3. bölüm / 3
Sessiz çığlık2. Bölüm Neden böyle?
Bölümler 3Şu an: 2. Bölüm Neden böyle?
- 1 Giriş80 kelime
- 2 1. Bölüm : Tanıdık bakışlar638 kelime
- 3 2. Bölüm Neden böyle?1.255 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben onlara bakarken onlarda şaşkın bir şekilde bakıyorlardı. Anksiyetem tutmuştu ve ben konuşmaya nasıl başlayacağımı bilmiyordum. "merhaba Emir ben" o dediğim kumral olan çocuk bal rengi gözlerini bana dikmiş ve elini uzatmıştı. O kadar sıcakkanlı bir şekilde yaklaşmıştıki anksiyetemi bir kenara bırakıp uzattığı elini tutarak "merhaba Beyza bende" dediğimde yüzündeki gülüşü hafif bir şekilde söndü. "tamam Beyza senin burda ne işin var?" dedi elini çekerek. "ya ben yeni geldimde sınıfımı bulamadım" dediğimde güldü ve "olur öyle şeyler" dedi. Ben tam sınıfımı söyleyecekken diğer çocukta yanımı gelmişti. Hafifçe gözlerini kıstı ve "kaçıncı sınıfsın" dedi. Endişeliydi "12" diyerek cevapladım sorusunu. Başını salladı. "c sınıfındasın" dediğinde şaşırdım. " kayıtını ben yaptım o yüzden biliyorum" çok soğuk bir ses tonuyla konuşuyordu. Bakışlarıda bir robottan farksızdı. Önümüzden aşağı indiğinde Emir'e baktım "Aras o hep öyle senlik bir şey değil" kolundaki siyah saatine baktı ve devam etti "hadi gidelim ilk derse geç kalmayalım." dedi ve oda inmeye başladığında bende mecburen onları takip ettim.
Aşağı kata indiğimizde dümdüz yürüdük ve koridorun solundaki sınıftan içeri girdik. Onlar en arka sıraya oturdular. Bende oturmak için gözlerimle sıra aradım ama hiç boş yer yoktu. Gözlerimi biraz daha kısınca boş bir yer buldum. Orta sıra hizasında ikinci masada oturan kızın yanı boştu. Kızın soğukluğundan dolayı her ne kadar çekinsemde başka çarem olmadığı için yanına oturdum.
Kız çok soğuk dursada ilk konuşan o oldu "merhaba ben Umay" dedi gülümseyerek o kadar güzel gülümsüyorduki bir an acaba ben nasıl gülümsüyorum diye düşündüm.
Onun kadar samimi bir şekilde "merhaba Beyza bende" dedim. Adımı söylediğimde bir iki dakika sadece yüzüme odaklandı. Sonra duyabilecegim bir şekilde yutkundu. Ardından arkada oturan Aras ve Emir'e döndü birazda onlara baktıktan sonra tekrar bana döndü. Ben yanlış birşey mi söylüyordum neden böyle oluyordu? Neden benim ismimi duyduklarında bana donarak bakıyorlardı?
Umay endişeli bir şekilde gülümseyerek "ismin çok güzelmiş" dedi. Gülümsedim "teşekkür ederim" bi iki dakika yere odaklandı sanki birşeyler düşünüyordu. Bir süre sonra kafasını kaldırdı. Sonra buruk bir şekilde gülümsedi ve hiç beklemediğim bir anda kollarını açarak bana sarıldı. İlk başta biraz yadırgasamda bir şey söylemeden bende kollarımı ona sardım.
Ayrıldıktan sonra yanaklarımı sıkarak "çok tatlısın" dedi. Yanaklarımı o kadar çok sıkmıştı ellerimi acıyan yanaklarıma götürdüm. Umay yanaklarımı acıttığını yeni anlamış olacakki "çok mu acıdı?" gülümsedim "hayır" dedim. Ben hala yanağımı tutarken o başını sol omzuna eğmiş derin bir iç çekerek bana bakıyordu. Onun bu hareketi karşısında sadece gülümsemekle yetindim.
