2. bölüm / 4
Sesin Kölesi2. BÖLÜM DUVAR
Bölümler 4Şu an: 2. BÖLÜM DUVAR
- 1 1. BÖLÜM DUVARDAKİ LEKE442 kelime
- 2 2. BÖLÜM DUVAR433 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. BÖLÜM NERDEYİM?536 kelime
- 4 4. BÖLÜM SEN KİMSİN?716 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandım. Ve düşündüm tüm gece. O neydi? O fısıltı? Bunun lekeyle bir bağlantısı var mıydı? Yoksa sadece bazen duyduğum o anlamsız sesler miydi? Ah neyse, karnım aç. Yüzümü detaylı yıkamadan direk mor odaya gittim. Merakım açlığımı unutturmuştu. O fısıltının lekeyle bir bağlantısı olduğunu -ki bu çoğunlukla çizgi filmlerde olur- düşünüyorum. Ya öyleyse? Bu hem garip hemde ilginç olurdu! Bunları derken yerdeki kutulara bakmadan lekeye ulaşmıştım. Altın sarısı ve turuncu. Turuncu... Bu benim için özel bir renk. Çocukken babam bana turuncu bir elbise aldı. Sonra turuncu bir kalem aldı ve kalemi aldıktan 1-2 hafta sonra yurt dışına çıktı ve onu uzun süre görmedim. O kalem hala bende. Artık çok yazmıyor ama o hatırayı atmak istemiyorum. Bu özel bir kalem! Bitmiş olması umrumda değil! Neyse... Leke diyordum. Lekeye ulaştım. Elimi yavaşça kaldırıp uzattım. Parlıyordu. Etrafına yapay veya doğal olduğunu bile bilmediğim bir ışık yayıyordu. Geceleri ışıkları açmıyordum çünkü onun parlaklığı bana yetiyordu. Elimi uzatırken kalbim çok hızlı çarptı ve dokunmadım. Dokunamadım. Hemen fotoğrafını çektim ve YouTube'ye girip "Arkadaşlar 2 yıldır duvarımda böyle bir leke var, bu ne? Bilen var mı? Dokunmaya korkuyorum..." Yazdım. Şuan korkuyorum. Ama bir gün gerçekten dokunacağım. Sadece şimdi değil. Bu leke yüzünden yemeği unuttum! Mutfağa gittim. Terliklerimin sesi rahatsız etmeyen bir tık sesi çıkarıyordu. Bu sesi seviyordum. Bugün menüde ne var diye merak ediyordum. Kızarmış ellerimle annemin notunu okudum. Not şöyleydi; "Arenya. Bugün sana yumurta koyabildim. Biliyorum benim işlerimin saatiyle senin uyanma saatin denk değil ve bu seni üzüyor. Ama yapacak bir şeyimiz yok tatlım. Babanı özledin ama sabretmen lazım... Notun yanında bir zarf var. Oraya bak derim! Neyse afiyet olsun!" Notu okuduktan sonra zarfı aldım. Açtığımda babamın bir fotoğrafı vardı. Bıyıkları, mavi gözleri, siyah saçı falan hep görünüyordu. Yanında da bir not vardı. "Değerli kızım için..." Bunu görünce önce güldüm. Sonra koşa koşa odama gittim ve dolabımın en ortasına fotoğraf, altına da notu koydum. Sonra mutfağa gidip yemeğimi yapıp yerken bir yorum geldi. Lekeyle ilgili bir yorum. "Bilmiyorum, ayrıca 2 yıldır duruyorsa kokmuyor mu?" Yazılmıştı. Bende "Hayır, kokmuyor. Hatta ışık çıkarıyor!" Yazdım. Sonra yemeği bitirdim ve biraz yürüyüş yapayım dedim. Dışarı çıktıktan 15-20dk sonra bir kadın gördüm. "Oğlum kayboldu! Gören var mı? Lütfen! Para bile veririm!" Diye bağrıyordu. Yüzündeki çaresizliği, üzüntüyü ve dehşeti görebiliyordum. Yanına gidip "Ne oldu?" Diye sormak istemedim. Çünkü zaten üzgündü, onu darlamak iyi olmaz dedim ve istemeyerek de olsa gittim. Sonra aklıma leke geldi. Yürürken düşündüm. "Dokunsam... En fazla ne olabilirdi ki? Bence denemekten zarar gelmez!" Diye düşündüm ve yarın dokunacağıma karar verdim ve eve gittim. Saat geç olmuştu. Ayıcığımı alıp yattım ve "En fazla ne olabilir ki?" Diye düşünüp yattım. Gerçekten... En fazla ne olabilir?
Bölüm etkileşimi
