2. bölüm / 3
RüvâSancılı gece
Bölümler 3Şu an: Sancılı gece
- 1 Rüyanın gerçeği2.419 kelime
- 2 Sancılı gece1.415 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Dümdüz Nilüfer1.670 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayat senin planladıklarından çok kaderin canı ne çekerse onu koyuyor önüne . Bakmıyor hiç eyvallahına,inşallahına.. Gariptir işte her defasında ilkmiş gibi kanıyorsun gayret denen illete . Çaban geçmişinin üstüne gri bulutlarından serpiştiriyor kateddiğin yoldan bir haber heba ediyorsun vicdanına kendini .Mutluluğu çok görmek bir yana dursun anlamını unutuyorsun . Hissizliğin son seferinde buluyorsun kendini ,yol kurak çölleri andırıyor, güneşi tenini değil canını yakıyor . Toprağa bakınca gördüğün bir yığın yeşillikten fazlası olduğunda ,aitsizleşiyorsun . Canına nazlandıkların gidince emanetten çok yükleniyorsun hayata . Uykusuzluklarına vesile olduğunu farkedince ordan oraya savrulan bir avuç eşyanla düşüyorsun yollara .İşte o ilk adımda , başkalarının asfaltından kendi yoluna sapınca başlıyor hayat.. Nitekim bende Henüz 13 yaşıma yeni girdiğim bir sonbahar gününde tanışmıştım hayatla .Elimde dayımın telefonundan gizlice aldığım numara ,cebimde çocuk aklıyla yeteceğini düşündüğüm bir kaç kuruşlukla düştüm terminal yoluna .Hayat işine gelmiş olucak ki ele vermemişti beni planım kusuruz ilerlemişti . Otobüs terminaline varınca gözüme bir aile kestirmiştim.Yaşıtım kızlarıyla yakınlaşıp dikkat çekmeden Onlarla birlikte İstanbul -Antalya seferine bindiğimde büyük bir sevinç kaplamıştı içimi. küçük Nilüfer’den hatıralarımda kalan Nadide sevinçlerden . Zorunda kalmışlığın cesareti vardı üzerimde öyle ki bir başına koca bir şehri arkamda bırakmak bugün bile gözümü korkutuyordu. Korkum zorluğundan değil yanlızlığın çilekeşliğini bildiğimden. Otobüse binmeden son bir kez bakmıştım sevdiklerimi emanet ettiğim o koca şehre .Bazı anlar varki geçmişteki o duyguyu tazeliyor .Sudeyi eve dönmek için uyandırdığımda uyku sersemliğinden olsa gerek pek anlamamıştı dumurluğumu . Karakolun bahçesinde taksi beklerken bir anlık varlığının hissiyatıyla binanın ikinci katında ışığı yanan cama çevirdim bakışlarımı .Oradaydı karşısında elinde mavi kapaklı dosyayla duran henüz otuzlu yaşlarının başında genç bir adam vardı .Onu böyle uzaktan uzağa izlerken koca şehri arkasında bırakan küçük Nilüfer’in yanlızlık korkusu sarmıştı bütün zihnimi.Ya rüyalarım zihnimin gerçekliğini kesinleştirdiği toprak gözlüyü misafir etmezse bir daha düşlerime ,yine koca bir yanlızlık düşmüştü payıma . Düşüncelerimi zihnimin en ücra köşesine itip sudeye odaklanmıştım .Safiye sultana yakalanmadan eve girdiğimizden beri yatağımın bir ucuna kıvrılmıştı .Yavaşca yanına ilişip sordum “ Bilmediğim bir şey mi var bacım . Bu sessizliğinin sebebi Ecem mi “ sorduğum soruya dalgınlığıyla “ Hayır mesaj attım iyiymiş” o zaman sorun ne diye ekledim “ sorun o ukala resmen bilerek beni saatlerce karakolda bekletti hatırladıkça sinirlerim geriliyor “ aniden yüzüme dönük oturur pozisyona geçti “asıl konuşmamız gereken şeyi unuttum sis . Nasıl hallettin biz nasıl çıktık ? Görüntüleri göndermediğini söylemiştin “ Koca bir nefes alıp verdiğimi görünce sude “Bişeyler olmuş ben uyurken “ gözlerini kısıp dökül hemen bakışları attınca zihnim dile gelmişti .” Safiye sultanın teheccüde kalktığı gelince aklıma yakalanmadan dönmemiz için komisere ricada bulunmaya gittim. “yutkunup devam ettim sözlerime “ Bana deselerdi ki sude bu kapının arkasında toprağa emanet ettiğin ailen var seni bekliyor’.düğüm düğüm olmuş boğazımdan bir hıçkırık kaçmasıyla eş