2. bölüm · Sen Bu Davanın İçindesin

Bölüm: 1 Ali Akdoğan

The Kor

Dosya bana verildiğinde, bunun diğerlerinden farklı olacağını düşünmedim.
Bir araç.
Bir ceset.
Kapalı bir alan.
Bu tür vakalar genelde ya çok basit olur ya da gereğinden fazla karışık gösterilir. Ortası nadirdir.
Aracın yanına ilk gittiğimde kapılar kilitliydi. Camdan içeri baktım. Işık yetersizdi ama içerideki hareketsizlik hemen fark ediliyordu.
O an aklımdan geçen ilk şeyin ne olduğunu hatırlamıyorum.
Ama ikinciyi hatırlıyorum:
“Bu kadar basit olmamalı.”
İçeri girildiğinde araçta bir dağınıklık yoktu. Zorlama izi yoktu. Her şey olması gerektiği gibiydi. Fazla olması gerektiği gibi.
Klima çalışıyordu.
Bunu o an not almadım.
Ama hatırlıyorum.
Çünkü araç kapalıyken içeride garip bir koku vardı. Ne olduğunu tarif edemedim. Hâlâ edemiyorum.
İlk raporlar “doğal ölüm” ihtimalini dışlamıyordu.
Ama bu tür dosyalarda bir şey öğrendim:
Eğer her şey mantıklı görünüyorsa, genelde bir şey eksiktir.
Savcının geçmişine baktım.
Temiz değildi.
Onunla o gün görüşen üç kişi vardı.
Bir avukat.
Bir polis.
Bir hakim.
İlk bakışta üçü de yeterince sebep sunuyordu.
Ama mesele sebep değildi.
Mesele, bunun nasıl mümkün olduğuydu.
Ve o sorunun cevabı, o gün kimsenin bakmadığı bir detayda saklıydı.