RUH-U REVAN kitap kapağı

1. bölüm / 3

RUH-U REVAN

BEN VE İNSANLAR

Vaveyla Yazarı: Melek Can

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: BEN VE İNSANLAR

İnsanlar anlamadıkları bir şey olduğunda en yakın buldukları cevaba sarılırlar. Nitekim ki benim çevremdeki- ailemi tenzih ederim- insanlarda aynı yolu seçmişlerdi. Orta okulun son demlerinde asosyal yapım, çevreme karşı duyarsızlığım, çekingen yapım öğretmenlerim başta olmak üzere pek çok kişinin dikkatini çektiğinde ilk olarak gönderildiğim rehberlik servisi tarafından otistik olabileceğim çözümü ile tanıştım. Ama annem ısrarla zaman içinde düzeleceğimi söyleyerek onların bu tezinin karşısında durdu. Lise yıllarım ise bambaşka bir maceraydı. Erken okula başladığım için sınıf arkadaşlarımdan küçük olan yaşımın etkisiyle bu defa uyumsuzluğum dile getirilmiş ve bir psikoloğa götürülmem istenmişti. Bu tezlerine de annemin yanıtı aynıydı. Ta ki 16 yaşıma basıp üniversite sınavından çıktığımda odamda yatağımın üzerinde oturup bana gülümseyerek bakan Yasemin'i görene kadar.

Hayal gördüğümü düşündüm ama bana bakarken gülüşü solduğunda onu sadece benim gördüğümü anlamam zor olmadı. Zira Yasemin geçen sene ölen abimin nişanlısıydı. Bunu fark ettiğimde gözlerim kocaman açılırken ağzımdan tiz bir çığlık kaçtı. Kapının yanındaki duvara sırtımı verdiğim de açılan kapıdan gelene bakmasam da kim olduğunu çok iyi biliyordum. Zira her çığlığıma sokranmadan ve hızla gelen annem yine aynı hızla odama dalmıştı.
"Yaman canım ne oldu? İyi misin?"
Annemin telaşla yanıma gelip sarılması ile aklıma dolan sözcükler dilimden usulca döküldü.
" Anne... Yasemin..abla yaşıyor mu?"

Annem yüzümü elinin içine alıp gözlerini gözlerime diktiğinde bakışlarında endişe ile karışık korku görmeyi beklemiyordum. Annem beni omuzlarımdan tutarak salona getirip ikili koltuğa oturtturdu ve babama seslendi.

" Bekir kör şaman ve kara şamana haber ver. Birde şifacı Günsur ları çağır. Başladı."

Bir şeyin başladığını anlasam da ne olduğunu anlamamanın şaşkınlığı ile koltukta ellerim kucağımda kavuşmuş halde anne ve babamı seyrediyordum. Yanımdaki hareketlenme ile yana döndüğümde dolu gözlerle bana bakan Volkan abim ile göz göze geldik.

" Burada mı?"

" Evet"

" Bana kızgın mı?"

Sorusunu çok iyi anlamıştım. Volkan abim bir yıllık yasın ardından yeni yeni biriyle görüşmeye başlamıştı. Aslında ailemin zoru ile tanıştığı bu yeni genç hanım bir öğretmendi ve abime iyi geliyordu. Sorusunun muhatabı ben olmadığım için başımı kaldırıp üçlü koltuğun yanındaki sandalyede oturan Yasemin ablaya baktım. Bana gülümseyerek:

" Ona söyle kızgın değilim. Hayata küsseydi işte o zaman kızardım." dediğinde başımla Yasemin ablayı onaylayıp abime döndüm.

" Sana kızgın değil. Hayata küsmediğin ve devam edebildiğin için mutlu."

Abim derin bir nefes alıp geriye yaslandığında başımı kaldırıp Yasemin ablaya baktım. Sevgi ve hasret ile abimde gezen bakışları ile ben de gülümsedim.

.......

Türk boylarının mensubu olarak bir birine bağlılıklarına pek çok defa şahit olmuştum. Annem bu topluluğa güveni tam olan biriydi. Şimdi ise karşımda orta yaşlı bir kadın, yanında gözleri sürmeli benden biraz büyük bir genç ile oturup beni izliyorlardı. Yan tarafımda ise Günsur ailesinin büyükleri ile benden küçük orta okul ikinci sınıfta okuyan oğulları ve arkadaşım olan Eşref vardı. Eşref neşeli ve zeki biriydi onunla iken hiç kendimi yalnız hissetmediğim için rahat oluyordum. Bu arada yaşlı kara şamanın sözleri ile bakışlarım karşımda duran ikiliye döndü.

" Korkuyor musun?"

" Korkmalı mıyım?"

" Bu sana bağlı. Ruh şu an burada mı?"

" Tam yanınızdaki sandalye de oturuyor."

" Görüntüsü zarar görmüş mü? Yüzü karanlık hareli mi?"

" Hayır".

Kara şaman Sabina derin bir nefes verirken genç kara şaman öne doğru eğilip yüzüne kocaman bir sırıtış yerleştirerek bakışlarını bana sabitledi.

" Muhteşem bir yetenek. Ne dersiniz kara şamanım."

" Yeteneğine sözüm yok ama bu onun için bir ceza mı bir ödül mü olduğuna zaman ve kendi seçimleri karar verecek."

" Kara şamanımızdan bilgece sözler."

