2. bölüm · ŞAHMERAN
GİRİŞ
21 yıl önce
Bir yaz ayında, sabah güneşi yüzüne vurana kadar uyuyan lilith yatağında doğruluğunda hafif bir gülümsemeyle gelen annesine uykulu gözlerle bakıyordu. "Günaydın benim güzeller güzel kızım." Diyerek yatağın baş ucuna oturdu eslem hanım.
Kızının kumral sarısı olan saçlarını yavaşça okşadı. "Bu gün nasılsın kızım?" Diye sordu annesi eslem. Küçük kızın yüzünde ufak bir gülümseme belirdi ve kollarını kocaman açtı. "Bu kadar çok iyiyim!" Dedi heyecanlı bir ses tonuyla. Kızının kolları kocaman açılınca eslem kızına sıkıca sarıldı. "Güzel kızım benim." Dedi fısıldayan bir sesle.
Biraz sonra kız annesinden ayrıldı ve yatağında zıplayarak kocaman enerji ile konuştu. "Açım!, açım!" Diye zıpladı lilith annesi Kızının kolundan tuttu ve sesim olması için işaret parmağını onun ufak dudaklarına götürdü. "Şhh." Dedi annesi. "Abin uyuyo kızım."
Kızda iki elini birden dudaklarını götürüp üstünü kapattım. "Abim uyanmasın çok yorgun o." Diye fısıldadı annesine. "Evet çok yorgun." Dedi annesi onu onaylayarak. Kızının koltuk altından tutup yatağından çıkardı. "Şimdi bişiler yiyelim." Diyerke kızının elinden tutup 1+2 evlerinin kısa koridorlarında yürüdüler. Lilith abisinin odasının önünden geçerken özellikle parmak uçlarında yürüdü.
Daha iki yaşında babasını kaybeden lilith'ye annesi ile abisi bakıyordu. Daha beş yaşında olmasına rağmen yetişkinlerin konuştuğu şeyleri anlıyorum. Özellikle ölümün ne olduğunu bu yaşında öğrenmişti.
Mutfağa adım atar atmaz lilith hızlı adımlarla küçük masaya oturdu. "Açım!" Dedi. Annesi dolabı açtı ve bir tane yumurta çıkardı. Tavayı ve yarıda çıkardı. Kısa sürede pişen yumurtayı küçük kızın önüne koydu ve yanına bir tane Yaman ekmek koydu. Eslem'in elinden sadece bu geliyordu şuan..
Yumurta ve ekmeye hayır diyemezdi lilith. Ayı yavrusu gibi önündeki yumurtayı anında yemeğe başlamış ve büyük bir iştahla yiyordu. Yumurtayı yerden sanki çok tatlı birşey yermiş gibi "hm, hm" Sesi çıkardı. "Annemin yumurtası çok güzel!" Diye bağırdı anlık bir boşlukla. Ardından abisinin uyuduğu hatırladığında hemen sustu.
Abisinin içeriden gelen homurdanma sesi yükseldiğinde annesi lilith sert bir bakış attı. "Sesiz ol demiştim lilith." Dedi yumuşak bir sesle. Koridordan gelen adım sesleri ile abisinin kağıda belirtmesi aynı anda olmuştu. "Abi!" Dedi sevinçle. Yumurtayı bırakıp sıkıca abisine sarıldı. Abisi hafif bir kıkırdama ile karşılık verdi ve ona geri sarıldı.
Lilith ile abisinin arasında 4 yaş vardı.
Annesi yavaşça eğildi ve oğlunun başını öptü. "Hızırım oğlum." Dedi saçını düzelterek. "Annem." Diye karşılık verdi Hızır.
Lilith sarılmayı bırakınca olduğu yerde zıpladı. "Nilüfer ile oynabilirmiyim?" Diye sordu annesine lilith. İsmi duyar duymaz annesi affallamıştı ama belli etmedi. "Çok mu istiyorsun?" Diye sordu eslem. Annesinin soruna Evet anlamına gelen bir kafa sallayışında bulundu. Ama eslem bundan memnun değildi.
Lilith ısrarları sonucunda isteme istemeye izin vermişti eslem. Hızla montunu ve ayakkabılarını giydi ve kapıdan hızla çıktı küçük kız. Yaşadığı evden 50 metre uzaktaki malikâne doğru gitti. Karadenizin hırçın rüzgarları onun kumral sarısı saçlarını şaha kaldırıyordu.