Umay'la biraz sohbet ettikten sonra Emir'le sevgili olduğunu öğrendim. Bu konu hakkında hiç şaşırmamıştım çünkü Emir gayet anlayışlı ve gayette yakışıklıydı. Umay'da mükemmel bir şekilde güzeldi. Çokta yakışıyorlardı bence.
Umay'la havadan sudan sohbet ederken hoca geldi ve bizimle sohbet etmeye başladı. Birden "yeni gelen bir arkadaşınız vardı. Beyza KARAHAN kendini tanıtmak istermisin güzelim?" dedi. Hocaların bu yeni gelen öğrencileri tanıma isteğini anlamıyordum ama yapacak birşeyim yoktu. Ayağa kalkıp konuşmaya başladım "merhaba ben Beyza KARAHAN farklı bir şehirden gelmedim, burda yaşıyordum sadece okulumu bazı nedenlerden dolayı değiştirmek istedim o yüzden burdayım" hoca söylediklerimden tatmin olmuş bir şekilde başını salladı "teşekkür ediyorum Beyzacım" Çocuklar şuan serbestsiniz kitaplar gelirse başlarız derse" kafamı çevirip beni sınıfa getiren o ikiliye baktım birlikte konuşuyorlardı. O kadar sıkıntılı konuşuyorlardıki görende sanki cinayet davası çözüyorlar sanacaktı.
Zil çaldığında ayağa kalktım ve cesaretimi toplayıp yanlarına gittim. Sol elimi uzattım ve "teşekkür ederim" dedim. İlk başta Emir elimi sıkıp rica etti. Aras'ın sıkmaya hiç niyeti yoktu ama zorlayarak elimi ona çevirdim "teşekkür ederim" dedim gülümseyerek sert bakışlarını bileğime çevirdi. Sonra derin bir nefes alarak gözlerime baktı. Onunla göz göze gelince içimde nedenini bilmediğim bir sevinç oluşuyor, kalbim saçma bir şekilde hızlanıyordu
Aras uzattığım elime hiç bakmadan konuştu." teşekkür etmene gerek yok teşekkür edilecek birşey yapmadım" başımı salladım. Elimi sıkmadığı için bozulmuştum. Havada kalan elimi yavaş bir şekilde aşağı indirdim ve "olsun ben yinede ediyorum" dedim. Aras başını salladı "peki rica ediyorum bende o zaman" dedi ve yanımdan geçerek sınıftan çıktı.
Ben olduğum yerde donakaldıktan sonra derin bir nefes alarak Umay'ın yanına gittim. Beraber okulu gezmeye başladık. Umay bana okulu anlatırken ben onun dediği hiçbir şeyi anlamamıştım. Çünkü beni aklım Arasın gözlerinde kalmıştı. Neden o kadar tanıdık gelmiştiki onun gözleri? Sanki... Sanki eskiden çok yakınımdaymış da şimdi tekrardan karşılaşmışız gibi hissediyordum.
Çalan zil sesiyle sıyrıldım bu düşüncelerden. Bir iki kere gözlerimi kırpıştırdıktan sonra derin bir nefes aldım. Umaya döndüm "sınıfamı gidiyoruz?" gülümseyerek başını salladı "evet aşkım gel" sınıfa girdiğimizde Umay Emir'in yanına gitmek istediğini söyledi ben gitmek istemedim ama kolumdan çekiştirerek daha az önce yanlarında olduğum ikilinin yanına götürdü beni.
Onların yanına geldiğimizde hala hararetli bir şekilde konuşmaya devam ediyorlardı. Aras'ın "bu imkansız" dediğini duydum sadece. Umay hafif bir şekilde boğazını temizledi dikkat çekmek için ve bunu başardıda.
İkiside aynı anda bize döndüklerinde Emir Umay' a bakarken Aras bana bakıyordu. Onun siyah gözlerinde kaybolmadan önce gözlerimi yere çevirdim.
