1. bölüm / 4
SeyircilerGiriş
Bölümler 4Şu an: Giriş
- 1 Giriş595 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 1: ☺️5.808 kelime
- 3 bölüm 2: Oyunlar Başlıyor6.708 kelime
- 4 Bölüm 3:7.612 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni kata çıkmamla birlikte hızla odayı inceledim. Odanın ortasına, insan boyutunda bir yüksekliğin üzerinde hoparlör vardı. başka hiçbir şey yoktu. şarkı mı dinleyecekler? eğer şarkı dinlerlerse çok iyi olur çünkü şarkı dinlemeye bayılırım. Oyuncular aşırı gergin görünüyordu ve fazlasıyla terlemişlerdi.
"Yeni oyun başlamak üzere." dedi megafondaki ses. "Oyunun amacı: şarkı ile birlikte hareket etmeniz. Şarkı durduğunda hareket eden elenir." diye devam etti. Sonunda birileri elenecek gibi gözüküyor. Bu oyun için aşırı heyecanlıyım. çünkü müzik dinlemeyi çok severim ve çoğu müziği ezbere bilirim. hatta arkadaşlarım bana akıllarında kalan müziği mırıldandıkları zaman onlara müziğin ismini söyleyecek kadar iyi şarkı hafızam vardır. Ve ezberimde de binlerce şarkı vardır Megafondaki ses, "Oyun başladı." demesiyle birlikte bir şarkı çalmaya başladı. Biraz bekleyince şarkının House of Memories olduğunu anladım.
Şarkı ile birlikte hoparlörün etrafında dönmeye başladılar. Herkes etrafına bakarak çember şeklinde dönmeye başladılar. Zaman geçerken müziğin sesi cızırtılı bir hâl almaya başladı, ardından düzeldi. Biraz daha dönmeye devam ettikleri sırada şarkı durdu ve herkes yerinde beklemeye başladı. on saniyeye yakın bir süreden sonra müzik hızlanarak devam etti. herkes korkarak müziğin durmasını bekliyordu.
"Bu oyuna bayıldım ben." dedi Emily ellerini çırparak. Oyun gerçekten güzel görünüyor. ses arada cızırtılı gelmeye devam ediyordu. muhtemelen bunu bilerek yapıyor olmalıydılar. Müzik arada azalır gibi olup bir anca şiddetli bir şekilde yükseliyordu. Cızırtı ve garip sesler sürekli olarak tekrar ediyordu.
müzik aniden durdu ve müzik ile beraber herkes hareketsiz kaldı. bu sefer bir dakikaya yakın bir süre geçtikten sonra müzik devam etmeye başladı. oyuncuların bazıları yorulmaya başlamışlardı.
Müzik eşliğinde dönmeye devam ediyorlardı. Bu oyunda süre yoktu. Oyun, kurucular tarafından -tabi kimlerin kurduğu bilinmese de- ne zaman isterlerse o zaman anahtarı verecek gibiler. Bazı kişiler artık yorulmaya başlamışlardı. Bu kadar stres yaparsanız tabii yorulursunuz.
"Bu oyun fikri güzelmiş ya ben sevdim." Dedi Sarp. Sarp kollarını sürekli göğsünde dolayıp oyunları izliyordu.
"Bende sevdim. Müzik dinlemeye bayılırım. Her gün muhtemelen beş saate yakın müzik dinliyorumdur." Dedim. Sarp bana tebessüm ederek baktı. Bende ona tebessüm ederek baktım. Müzik uzun bir süreden sonra aniden durdu ve herkes hareketsiz kaldı. Bu sefer baya uzun bir süre müzik başlamadı.
"Çok uzun süre oldu. Bazılarının ayakları titriyor. Az daha bu şekilde beklerlerse elenecekler." Dedi Azra. Bazıları ciddi şekilde yorulmaya başlamıştı.
"Neden duvara yaslanmıyorlar ki? Duvara yaslanıp destek alabilirler." Dedi sarp. Bu fikir gerçekten çok iyiydi!
"Bu fikir harika! Oyun oynama sırası bize gelince bu fikri kesinlikle kullanalım. Çok iyi düşündün." Deyip omuzunu sıvazladım. Bir an ne yaptığımı hatırlayınca elimi hemen çektim. Bu beni utandırmıştı. Umarım yanaklarım kızarmamıştır.
"Kimin eleneceğini çok merak ediyorum." dedi Kayra. saniyeler dakikaları kovalarken birisi yanlışlıkla hareket etti ve megafondaki ses: "Bartu elendi." dedi ve Bartu can havliyle koşmaya başladı. Koşarak oyunu izlediğimiz camın önüne geldiğinde camı yumruklamaya başladı. Öyle çok korkuyordu ki sürekli arkasına bakarak camı yumrukluyordu. Hem bağırıyor hem de ağlıyordu. Dizlerinin üzerine çöküp hareketsiz bir şekilde beklemeye başladım
Müziğin başlamasıyla birlikte aniden hepimizin çığlık atmasına neden olan olay yaşandı. Bartu bir anda kanlar içinde yere yığıldı. cam tamamen kana büründü. çığlık atarak geriye doğru adım attık. Bu da neydi böyle? Bu oyunlar normal değildi, hem de hiç değildi. Gerçekten hareket ettiği için masum birisini öldürmek de ne demekti? Masum birisi canice katledilmişti. hem de gözlerimizin önünde. oyuncuların neden bu kadar korktuğunu şimdi daha iyi anlamaya başladım.
Hepimiz ne olduğunu anlayamadan demir kapıya doğru koşmaya başladık. Kapıya doğru koşarken demir kapı bir anda aşağı doğru sesli bir şekilde indi. Kutay son anda geri çekilmese az kalsın kapının altına eziliyordu. Hepimiz kapıyı yumruklamaya başladık. "Yardım edin. kimse yok mu?" diye bağırıyorduk tek bir ağızdan.
O an anlamıştım, bu oyunların normal olmadığını ve kurtulmak için bu ölümcül oyunları oynayıp hayatta kalmamız gerektiğini.
Bölüm etkileşimi