Ufak atışmalarını sessizce dinlerken bir gözüm hep Yasemin ablanın üzerindeydi. Neden ve nasıl burada kalabilmişti. Sanki düşüncelerimi okurcasına cevap yaşlı kara şamanın sesinden geldi.

" Ruhlar normalde sadece 52 gün dünyada kalırlar . Ancak yaşamları normal bir şekilde son bulmadıysa ya da geride korumak istedikleri birini bıraktılarsa bilinçleri açık beş yıla kadar kalabilirler. Daha fazla kalanlar saf benlikleri kirlenen karanlık ruhlardır. Onlara son yolculuklarında kılavuzluk edip gidebilmeleri için yol göstermelisin. Bu senin gibi genç bir çocuk için ağır bir sorumluluk ama seçim ne yazık ki bize ait değil."

Başımı yere eğip düşünmeye başladım. Acaba bir ruhun yarım kalan işi nasıl tamamlanırdı ki. Ben düşüncelerim ve kafamdaki yanıtsız sorularla boğuşurken genç kara şamanın kendine tezat ciddi sesi ile bakışlarım onu buldu.
" Bir ruh gören aynı zamanda bir ruh-u revandır. Yine de unutma zorlandığında sana yardım için bekleyen bir çok kişi var. Ve en önemli konu sakın bedenine girmelerine izin verme."

........

20 yıl yirmi yıldır ruhları görmekle kalmıyor yirmi yıldır Yasemin'in ruhunu enerjimle besleyip bu dünyada kalmasını sağlıyorum. Yirmi yıl uzun bir süre yaşanan pek çok olay sonucunda değişen şaman ve kazandığım üniversitedeki kariyerim ile büyüdüm. Açıkçası şamanın değişimi Şehzade'nin ailesini bırakıp gidişi ,ölümü, her şeye bire bir şahit olsam da insanların hırslarını anlamayan yapım ile olaylara yabancıydım. Zira hepsi sonunda bedenlerini ve hırslarını bırakıp gitmek her şeyi geride bırakmak zorundaydılar. Yasemin içinde artık durum farklı değildi. Zira 20 yıl uzun bir zamandı ve dengesini korumakta zorlanıyor rüyalarımda yok oluşunu ve zamansız gelen karanlık yüzünü görüyordum. Bütün bunlar bir kenara kalktığında hayatım düşündüğümden daha iyiydi. Tek sıkıntı ruhlarla dolu bir yaşamda hayatıma kimseyi alamamamdı. Bir kere denemiştim iyi bir hanımdı ama ilk sarsıntıda kaçmayı kendi istedi. Şimdilerde ise İstanbul üniversitesi Türk tarihi bölümünde Yardımcı doçent olarak ders verdiğim son yıla girdiğimden derslerin yanında yayınlayacağım makale ve tezimle boğuşuyordum.

Kulağımda kulaklık elimde sımsıkı tuttuğum çantam ile kampüste ders vereceğim sınıfa yönelirken Yasemin de bu günkü programımı okuyordu. Ne zaman artık gitmesi üzerine bir konuşma yapmaya çalışsam beni geçiştiren yol arkadaşıma yorulmadan durumun getirilerini anlatıyorken ders vereceğim amfinin önündeki iki siyah suv araç ile siyah takım elbiseli adamlar gördüğümde adımlarım kesildi. Siyah araçlardan birinin içinden çıkan ben boylarda , ince kumral, aydınlık yüzlü , bıcır bıcır bir şeyler anlatan çocuk ile başımı sağa yatırdım. Çünkü çocukla birlikte aracın dışında beliren karanlık ruh çocuktan daha fazla ilgimi çekmişti. Bu ruhları tanırdım ve en sevmediğim ruhlardandı. Bu arada Yasemin'in sesi ile kendime geldim.

" Sevgilisi mi?"

" Hayır babası."

" Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun ki?"

20 yıl bir şeyleri öğrenmek için yeterli bir zamandı aslında . Pek çok ruhla muhatap olmuş pek çok ruhun geçişine yardım etmiştim . Bu sebepten çoğu zaman ruhların neden kaldıklarını , ne yapmak istediklerini anlamak için özel bir çaba sarf etmiyordum.

" Biliyorum zira dikkatle bakarsan sen de görürsün. Gözünü çevreleyen siyah halkalar, zamansız ölümü ile koruyamadığını koruma arzusu. Ayrıca sadece bir baba belirli bir mesafede takip eder evladını. Hayatını zora sokmadan , içine girmeden kanatlarını açarak. Halkalar ise pişmanlığının belirtisi, işin kötü tarafı çocukta babasına hala bağlı ve beklenti içinde bu yüzden baba bırakıp gidemiyor."

Yasemin anladığını belirten mırıltılar çıkarırken ders anlatacağım amfiye yönelmiştim bile. Bu garip ikilinin önünden geçerken çocuğun birden önüme atlaması hayalet görmekten daha çok ürkütmüştü beni. Telefonu yüzüme tutarak:

" Bak abi gireceğim dersin öğretmeni Yaman Kırcı. Şimdi için rahat etti mi ?" dedikten sonra karşıdan gelen tok ses ile kaşlarım havalandı.

" Anladım ama sen yine de dikkatli ol. Hala güvende olduğunu düşünmüyorum. Ders bitince de doğruca eve gel."

" Tamaaaam paşam görüşürüz."

Öpücük atarak telefonu kapatan çocuk telefonunu indirip benim şaşkın yüzüme bakıp gülümsedi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

32okunma 9beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18