14. bölüm · SANA RAĞMEN

BÖLÜM 14

~Afra Dır~

Saatte baktım. Saat 08.30. kapının bu saatte çalması normaldi. Kimin geldigini tahmin edebiliyorum.
- Hoş geldin Şengül
Evet. Şengül ablalar gelmişti.
- hoş geldiniz çocuklar. Geçin bahçeye siz ben idili çağarım
Evet. Ateş gelmese olmazdı. Allah'tan Ilgın vardı.
Annem odaya geldi.
- İdil Ilgın geldi, gel.
- geliyorum anne
Annem kapıyı kapattı. Bende defteri kapattım ve aşağıya indim. Bahçede annem kahve ve çay, birkaç yiyecek ikram etmişti. Herkez vardı. Mustafa abi, Şengül abla, Ilgın ve ateş.
Onlar otururken annem dondurma dolduruyordu. Son iki kişiye vermemisti. Ates ve bana.
- kızım şunu al ateşe ver.
Gözlerimi devirdim. Tabağı aldım ve ateşe uzattım. Bir şey söylemeden bana baktı.
- Al artık
Aldı. Kendi dondurmamı da aldım ve yerime oturdum.
Herkez sohbet ederek dondurmaları yerken ateş sadece bana bakıyordu. Hemde yüzünde hiç bir ifade yokken.
- Hahaha.. evet hatta Ateş ve İdil de vardı
İsmim geçince durdum
- nerde vardım ben?
- hatırlamıyor musun yoksa?
Dedi Ilgın
- neyi kanka
- küçükken sen ben ateş Zile bas kaç oynuyorduk sonra bizim o yaşlı teyzeye yakalandık. Bizi köpeklere verecek diye tehtit etmişti. Bizde korkmustuk. Falan hatırla işte ya.
Güldüm. Dün gibi aklımdaydı. Ateş baktım. Bana gülerek bakıyordu.

Yaklaşık 10 yıl önce
Yazar anlatımı ile
İlk Bahar aylarının ortasındaydı. Tüm mahalledeki çocuklar oyun oynarken bir kaldırımda oturan İdil kendi kendine kumla oynuyordu. Yanına Ilgın geldi
- napıyorsun
- kumla oynuyorum
Ilgın durdu ve düşündü
- sıkıcı
- bence eğlenceli.
Ilgın da kumla oynamaya başladı ve yanlarına ateş gelir.
- napıyorsun bakalım 4 göz
Omuz silktim İdil
- sıkıldım kumla oynuyorum.
Ateş bir oyun düşündü. Sonra bir anda durdu
- Zile bas kaç oynamaya ne dersiniz
Ilgın ve İdil birbirine baktılar
- Olur!
Dediler ikiside aynı anda
********
Bir apartmana girdiler ve zümar teyzenin evine bastılar. Kaçtılar.
- kim var orda!?
Diye bağırdı Zümra Teyze. İçeri girdi. Tekrar bastılar kaçtılar. Zümra Teyze çıktı ve tekrardan bağırdı. Ses çıkmayınca Ateş İdil ve Ilgın olduğunu anladı. Tekrar basmak istediler ama bu sefer yakalandılar. Zümar teyze idili tutu.
- ne yapıyorsunuz siz?
Ateş hızla zümar teyzeye bağırdı
- İDİL BIRAK!
İdil şaşırdı. Zümar teyze ve tüm mahalledekiler ateş ve idilin evleneceğine inanıyorlardı.
- bırakmasam beni dövcen mi?
- Evet!
Dedi ateş küçük boyu ile
- Allah Allah neden idili koruyorsun sen.. seviyormusun
İdil şaşırdı. Ateş kaşlarını çattı
- ben idille evlenicem de bırakırım
Dedi Zümra Teyze.
- ben zaten idille evlenicem bırak idili
İdil daha çok şaşırmıştı. Zümar teyze güldü ve bıraktı idili. İdil yanakları kızarmıştı. Koşarak apartmandan çıktı. Ateş ve Ilgın arkalarından baktılar Sadece.
Günümüzde
O zaman ateşin dediği şey yüzünde kızarmıştım.
- hatırlıyorum tabiki.
Suyunu içtim.
Bizimkiler gülerken annem konuştu
- Zümar teyze ateşin ben idille evlenicem demiş doğrumu bu ateş?
- ÖHÖM ÖHÖM
içtiğim su boğazımda kalmıştı. Ilgın korkudan hızlı bir şekilde vuruyordu. Ateş hemen yanıma geldi. Yavaş ve nazikçe sırtıma vurdu.
- iyimisin?
İyiydim. Sayesinde. Kafamı salladım. Yerine geçti.
- yalan abla.. senin bu sakar kızını ne yapayım ben?
Dedi alay ederek.
- ula sen benim gibi bir kızı bok bulursun.
Ateş güldü.
- evet bulamam..
Dedi anından. Bu cevabı bekleniyordum. Herkez kafasini eğip bizi dinlemiyorumus gibi yapıyordu. Ben ise sadece onun kahverengi gözlerine bakıyordum, yada boğuluyordum...
Devam edecek.