktu odama gittim elim hala sızlıyordu bu acıyla nasıl okula gidecektim.
Sabah uyandım hayret annem benden önce kalkmış ve kahvaltı hazırlamış şaşırdım açıkçası normalde hafta sonları tek kahvaltı yaparız beraber.
Anneme baktım gülümseyerek kahvaltı yapmamı söyledi beraber kahvaltı yaptık sonra okula gitmek için evden çıktım Murat ve didem'le beraber okula gittik erkin de her zamanki gibi yine otobüsteydi bu sefer arkada bir yerlerde oturmuştu ben de ön tarafta oturdum.
Okulun Önüne geldiğimizde otobüsten indik ve sınıfa gittik ben sıramı oturdum 5 dakika sonra erkin geldi sargıda olan elime baktı şaşkınlıkla
Erkin ; eline ne oldu
Siz; dün akşam salata yaparken yanlışlıkla kestim
Erkin; hadi ya çok kesildi mi?
Siz; evet iki dikiş attılar
Erkin; kötü olmuş geçmiş olsun
Siz; teşekkür ederim
Ders başladı hoca girdi içeriye neyseki sol elim kesilmişti sağ elimle Yazı yazdığım için sol elimin yara olması sıkıntı değildi ama hala acıyordu.
Bugün pansuman yapılması gerekiyordu revire gitmeye karar verdim oradaki doktor bana yardımcı olurdu.
Aşağı kattaki revire gidiyordum o sırada tarih hocamız Zuhal hoca ile karşılaştım.
Zuhal hoca; hayırdır Gamze nereye böyle?
Siz; revire gidiyorum hocam elime pansuman yapmak için
Zuhal hoca; geçmiş olsun ama revir doktoru yok izinliymiş bugün acelem olmasa ben gelir elini pansuman yapardım ama ben de gitmeliyim.
Siz; sorun değil hocam ben hallederim teşekkür ederim
Revire gittim doktorun olmaması kötüydü nasıl yapacaktım ki kendi kendime pansumanımı didem'e mi söylesem acaba ama didem'i çağırana kadar teneffüs bitecekti neyse Kendi işimizi kendimiz halledeceğiz artık.
Malzeme dolabının yanına gittim açtım birçok malzeme vardı bunların hangisi ne işe yarıyordu ki. Ben düşünürken Erkin elinde bir koli ile revire girdi.
Koli yi masanın üzerine bıraktı sonra da yanıma geldi
Erkin; ne yapıyorsun burada?
Siz; elimdeki pansumanı değiştirmek için gelmiştim ama doktor yokmuş kendim halledeceğim artık
Erkin; hadi ya doktorun olmaması kötü olmuş yapabilecek misin kendin?
Siz; deneyeceğim
Erkin; sen geç otur şöyle ben yapayım
Siz; gerek yok aslında ben yaparım
Erkin; geç kızım işte
Bir şey demeden unuturdum birkaç dakika sonra Erkin elindeki ilk yardım malzemeleri ile geldi tentürdiyot oksijenli su ve sargı bezi.
Elimi uzattım elimi tuttu ve dün akşamdan kalma sargı bezini yavaşça kaldırdı yara kalkınca canım çok acıdı ama belli etmek istemedim Erkin elimdeki yaraya baktı
Erkin; nasıl becerdin bu kadar kesmeyi?
Siz; oldu işte bir şeyler
Erkin başının yana doğru çevirdi neyse der gibi saygı bezini kaldırmaya devam etti sonra tentürdiyotu döktü Of çok kötü yaktı sonra oksijenli suyu döktü Allah'tan o biraz hafifletmişti acısını daha sonradan nazikçe temizledi elimi sonra da sargı beziyle yine kapattı.
Kafamı kaldırıp Erkin'e baktım gözlerimiz bir noktada buluştu.
O da bana bakınca utandım sonra teşekkür edip revirden çıktım.
Bölüm etkileşimi
