9. bölüm · Sadece zamana bırakılan bir karar

8. Bölüm düşüş

Hazal Kurt

Sabah saat 13.34 geçe uyanmıştım. İhtiyaçlarımı karşılayıp mutfağa doğru yol aldım. Kahvaltı olarak mısır gevreği yapıp yedim. Bugün ful evde vakit geçirmek istiyordum. Bilgisayarımı aldım ve iş ilanlarına baktım. Bir tane bulmuştum. Restoranta garsonluk. Hemen numarayı aradım.
“Buyrun.”
“Merhaba, ben iş ilanınızı gördüm.”
“Eee?”
“Ben çalışmakmak isterim tabii siz kabul ederseniz.”
“Tamam yarın bu saatlerde gel işe başla.”
Hayır yarın olmaz yarın mezuniyet partisi var.
“Şey yarın gelmesem Olurmu yarın önemli bir işim varda.”
“Tamam.”
Telefonu yüzüme kapattı. Neyse bilgisayardan dizimi izlemeye devam ettim… akşam saat 18.45 di kendime bir şeyler yaptım. Kremalı makarna yapıp yedim. Saat 19.34 dü canım sıkılıyordu. Ne yapsam ne yapsam diye düşünürken. Makyaj yapmak istemiştim hem belki zamanda geçerdi hemde yarınki makyajım bu makyaj olurdu. İnternete gümüş renginde ve lacivert renkli bir makyaj araştırdım. Ve buldum çok sade değildi ama abartılıda değildi. Hemen yapmaya başladım. Makyaj şöyledi: lacivert farla çekilmiş bir Eylenirdı göz kapağının bulunduğu yerde altın sarısı simli bir fardı. Göz pınarlarının bulunduğu yer siyah bir eylenirdı. Gözün altında bulunan bir yer varya sürme sürülen yer. Ortası lacivert diğer yanları siyahtı. Bunu yaptım ve beğendim açıkçası… biraz zaman geçince duşa girdim saat 22.54 geçiyordu duştan çıktığımda saat 23.45 di. Pijamalarımı giydim ve yattım… Sabah en erken saate kalktım saat 08.11 di hemen bir tuvalete gittim ve ihtiyaçlarımı karşıladım. Mutfağa gidim kahvaltımı ettim. Aynı şeyler vardı. Şimdi ise saç, elbise, ayakabı ve makyaj kalmıştı. Saçlarımı bukle yaptım ve perçemlerime şekil verdim. Makyajımı yaptım. Ve en güzel kısım elbisemi giydim. Sırt kısmı bana süpriz oldu sırt kısmı çapraz bağlamalıydı. Ve elbise bana tam oldu. Topuklu ayakkabılarımıda giydim üşüme bir tane kürk aldım. Evden çıktığımda karşımda uraz vardı arabasıyla beni almaya gelmişti. Çok yakışıklı olmuştu hayran kaldım. Gömlek kısmı beyazdı. Çeketi siyahtı, pantolonuda siyahtı, kravatı bordoydu ve harika olmuştu. Uraz bana arabanın kapısını açtı. Arabaya bindikten sonra okula doğru yol aldık… okula vardığımızda hocalar bize yol tarifi attı arabalara doğru yol aldık… vardığımızda biraz korktum açıkçası Denizli bir yerdi. Siz anladınız. Evet yüzme bilmiyorum ve ekstra Sudan’da korkuyorum denizdir, havuzdur anlarsınızya. Kumsalda hemen yanımda bitti… aradan 2-3 saat geçti herkes eğleniyordu kimisi denize gidip yüzüyordu kimisi müzikle birlikte dans ediyordu. Bende oturup onları izliyordum. 1-2 dakika sonra kumsal sarhoş geldi yanıma hocalar farklı bir yere gittiler bizim öğrencilerde almışlar. Kumsalda içmiş. Kumsal yanıma geldi ve:
“Umay hadi gel yüzelim.”
“Sen git yüz meraklısın zaten.”
“Aa öyle şey Olurmu sensiz asla yüzmem.”
Dediği gibi benim kolundan tutuğu gibi fırlatı. Dalgalar yüzündende en derine gitmiştim. Yukarı çıkmak istiyordum ama olmuyordu… en son duyduğum urazın sesiydi. Tek isteğim burdan çıkmaktı…