Şafak Gecenindi kitap kapağı

3. bölüm / 8

Şafak Gecenindi

1.Bölüm: Gerçekler

Vaveyla Yazarı: Bugooo liiii

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 1.Bölüm: Gerçekler

~MARDİN 2023| TERCİH ZAMANI~
9 AĞUSTOS ÇARŞAMBA
Bazı sabahlar vardır; insan hayatının dönüm noktasıdır. Benim için de o sabahlardan biriydi çünkü bugün üniversite yerleştirme sonuçları açıklanacaktı. Tabi kii bundan ne babamın, ne de kardeşimin haberi var, yine de anneme söylemeye gideceğim çünkü annem de benim gibi bunu çok isterdi.
Hazırlandıktan sonra hafif bir parfüm sıkıp, odamdan çıktım. Konak yine hararetliydi. Kardeşim Süleyha, pardon...Sulayha 16 yaşındaydı. Buna rağmen sevgili yapıyordu, çapkın seni. Sürekli kavga ediyorlardı, ne kadar uyarsam da dinlemedi. Neyse, zaten o hep başına buyruktu.
Tek bu da olsa yine iyi ama halamların benim dedikodumu yapmak dışında bir işleri yoktu. Hepsi kırkına gelmiş, bana koca arıyorlardı; evde kaldığımı söylüyorlardı halaa... önce sen kendine bak.Neyse ki babam daha uyanmamıştı, sessizce çıkarım diye düşünmüştüm ta ki Nesibe Halam arkamdan seslenene kadar...
"Kız, saat sabahın sekizi...Sen nereye gidiyorsun böyle süslenmiş, yoksa birine mi hazırlandın?" Deyince üçü birden gülmeye başladı. Neyseki onlarla uğraşacak zamanım yoktu, yoksa onlara hadlerini bildirirdim. Bende ona karşılık olarak
"Nesibe hala; en azından ben kırkıma geldiğim hâlde hâlâ evlenmeyip, burda bütün gün oturup milleti kesmiyorum." Dedim ve ekledim
"Ha bir de... Bir yere falan gitmiyorum, hava alacağım. Haydi selametle." Deyip konağın kapısını yüzlerine kapattım.
Korumalar ne kadar ısrar etse de kendi aracımla gideceğimi söyledim. Babama haber vereceklerini söylediler; söylesinler, selamı mı da söylesinler. Neyse bu hala faciyasından az da olsa kurtulmuştum. 15 dakika sonra annemin yanına yani mezarlığa gelmiştim.
Annem üşür diye ona bir örtü almıştım o hep üşürdü,bana böyle denilmişti, çünkü ben hatırlamıyordum.
Örtüyü serdikten sonra yanına içimi dökmek için oturdum ama ağzım açılmadı, ağzımı geç; dudaklarımı kıpırdatamadım. Oysa o benim annemdi, bu kadar zor olmaması gerekiyordu değil mi? Kendimi toparlayıp konuşmaya başladım.
"Anne..." Dedim. Sustu.
"Anne, ben bugün üniversite tercih sonuçlarımı öğreneceğim. " Dedim. Sustu.
"Babamlara söylemedim. Anne,babam seni benden koparan,senin koynundan alıp bu mezar taşına muhtaç edenlere gelin yapmaya çalışıyor. Şu saçma kan davası bitsin diye." Ekledim
"Merak etme, annem. Ben seni buraya bırakanların evine girmem."dedikten sonra gözümden bir damla yaş düştü bunun anlamını biliyordum.
Hemen annemin yanından kalkıp "Ben şimdi gidiyorum, seni ara ara ziyaret edeceğim ne kadar uzak olsam bile." Deyip oradan hızlıca uzaklaştım.
Arabamla yavaşça yolda ilerliyordum ve bir yandan da hafif bir rüzgarla saçlarım savruluyordu.Bir yandan da "Mavişim" şarkısına eşlik ediyordum.
