Senden Sonra Ben kitap kapağı

2. bölüm / 3

Senden Sonra Ben

2.

Vaveyla Yazarı: 𝒟𝒶𝓂𝓁𝒶 𝓐.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 2.

Ben kot pantolonun kenarına çizilmiş yıldız, yara bandının üzerine çizilmiş küçük gülücük,defterin arasında unutulmuş çiçek, çekmecenin bir köşesinde unutulmuş eski silik fotoğraftım.

Anı kutusunun konulmuş ama bir daha açılmayacak olan içine söyleyemediğim her şeyi döktüğüm mektuptum..

Unutmak isterdim yatağımın kenarına yazdığım yazıları, güneş batarken perdenin tül'ü ardında geçirdiğim dakikaları, yatak örtüsünün altında elimde fener ile geçirdiğim geceleri.

Ama bunları unutmaya çalışmak defalarca kapatılmaya çalışılmış yarayı daha çok acıtmaz mıydı?

Çocukluğum, doğum günümde içimden dilediğim dileklerin gerçek olacağına inandığım zamanlar. O zamanlar daha çok dilek tutmalıydım, masumca onların bir gün gerçekleşeceğine inanırken.

♡

"Tamam Simay bu günlük bu kadar yeter.."
Dediğinde Antrenörüm son atışıda karşılayarak nefes nefese en yakındaki bank'a yıkıldım.

"Bu günkü karşılaşmaların güzeldi Simay ama topdan gözünü çok fazla ayırıyorsun. Ve unutturma yarın biraz sol eline ağırlık vereceğimiz servislerine çalışalım." Dedi Antrenörüm Elzem. Üç set yapmıştık ve iki seti hiç zorlanmadan almıştı. Ben nefes nefese kalmışken onda en ufak bir yorgunluk belirtisi yoktu. Altı yıldır bu sporla uğraşıyorum ama halen tam anlamıyla ile Elzem'i yenememiştim.

"Tamam. Yarın görüşürüz. " Çantama eşyalarımı sokuşturup, raket çantamı sırtıma alıp kortun çıkışına doğru ilerledim. Abim yine beni almaya geç kalmıştı. Zaten babamın beni almaya onu göndermesi hayatdı. Abim ehliyet sınavında üç kez kalmıştı ve en sonunda da götüm götüme kazanmıştı. Her araba kullanmaya kalktığında ya arabanın bir yerini vuruyordu yada birinin midesi dışına çıkıyordu. Abimi direksiyondan uzakta tutmak bir trafik kuralı olmalıydı.

Mavi Clio önümde durduğunda güvenliğim için arkaya binmeyi tercih ettim. Orada daha az sallanıyordum. Ve bu gün öğle yemeğimi çıkarmaya niyetim yoktu.

Arabanın kapısı açtığımda dört tane adam asalak sırıtmaları ile yüzüme baktı.

"Naber Mariya?."

"Hoş geldin Bacım."

"Bizde seni bekliyorduk." Diye ekledi Metehan kızların görmek için yerlerde yuvarladınığı piç gülüşü ile. Oysaki şu gülümseme aldatır diye bağırıyordu.

Harika Abim bütün kadroyu arabaya toplamıştı. Sanırsın bizim araba toplu taşıma idi. Benide sanırım arabanın bagajına kurbanlık koyun gibi atacaklardı.

"Biraz yer açın lan özükler!" Diye abim önden seslendi. Pardon böğürdü. Ama bazen öküzün beyefendiliği de tutuyordu. Ama doğa olayı gibiydi. Ne zaman olacağı belli olmazdı.

Dördü de cam ile birşesiye kadar bana yer açtılar raketimi ve çantamı Çınar'ın kucağına koyup. Bindikten sonra arkamdan kapıyı kapattım. Arabanın içinde öyle bir şıkışmışlardı ki Metehan ve Kutay bayağı samimi olmuşlardı öyleki kuçak kucağa ile idiydiler.

Abim arabaları sokak magandası gibi sollaya sollaya geçerken. Develer gibi midemi ağzımdan çıkarmama az kalmıştı. Öyleki ön koltuktaki Ediz sıkıca emniyet kemerini sarılmış. Hız trenini binsek bu kadar hayat tehlikemiz olmazdı. Ama şuanda can güvenliğimiz yoktu.

"Bu arabadan sağ çıkamazsam kefem paramı sen ödersin Miraç." Dedi Metehan düşmemek için kolunu Kutay'ın boynuna dolayarak

"Tutturdun arabayı ben süreceğim diye,inadını sikeyim Miraç. Düştüğümüz hale Metehan'ı kucağıma oturtmadığım kaldıydı bir zaten."

"Sonum Paul Walker gibi olursa yemin ediyorum.Öldükten sonra bile seni rahat bırakmam Miraç yemin ediyorum musallat olurum sana. Uykularını böler, kabuslarına girerim.." dedi Çınar babaannemden bile duymadığım bedduaları Miraç'a savururken.

