5. bölüm · PRENSES Ve HIRT<TEXTİNG>
5.BÖLÜM
Yazar'dan
Deniz yerinden kalkıp mutfağa geçti.
Kendine kahvaltı hazırlayacaktı.
O dakikalarda Teoman ise kendiyle savaşıyordu.
Deniz'e mesaj atmak çok istiyordu ama bir yanı da istemiyordu.
Dün geceki hâli gözlerinin önüne geldi.
Sırf bir daha yazmayacağını düşündüğü için ne hallere geldiğini görmüştü.
Onu kayıtsız bırakmak istemiyordu.
Sohbet yerine girdi.
En sonunda parmakları klavyeyi buldu ve sadece iki kelime yazdı.
Günaydın prenses
Şimdi işin zor kısmına gelmişti.
Gönder'e basmak...
Yavaş yavaş alışa alışa usulca dokundu.
Deniz gelen bildirim sesiyle telefonunun olduğu yere gitti.
Sadece bir kişiden gelmesini umut ederek bildirime baktı.
Hırt'tan gelmişti.
Resmen havalara uçtu.
Olduğu yerde zıplamaya başladı mutluluktan.
"Şükür" dedi.
Çığlık çığlığa evde koşturdu resmen.
O sırada Teoman onu camdan izliyordu.
Onun bu mutlu hâllerine gülümsedi.
Ama bir yandan da canı acıyordu.
Çünkü;Deniz ona değil Hırt'a bağlanmıştı.
Onu değil Hırt'ı sevmişti.
Denizin sevinç çığlıkları bittiğinde hemen cevap yazdı.
"Günaydın Hırt."
Teoman mesajı okurken yüzünde bir tebessüm oluşmuştu.
Her şey daha yeni başlıyordu.
Deniz'den
Hırt'tan mesaj gelmişti.
Gitmemişti.
Bırakmamıştı beni annem gibi...
Düşüncelerimden sıyrıldım ve mutfağa geri döndüm.
Kendime kahvaltı hazırlamaya devam ettim.
Tam sofraya oturup kahvaltı yapmaya başlayacaktım ki tekrar bildirim geldi.
Gidip baktım Teoman'dan mesaj gelmişti.
Teoman: Deniz bugün herhangi bir planın var mı?
Ben:Yok Teoman,neden?
Teoman: Birlikte bir kahve içelim mi diye soracaktım.
Ben: Olur aslında ne zaman nerede buluşalım?
Teoman:Ben daha kahvaltı yapmadım, yapınca yazarım sana.
Ben: E bana gelsene, ben de daha yapmadım. Sofra hazır bekliyorum,itiraz istemiyorum.
Teoman:Senin sözünün üstüne kimse söz söyleyemez zaten. Geliyorum 5 dakikaya.
Ben:Bekliyorum.
Teoman da geleceği için birer tane daha tabak,çatal ve bardak koydum.
Üstümden şarap kokusu geliyordu.
Odama geçtim ve dolabımı açtım.
Dolaptan çıkardığım beyaz crop ve siyah şortu giydim.
Tam o esnada zil çaldı.
Kapıya koştum ve açtım.
Teoman karşımda duruyordu.
Üstünde siyah tişört altında siyah rahat kumaş pantolon vardı.
Elinde sıcak ekmek poşeti ile bana bakıyordu.
"Hoş geldin" dedim tebessüm ederek.
"Hoş buldum" dedi ve poşeti bana doğru uzattı.
Poşeti elinden aldım.
O da içeri girdiğinde kapıyı kapattım ve mutfağa yönlendirdim.
"Geç otur,afiyet olsun"
"Teşekkür ederim ellerine sağlık Deniz"
Beraber sofraya oturduk.
Sohbet ederek kahvaltımızı yaptık.
"Sen geç salonda otur,ben sofrayı toplayıp gelirim."
"Olur mu öyle şey Deniz? Ben de yardım edeyim"
"Sen hiç bir şeye yardım edemezsin efendim. Git otur bekle beni"
Israr edemeyeceğini anlayınca;
"Tamam patron bekliyorum" dedi ve gidip salondaki koltuğa oturdu.
Bende sofrayı topladım ve onun yanına gittim.
"Kahveyi evde mi içelim dışarıda mı?" Diye sordum.
"Dışarıda içelim senin için uygun mu?"
"Uygun,sıkıntı yok. Ben üstümü değiştirip gelicem."
"Tamamdır bekliyorum"
Odama geçip kapıyı kapattım.
Aklımda tek kişi vardı.
Hırt.
Yorumlarınızı bekliyorum.
Fikir,öneri ve düşüncelerinizide