Bir anda küçüklüğümden aklıma geldi.
Çocukluğumdan beri; iki çift mavi göze âşıktım ama o iki çift gözün sahibini hatırlamıyordum.Aradan yıllar geçmişti, normalde unutmazdım böyle şeyleri... Yanlız geçirdiğim bir kaza sonucu çocukluğumda annem dahil herşeyi unutmuştum.Kazayı nasıl geçirdiğimi bile anlatmıyorlardı bana.
Evet, annemin yüzünü fotoğraflardan biliyordum ama sesi... İşte o hiç yok.
Ne kadar o gözlerin sahibini hatırlamasamda;arada hiç görmemişim gibi hissetsemde bulacağıma inanıyordum.
Bir anda beyninde şimsekler çakmış gibi oldu. Gözüm karardı ve bir görüntü belirdi, bir çocuk siyah saçları,esmer teni vardı. Tam birşeyler söyleyecekken görüntü gitmişti. Gözümün önündeki sis dumanı gittikten sonra kendimi sarstım.
O çocuk kimdi ve neden onu görmüştüm?
2009
"Ya peşimi bırak!" Konaktan koşturma ve bağırış sesleri yükseliyordu
"Yoox öyle bişey sarı gız! Dediğimi yapana gadar beyle govalıyacaam seni!" Leyal ile Aktan konakta koşusturuyorlardı ve arkadan bir ses yükseldi:
"Hayde yemek hazırdır, gelin hep bırlıkte yiyelim."
"Anneeee! Söyle bu kara kaşlıya benim peşimi bıraksın artık yaaa!"
"Gülbahar teyze, söyle bu gızına dursun hele! Süreklı onun peşinden mı goşacaam ben yahu?"
"Ben size garışmıyam vallah, kendı aranızda anlaşın." Deyince Gülbahar hanım yanlarından uzaklaştı.
"Tamam, pes ediyem, sen gazandın sarı gız!" Deyip Aktan kendini taş mermerin üzerine attı.
"Kaybettin ki, kaybettin ki! Ben kazandım işte, ben kazandım, yaşasııın!" Samira'nın sevinç dolu sesleri duyuluyordu.
"Leyal, otur artık yahu, başım döndü beyle!"
"Nolduuu? Kara kaşlı kazanamadın diye küstün mü yoksaaa?" Deyip dilini gösterince Aktan ayağa kalkıp, Leyal'in gözlerinin içine baktı ve tam konuşacakken vazgeçip Leyal'i kucağına aldı.
"Yeter bu gadar şamata be! Yürü, yemek yemeya gidiyıx!"
Günümüz
Bir tepe durmuş, boş gözlerle etrafa bakıyordum. Tercihlerim açıklanmıştı ama bakmaktan çok korkuyordum. Polimi Online Services sitesine girdiğimden korkudan giremiyordum en sonunda enter tuşuna bastım. Gözlerim satırlara gezinmeye başladı gördüğüm yeşil
"ELIGIBLE AND SELECTED" yazısıyla sevinçten bilgisayarı az kalsın fırlatacaktım. Heyecanım yavaşladığında gözüm alttaki 'Accept the Admission'. Butonuna takıldı. Tıkladığımda somut olarak kabul edildiğimi destekleyen bir kanıttı.
Galiba hiçbir şey bir rüya değildi.
Hatta fazlasıyla gerçekti.
Karşıma ilk dönem harcımın ilk taksidi çıkmıştı. 180 euro istiyordu. Parayı hiç önemsemeden kredi kartımı çantamda aramaya başladım.
Ekranın altında kırmızı bir uyarı vardı. "Please make sure you have completed your pre-registration application through the Universitaly portal for your visa processing to begin" Ön kayıt başvurusu yapıp yapmadığımdan emin olmamı söylüyordu ve ben yapalı çok olmuştu. Harcı ödemem için beni "PagoPA" yani İtalya'nın ödeme sayfasına yönlendirmişti. Para biraz fazlaydı ama limit olduğuna emindim. Bilgileri girip onayladım. Ekran şöyle bir yazı belirdi.
