1. bölüm / 3
Ruh;Elementlerin birleşimiGiriş
Bölümler 3Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gökyüzü her an biraz daha kararıyordu.Işık gittikçe sönüyordu ama ben hiçbir şey yapamıyordum ve bu beni kahrediyordu. Durumu düzeltmenin yolu her geçenen saniye daha da azalıyordu.
“Kraliçe Victoria, Aethelgard kralı saraya girdiler, sizi bekliyorlar.”
Elimden hiçbir şey gelmiyordu ama ben bir şekilde kimseyebelli etmeden tam iki senedir bir çözüm arıyordum ve hiçbir şey fayda etmemişti, geriye tek bir çözüm kalmıştı.Düşmanla iş birliği yapmalıydık.
“Geliyorum Sariel, biraz bekleteceğimi söyle ufak birişim var.”
“Hemen Kraliçem.”
Aethelgard ve Visvires krallığı tam on dokuz yıldır düşmandılar hatta ezeli düşman bile denebilir çünkü Visvires kralı babam ve eski Aethelgard kraliçesi annem evlenince barış ilan etmek zorunda kalınmıştı. Gerçekten barış içindemiydiler… Bunu bilemiyordum.Bundan tam on dokuz yıl önce annemi salgında kaybetmiştik en küçük kardeşim Vivienne’in doğumundan bir ay sonra.Ardından babam da hastalığa yakalanınca bir anda barışı kabul etmeyen kişiler sayesinde isyan patlak vermişti.Ve bunu bizzat gerçekleştiren barışı birlikte planladığı, savaşlarda sırt sırtamücadele etti baş vezir Lorian’dı.Başından beri gözünün kral olmaktan başka bir şey görmediğini babam bile fark etmemişti.
Babamın bu ihaneti öğrendiği anı hatırlıyordum, çoğuzaman unutmak istediğim o an, babamın ölüm anı…
Babam bu ihaneti öğrendiği an hastalığın etkisiyle kalpkrizi geçirmişti ve bunlar olurken tek yapabildiğim o anı seyretmekti. O andan sonra her şey değişmişti.Bir anda tüm gözler üstüme çevrilmişti.En önemlisi kardeşlerimdi, hepsi daha çok küçüktü.Gerçi bende çok büyük sayılmazdım ama…
O savaşın ortasında kralın da öldüğünü öğrenen halk iyice paniklemişti, bütün akıbetleri altı yaşındaki bir çocuğa kalmıştı.
Bana.
Bu düşünceleri kafamda sonra düşünmek için erteledim.Üzerimi değiştirmeliydim. Düşmanların karşısına bu kadar gösterişsiz çıkamazdım,Aethelgard kralı ile en fazla iki, üç kez bir araya gelmiştik, onlar da genelde hep krallıklar arası toplantıydı.Hiç baş başa görüşmediğim ayrıca başdüşmanımız olan krallığın kralının karşısına çıkacağım için tabi ki gösterişli olmalıydım.
Dolabın kapağını açıp neredeyse hepsi lacivert olan elbiselerden en yenisini elime alıp hızlıca giyindim.Kızıl saçlarımı tarayıp dağılan şeklini düzelttim.
Giyimim dahil olmak üzere hayatımın çoğunda etrafımdahizmetçilerden yardım almazdım, böylece kendimle baş başa kalma fırsatı elde ediyordum.
Hazırlandıktan sonra seri hareketlerle odamdan çıktığım an yanımda beliren iki kişiyi tanımıştım.Onlar hem en güvendiğim insanlar hemde dost olarak gördüğüm nadir insanlardı.
Talia ve Rowena.
Onlarla beraber misafirleri ağırladığımız salona doğru ilerlerken yolda aniden önümüz kesildi.Gelen kişi beni şaşırtmamıştı.Ophelia.Sarayın üçüncü prensesi ve belki de en asi olanı.Bunu elementinin fırtına olmasından da anlayabilirdiniz.
Saraya birinin geldiğini anlamış olmalıydı.
“Abla.Misafirimiz mi var, kim geldi?”
“Kimse Ophelia. Gelseydi emin ol haberin olurdu.”
“Son zamanlarda bir işler karıştırdığını anlamadım sanma.Eveleyn ve Vivienne’i kandırmış olmam beni de kandırdığın anlama gelmiyor.Ne kadar gizli kalabilir ki? Er ya da geç öğreneceğim.Neden şimdiden söylemiyorsun?”
“Söylemiyorum çünkü sakladığım bir şey yok! Şimdi derhaldiğerlerinin yanına dön yapacak işlerim var.”
Bana karşı gelemeyeceğini bildiğimden isteksiz de olsa ayrıldı.Hızlı hareketlerle salona vardığımda hizmetçiler kapıyı çoktan açmıştı.İçeri girer girmez kralın suratına bile bakmadan konuşmaya başladım.