zamanlı göz yaşlarım firar etti pınarlarından .” Aklımın bir yerine oturtup kanardım o sözlere ama kapının ardındaki kişinin toprak gözü olduğunu söyleselerdi tertemiz delirmişsiniz derdim “ Kocaman açılmış gözleriyle “ Hayır hayır bir dk anlamadım nasıl yani “ ardı sıra şaşkınlığıyla sıraladığı kelimelerine son verip konuşmamı bitirmemi bekledi .” Tertemiz delirmişiz yoksa o gözler …o kulağımın aşina olduğu sesi …” ”Bismillahirahmanirahim “diyip sustu bir süre sindirmesini bekledim “ kavuştunuz mu şimdi siz? Allahım manifeste gel hem ürkütücü hemde mucize gibi …” sözlerine karşılık ” ne kavuşma ama tek bir cümle kuramadım hayalet görmüş gibiydim dilim tutuldu ,vücudum kitlendi o an bende seninle o koridorda uyuya kaldığımı ve bunun bir rüya olduğunu düşündüm ama boyunu boyuma hizalayıp konuşmaya başlayınca toprağına serpilmiş yeşillikleri haksızlık ediyormuşum gibi hareketlendi sude ben şimdi ne yapacağım “Soruma karşılık “ şimdi öncelikle ne konuştunuz baştan sona anlatıyorsun ona göre bişeyler düşüneceğiz “”Aslında pek bir şey konuşmadık ben saatlerdir beklediğimiz için onu görmeden biraz çıkıştım sonrasında yüzünü dönüp karşıma geçti sorunun çözülmediğini ama yarın sabaha görüntülerin ulaşacağını şimdilik gidebileceğimizi söyledi “cümlemi bitirmemle sude elleriyle saatin kaç olduğunu unutmuş olucak ki alkış tutmaya başladı ellerimle ellerini tutup “ ay noldu birden diyerek sessizce çıkıştım “ ses tonuma ayak uydurup fısıldamaya başladı “ sis bu harika bir haber iyi ki o uyuz görüntüleri atmamış yarın sabah ilk işimiz karakola gitmek “ heyecanına karşılık “ Ben gelmiyorum” diyince sude hakaret etmişimcesine yüzünü ekşitti “ sana seçenek sunmuyorum sis yarın bu işi hallediyoruz “ İyi hoş diyorsun da bacım birincisi ben memurum kafama göre izin alamam hastaneye gitmem gerekiyor ikincisi seninle gelsemde karşısına geçip kusura bakma ben aylardır seni rüyamda görüyorum .Görmeklede kalmıyorum ciddi bir ilişkimiz var müsaitsen evlenelim mi diyeceğim . Sözlerime gülümseyip hala ikna olmamış bakışlar atıyordu .” içinde bulunduğumuz durumun mantıklı hiçbir yanı yokken kendime bile açıklayamadığımı ona nasıl açıklayacağım kaldı ki karşısında tek kelime edememişken .” İkna olduğunu düşündüğüm bir sessizlik oluşmuştu ki “ yarın bir şey yapmamayı kabul ediyorum ama bu işin peşini bırakmayacağım “ gözlerimi devirip bütün duygu durumlarını yaşayan bünyeme ağırlık çökmesiyle kocaman esnedim .Sudenin hala inanamadığını belirttiği nidalarının arasında uyuya kalmıştım .Sabah alarmımın sesiyle uyandığımda bir eksiklik vardı .Rüya görmemiştim .Ama bu eksiklik beklediğim gibi bir boşluğa düşürmemişti aksine hafiflemiştim . Bir kaç defa seslenmeme rağmen uyanmayan bacımı öylece bırakıp lavaboya geçtim. Saçlarımı hallettikten sonra Kıyafetlerimi almaya odaya geçtiğimde sudede uyanmış oturur pozisyonda halının desenini ezberliyordu dünki olaydan beri bu kadar düşüncelere dalması beni tedirgin ediyor olsada üstüne gidip tekrar tekrar sinirlerini germek istemiyordum .Konudan bağımsız kafasının dağılması için iş yerinde olan gündelik hasta muhabbetlerini anlatmaya başlamıştım .Sudede dolabımdan giymek için yazlık bir gömlekle kot pantolon almıştı .