3. bölüm / 3
RüvâDümdüz Nilüfer
Bölümler 3Şu an: Dümdüz Nilüfer
- 1 Rüyanın gerçeği2.419 kelime
- 2 Sancılı gece1.415 kelime
- 3 Dümdüz Nilüfer1.670 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cihangir
Tanıdık bir koku savrulurya bazen hafızanıza o an öylece hatırlatır kendini. Kaynağını bilmediğiniz neye ,kime,nereye ait olduğu unuttuğunuz ama yabancısı olmadığınız o koku.. Belli aralıklarla zihnimin hatırlattığı tarif edemediğim bir kokuya aidim . Kendime ait hissetmem burnuma dolan kokuyla çoğu kez çevremde aradığım ,o an için kokunun kaynağını sorduğum zamanlada bir cevap bulamadığımdan artık bir zihin oyunu olduğunu kabullendim .Üç beş saniyelik bir hatırlatıcıdan fazlası değildi . Çocukluk arkadaşım Serkan’ın yeni açtığı mekanda sorun çıkaran müşteri ve garson muhabbetini çözmek için telefonda ikna etmeye çalışıyordum ama nafile nasıl bir Karadeniz inadı varsa adamda Nuh diyor peygamber demiyordu .Tatlı dili bırakıp sövmeye başladığım için telefonlarıma cevap vermiyordu .Bir dizi güzel temenni yazıyorken zihnimin oyunu sandığım koku aniden açılan kapımla sanki ciğerlerime dolmuştu ,bir hatırlatmadan çok varlığını kanıtlıyordu sanki. Bu koku zihnime ait değildi bu koku arkamda nefes almadan konuşan naif sese aitti.İdrakin eşiğine ulaştığımda naif sese döndüm zihnimde aldığım kokunun yoğunluğundan arındırdığım bir kaç cümle savruşturdum .Sözlerime karşılık az önce onca sözü eden o değilmişcesine mıhlanmıştı . Sanki bir tek ben değilmişim gibiydi aradığını bulan .. Bir koku ancak bu kadar yakışabilirdi sahibine öyle baharın kucağında sonbaharın kapısını çalan kurumaya yakın son gösterisini sergileyen bir yığın çiçeği anımsatıyordu .Tarifini bunca zamandır bulamadığım karşıma gelince zihnim bütün yapbozunun parçalarını tamamlamıştı .Sözlerime cevaben hızlıca çıkmıştı odadan beni zihnimin ezberindeki kokusuyla baş başa bırakmıştı . Kurak çöllerde su bulmuşcasına ardında bıraktığı kokusunu içime çekiyordum. Şuurumun yerine gelmesiyle yaptığımın ne kadar saçma olduğunu düşünüp kokudan kurtulmak için cama yöneldim . Kokusundan kurtulmak istediğim o an yine ona çıkmıştı yolum .Tam karşımda arkası dönük bir şekilde telaşının sebebi olan arkadaşıyla bekliyordu .Gözlerim kolumdaki saate kaydı saatin ikiye yaklaştığını görünce kaslarım gerilmişti . Vaktin Bu kadar geçtiğini nasıl da farketmemiştim . Cebimden telefonumu çıkartıp yıllardır taksi bağladığımız haydar abinin durağını aradım .İlk çalışta açıldı .`Haydar abi kusura bakma bu saatte rahatsızlık veriyorum sizin durağa bizim karakoldan araç istendimi ‘sorumla birlikte haydar abi babacan sesiyle ` ne kusuru cihangirim ,yirmi dakika önce bir arama düştü hayırdır inşallah ' `iki hanımefendi misafirimizdi sana zahmet haydar abi bizim çocuklardan birini yollasana ‘` anlaşıldı evlat yolladım bizim Ahmet’i beş dakikaya orda ‘`sağolasın haydar abi cansın ‘diyip telefonu kapatıp cebime attım . Kapımın çalınmasıyla gözlerimi ancak ayırabildim . Gelen bizim asayişten Kenan’dı yarınki mekan baskını için bilgileri toparlayıp getirmişti . `Kusura bakmayın Cihangir komserim bu saate anca bulabildik' Bu saate kadar ben tutmamışım gibi birde özür diliyordu aslanım ‘`Ne kusuru Kenan ben tuttum bütün kadroyu .