"Payment Successful" ödeme başarılı. Babama illa güzel bir açıklama bulacağına emindim.
Tam kendimi Milano sokaklarında hayal ediyordum ama o anda bir telefon gelmişti ve bu Aktan'dı.
Telefonu açmaktan korkuyordum ama çok da merak ediyordum. Cesaretimi toplayıp telefonu kulağıma doğru yaklaştırdiğımda ellerin titremeye başlamıştı duyduğumla birlikte telefon elimden düşmüş, dilim tutulmuştu. Aktan konuştuğunda sustum.
"Cuma günü seni istemeye geliyoruz, fazla uzatmaya gerek yok." Diyerek yüzüme telefonu kapatmıştı. İleri Bir an vaktim olduğunu sanmıştım, düşündüm fakat bugün Çarşamba idi, onlar cuma günü gelecekti yani 2 gün sonra 2 gün sonra...
Detay
Şöyle bir detay vereceğim neden evlenmek zorunda diye soranlar olacaktır.Şöyle ki leyal'in babası diğer aşiret liderleri gibi merhametsiz olmadığı için can almak istemiyor. Bu yüzden aslında onun da aklında Aktan'ı kendi evine almak vardı ama kızının fikrini merak ediyordu.
***
Evet,yanlış duymuştum.Kesinlikle yanlış duymuştum ya da kabus görüyordum.Kendimi sarstım,gerçekliğinden emin olmak için Aktan'ı tekrar aradım.Çaldı, çaldı ve çaldı açmadı.
Daha şimdi Milano hayalleri kurarken bunun derdine düşmüştüm. Neyse herhalde yanlış duyduğumu düşünüyordum ki telefonuma bir bildirim düştü, kasıldım.Babamdan gelmişti ve bana cuma günü nişanlanacağımı söylüyordu.Mesajın devamına bile bakamamistim direkt telefonu fırlattım.Evet,telefonu uçurumdan asağı atmıştım neyse en azından içindeki stresi bununla atmıştım,hayır tabii ki geçmemişti.Hızlıca konağa gittim çünkü evde değildim ve bu işin olmaması gerektigini babama anlatmam lazımdı,er ya da geç...
AKTAN
Gerçekten bir kaç saat önce leyal'i arayıp cuma günü onu isteyeceğimiz söylemiştim,bu şaka gibiydi çünkü ben Leyal'e yıllardır aşıktım.Bu onu büyük ihtimalle hiçbir zaman öğrenemeyecekti çünkü o benden nefret ederdi ve bu hep öyle olacaktı.
O aslında Samira ismini severdi çünkü ona bu ismi annesi koymuştu ve biz o insanı ondan koparmıştık ve ben ona hep Leyal diyecektim
SAMİRA
Hızlıca arabamı park edip gürültüyle konağın kapısını açtım. Halamlar arkamdan birşeyler söylüyorlardı,ben hiçbirini duymuyordum çünkü tek derdim babamla konuşup bu işin olmasını engellemekti.Babamın çalışma odasında olduğunu öğrenmiştim, gidip kapısını tıkladım ve içeriden hiçbur ses gelmemişti yavaşça içeri girdim kapıyı kapattigimda babamı annemin resimlerine bakarken gördüm.Bu çok garipti çünkü ben babamı ilk defa ağlarken görmüştüm.Yavasça babamın yanına doğru ilerleyip dizlerinin önüne çöktüm,dizlerime başımı koyduğumda babam annemin fotoğrafını bırakıp benim başımı okşamaya başlamıştı.Kalkıp babamın yanına oturdum ve babam bana annemin hep söylediği o niniyi mırıldanmaya başladı:

