3. bölüm · Seninle Bir Ömür
Rüya kabusa mı dönüyor?
İsmimi nerden bildiğini düşündüm sadece mahallede ve hastanede karşılaşmıştık.
Neler oluyordu ne işler dönüyordu
Ben neden işlerine yarayacaktım
"Demek ismin Sinan bana bak Sinan ne işler döndüğünü anlat yoksa polise anlatırım her şeyi"
Hepsi birden güldü
"Neyle gideceksin polise neyle haber vereceksin canım benim"
Doğru ya telefonumu da o almış kapılarda kilitli
"Bana da anlatır mısınız artık ben neden burdayım"
"Bak bizim bir takım işlerimiz var ve eve yaralı dönebiliyoruz"dedi kafamdan vurulmuşa döndüm. Devam etti
"Bize pansuman yapmanı yemekler hazırlamani istiyoruz tabi ilaç bilgini de bizimle paylaşacaksın"
"Ben hemşire bile değilim 2 yıllık okuyorum 2. Yılımdayım"
"Biz sana güveniyoruz" hepsi kafa salladı
"Bu ne aptalca bişey ben gidiyorum beni bırakın "
Of neyin içine düşmüştüm ben bu adamlar belalı mıydı kimlerle aynı evin icindeyim belki değil ne olacak bana
"Ne kadar tutacaksınız beni burda ailem öğrenirse polisler yığılır başınıza "
"O o kadar kolay değil sen de artık ben ne dersem onu yapacaksın benden başka hiç kimseyi dinlemeyeceksin duydun mu beni?"
Homurdanarak"tamam"dedim ne diyebilirim ki
"Arkadaşlar hadi gördünüz işin tamam olduğunu da öğrendiniz artık gidebilirsiniz." O sırada içlerinden birisi bana göz kırptı. Göz devirdim o sırada Sinan'a baktım oda gördü.
Ve adama çok sınırlı bir şekilde baktı. "Hadi oğlum naş naş "dedi.
Sinan "oda da havlu takımı bornoz takımı var ne zaman istersen kişisel bakımını yapabilirsin ayrıca namaz kıldığını da biliyorum vakitlerini geçirme"dedi . Ben şok oldum namaz kıldığımı bildiğini söyledi ama nerden öğrendi nerden biliyordu ki
"Hadi seni fazla yormayacagim merak etme "
Bir şey sormak geldi içimden tek bir şey hemen sordum "Neden o hastanede benden daha bilgili benden daha iyi insanlar varken ben hemde ben hemşire dahi değilim çoğu şeyi bilmem bunlara rağmen neden ben"
Sinan "belki benim için özelsindir" dedi ve göz kırptı.
"Bu ne demek ne yapmaya çalışıyorsunuz"
"Git istediğini yap ama evin için de ona göre"
Ev seninmis gibi yap bile dedi .
Ne akdar süre kalacağım ki bu insanla
Çoğu şeyi aklım almıyor ben normal hayatı olan bir kızdım ne ara bunlar başıma geldi de şimdi bu evdeyim neler oluyor bilmiyorum.
Yukarıya çıktım biraz dinlendim odada nerdeyse her ihtiyacım vardı hemde fazlasıyla bir kızın elllerinden hazırlanmış ona göre ihtiyaclar belirlenmiş gibiydi
O sırada gözlerimi kapattım düşünceler için boğulurken kapıya birisi vurdu müsait misin?" "Evet musaitim" diyerek hemen ayağı kalktım. İçeriye o girdi gülüşü güzel adam ne diyordum ben saçmalama Elif dedim.
"Hadi aşağı gel yemek söyledim"
"Tamam" o kadar acıkmıştım ki hayır asla diyemezdim. Hemen aşağı indim
"En sevdiginden aldım"dedi nasıl yani diye geçirdim içimden "ev yemeği yapan bir yerden zeytinyağlı yaprak sarması söyledim "
"Bunu nasıl bilebilirsin ki "
"Senin hakkında biraz fazla şeyler biliyorum güzelim"
Daha fazla üstelemedim utanıyordum korkuyordum endişeleniyordum birden fazla duyguyu aynı anda yaşıyordum ama en çok da sinir var içimde öfke var soru var merak var var da var
Oturdum ve yemeği yemeye başladım yanında da mercimek corbasi vardi aklımda da deli sorular
"Beni ne zaman bırakmayı düşünüyorsun benim okulum var bu sene son senem bitirmeliyim "dedim
Sinan"okulunu hallettim ailene de biraz kafa dinlemek için şehir dışına çıktığını söyledim bunu kendi ağzımdan değil senin söyleyeceğin şekilde yaptım aynı senin cümlelerini söyledim onlarda dikkatli ol kızım seni seviyoruz dediler"
" Sen ne hakla benim aileme yalan söylüyorsun " aşırı sinirlenmiştim beynim dönüyordu annemgil bana çok güvendikleri için tabi ki inanmışlardır
"Ya ben bu evde tutsak miyim "
"Evet ben isteyene kadar oylesin"
"Sen kimsin bak sorularıma cevap ver bari neden beni seçtiğini anlayayım"
"Anlarsın" dedi bu kadar yani her şey onun için bu kadar basit ki ağzından cımbızla laf almaya çalışıyorum.