“Herkes çıksın.Yalnız konuşacağız.”
Bulunduğumuz durumu sadece kardeşlerim ve halktan değil,hizmetliler, gardiyanlar, vezirler dahil herkesten sakladığım için odada kimse olmamalıydı.Rowena ve Talia başta reddeder bir şekilde baksa da bakışlarımı gördüklerinde kısa bir reverans yapıp ayrıldılar.Sanırım aynı durum karşı taraf içinde geçerliydi ki adının Alistair olduğunu bildiğim Aethelgard kralı da birbaş hareketi ile yanındaki gardiyanları uzaklaştırdı.
“Sizi burda gördüğüme çok sevindim Majesteleri, davetimi geri çevirmediğiniz için çok teşekkür ederim.”
“Ne demek Leydim, fakat beni neden çağırdığınıza anlam veremedim.”
“Sizi çağırma sebebim…Krallıklar.Eksik elementlerin yokluğu artık yaşanmaz bir boyuta ulaşıyor.”
Gerçekten de yavaş yavaş ölüyorduk.Bunu fark etmemi sağlayan en yeni etken ise girdiğim bu odaydı. Alistair ateş elementini temsil ediyordu bizim krallıkta o elemente sahip kimse bulunmadığı için her yer her zaman soğuk olurdu.Fakat odaya girdiğim an hayatım boyunca hissetmediğim bir sıcaklık hissetmiştim, bu da Alistair’ın elementinden kaynaklıydı.
“Ben de farkındayım Leydi Elara..”
“Victoria.”
“Anlayamadım?”
“İkinci ismimle seslenilmekten hoşlanmam.”
Annem ve babam bana her zaman Elara diye seslenirdi.Benim için Elara ismimin anlamı çocukluğumdu, ailemdi, annemdi, babamdı. Bu yüzden kız kardeşlerim dahil kimsenin bu isimle seslenmesine izin vermezdim.
“Peki Leydi Victoria, açıkçası bulunduğumuz durumun ben de farkındayım fakat hala bir çözüm bulamadım görünüşe göre sizin bir fikriniz var.Beni çağırdığınıza göre aklınızda bir şey olmalı.”
Evet aklımda bir şey vardı.Hayatımda utandığım anlar nadirdi fakat şu an yerin dibine giresim vardı.Kendi kendime bunun provasını yapmıştım fakat şu an o provalar hiç işime yaramıyordu.
Başımı dikleştirdim ister istemez yüzüne daha dikkatli bakmaya başladım.
İlk dikkatimi çeken şey gözleri oldu, aynı benimki gibi sarımsı, kehribar rengi gözleri vardı.
Saçları sapsarıydı bu bana kardeşim Vivienne’i hatırlatmıştı.Tam bu benzerlik beni gülümsetecekken beklentiyle bana bakan soğuk yüzünü görünce aniden konuyu hatırladım aklımdaki fikri merak ediyordu.
“Fikrim..Krallıkları birleştirmek.”
Bu söylediğim şeyle beraber resmen adama hayatının şokunu yaşatmıştım.
Eğer arkadaşım olsaydı bu surat ifadesine kahkahalarla gülebilirdim ama arkadaşım değil aksine düşmanımdı bu yüzden ifademi sabit tutmak zorunda kaldım.
“Bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz değil mi? Krallık ortaklığı sadece evlilik yoluyla gerçekleşir.”
“Her şeyin gayet farkındayım fakat sizin aklınıza başka bir çözüm gelmiyorsa yapacak pek de bir şey yok sanırım”
“Ne yani beni buraya evlilik teklifi etmek için mi çağırdınız?”
Bu sefer şoka giren bendim hiç bu açıdan bakmamıştım ama adama resmen evlilik teklif etmiştim. Suratımı hemen toplayıp konuşmaya devam ettim.
“Aslına bakarsanız sanırım evet, her ne kadar bu fikirden nefret etsem de kardeşlerimin hayatını böyle bir şey için mahvedemem.”
“Peki benim kabul edip etmeyeceğimi nereden biliyorsunuz Leydi Victoria?”
Sırf onu düzelttim diye ismimi bastıra bastıra söylediğine yemin edebilirdim ama kanıtlayamazdım.
“Şahsen ölmek istemeyeceğinizi düşünüyorum hele de ölmemek için bir yol varken ama yine de kabul etmezseniz,bulamayacak olsam bile çözüm aramaya devam edeceğim.”
Uzun bir sessizlik olmuştu.Bunu ben de istemiyordum ama kardeşlerimi,sevdiklerimi ve halkımı korumanın başka bir yolu yoktu. Sonra aniden Alistair’dan yükselen ses ile yaptığım şeyin gerçekliği aniden yüzüme vurdu.
“Evlenelim, fakat şartlarım var Elara.”
GİRİŞ BÖLÜMÜ SONU
Bölüm etkileşimi