"Lorî lorî lorîka min,"
"Keçika min, delala min."
"Tu roniya çavên min î,"
"Şêrîna min, berxika min."

Hıçkırdım.

"Ez qurbana bîbika çavê te me,"
"Tu dermanê dilê min î."
"Lorî lorî berxika min,"
"Hema rake, roniya min."

Gözlerimden bir damla yaş düştü, yavaşça başımı kaldırıp babama sımsıkı sarıldım.Bu ninniden sonra ben nasıl babamın dediğine karşı çıkacaktım, işte onu hiç bilmiyordum.
AKTAN
10 AĞUSTOS/PERŞEMBE...
Bugün ne yapacağım,hiç bilmiyordum.Çok heyecanlıydım çünkü leyal evlenmeyi kabul etmişti.Sadece evlenmeyi değil nefret ettiği adamla evlenmeyi kabul etmişti.Bugün hazırlıkları tamamlayıp yarın istemeye gidecektik.
Yavaşça odama doğru gittim ve dolabına yöneldim.Belki beni sevmezdi ama en azından nefrette etmezdi değil mi?
SAMİRA
"Sözümü tutamadım,özür dilerim anne." Annemin mezarına gelmiştim.Ondan özür diliyordum çünkü sözümü tutamadım beni bu mermere muhtaç edenlerin evine giricem,belki de girmicem.Aklimda bir plan vardı sonuçta bizim ocağımızdan bir can alınmıştı ve bu bizim kan hakkımızdı.O halde onu evine iç güveyisi alacaktım, görünseler ocaktan can almak nasıl birşeymis o Karabeyler.

~11 AĞUSTOS CUMA~
Sabah o nefret uyandıran alarm sesiyle uyanmıştım,basladı bizim mesai. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkamıstım.O an bir bildirim düştü telefonuma, yavaşça uzanıp gelen bildirime baktım gelen bildirim Gülce'den di. Dün gece ağlayarak onu arayıp herşeyi anlatmıştım, o benim kaç yıllık arkadaşımdı ve 2. Sınıf hukuk öğrencisiydi.
Bugün benim için Mardin'e gelebileceğini söylemişti,tabii ki mutluluktan havaya uçmustum.İlk uçakla konağa gelmişti onu en güzel şekilde karşıladım ama ilk gördüğümde Gülce'yi tanıyamamamıştım kumral saçları,mavi gözleri ve bembeyaz teniyle adeta bir manken gibiydi sanırım lezbiyen olacaktım.
Gülce ile oturup sohbet ediyorduk,odanın kapısı caldı ve babam seslendi "Kızlar girebilir miyim?" Dedi. Bende müsait oldugumuzu soyleyince odaya girdi ve Gülce' ye benimle birşey konuşacağını söyleyince Gülce odadan çıkmıştı ve babamla tek kalmıştık.Babam direkt konuya girdi "Kızım emin misin? Evet ben seni zorluyorum buna, mecbursun ama gözüm açık seni düşmanımın çocuğuyla evlendirmek istemiyorum." Dedi bende babama "Evet eminim,seni böyle zor durumda bırakmam.Ne gerekiyorsa yapacağım."dedim ve o an babam bana sarıldı ve teşekkür edip odadan çıkmıştı.
Babam çıktıktan 1,5 saat sonra saat 16.00 civarları kapı çalındı, içeri 1.90 civarında boyu,esmer teni ve masmavi gözleriyle dikkat çeken Aktan Karabey girmişti, hatta 1.90' ı geç kesin bir 1.95'i vardı.Yanında babası Koral,annesi Narin,amcası Boray,amcasının kızı Şeyma ,amcasının karısı Mehsa ve aşiretin diğer yakınlarıyla beraber içeri girdiler. Onları karşılayıp hemen mutfağa kaçmıştım.

