3. bölüm · Saha Çizgilerinin Ötesinde
Bölüm 3-Yavaşça Gelen Siyahlık
O an aklıma başka bir şey geldi.
Atlas benim evimi nereden biliyordu ki?
Daha önce evime geldi mi ki?
Hayır. Gelseydi evden geri çıkamazdı.
Bir yerde mi duymuştu?
Hayır. Daha önce hiç bir yerde adresimi söylememiştim hatta en yakın arkadaşım Lina bile evimi bilmiyordu.
Peki nereden biliyordu ki?
Nereden duymuştu?
Bunu ona sormalıydım.
Ama annem teyzemlerde olduğumu söylemişti.
Bu olayı ve kimin bu abur cuburları verdiğini bilmediğimi sanıyordu Atlas.
Ama nereden biliyordu ki.
Bu çocuk benim soyadımı bile bilmez.
Adımı da sırf zorbalamak için kullanır.
Bi yerde duymuştur?
Evet evet öyle olmuştur.
Boşver Arelia.
Abur cubur şölenime yeni abur cuburlar eklenmişti.
Hem de bedavaya.
Gerisi önemli miydi?
Hiç de bile!
Peki yarın bana nasıl davranacaktı ki?
Yine zorbalayacak mıydı yoksa daha ılımlı mı yaklaşacaktı?
Offf kafam doldu...
Bu sorularla yarına kadar bekleyemezdim.
Ona bu olayı bugün soracaktım.
Ar=Arelia At=Atlas
Ar: Evimize gelmişsin?
At: Buluşalım. Anlatacağım.
Ar: Uzağa gidemem. Olayı annemden duymuşsundur.
At: Evinizin önündeki parkta görüşürüz.
Ar: Hazır lafı açılmışken
Gitmesin diye sonraki mesajı sonra yazarım diye düşündüm.
At: Buluşunca söylersin
Ar: Lan bi dinleseydin?
At: Bay bay
Ar: Gıcıksın
Ar: Hem de çok
Ar: Gerçekten gittin mi?
Ar: Gitmişsin Allah'ın cezası!
Ne giyecektim ki ben?
Nasıl durmam gerekiyordu ki?
Asıl sorun bu ağrının içinde nasıl ayakta duracağım?
Amaan, diye düşündüm. Salla gitsin.
Ağrı kesici alıp çıkacaktım.
Planım bu kadar basit ve uygulanması rahat bir plandı.
İşimiz 30 dakikayı geçer miydi ki?
Geçerse vay halime.
Geçmez ya.
Niye geçsin ki?
Çantama ağrı kesiciden birkaç hap attım yine de.
Benim planım basitti; Gitmek, evimi nereden bulduğunu öğrenmek, gitmek.
Parka gittim.
Altımda siyah ispanyol paça pantolon üstümde de mor bir kazak vardı.
Atlas'ın üstündeyse siyah hafif bol bir kot pantolon ve mavi bir kazak vardı.
Hass çiftiz de couple kombin yapmışız gibi duruyorduk.
Atlas beni görünce hiç şaşırmadı.
Tam tersine gülümseyip el salladı.
Her şeyi beraber planlamışız gibi.
Ben de el salladım ama ben sırıtmıyordum.
Yakınıma gelince "Neden böyle giyindin?" dedim.
"Sen giyinmezsin diye?"
"Ben de sen giyinmezsin diye!"
"Pişti olmuşuz işte kötü mü?" dedi gülerek.
Omzuma yavaş bir yumruk attım.
"Kötü" dedim.
"Pizza ciddileş artık!"
"Bana pizza demeyi bıraksan mı artık?"
"Ama neden çok yaratıcı"
"Sırf yarı rus yarı ispanyol olduğum için öyle demen biraz acımasızca değil mi?"
"Mavi Kıvılcım nasıl?"
"O nerden çıktı?"
"Gözlerin mavi ya, ordan"
"Yok almayayım"
"O zaman pizzadan devam"
"Neyse sen beni niye çağırdın?"