Çocuklara söyle bir ara bir mangal yakalım yanlız etler benden yemesi sizden ‘Kenan sözlerime gülerek`e o zaman pişirmeside benden komiserim ‘dedi` anlaştık o zaman daha fazla tutmayayım sizi çocuklarada söyle çıkın siz, bende bakayım yarın için elimizde neler var ‘Kenan dosyayı bırakıp gitmişti .Dosyaya gömülmeden son bir kez ezberimdeki kokunun sahibine döndüm yüzümü . Gecenin karanlığından başka kimse kalmamıştı bahçede .İçimde anlam veremediğim boşlukla sabaha kadar gözüme uyku girmeyeceğini bildiğim masama oturdum .Sabaha karşı uykuya yenik düşünce öğlen ezanında anca uyanmıştım .Sessiz bir sabah olucak ki bizim çocuklardan kimse uyandırmaya gelmemişti. İçeride her zaman yedeklediğim gömleklerimden birini alıp üzerimi değiştirdim . Dosyayıda alıp odadan çıktığım sırada koridordaki sessiz kalabalığı gördüm .Yanlarına gittiğimde Serkan’ın sandalyede hırpalanmış halini görünce küçük çaplı bir şaşırsamda dün akşam telefonlarımı açmadığı için bir oh geçirmiştim içimden . Kimin yaptığını bile bile daha fazla keyiflenmek için bizim çocuklara bakış atıp yerlerine yolladım . Elimi acıdan ovuşturduğu omzuna atıp 'noldu sana aslancık dün akşam kükrüyordun gelmiyorum diye hangi eli öpülesi insan süt dökmüş kediye çevirdi seni ‘ omzunun acısında elimi itip iniltiyle karışık ' hepsi senin yüzünden oldu zaten birader dün akşam başımın etini yemeseydin gel diye o cadıyla karşılaşmazdım sabahın köründe hem sen niye salıyorsun onu ben sabaha kadar beklesin diye gelmedim zaten ‘ sözlerine karşılık `Ulan teşekkür edeceğine hala çemkiriyorsun gece göndermeme rağmen böyleyse göndermediğim halini düşünsene bir çiğ çiğ yerdi seni ‘ `şikayetçi olucam zaten birader böyle şiddete meyilli bir kadın görmedim ben ömrümde ‘sözlerine gülüp ` tamam lan abartma sen bu akılla daha çok dayak yersin şikayetçi olmak yok hem kızın bir suçu yok şerefsiz çalışanın sulanmış arkadaşına oda hakkını vermiş işte sen niye bu kadar inada bindirdin ben onu anlamadım ‘soruma karşılık yüzü düştü` Başta olayı anlamadan gittim yanlarına baktım bu cadı bizim garsonu almış ayağının altına evire çevire dövüyor bende engel olmaya çalıştım aklıma gelmedi şerefsizin kızı sıkıştırdığı işte bende öyle araya girince yerdekini savunuyorum sandı sonra başladı sövmeye anneleriniz size hiç insanlık öğretmedimiden girdi nerden çıktığını hatırlamıyorum öyle derin sövdü anlayacağın . Ama benim gözüm ilk lafında döndü ağız dalaşına girdik. Beni biliyorsun Cihangir annemi karıştırmasa ben o gün o organizasyondan tek kuruş almazdım üstelik bugün özür çiçeği bile yollamıştım kapısına ama olaylar bu şekilde gelişti .’Anladım ben seni birader bir yanlış anlaşılma olmuş aranızda hanımefendilerde mağdur o sözler sinirle söylenmiş takma sen kafana .Hem Bahar