11. bölüm · Rüyamda Tanıdım Seni

11. Yakınlaşan Kalpler

Beren Atış

Sanki her şey yavaş çekimdeydi.

Güneş, okulun bahçesindeki banklara son ışıklarını bırakırken, biz üç kız aynı masanın etrafında gülüşüyorduk. Ama içimde bir tuhaflık vardı. Kalbim Aras’ın varlığını hissediyordu. Ne kadar saçma, değil mi? Ama gerçekten, o oradaysa, ben anlıyordum. Kalbim bir şekilde onunla bağlantı kuruyordu.

“Bora buraya bakıyor,” dedi Mira, dudaklarında minik bir sırıtışla.

“Ve geliyorlar...” diye fısıldadı Asya.

Birkaç saniye sonra ayak seslerini duydum. Kafamı kaldırmamla Aras’ın gözleri gözlerime değdi. O an... tüm sesler kesildi sanki. Gülüşmeler, rüzgar, kuş sesleri… sadece biz vardık.

Oturdu yanıma. Sessizce. Ama gözleri konuşuyordu. Diğerleri ne konuşuyordu bilmiyorum. Bora ile Mira göz göze gelip gülüşüyordu. Asya ve Kaan aynı anda bir cümleye başlamıştı. Ama ben sadece Aras’ın bana olan sessizliğini duyuyordum.

Ve sonra...

Zil çaldı. Gerçek dünyaya dönmem gerektiğini hatırlatan çirkin ses.

Herkes toparlandı. Masadan kalktık. Tam sınıf kapısına dönecektim ki... bileğim nazikçe tutuldu.

Aras.

“Ela...” dedi sadece. Gözlerinde yumuşacık bir şey vardı. Ardından eğildi. Kalbim duracak sandım.

Yanağıma hafifçe dokunup minik bir öpücük kondurdu. Dudakları kulağıma yaklaştı ve o sesi duydum:
“Bu gece bir maçım var... ve senin de gelmeni istiyorum, prenses.”

Nefesimi tuttuğumu fark ettiğimde gözlerinin içine baktım. Dudaklarım kıpırdadı.
“Tamam,” dedim. Sesim titriyordu ama gözlerim hayır demeye hiç niyetli değildi.

Aras gülümsedi. O meşhur, baş belası gülümsemesiyle. Sonra dönüp uzaklaştı. Ben olduğum yerde kalakaldım.

Mira koluma girip sırıttı. “Yok artık Ela! Bu iş ciddi!”

Evet. Ciddiydi. Kalbim hâlâ onun sesiyle çarpıyordu. Ve bu gece, onun dünyasına ilk kez adım atacaktım.