Ben ise köşeme sinmiş keyifle sırıtma ile kaos ortamının tadını çıkarıyordum. Ne yalan söyleyeyim bundan zevk alıyordum. Önümdeki iki kişi kavga etsin ayırmaya bile uğraşmazdım. Sandalyemi çeker, çekirdeğimi alır kimin kazanacağı üzerine iddiaya girerdim.

Abim ani bir bir fren ile arabayı evimizin önünde durdurduğunda hepimiz birden öne doğru savrulduk. Neyseki tek parçaydı herkez.

Raketimi ve çantamı aldıktan sonra sendeleyerek arabadan çıkıp evin ön verendasına doğru ilerledim. O sıradada abim tam bu gün tek parça eve geldik dememe kalmadan arabayı park etmeye çalışırken arabanın ön farını elektrik direğine vurarak.

"Sana ehliyet veren adamın aklını-!" Dedi Kutay sinirle abimin yakasından tutup arabadan indirdi.

"Lan! park edecektim ben konsantrasyonumu bozdunuz.." abim dudağını ısırarak acı acı arabanın ön farkına baktı. Tabi babamdan yiyeceği laf dayağından haberdardı.

"Yav tamam bir şey olmaz koli bandı ile hallederiz orayı. " dedi Metehan çağ açıp çağ kapatan fikirleri ile. Ben bu çocuğun zekasına hayrandım yemin ediyorum buralarda harcanıyordu.

"Bildin Meto oldu olacak arabayı tam paketleyip bir de üzerinede bir tane kurdele koyalım babamada tatlı bir sürpriz olur dimi?" Abim Metehan'ın ensesine temiz bir tane yapıştırarak.

Çantamı alıp verendanın merdivenine oturup çenemi dizlerime yaslayarak beyaz bayrağın kalkmasını bekledim.

•

"Şimdi diyorsun ki birden önüne kedi çıktı sende ani fren yapıp elektrik direğine çarptın? Doğrumu anladım?" Babam önünde diz çökmüş başını eğmiş abimin savunması dinlerken diğerleride üzerlerindeki baskıdan dolayı tek ayak üzerinde durmuşlarlardı birinci sınıf çocuklar gibi.

"Halit abi iki gözüm önüme aksın ki vallah, billah, tillah bizim bir suçumuz yok." Metehan küçük Emrah yüzünü takınarak.

"Abartma lan." Dedi Kutay ,Metehan'ın omzunu dürterak.

"Bu seferlik arkadaşlarının hatrına seni affediyorum ama seni bir daha sürücü koltuğundan hatta arabanın yanında göremeyeğim."Babam elinde abime vurmak için büktüğü gazeteyi bir kenara bırakarak.

"Söz baba tekerlekli her şeyden uzak duracağım.." dedi abim babamın onu azad etmesiyle pişkin bir gülümseme ile ayağa kalktı. Ama ben abimi tanıyordum o ne yapar ne eder arabanın anahtarını çalmanın bir yolunu bulurdu. Kendisi sıçtığı boku tekrar ve tekrar sıvamaktan sıkılmıyordu.

Babamın mutfak kapısından kaybolduktan sonra etraftaki, 'idam kararı bekleniyor.' atmosferi kaybolmuştu.

"Yemin ediyorum ilkokul travmalarım depreşti." Çınar kendini sorgu odasından yeni çıkmış gibi bir gerginlikle koltuğa atarak. Ama artık hepsi buna alışmış olsa gerekti abimin varlığında bu kaçınılmaz bir şeydi.

"Abartılacak bir şey yok. Olumlu bakın en azında pasta halen sağlam."
Bu gün takım'ın oyuncuların Atalay'ın takıma katılmasının kutlayacaktik babamın iş gezisine şehir dışına çıkmasını fırsat bilerek. Selim'in kıçında Pilonidal sinüs çıktından sonra takımı bırakmak zorunda kalınca Atalay oyuncu açığını kapatmak için gelmişti. Takım Selim'e çok alışık olmasına rağmen oyunlarda da Atalay hiç Selim'in yokluğunu aratmıyordu.

"Peki Atalay'a ne söylediniz? Sürpriz olucak sonuçta." Buz dolabını açık içecek soğuk bir şey için gözlerimi gezdirdim. Laktozsuz süt ve kefirden başka bir içecek bir şey yoktu.

"Antreman sonrası eve çağırdım sadece. Sonraki maçın taktiklerini konuşacağız dedim." Dedi abim pastanın yanındaki açık pizza kutusundan bir dilim alıp ağzı doluyken konuşmaya çalışırken.

"Oğlum sen ciddi misin biz en son ne zaman adam akıllı maçtan önce toplanıp taktik çalıştık. Her maçta aynı taktiği uyguluyoruz zaten. Savunma yok sadece hücüm." Ediz mutfağın ortasındaki adaya yaslanarak tek bir kutu olan brokoli li pizza kutusun açarak.

Abimin Takımının antrenörlüğünü babamın eski bir arkadaşı yapıyordu. Adam eski, deneyimli bir basketbol oyuncusuymuş, babamın uzun ısrarları sonucu emekliliğinine ara verip tekrar kort'a dönmüştü. Öyleki böyle zor bir takımı idare edip bölgesel liglere çıkmalarını sağlamış bir adamdı.