Nilüfer'in bahçede tek başına oynadığını görünce içeri girmesini engelleyen korumalardan sıyrıldı lilith. "Nilüfer!" Dedi tatlı sesiyle. Tek başına sıkılan Nilüfer ise onun sesini duyar duymaz kafasını çevirmişti. En yakın arkadaşı her zaman ki gibi korumaları geçip onunla oynamaya gelmişti. "Lili!" Dedi Niliüfer. Dili dönmediği için ona herzaman lili diyordu.
Sanki yıllardır görüşmemiş gibi birbirlerine sıkıca sarıldılar. "Oyun oynayalım gel!" Dedi Nilüfer kızın kolundan çekiştirerek. İçeri girdiklerinde kocaman bir salon ve iki yana açılan merdivenler karşıladı lilith'yi gözleri salonun hemen ortasında olan kocaman avizeye takıldı. Gözleri parladı. Burası çok büyüktü.
Nilüfer'in odasına varlıklarında içeride çok sayıda oyuncaklar vardı. Küçük lilith için burası cennet gibiydi.
Uzun süre oyun oynadılar kocaman odanın içinde. İlk önce evcilik oynadılar. Sonra saklambaç, en son ebelemeç oynadılar. Kahkahalar odada herseferin de daha yüksek çıkıyor du. Birden lilith durdu ve nilüfer'e döndü. "Çok çişim geldi." Geldi tutmaya çalışan çocuk gibi. "Tuvalete gidip gelcem." Dedi ve hızla odadan çıktı.
Küçük kız bir süre kocaman olan eve boş boş baktı. Tualet neredeydi acaba? Odalara teker teker bakarken kocaman olan bir kapıya yöneldi. Kapı hafiften aralıktı. İçeride yaşlı bir erkeğin bir başka adamla tartışmasını duydu kız. İstemesede ikilinin arasından geçen konuşmayı merakla dinledi.
"Saçmalama Turgut!" Dedi sertçe genç adam. "Bunlar yüzünden başın belada!" Diye cümle ekledi yine. Yaşlı olan Turgut diye geçirdi içinden lilith. Turgut'un sıkıntılı nefes verdi. "Bilmiyordum Mehmet! Bu kadar büyük bişey olduğunu bilmiyordum!" Diye bağırdı Turgut.
Mehmet yani genç adam. Oda bir sağ bir sola döndü. "Bunu kimse bilmemeli." Diye homurdandı ardından. Birden sertçe arkasını döndü ve turgut'un yüzüne sertçe baktı "kimse!" Dedi sertçe.
Turgut'un buruşuk elleri yüzüne bastırdı. "Peki bu sırrı nereye saklıcaz!" Dedi Mehmet'e yükselerek. Mehmet ise gözlerinden ateş çıkarıyordu. "Sik, sik şeyler yapmadan önce düşünseydin abi!" Dedi Mehmet.
Mehmet hızla ahşaptan olan masanın üzerinden bir dosya aldı ve turgut'a bastıra bastıra gösterdi. "Bu şey her şeyi, tüm mal varlığını siker atar!" Dedi dosyayı elinde sertçe sıkarken. Anlındaki damarlar ortaya çıkmıştı sinirden. Turgut ise başını öne eğmiş birşeyin suçluluğunu yaşıyordu. Mehmet kapıya yaklaşacağı sırada tekrar Turgut'a döndü. "Dua et yasin öğrenmesin!" Dedi.
Derin nefes aldı ve sakinleşmeye çalıştı durduğu yerde Mehmet. "Bunu hakkari'de köyde olam neneme vereceğim kimse bulamaz." Diye mırıldandı. Turgut kafasını kaldırdı ve kaşlarımı havaya kalktı. "Ayşe nineler mi? Şertuh köyünde olan ninenin?" Dedi şaşırmış gibi. Bir adım yaklaştı Mehmet'e "Ne karıştırıyorsun? Yıllardır sen ona küs değilmisin Mehmet." Dedi sordu şüphe içinde.
"Küs olabiliriz ama arkamdan bıçaklamayan tek kişi ayşe ninedir." Dedi Mehmet kendinden emin bir sesle. "Sana bile güvenmem ama ona güvenirim." Gözlerini kısan Turgut en sonunda geri çekildi.
Çalışma odasından çıkmak içinde kapıya yürürken. Kapının aralığından dikkatlice dinleyen küçük kızı fark ettiğinde kaşlarını çattı. "Siktir..." diye mırıldandı Mehmet. Bu sırrın ne olduğunu 2 kişi nerde sağlanacağını 4 kişi bilecekti. Tabii kızı ortadan kaldırırlarsa 3 olacaktı...