Babamlar bir o kadar birbirlerinden nefret etseler de birbirleriyle konuşuyor,anlaşıyorlardı. Söylediklerine kulak misafiri olmuştu. Aktan inşaat mühendisiydi,belki de benim okumamı destekleyebilir. Bunları düşünüp kahveyi yaparken Gülce'de yanımdaydı bir yandan benim üzerime çeki düzen veriyordu .Üzerimde gece mavisi renginde bir elbise, ayağımda beyaz bir topuklu ve boynumda da inci bir kolye vardı.Onun üstü ise herzaman ki gibi siyah takım elbiseydi doğruyu söylemek gerekirse bu ona çok yakışıyordu.
Kahveleri yapıp babamların yanına götürdüm ilk babama sonra digerlerine uzattım ama en son damat beyinkini. Çünkü onunkini bolllll tuzlu yapmistim. İlk yudum aldığında hiç tepki vermemişti oysaki yüzünü eksitip kusmasını bile istiyordum. Herkes kahvelerini içmişti ve Koral Ağa söze girdi:
"Evet sebebi ziyaretimiz belli Allahın emri peygamberin kavliyle demeden önce bu kan davasından dolayı birşey demek istiyorum... " dedi ve ekledi
"Gelin kızımızın kan davası için istediği birşey var mıdır?"diye babama sordu,babam bana dönmüş cevap bekliyordu ağzımdan çıkan bir kelime için bekliyorlardı ve konuştum
"Evet,siz benden annemi aldınız bende ne kadar zorla bir evlilik olsa da kendi istediğimi yapıcam çünkü bu bizim canımız."
"Oğlunuz Aktan'ı eve iç güveyisi olarak istiyorum." Herkes dediğimde biz kesmişti çünkü kimse bunu gururuna yedirememisti Koral Ağa söze girdi "Bak kızım bizim bi-" dedi böldüm "Aması falan yok ya evet diyorsunuz konu bitiyor ha ya da hayır dersiniz, o zaman iş değişir."
Herkes buz kesmişti çünkü ben fazla ciddiydim ve Aktan 'a yapacağım işkenceleri düşünüp zevkleniyordum Koral Bey tam birşey diyecekken Aktan araya girdi ve "Kabul ediyorum cana can." Dedi garip gelmişti, yazık daha ona ne yapacağımı bilmiyordu.
İlahi bakış açısı
Yanındakiler kabul ettiğini görünce Aktanla konuşmaya calismislardı fakat Aktan kararlıydı,sonuçta o kabul etmisti ve gururunu dusunmuyordu.
"Peki..." Dedi Aktanlarin tarafı
"Başlıyorum o zaman." "Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınız Samira Leyal'i oğlum Aktan'a istiyorum ya da veriyorum." Deyip kahkaha atmıştı.
Bu adam Aktan'ı sevmiyor muydu?
Süleyman Ağa dedi ki "Ben vericem mecburi ama kızımın rızası var mı,önce ona soralım."
Süleyman Ağa "Kızım rızan var mı,istiyor musun?" Diye sordu Süleyman Ağa
Samira'da "Evet,baba rızam var " dedi.
Süleyman Ağa da "Bende verdim o zaman." Dedi.
Aktanla yanyana durmuştu, fazla yakındık. Yüzükleri parmağımıza takmışlardı, "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek yüzükleri kesmişlerdi. Artık bir nişanlım vardı ve bu insan sevdiğim değil annemi benden alan adamın oğluydu.
SAMİRA
Evet,bir kaç saat önce nişanlanmıştım.Artık Aktan benim nişanlımdı ve ilerdeki kocam. Ondan nefret ediyorum çünkü babasından bir farkı olmadığına eminim. Beni istemeye geldiklerindeki bakışlarından belli zaten öyle olduğu.