Birkaç haftaya 2. Bölgesel lig elemeleri başlayacaktı, takım üç aydır bu elemelere hazırlanıp bir yandan da Atalay'ın takıma alınmasını sağlayıp maçtaki zayıf alanlarını güçlendirmeye çalışıyorlardı.

Bu kadar şeye hakimdim çünkü neredeyse haftanın neredeyse her günü evinize yedi dev adam düşünün ; istemeden de olsa onların hayatlarının içine sürükleniyordunuz. Tek kokusu ve 'Elinin ayarını sik-' veya 'Pas versene öküz." gibi tatlı nidaler hayatım arka plan fon müziği olmuştu.

Buz dolabının kapısını kapatıp çaresizce tezgahın üzerinde sade sodaya uzandım.Bu bir süre midemdeki arabadan fırlama hissinin yarattığı hafif bulantıyı dindirmeye yetecekti.

Dışarıdan gelen güçlü motor sesiyle mutfak penceresindeki jaluziyi yavaşça araladım. Sokak lambasının hafif sarı ışığı altında jilet gibi siyah bir yamaha durmuştu.Üzerinde de, tam bir klasik bad boy tiplemesini andıran,deri ceketli,kasklı bir eleman vardı.

Motorundan inip cebinden çıkardığı anahtarla motoru kilitlerken, içerdekiler aceleyle pastanın etrafına toplanıp mumları yakmaya çalışıyorlardır.

Miraç birden mengeni gibi bileğimi tutarak o yavru köpek gözlerini takınarak"Simay, canım kardeşim. Beş dakika kapının önünde onu oyala,lütfen.." diye yalvardı.

Derin bir çekip kolumu Miraç'ın tutuşundan kurtarıp mutfaktakdan çıkıp kapıya doğru ulaştığımdan içerden gelen fısıltılar ve 'sessiz ol!'homurtuları halen duyuluyordu. Kapıyı küçük bir aralık bırakacak şekilde açtığımda Atalay, kask dan dolayı alnına yapışmış dağınık koyu kahverengi saçları ve uzun kirpiklerinin ardındaki koyu renk gözleri ile karşımdaydı.

"Simay..değil mi?" Dedi, bakışları, beni aşarak kapının aralığından içeriye süzülmeye çalışıyordu.

Bir kolumu kapının çerçevesine yaslayarak görüş alanını kısıtlamaya çalışarak alık bir gülümseme yerleştirdim suratıma.

"Evet,Simay...bizimkiler biraz meşgul..salonda böcek gördüler. Biraz paniklediler.." Sesime sakin bir ton vermeye çalışarak.

Atalay’ın kaşları hafifçe kalktı. Ardından, dudaklarının kenarında alaycı bir kıvrılma belirdi. Bu yalanı yuttuğuna dair en ufak bir belirti yoktu, ama beni bozmaya da niyeti yok gibiydi.

“Anlıyorum. Yani, içeride dört tane iri yarı adam, bir böcekten mi kaçıyor?” diye sordu, sesi eğleniyordu.

“Aynen öyle,” dedim. “Özellikle Metehan, biliyorsun, çok hassastır. Şu an… büyük ihtimalle bir sandalyenin tepesinde duruyor.”
İçeriden gelen devrilen bir sandalyenin sesi, yalanımı mükemmel bir şekilde destekledi.

"Madem sorun bu kadar ciddi, ilaçlamacıyı falan aramamı ister misin?" dedi Atalay. Sesindeki o alaycı kibarlık, yalanımı ifşa etme arzusunun üzerini örtüyordu.
Kolumu kapının çerçevesine daha sıkı yasladım, sanki kapıdan sızan gerilimi kolumla tutabilirmişim gibi. Parfümünün keskin kokusu, beynimin yalan uydurma hızını yavaşlatıyordu.
"Hayır, hayır, kesinlikle gerek yok!" dedim aceleyle, sesim biraz fazla tiz çıkmıştı. Yüzümün yanaklarıma doğru kızardığını hissedebiliyordum.
"Bir böcek için ilaçlamacı çağırmaya gerek yok demek istedim.."

Tam o anda, evin içinden gelen ve artık gizlenemeyecek kadar yüksek bir ses duyuldu. Bu kez Çınar’ın sesiydi, fısıltıdan çok bir kısık tıslamayla: “Mete elinin ayarını! Pastanın kenarını yamultdun!"

Tek bir kelime daha etmeye dilim varmadığında, kapının soğuk çerçevesinden ayrıldım. Omuzlarım düşmüştü. Artık ne yalan uyduracak yüzüm ne de utanacak bir yanım kalmıştı.

O içeri girerken göz göze geldiğimizde, onun sırıtışı karşısında kendimi savunma gücüm sıfıra inmişti. Yani şuanki halim rezilliğin en saf örneği idi. Umarım bu gece uyuyabilirdim.

Atalay Akman

Metehan Özsoy

Kutay Demirel

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18