" evett üçlü arkadaş grubumuza dördüncüde eklendiiii" dediğinde Emir gülümsedi. "hoş geldin" gülümseyerek başımı salladım. "hoş buldum" Umay arasın hiç tepki vermediğini anlayınca "Evet buda grubun en huysuzu" kendimi tutamayıp güldüğümde Aras umay"a dik dik bakmaya başladı. "sus Umay" bu çocuk neden böyle huysuzdu gerçekten? Birşey demediki Umay zaten "neyse sen ona bakma alış ona o öyle" dedi Umay. Derin bir nefes aldım "tamam konuşmam olur biter" bence en mantıklısı buydu. Emir Arasa bakarak hafif bir şekilde güldükten sonra bana döndü. "o öyle daha çok delirir" deli zaten belli "eee ne yapayım o zaman" Emir ağzını açıp birşey söyleyecekken aras sözünü kesti. "beni benden iyi tanıyormuş gibi konuşmayın" bu sözünü Umay ve emire dönerek söyledi. "öyle biri değilim." bunuda bana dönerek söyledi. Başımı salladım. Nedense onun öyle değilim lafına inanmıştım.
Tekrardan umaya ve emire döndü "bir dahada benim olduğum yerlerde benim yerime konuşmayın" derin ir nefes aldım gelir gelmez aralarını bozmuş gibi hissettim. Bence burdan gitmeliydim. "ben sizin aranızı bozdum sanırım gideyim en iyisi" deyip arkamı döndüm gitmek için bir adım attığımda kolumda soğuk bir el hissettim "yok öyle birşey gel buraya" bu arastı beni kendine çevirdi. Siyah gözlerini oturduğu yerden bana dikti. "haa eğer illa gidicem diyorsan arkadaş bulana kadar yanımızda kal" gözlerini az önce tuttuğu koluma çevirdi sonrada tekrar bana gözleri tekrar koluma indiğinde yutkundu ve o buz gibi elini kolumdan çekerek masaya koydu.
Kalmam hiç doğru olmayacaktı biliyorum ama yinede "tamam kalıyorum" dedim gülümseyerek. Umay'da gülümseyerek bana döndü. Ellerini göğsünde birleştirdi. "zaten gitmene izin yoktu aşkım" sonra emir atladı söze " evet kaçış yok beyzoş üyelik iptal edilemiyor." biliyordum böyle olacağını.
Aras tam birşey söyleyecekken arkamdan bir ses duydum. Yani sadece ben değil hepimiz "bu gruba yeni kız ha ilginç" arkamı döndüğümde açık kumral saçlı ve yeşilin en güzel tonuna sahip olan gözleriyle bana bakan biri vardı.
Ben ona baktığımda oda bana baktı. Bana bakınca yüzündeki ukalalık gitmiş yerini şaşkınlık almıştı. Ya neden beni görünce şaşırıyorlardı? En yakın zamanda gidip aynadan yüzüme bakacaktım!
Bana biraz daha öyle baktı. Sonrada kaşlarını havaya kaldırdı ve arasa dönerek alaycı bir şekilde gülümsedi. "bundan sonra olacakları tahmin edebiliyorsundur umarım" dedi ve bana göz kırparak sınıfın en sonundaki sıraya oturdu.
Yaşadığım olayın şokuyla arasa döndüm. O bana değil az önce yanımızdan geçen çocuğa bakıyordu. O bana bakmayınca Emire döndüm oda bana bakmıyordu. Umaya döndüm şükürler olsun o bana bakıyordu. "ne dedi o?" diliyle kurumuş dudaklarını ıslattı ve derin bir nefes aldı. "bilmiyorum" umarım benimle alakalı birşey değildir. Çünkü ben bundan sonra üzülmek istemiyorum.
Arasın omuzları gerilmişti. Bize döndü gözleri hemen beni buldu. Bakışları değişmişti. Sanki biraz çağresiz bakıyordu. Sonra çenesini sıktı tekrar donuklaşmıştı gözleri o duygudan yoksun gözlerini emire çevirdiğinde emirde aynı çağresizlikle ona baktı. Neler oluyordu?
Emir boğazını temizleyerek bana döndü. "seninle ilgili değil beyzoş takma kafana" nedense hiç inandırıcı gelmemişti ama yinede o ihtimale inanarak başımı salladım. O ihtimale inanmalıydım çünkü ondan başka ihtimal benim sonumu kötüye çıkaracaktı...
Bölüm etkileşimi