Gittiklerinde beri yatakta dolanıp duruyordum. Gülce'ye yazıp,uyumadiysa yanına gidip dertlesmeyi düşündüm yan odamdayı ve hiç ses gelmiyordu.Mesaj attım.
Bekledim,bekledim ve bekledim...
Yazan olmadı. Bende kaç saat olduğunu bilmiyorum ama saat 20.00 cıvarlarına kadar yatmıştım.
Kalkıp elimi yüzümü yıkadım ve bir an Sulayha'nın yanına gitmeyi düşündüm çünkü nişanımda hiç odadan çıkmamıştı.Tam odasına doğru gidiyordum ama babamın beni çağıran ıslığını duyunca odadan uzaklaşıp babamın yanına doğru ilerledim...
AKTAN
11 AĞUSTOS/CUMA
Şu an sevdiğim kadınla nişanlaniyordum ama onun yüzündeki nefreti gördükçe daha da yutkunuyordum. Ne de olsa sevgi içinde nefreti de barındırır dı dimi? Belli ki bizim nefretin içinde bile sevgi kırıntısı bulunamayacaktı.
Arada bir ona baktığımda sadece bana attığı nefret bakışlarını görebiliyordum ve bu benim için bir maçı 100-0 bitirmek ten daha kötü bir duyguydu.
Beni evine iç güveyisi istediğini duyduğumda çok şaşırmıştım ama bir yandan da yapacağı hamleyi beklediğim için çok büyük düşüncelerde vardı aklımda ve bu aklımın ucundan geçmemişti.Yine de kabul ettim, en fazla ne olabilirdi ki dimi?
Yüzüklerimiz takılmıştı yanyanaydı ve çok heyecanlıydım.Demek ki bu böyle birşey oluyormuş. Hani kalbim yerinden çıkacak derler ya bu işte o duygunun tamı tamına birebir aynısıydı.
SAMİRA
Babamın yanına gitmiştim bana nasıl olduğumu falan sormuştu,bişey var sanıp ödüm kopmuştu yaaa. Neyse sonra aşağı mutfağa inip kendine kahve yapıp terasa çıkacaktım ki ortanca Halam Nahide bana seslendi
"Kızzz yüzünü gören cennetlik neredesin sen bu saate kadar?"
Dedi ve saat 20.32'ydi gayet normal bir saat bu günden sonra...
"Bişey yok hala uyuyordum." deyip terasa doğru yöneldiğimde
"Kız bu kadar sa-" dediğinde lafını bölüp
"Basım ağrıyo terasa cikiyorum kimse gelmesin." Deyip yukarı çıktım,kimseyle uğ-ra-şa-maz-dım.
AKTAN
11 AĞUSTOS/CUMA
Bugün herşey çok farklıydı parmağımda bir nişan yüzüğü ile geziyordum ve bu çok garipti çünkü ben normalde tek bir takı bile takmazdım ama bunu kendi isteğimle ve mutlulukla taşıyordum.
Saat 20.26 sularıydı dışarı çıkmak için hazırlamıştım, odamdan çıkıp ilerliyordum ki amcamın bana takıntılı kızı Şeyma' nın ana doğru ilerlediğini gördüm.Boyu uzundu yani 1.78 civarlarındaydı, siyah saçları ela gözleri ile dikkat çekiyordu ama benim tek önemsediğim kız karım olacak Leyal'di ve bu hiç değişmeyecekti. Konuşmamak için hızlı adımlarla ilerliyordum ki önüme çıkıp yolumu kesene kadar.
Bana uzanıp:
"Bak yakan katlanmış gel onu düzeltiyim." diyordu ki hemen ondan uzaklaşıp
"Boşver Şeyma."dedim ama dinlemedi.
"Ayyy sen benden bu kadar uzak olunca ben üzülüyorum ama..."diyip yüzünü ağliyacakmiş gibi bir moda soktu bende:
"Zaten sana hiçbir zaman yakın değildim." deyip ondan uzaklaşıp dışarı çıkmıştım çünkü yıllardır benden nefret eden adamın masasına oturup yemek yemiyordum.