teyzeyi tanısaydı söylemeyi bırak aklından bile geçirmezdi o sözleri. Konu kapansın burda bir daha karşılaşmazsınız zaten ‘.Beraber bir çay içtiken sonra Serkan mekana geçmek için kalktı bende bugün başımızı ağrıtacak olay için son bir kez ekiple konuşup olay yerine geçtim . Geçenlerde alınan bir ihbar üzerine aranan uyuşturucu sattıran ele başın bu istikamette tezgah açtığı bilgisiyle küçük çaplı bir tiyatro gösterisi planlamıştım . Tamamen doğaçlama olacağından çok eğlenceli olacaktı. Herkes yerini almıştı mahalleden tanıdığımız daha doğrusu uyuşturucudan kurtardığımız hakan kardeşimiz vardı ihbarı verende oydu daha fazla çocuk küçük yaşta zehirlenmesin diye mücadele veriyordu . Planda Hakan sözde mal almaya Şerefsizle mahalledeki
İnternet kafenin Arkasında buluşacaktı . kameraların görmediği kör nokta olduğunu zannettiği için orayı seçmişti ama şerefsizi koca bir kadronun dibindeki binanın ikinci katından İzlediğinden haberi yoktu. Çok geçmeden bizimkinin yanında belirdi önce bir pazarlık geçti aralarında dikkat çekmemek için en sonunda Kabul etti meblayı . malı çıkarmadan önce parayı görmek istediğini söyleyince aralarında bir Sözlü bir tartışma çıktı.`bana bak rüstem bizde yanlış olmaz önce malı göster parayı dert etme’`asıl sen bana bak lan benim alnımda enayi mi yazıyor ben bilmiyormuyum sanıyorsun hakkında çıkan polis ajanı muhabbetlerini. Ya parayı verirsin ya da emaneti yersin’ bıçağı Cebinden çıkartıp sallamasıyla kulaklığı Çıkartıp balkonun perdesini araladım aradaki Yükseklik mesafesi eğitimlerden alışık olduğum kadardı. Kimseye komut vermeden yanlarına atladım .
Şerefsiz atlayıcağımı beklemiş olucak ki geri çekilip bıçağı bana doğru savurdu. Yerden kalkmadan ayağına tekme savurmamla elindeki bıçak ileriye doğru düştü .Yerde olmamı fırsat bilip üstüme çullandı .Hakan varlığını hatırlamış olucak ki rüstemi üstümden ittirmeye çalışıyordu . Kargaşanın arasında bileğim şerefsizin kolunun altında kaldı .Hakanın saçma sapan müdahale çabası olmasa uzun sürmezdi .Rüstemin cüsseli vücudunu kendi sıska vücuduyla ittirmeye çalışırken daha çok yardımcı oluyordu sanki .Bir iki boğuşma sonrası rüstemi paket edip ekibe teslim ettim .Hakanıda yanıma alıp mahallenin gençlerinin yanına aşşağı mahalleye indik .Bahsettiğinden çok daha fazlasıydı .Kaldırım taşlarına sızmış gencecik çocuklar ellerinde poşetlerde sanki tiner değilde son nefesleri varmışcasına çekenler .. Bir ben garipsiyormuşum gibi kimsenin bakışları onlarda değildi . Merkeze anons geçip mahalledeki esnaf lokantasına geçtik .Hakana teşekkürümü anca böyle kabul ettirebiliyordum .Onun delikanlılığı kalıbını sallasan içinden bir kırıntı adamlık düşmeyecek kas yığınlarıyla ölçülemezdi . Yemek yerken el bileğimin zorlandığını farkettim ama sohbet sarıyorken üstüne pek düşmedim . Hakanı mahalleye bırakıp merkeze geçtim . Gittiğimde Rüstemi ifadesi için nezarette tutuyorlardı . bileğimin daha fazla sızlamasıyla elime yedeklediğim tişörtlerimden bir tanesini sarmıştım.