İkimizde hazır olunca safiye sultana göz attım ama hala yatıyordu .Sessizce evden çıktık taksi durağına gelinceye kadar toprak gözlüyü görünce bizi ele vermemesi için yeminler ettirmiştim bacıma .Sarılıp ayrı taksilere bindikten sonra yol boyu gitmemenin vermiş olduğu pişmanlığımı sindirmeye çalışıyordum .Sudeye ısrar etmemesi için işi bahane etmiştim yoksa her türlü izin alırdım .Onu bile bile görmeye hazır olmadığımdan saçmalamıştım .Hastaneye geldikten sonra çalıştığım röntgen katına indim . Mehmet abi ve hasretle sohbet eşliğinde hasta alıyorduk .Diş için periapikale hasta gelince yanlarından ayrıldım.Hastayı aldığım sırada telefonum çaldı . Arayan sudeydi .Hastanın çekimi bittikten sonra geri aramıştım bacımı .Açar açmaz “Ben hayatımda böyle egosit bir insan görmedim ya allahım çıldırıcam “ nefes almadan sıraladığı cümlesine karşılık telaşla “ Noldu bacım “ diyebildim." Şu görüntüleri vermeyen şerefsizde oradaydı pis pis sırıtıyordu .Memur bey özür dileyin birbinizden konu kapansın dedi . Bende özür dilemiyorum diyince memur beye “ kör birine lamba ne kadar gereksizse, anlamayana da söz o kadar gereksizdir dedi bende iyice sinirlendim tutamadım kendimi işte en son o bana “cadısın sen o tırnaklarını çek üzerimden diyordu “ Olay daha fazla büyümesin diye karakoldan kovulmuş olabilirim. O ukala yüzünden toprak gözlüyüde göremedim zaten” diye ekledi ardı ardına sözlerini . Hasretin seslenişiyle “Sıkma canını akşam gel bize oturalım detaylıca anlatırsın benim şimdi kapatmam lazım röntgene hasta gelmiş beni çağırıyorlar öpüyorum seni diyip kapattım. Çekim alanına geçip sistemi açtım hastanın kaydı gözüküyordu ama kendisi hala gelmemişti . Röntgen katı hastanenin en alt katında olduğu için hastalar bazen gecikebiliyordu bu yüzden hasta gelene kadar kayıdını onayladım .Cihangir Aslan yaş 30 doktor el bileği lateral görüntü istemişti . Bilgileri incelerken kapı tıklatıldı eş zamanlı bende “ çekim alanına geçebilirsiniz” dedim . Dozimetremin cebimden düşmesiyle hastayı görememiştim . Arkasından çekim alanına girdim gömleğini çıkarmakta zorluk çektiğini görünce doktorun bileğinden çekim istediği aklıma gelmişti .” Yardım edeyim müsaadenizle diyip omzundan bir kolundan çıkardığı gömleğini dikkatlice uzandım .Teşekkür edişine karşılık kafamı çevirip rica ettim.Birbirimizi görmemizle ikimizinde şaşırdığı çok belliydi . Beni burda beklemiyor gibiydi tıpkı benim onu beklemediğim gibi .Toprak gözleri şaşkınlığına yenik düşüp kısıldı ardından “ buradamı çalışıyorsunuz” diye sordu kadife sesiyle .Kısıktan hallice bir tonla evet diyebildim sadece . Cevabıma karşılık “dün arkadaşınızı öyle savununca ben de sizi avukatı sanmıştım açıkçası sizi burada görünce biraz şaşırdım” . Şaşkınlığını dile getirmesinden ziyade dünün imasını yapması beni daha çok germişti Bu yüzden sözlerine karşılık veremedim . Kendimi tutamayıp bir adım ileri attım İzninizle diyip incinmiş ellini ellerimin arasına aldım .” Nasıl olduğunu merak etsem de soramazdım. Gözleriyle hareketlerimi izlediği sırada elini çekim sırasında nasıl tutması gerektiğini anlattım. Çekim bittikten sonra içeriye doğru “çıkabilirsiniz komiser bey” diye seslendim. İsmini elbette öğrenmiştim ama ona ismiyle hitap etmek bile şu an hazır olduğum bir durum değildi. gömleğini eline alıp yanıma doğru geldiği sırada. “doktorunuza çekiminizi yolluyorum geçmiş olsun”dedim . kapı kulpuna uzanan eliyle Çıkacağına düşündüğüm için kaçamak bakışlar atıyordum arkasından. Birdenbire yüzünü yüzüme çevirip “ekranda gördüğünüz gibi ben Cihangir mesleği mi belirtmenize gerek yok tekniker hanım dümdüz Cihangiri tercih ederim” diyip gülümsedi .Tekrar kapı kulpuna yeltendiği sırada ilk defa varlığını unuttuğum sesim yankılanmıştı odada “ben de düm düz Nilüfer”. Cevabıma karşılık toprak gözlerinde yeşilleri açmışcasına gülümseyerek “ tanıştığıma memnun oldum düm düz Nilüfer, kolay gelsin” diyip çıkmıştı odadan . Arkasında düm düz Nilüfer’den çok deli divane bir Nilüfer bırakmıştı …
Bölüm etkileşimi