Kendi paramı kazandığımdan beri hep dışarda yemek yiyordum.Neden mi o adamın evinde kalıyordum 1.si Annemin o evde olmasıydı 2.si o babam denilen adamın benim evden ayrılmama izin vermemesiydi.Babam demesekte olur Koral bey yıllardır annemi aldatıp iğrençler şeyler yapan bir adamdı.Bu Koral Bey'in bir kardeşi de vardı heh o da Boray Bey babam kadar ondan da nefret ediyordum ikiside eşlerine yapmadıkları kalmamıştı el kaldırmak dışında.
Ne kadar berbat insanlar olsalarda bunu yapmayı adamlıkların yakıştıramıyorlarmış ama eşi yani yengem Mehsa ablayı hep severdim çok tatlı kadındı bana hep 2. Çocuğu gibi bakardı.Aslında Seyma'yı da severdim ama onun düşündüğü gibi değil ben kardeşim Boran nasılsa onu da öyle görüyordum. Neyse bunları düşünürken Mardin'in seyir tepesinden simidimi elime almış yiyordum genelde buraya sadece çatışma için gelirlerdi neyse ki bugün öyle birşey yoktu.
Bunları düşünürken bir anda telefonum çaldı Leyal arıyordu. Heyecandan elimdeki simidi düşürmüştüm hemen yerden alıp 3 kere alnıma ve dudaklarıma bastırıp peceteye sarıp kenara koydum ve telefonu açtım. Şöyle bağıran bir ses gelmişti.
"Salak ben kaç saat senin telefonu açmanı mı beklicem!" Bir an telefonu refleks olarak kulağından uzaklaştırdım. Leyal'in tam tersi olarak ona sakin bir şekilde "Sen arayınca şaşırdım da , senden beklen meyecek hareketler bunlar." diyerek hafif bir kahkaha attım.
O sınırlı ses tonunu hiç bozmadan bana cevap verdi.
"Hahaha bugün ki isteğimden sonra hâlâ hayatta mısın diye merak etmiştim." Diyip benim attigimdan daha büyük bir kahkaha attı. Açıkçası bunu bütün gece düşünmüştüm beni kendi evlerine iç güveyisi alarak bana ne yapmayı planlıyordu acaba? " Merak etme senin o güzel yüzünü görmeden gider miyim hiç..." diyip dalga geçer gibi bir kahkaha atmıştım. Kimse görmeden,kimse görmeden.
O an nasıl bir bakış attığına bile emindim.İlk önce sağ kaşı sonra da sol kaşı kalkıp bütün deliklerini şişirmiş ve sol elini beline koymustu sanki onu tanıyordum,ne kadar uzun zamandır doğru düzgün görmesem bile...
Bir anda bağırmaya başlayınca kendime geldim.
"Hahaha çok komiksin sen bugün fazla enerjiksin galiba." Demişti bende "Seni gördüm daha iyi oldum."
Deyince sustu, sustu ve sustu.
"N-nasıl?" Dedi ve bir anda yine bağırdı "S-sen beni nasıl görüyorsun!" Dedi şaşırmıştı ama çok ta yanlış anlamıştı çünkü şehir tepesinden onların konağın terası gözüküyordu ve o terasta oturuyordu yani oraya aslında bilerek gitmemiştim sadece bir tesadüftü. Etrafına bakmaya başladığında beni tepede görmüştü.Yüz hatlarını tam secemiyordum ama sinirlendiği belliydi. Telefonu yüzüme kapatim hızlıca terastan inmeye başladı,buraya gelmezdi dimi?
SAMİRA
Beni izlediğini gördüğümde deliye dönmüştüm ve tabii ki onun olduğu yeri basacaktım.Hızlıca kimse görmeden konaktan çıkıp arabama bindim,ONU ORAYA GÖMECEKTİM.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

791okunma 137beğeni 15yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18