"Ağzımı yüzünü dağıtırım oğlum senin bak benimle ugrasamazsin ayrıca size pansuman yapacağımı kim söyledi ben istemeyerek hiç bir şey yapmam anla bunu "
"Tartışmaya girmeyeceğim çünkü yapmak zorundasın buna mecbursun "
"Sen ne işle meşgulsun de yaralanıyorsun adam mı öldürüyorsun işiniz bu mu sizin" tabi ki bunları söylerken acayip korkuyordum ne cevap vereceğini evet derse ne yapabilecektim ki
"Hayır tabi ki gözünde beni nasıl biri olarak görüyorsun bilmiyorum ama öyle bir şey değil "
Rahatlamıştım dur bir dakika tutsak eden adamın katil olmaması beni rahatlamıştı bu nasıl bir aksiyon "peki ne iş yapıyorsun "
"Zamanı gelince öğrenirsin "
"İşin adam öldürmek değilse neden yaralanıyorsunuz"
"Bugünlük soru hakkin bitti güzelim yemeğini bitir"
Güzelim diyordu bana ilk defa bir erkek güzelim diyordu.
Böyle şeyler yoktu benim hayatımda aynı evde olmamız bile doğru değil mahremim değil o benim acilen burdan gitmem gerek bir şekilde cikicam burdan dedim içimden
Akşam ezanı okuyordu ses bayağı bir geliyordu buraya abdestimj aldım namazımı kılmaya başladım bana Özel seccade ve namazlık bile vardı gerçekten çok ince düşünülmüş şeylerdi bunlar
Etkilendim sonra da aklıma kacirildigim geldi
Namazımın sünnetini kıldım tarzına geçtim ki kapı açıldı orda durdu öylece namazımı bitirdim namaz boyu beni izlemişti
"Ne yapıyorsun sen ya müsait olmasaydım" diye bağırdım.
"Ben senin ne zaman musait olduğunu biliyorum "
"Adam senin dışarda işin falan yok mu ne zamana kadar evin içinde durucaksın yararlanacağın işleri yapmaya gitsene"
"Oo bakıyorum da bena pansuman yapmak için sabırsızlanıyorsun istersen ilk kalbime pansuman yapabilirsin güzelliğin karşısında bayağı bir yaralandı çünkü"
Bu ne diyordu aklım başımdan gitti sanki nasıl cümlelerdi bunlar benim helalim olacak adam söylerdi bunları bana ancak kocam söyleyebilirdi ben helalini nasibini bekleyen biriyim
"Ya sen ne dediğini sanıyorsun beni çevrende mi kızlarla karıştırma "
"Sen benim çevremi ne biliyorsun küçük hanım"
Bilmiyordum salladım tutarsa diye sonra güldü
"Beni tanımadan kiskanmaya mi başladın yoksa bak bana duygu bezlerden açık açık şöyle"
"Evet sana duygu besliyorum "dedim
"Ya öyle mi bu kadar çabuk bana kapılacağını beklemiyordum" dedi
"Evet bende beklemiyordum dedim "
Güldü ve bana yaklaştı nasıl duygularmış onlar anlatsana biraz dedi
"Nefret gibi kocaman bir duygu"dedim
Yüzü çok düştü neden ki belki değil miydi nefret ettiğim ayrıca beni kaçıran birine nasıl bir duygu besleyecektim ki sinirli bir şekilde kapıyı çarptı ve gitti neden bu kadar sinirlendigini anlamadım bilmesi gereken ve benden alacağı tek duygu nefret olurdu bunu nasıl düşünmezdi ya da kızdığı şey başka bir şeydi yatsı namazı da kıldım kıldıktan sonra uyudum çok rahat bir uykuydu rahat uyuyunca Rüya görüyordum rüyamda Sinan denen adam sırtı bana dönüktü yüzüne baktığımda ise ağlıyordu çok üzüldüm Rüya da uyandığımda bende ağlıyordum.
O ağlamasın hep gülsün dedim içimden nelere oluyordu bana kendimi tanıyamıyordum.
