12. bölüm · Siber gençler

12. Bölüm Onlarda artık birer Siber şövalye

Gülsüm KARAKAŞ

Siber gençler ayağa kalktılar. Emin üzerine baktığında, üzerinde tekrardan siber şövalye zırhı belirmişti. Ancak dostlarına doğru baktığında onlarında üzerinde birer Siber şövalye zırhı belirmişti. Caner ve Ahmet üzerindekinleri görünce şaşırmışlardı. Fakat Emin soğukkanlı bir şekilde olduğu yerde duruyordu. Artık bazı gerçekleri onlara söylemesi gerektiğini biliyordu. Emin sakince konuşmaya başladı.
Emin: Caner ve Ahmet size bazı şeyleri anlatmanın vakti geldi de geçiyor. Saatler ve siber şövalyeler hakkında. Bu saatler bir zamanlar buradaki virüslerle savaşmış olan eski siber şövalyelere aitti. Bu saatler sayesinde siber şövalyeler yeni bir güce sahip olmuşlardı. Saatleri ve zırhlarının gücüyle yıllardır virüsleri yok etmeye çalışıyorlar. Elbet bende bunları anlatacak zamanı bekliyordum. Lakin bazı olaylar yüzünden ne size saatleri verebildim ne de siber şövalyeleri anlatabildim. Son savaşta ne olduğunu hiç hatırlamıyorum. Ama bir olay oldu ki siber dünyadan sebepsizce mahrum kaldık. Artık yeni bir sayfa açacağız. Bu günden itibaren biz, yani 3 genç siber şövalye bilgisayardaki tehlikeli virüsü imha edip bize vaat edilen görevi tamamlayacağız. Ancak sizlerde bu zorlu ve tehlikeli görevde olmak istiyor musunuz?
Ahmet: Zorlu ve tehlikeli şeyleri severim. Eğer sizde varsanız beni zaten sayın.
Caner: Neden bize böyle bir görev verildi ki? Normal hayatımızdaki sorunlar yetmiyormuş gibi de ayretten nedensiz bir görevde canımızı da riske atalım ki?
Siber gençler tartışırken aniden arkalarından, koridordan küçük bir karaltı siber gençlere doğru ilerler. Karaltının altından tekerlekli bir robot çıkagelir. Tartışma ani bir sessizlik ile son bulur. Emin, robotun daha önce kutudan buldukları robot olduğunu anlar. Robot ekranından Siber gençleri dijital gözleriyle biraz süzer.
Zeki: Hepinize bir hoşgeldiniz demek istiyorum. Ben Zeki, siber şövalyelik görevinizde size yardımcı olacak özel bir yapay zekayım. Hepinizin kendinizi tanıtmasına gerek yok. Üçünüzünde saatlerinizden tüm kişisel bilgilerinizi geçici bir süreliğine kaydettim. Öncelikle Caner, senin sorduğun soruları izninizle cevaplamak isterim.
Caner: Şeyy...peki.
Zeki: Tamamdır. Size virüsleri etkisiz hale getirme görevi verildi çünkü siber şövalye olarak buraya seçildiniz. Kısaca açıklamak istersem bir bölgeye atanan bir siber şövalye birliği eksikliği olduğundan bir türlü Ana virüsün bize hem Avantaj hem de Dezavantaj verdiği bir gücünü kullanılıyor. Virüs, bilgisayarı bir türlü geçit olarak dışarıdan buraya insanları istemsizce getiren bir özelliği var. Bu özelliği ile buraya gelen çoğu insanı kendisi gibi virüse dönüştürerek kendine bir askeri güç oluşturuyor. İyi tarafı ise buraya gelen insanlar bir miktarını virüsleri yok etmek için eğitip siber şövalye olarak yetiştiriyoruz. Buraya gelen biri burada anca ya siber şövalye ya da bir virüs olarak hayatta kalabiliyor. Siz bu konuda şanslısınız. Herhangi bir virüs dönüşümüne girmeden siber şövalye olarak biraz da olsa güvendesiniz.
