15. bölüm · SANA RAĞMEN
BÖLÜM 15
Yazar anlatımı ile
Pınar (idilin annesi) hanım ve Şengül hanım aralarında kıkırdıyorları. İdil ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Hayatına hiç bu kadar boş hissettiği bir an olmamıştı. Nasıl bir tepki vereceğini bilmiyordu. İdilin imdadına telefonu yetişti. Ateşin telefonu çalıyordu. Göz temasını ateş hiç istmeyerek bozdu. Telefonu elime aldı, idillerden uzaklaştı. İdil derin bir soluk verirken Ilgın ona gülerek bakarken İdil sadece Ilgına göz devirdi.
- ne var lan... Ne?.... Konum at çabuk..
Telefonu kapattı ve yanlarına geldi ateş. Ilgın sorudu..
- neler oluyo?
- uras kaza yapmış
- NE?!
Diye bağırdı Şengül abla. Kendi oğlun gibi görerdi Urası. Ateşle ilk okuldan beri Can Eren, Uras efe ile arkadaştı. Arkadaştan öte kardestiler.
Urasın Annesi vardı ama yoktu. Annesi ve babası ayrıydı. Uras annesi ile kalırdı. Annesi iş nedeni ile sürekli bir yerlere giderdi. Oğlu ile hiç vakit geçirmez, ölse ruhu duymazdı.
Kendi öz annesinden çok ateşin annesine daha yakındı. Şengül hanım da onun öz evladı gibi görür. Ne Ilgın dan, ne Can dan, ne de ateşten ayırt ederdi.
Ilgın urasın olduğunu duyunca sanki karnından vurulmuş gibi sendelendi. İdil bunu fark etti
- iyimisin
Ilgın nefes darlığı hissetmeye başlamıştı. Zar zor nefez alırken ateşin peşinden takıldı. İdil ise Ilgını yanlız bırakmamak için onunla berber peşinen takıldı. Ateş peşine takılanları gördü
- Siz nereye
- tek kelime edersen seni buraya gömerim, yürü
Dedi İdil sinirle. Ateş hiç bir şey demedi. Ya sabır cekti ve arabaya bindi. Herkez arabaya bindi. Ateş konumu açtı. Sürmeye başladı. Yol boyunca ılgın gizli gizli ağladı. Nefes alamadığını görünce ateşin yanındaki arka koltukların canını açmaya çalıştı İdil. Hafiften dip dibeydiler.
- ne yapıyorsun
- şu siktigimin arka camlarını aç. Boğuldum burda.
Ateş arka camları açtı. Ilgın nefes almakta daha iyiydi. İdilin elini tutu.
İdil herşeyin farkındaydı. Ilgının Urası sevdiğini farkındayı. Biliyordu. Bilmesine de gerek yoktu çünkü herşey ortadaydı. Ateşte farkındaydı ama kendine yediremiyordu.
*********
İdil anlatımı ile
Hastaneye geldik. Ilgın hızla arabamdan indi ve sertçe kapıyı kapatıp, Koştu. Girişteki hemşirenin yanında bitti
- U-Uras Efe Yıldırım.. hangisi odada? durumu nasıl?
Kekeliyirdu Ilgın. Hemşire ekrana baktı...
- Ameliyatta alınması gerek. Durumu kritik... 3876 odada
Ilgın sendelendi. Hemen yanında gittim
- iyimisin.
Ilgın koşmaya başladı.
- Ilgın koşma!
Diye bağırdı ateş. Hemen Ilgın arkasından bende koştum. Ilgın acile geldi ve urasa kalp masajı yapıyorlardı. Ilgın bağırdı
- URAAAS!
Ilgın urasın yanına koşmak isterken hemşire tutuyordu. Ben ise sadece baka kalmıştım. Bir aralar bana yenge diyen kişi şu anda kalp atış sesi yoktu. Uzun bir çızıltı sesiydi sadece..
