4. bölüm / 4
Sesin Kölesi4. BÖLÜM SEN KİMSİN?
Bölümler 4Şu an: 4. BÖLÜM SEN KİMSİN?
- 1 1. BÖLÜM DUVARDAKİ LEKE442 kelime
- 2 2. BÖLÜM DUVAR433 kelime
- 3 3. BÖLÜM NERDEYİM?536 kelime
- 4 4. BÖLÜM SEN KİMSİN?716 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandım. Ama yatağımda değil. Tamda onun dediği gibi... Kalktım. Etrafta kimse yoktu. Hala nerde olduğuma, buraya neden getirildiğimi bilmiyorum. Anne ve babamı özledim. Duman'ı da tabi... Bunları düşünürken Ses hala konuşmamıştı. Bende "Hey! Ses abi. Burda mısın?" Dedim ama tanımadığım bir sese abi demek biraz... Garipti. Sonra Ses'i duydum. "Merhaba, denek 27!" Dedi. Bende "Denek 27 mi?" Dedim. Sonra Ses bir anda durdu ve "Ah! Boşver. Bazen kafam karışır. O dediğimi unut! Neyse, burada adın neydi?" Dedi bende titreyerek "Arenya. Sen kimsin..?" Diyebildim. Oda "İsmimi söyleyemem. Ama sen bana patron diyebilirsin! Herkes bana böyle seslenir." Dedi. Bende "Peki neden burdayım? Sen kimsin? Eve dönebilecek miyim?" Dedim. Bacağımın titrediğini hisediyordum. Patronsa "Bunları düşünme. Önce şunları bil!" Dedi ve sonra üstünde yazılar olan bir tablo çıktı. Üstünde "KAÇ" Yazıyordu. Bende "P-patron?" Dedim sonra tablo yukarı çıktı ve "Üzgünüm simülasyon hata verdi." Dedi bende "Simülasyon mu? Ben bir oyunda mıyım?" Dedim. Gerçekle sahteyi ayırt edemiyordum artık. Patronda "Hayatta bir simülasyondur, öyle değil mi?" Dedi ve hafifçe güldü. Sonra tablo geri çıktı. Bu sefer üstünde farklı yazılar vardı. Burdan görmek zordu. Yaklaştım. Bakınca yazılar çok garipti. Sanki yazılar birleşmişti. "Patron, bu nece?" Dedim. Patronsa "Kendim yazdım, karmaşık mı? Bekle o zaman." Dedi. Sonra birini çağırdı ama adını duymadım. Ben "Kim?" Dediğim anda patron "Açık kalmış!" Dedi ve mikrofonu kapattı. Yani kapattığını zannediyor. Sesi biraz boğuk da olsa geliyordu. Birşeyler konuşuyolardı. Sonra kalem sesleri duydum. Ben neler olduğunu anlamaya çalışırken tablo geri çıktı. Üstünde "Kurallar" Yazıyordu. Sonra ses konuştu. "Buraya geldiğine göre kuralları bilmen gerek." Dedi. Sonra bir yazı belirdi. Sağdan yavaşça çıktı. Bu gerçek hayatta nasıl yapılabilirdi? Gerçeklik algım bozulmaya mı başlıyor? Deliriyor muyum? Yoksa bu sadece bir rüya mı? Ben bunları düşünürken patron konuştu. "1. İlk oyunda "Patron diyor ki," Diye bir ses duymazsan umursama. 2. Sana verilen el fenerini kullan, çünkü şuan sistemsel hatalardan dolayı elektrikler kesilecek." Dendi ve elime bir fener düştü. Bende direk açtım ama elektrikler hala biraz vardı. Neden açtığımı ben bile bilmiyordum. Sonra "3. Sakın beni bulmaya çalışma. Bunun sebebi..." Dendi ve sonra bir kadının patronu susturduğu duydum. Sona patron "üzgünüm, sebebini söyleyemem. Yakında daha fazla kural koyulacak şuan kafanı pek yormak istemiyoruz." Dedi. Zaten kafam karmakarışıktı. Sonra "Umarım bunları dinlerken feneriniz kapalıdır. Çünkü fenerin tamamen yanma süresi 30 dakika. Eğer siz bunları dinlerken fener açıksa şuan fenerin 10 dakikasını boşa harcadınız." Dendi. "Ne!? Zaten her kötü şey beni bulur!" Diyebildim. Sonra patron "Oyundada bilgi verilecek, hadi oyuna geçelim!" Dedi. Ben "Ne?" Dedim sonra arkadan sesler yükseldi. Döndüm ve bir kapı açıldı. Bense "Neyse!" Dedim ve kapıya koştum. Hafif dalgalı saçımın koşarken dalgalanması hoşuma gitmişti ama çok kısa sürmüştü bu. İçeri girdiğimde kendi evime benzeyen bir evdeydim. Ev çok küçüktü ve iki tane oda vardı. Odaların lambaları yoktu. Ben daha ne olduğunu anlamadan önüme bir sürü renkli tuş çıktı. Patron "En sevdiğin rengin tuşuna bas." Dedi bende turuncuyu seçtim. Sonra Patron "En sevmediğin rengin tuşuna bas." Dedi. Ben her rengi sevsemde birini seçmen gerekiyordu ve yeşili seçtim. Sonra o eve geri döndüm. Evdeki o iki odanın lamba renkleri değişti. Birisi turuncu diğeri yeşil... Sonra Patron "İlk oyunumuz, Simon says. Patron says'de denebilir. Sesleri iyi dinle. Eğer başında " Patron diyor ki..." Demezse, yeşil lambalı odaya git ve hiçbir şey yapma. Eğer derse turuncu lambalı odaya git ve denileni yap." Dendi. Sonra başladı. "Patron diyor ki buzdolabını aç." Dedi bende hızlıca turuncu odaya gidip buzdolabını açtım. Sonra diğer emirin gelmesini beklersen buzdolabını inceledim. Buzdolabındaki balık paketi bir kedi tarafından tırmalanmıştı. İyice bakarken elime bir ıslaklık geldi. Baktığımda bir kedinin patisine süt dökülüp buzdolabı ve yerlere gitmişti. Burda bir kedinin dolaştığı kesindi. Sonra diğer sesi duyunca buzdolabını kapattım. "Eline bir çatal al." Dedi. Bende Patron'un dediğini hatırlayıp yeşil odaya gittim. Böyle yapa yapa -Patron'a göre- 5 tur geçti. 5. turun sonunda "Oyun bitti. Şimdi başlangıca dön ve mavi tuşa bas." Dedi. Bende koşa koşa başlangıca döndüm ve bastım. Sonra kapı kapandı ve "Yarın tekrar oyun oynayacağız, şuan uyumalısın." Dedi ve yukardan yastık gibi yumuşak bir şey çıktı. Patron'a "Bu ne?" Dedim, oda "Oyunu hiç yanlış yapmadan geçirdiğin için bir hediye, bunla yat. Yastık bulamadım. Ama buda yastık kadar yumuşak, öyle değil ni?" Dedi ve hafifçe güldü. Bende "Sağol Patron!" Dedim ve gülümsedim. Bana nerden baktığını bilmesem bile... Sonra yastığa benzer şeyi duvara yasladım ve kafamı koyup gözlerimi kapattım. Acaba... Yarın ne olacaktı? Bunları düşüne düşüne uyudum.
Bölüm etkileşimi