Bizim çocukların ısrarlarına rağmen hastaneye gitmeyeceğimi bir 2 saate sızısının geçeceğini söylesem de kendi kendime biliyordum ki günün sonunda Hastaneye yolum düşecekti. ağrım bir öncekilere göre fazlaydı normalde hastaneye uğrardım ama şerefsiz Rüstem’in ifadesini almak için biraz daha dayanacaktım . Sorguya başlamamla Rüstem’in ötmesi bir olmuştu kendisinin asıl ele başı olmadığını sadece öyleymiş gibi gösterilen bir maşa olduğunu itiraf etti. sıkıştırmalarımıza rağmen asıl ele başını kendisinin bile daha önce hiç görmediğini ona gelen telefonlarla satış yaptığını söyledi söylediklerini doğrulamak için Rüstem’i bu gece nezarette misafir edecektik. aslında söylediklerinin doğru olduğunu biliyordum bu kadar akılsız biri ancak maşa olabilirdi. Asıl amacımız ele başına haber uçurmasını engellemekti. Merkezde işim kalmayınca sızısı dinmeyen bilegim için en yakın hastanenin aciline geçtim. doktor bileğimin incindiğini ancak her ihtimale karşı röntgen filmi istediğini söyledi. doktora Röntgenin gereksiz olduğunu kas gevşetici vermesinin yeterli olacağını söylesem de röntgen filminde israrci oldu bir ara sadece kendi kendime teşhis koyduğum için sinirlenip röntgen sırasını beklemem için yaptığını düşündüm. Devlet hastanelerinin röntgen sıraları dilleri destandı. aşağı kata indigimde beklediğimin aksine bir tane bile hasta yoktu. Yan yana sıralanmış odaların tabelalarını okuyup İsmimin yandığı odanın kapısını tıklatıp içeri girdim. Adımımı atmamla İnce bir sesin Çekim alanına geçebilirsiniz demesiyle kafamı sesin geldiği yöne çevirdim. Tekniker yere bir şey düşürmüş olacak ki bir şey arıyor gibiydi. Soyledigini yapıp çekim odasına geçtim bileğimin çekileceği sağ kolumdan gömleğimi sıyırmaya çalışırken zorlandığımı fark etmiş olacak ki `yardım edeyim müsaadenizle’ deyip omzumdan sıyırmaya çalıştığım gömleğimi kolumdan çıkarmama yardımcı oldu . Teşekkürüme karşılık rica ettiğinde yüzüne doğru döndüm gördüğüm yüzle bugünün bütün yorgunlugunu Bir kenara İten bünyemde sadece şaşkınlığın vermiş olduğu zihnimde dönen soruyu dilim tutamamış olacak ki gözlerimin önünde olmasına rağmen `burada mı Çalışıyorsun’ cümlesi çıkıvermişti ağzımdan bir sorudan çok şaşkınlığımın İfadesiliğiydi. Naif sesi kısıllarak sadece evet deyip geçiştirmişti beni daha fazla ortamı germemek adına`dün arkadaşımıza öyle savununca ben de sizi avukatı sanmıştım açıkçası sizi burada görünce biraz şaşırdım’ sözlerimi karşılık herhangi bir tepki vermediğinde daha çok gerdiğimi fark ettim. daha fazla konuşmak istemediğini fark etsem de bir şeyler beni ona doğru itiyordu sessizce Bilegime uzanan eliyle yapmam gereken hareketleri gösterdi. kısa süren çekimden sonra içeriye doğru`çıkabilirsiniz komiser bey’ diyerek seslendi. Gömleğimin kolunu geçirdikten sonra çekim odasından çıktım. Yanına gelmemle `doktorunuza çekiminizi yolluyorum geçmiş olsun’ dedi. Çıkmak için kapı kulpuna uzandığım sırada bir şeyler yapmak için çırpınan yüreğime aklım son kıyağını geçip `ekranda gördüğünüz gibi ben Cihangir mesleğimi belirtmenize gerek yok tekniker hanım dümdüz Cihangir’i tercih ederim. hiçbir şey söylemeyeceğini düşündüğümden gülümseyerek kapı kulpuna Çıkmak için uzandım . arkamda yükselen `ben de dümdüz Nilüfer’ cevabıyla İçimde beni ona iten tarafa derbi maçı sözü verip gülümseyerek `tanıştığıma memnun oldum dümdüz Nilüfer , kolay gelsin diyip çıktım . Doktorun yanına çıktığımda alnından öpmemek için zor duruyordum onun inadı sayesinde karşılaşabilmiştik .Arada gelen sırıtmalarım yüzünden yazdığı kas gevşeticiyle birlikte tramva cerrahisi önermişti . Tramva cerrahisinden çok kendini kaptırmış bana bir kalp doktoru şarttı .Gerçi dermanı doktorda olmayan bir derde düşmüştü gönlüm . Yüreğine iyi gelecek derman ` bataklığa rağmen güzelliğini kaybetmemiş Nilüfer’di.’
Bölüm etkileşimi