- Ateş..
Can Efe hemen ateşin yanına geldi. Ateş gözünden bir damla göz yaşı damladı. Silerdi ama onu bile yapmaadı. Can ağlamaktan kan çanağa olmuş gözlerine baktım. Can ateşe dönüp onu oturttu.
- Ateş.. Kardeşim..
Dedi can ama ses gelmedi ateşten. Acilde ılgının çığlıkları vardı. İki hemşire onu tutuyor, bir hemşire sakinleştirici vurmaya çalışıyor, bir doktor ise urası hayata getirmeye çalışıyordu.
Hemşireler Ilgına sakinleştirici vurunca sessizlik oldu acilde. Sadece urasın monitörü den uzun bir çızıltı vardı.
- Ateş.. olm kendine gel lan ateş.. olm yapmayın lan
Can titreyen ve yalvaran seslerle ateşe seslenmeye çalışıyodu ama ses yoktu. Ateşe baktım ve ellerini dizlerinde birleştirmiş gözlerinden damlayan göz yaşlar ile sadece bir yere odaklanmış bakıyordu.
Göz yaşlarımı silip yanına gittim.
- Ateş..
Dedim titreyen sesim ile
- olm noluyo lan
Dedi can. Ağlasa ağlardı. Bir dokunuş yeterdi cana.
- Ateş... Ateş..
Dedim. Ses yok. Ellerimi omzuna koydum ve salladım
- ateş.. ateş uyan!
Dedim yüksek bir sesle. Ateş başını bana kaldırdı ve hala kalp masajı yapılan urasa baktı
- Uras... Kardeşim... Lan oğlum Uras lan!
Dedi ve aya kalktım onun yanına gitmeye çalıştı. Can ve ben tuttuk ateşi.
- BIRAKIN LAN. URAAS. KARDEŞİM
Dedi ağlayan sesi ile.
- ateş lütfen dur
Titreyen sesim ile yalvardım ateşe durması için. Ateşin çırpınışları devam ederken tuttuyordum onu sıkıca
- Dur dur!
Dedim. Ateşin kolları bana serbest bıraktı ve sarıldı. Normalde olsa kızardım ama şu an bir şey yapamadım ve bende sarıldım. Başını omzuma gömdüm ve hıçkırarak ağlamaya başladı.
Can duvara sert bir yumruk indirip elini kanatmıstı. Oturdu ve başını elleri arasına alırken can, ben ateşi tutup sakinleştirmeye çalışıyordum.
- Uras.. gitme kal lan
Dedi titreyen sesi ile yalvarırken
Hiç ummadığım anda cızırtılı kesildi. Ateş benden uzaklaştı. Monitör baktı ve urasın kalp ritimlerini gördü.
- HASTA DÖNDÜ. HASTA HAYALTA GERİ DÖNDÜ.
Evet. Uras kardeşlerinin sesini duymuştu sanki. Onlar için hayata tutundu. Ve de Ilgın için.
Ateşin bu sefer kahkaha atmaya başladı. Urasa baktım ve ateşe döndüm
- duydu.. sesimizi Duydu lan.
Ateş göz yaşları arasında arkada urasa bakan gözlerinin arasında sıkıca sarıldı cana.
- Olm Geldi Geldi. Duydu Sesimizi Duydu.
- DUYDU LAN DUYDU
Diye bağırdı can daha sıkı sarılıp birbirlerinin sırtına vuruyorlardı. Ben yere çöktüm ve ellerimi saçlarımın arasına geçirip ağlamaya başlamıştım.
İster istemez ağlamaya başladım. Her ne kadar o dönem bana yenge diyip beni gıcık etse bile komik bir insan olduğu için insan kaybetmek istemezdi. İnsan, hayat enerjisini kaybedebilir miydi?
Devam edecek...
(Efso bölüm bir az uzun yazdım inşallah beğenirsiniz SİZİ SEVİYORUM😘🤍)