Ahmet: oh-... Bu acayip derecede korkunçmuş.
Zeki: 2. Soruya gelirsek burada birazcık araya kendi, öz tercihleriniz araya giriyor. Eğer Ana virüs yani namı diğer Tra-x Light'ı en yakın zamanda imha edilemezse onun planları için gereken tüm gücü yakında elde edicek. Kendini her geçen gün daha da gelişiyor. Şuanlık bilmediğiz bazı koşullardan dolayı bilgisayarın içinde sıkışıp kaldı. Kendi amacını tahminen bilgisayardan çıkıp diğer teknolojik aletleri kendi emellerinde kullanacak. Bu da demek ki dünya'yı büyük bir felakete neden olacak. Burada size iki tane seneçek sunuluyor. Ya herkes birlik olarak bu virüsü yok edeceksiniz, ya da her türlü virüsün gazabına uğrayacaksınız. Yani istiyorsan siber şövalyelikten ayrılabilirsin Caner. Ayrılırsan analizlerime göre şöyle bir senaryo çıkarabilirim; Burada ayrılır ayrılmaz siber dünyaya tekrar ışınlanabilme ihtimalin yüksek. Bu ihtimalle de bir virüse dönüşme ihtimalin %80' yakın. Bunun dışında da ölme ihtimalin de var. Son olarak gidiyor musun? Kalıyor musun?
Emin: Zeki biraz yavaş ols-
Zeki: Ben sadece doğruları anlatıyorum.
Caner: Peki! Siber şövalyelere katılıyorum.
Zeki: O zaman hepinize küçük bir tebrik ediyorum.
Siber gençler artık siber şövalyeler olarak yeni bir çağ açmışlardı. Biraz kulübede takıldıktan sonra artık gerçek dünyaya gitmek için hazırlandılar. Gitmeden önce zeki bazı bilgilendirmeler yapacağını söyledi. Zeki herkesi kulübenin önüne topladı ve konuşmasına başladı.
Zeki: Siber şövalyeler, Sizi biraz beklettiğim için özür diliyorum. Bölgesel bir virüs taramasında bulundum.
Ahmet: Virüs taraması mı?
Zeki: Evet, Uzun zamandır kapalı olduğumdan bu bölgeye en yakın olan virüs veya virüsler hakkında genel bir bilgi taraması yaptım. Ali ve arkadaşları siber şövalyelikten çekilmeden önce burada iki virüs bulunmaktaydı. Glicht ve yardımcısı Hackerayst. Ali ve arkadaşları sadece Glicht'i yakalabilmişlerdi. Hâlâ Hackerayst yaşıyor. Taramaya göre ancak fazladan bir virüs daha var.
Ahmet: Bir virüs daha mı?
Caner: Kara kapşondan bahsediyor olmalısın.
Zeki: *diring* doğru. Glicht gittikten sonra Hackerayst kendini geliştirmiş ve kendisine yeni bir yardımcı bile edinmiş. Eğer Hackerayst'ı ya da Kara kapşonu görürseniz kendi siber şövalye güçlerinizi kullanmaktan asla çekinmeyin. Son sözüm buydu.
Emin: Peki... Bilgiler için teşekkürler zeki. Biz bundan sonra daha sıklıkla geliriz. Yani müsait olduğumuzda.
Siber gençler sohbetlerini bitirirler ve gerçek dünyaya geri dönmek için portaldan geçerler. En sonunda okulun bilgisayar odasında kendilerini bulurlar.

Dikkali olun siber gençler, en yakın zamanda gerçek savaş başlayacak. Ama bu sadece bir iki basit virüs ile olmayacak. En yakında... O büyük savaş... Tra-x Light'ın tüm virüs ordusuna karşı tüm diğer siber şövalyeler arasında.
1. Büyük Virüs Savaşı...
Başlamasına son 4-5 yıl...