"Sen bana niye mesaj attın?"
"Soruma cevap bekliyorum."
"Soruna cevap vermek için buradayım"
"ChatGPT misin sen ya"
"İstesem olurdum"
"Konuyu dağıtma."
"Tamam ya. Reglken daha acımasız oluyormuşsun"
"Neden bizim eve geldin ki sen"
"E bugün alışverişe gidecektik ya"
"Lan okula gelemiyosam ya hastayımdır ya yorgunumdur."
"Ama söz verdin"
"Bana bak Atlas sözümle birlikte seni de çiğnemeyeyim burada."
"Sözünü çiğniyorsun yani"
"Aynen öyle sakız gibi bak" diyip ağzımdaki sakızı gösterdim.
"Ama geleceksin"
"Yav he he"
"Ne zaman geliyorsun?"
"Reglim bitince"
"Ne zaman bitiyor"
"Haftaya pazartesi"
"Tamam"
"Bi de sen niye bana bir sürü abur cubur aldın ki"
"Almamalı mıydım"
"Hayır abur cubur tabii ki severim özellikle beleşse"
"O zaman sorun ne"
"Sorun bunu bana getiren kişinin düşmanım olması"
"Biliyorsun ben bunu çok ciddiye alıyorum"
Atlas'ın bu dünyada en çok korktuğu şeylerden biri regl olan kadınlar olmalıydı.
Belki de bunun için onu suçlayamam.
Sonuçta reglken ona aşırı sinirli davrandığımı biliyorum.
Ama bu kadar abartmasının altında başka bir neden olmalıydı.
"Neden bunu bu kadar ciddiye alıyorsun ki"
"Çünkü reglken bir kadınla tartışmak istemem."
"Sen regl mi oluyorsun ki"
Demek istediğini anlamıştım ama bunu demek istemiştim.
"Hayır regl olan bir kadınla tartışmak istemem"
"LAN SEN KIZMISIN Kİ REGL OLUYON"
"Ne demeye çalıştığımı bildiğini biliyorum yani uzatma"
"Sen de hiç şakaya gelmiyorsun be"
Bir süre sessizlik içinde parktaki kedileri falan izledik.
Sessizliği karın gurultum bozdu.
Acıkmıştım...
"Açsan yemek yemeye gidelim"
"Yok, istemez" İSTERİM ATLAS AL GÖTÜR BENİ SENİ YEMEYEYİM
"Gel bak yeni açılan suşi restorantına gidelim"
"En sevdiğim yemek"
"Biliyoru-"
Bir şey duymamış gibi davrandım.
"Niye bu kadar sessiz konuşuyorsun ki?"
"Boşver duymadıysan daha iyi"
"Nasıl duyayım duymadım tabii ki"
"Gidiyor muyuz"
"Yok" EVET GİDELİM
"Tamam gel"
"Gelmicem"
"Gel yoksa ben getirtirim"
"SAKIN DENEME"
"Geliyor musun getirteyim mi"
"Gelmiyorum"
Bir anda gözlerim kararmaya başladı.
Açlık başıma vurmuştu.
Gözlerim buğulanmaya başladı.
Yere çöktüm.
Açım.
Ama bunu söyleyemecek kadar da salağım.
Atlas eğildi.
Beni kucağına aldığını hayal meyal hatırlıyorum.
En son gördüğüm şey Atlas'ın mavi kazağıydı.
Sonra gözlerim yavaşça siyaha bulandı.
ŞİMDİYE KADAR OKUYAN CANIM OKURLARIM PLAYLİST FALAN YAPAYIM MI KİTAP GÜZEL Mİ İLERLEYEN BÖLÜMLERDE NELER OLSUN YORUM BELİRTİRSENİZ COKKK SEVİNİRİM LÜTFEN BEGENİN ETKİLESİM VERİNN🌟🙈⛸️🌠🕯️🫶🏻
