18. bölüm · PRENSES Ve HIRT<TEXTİNG>
18.BÖLÜM
Teoman'dan
Karşıma geçti.
Gözünde kocaman bir hayal kırıklığı görüyordum.
Ruhsuz bir tonda "Neden yaptın?" diye sordu.
"Neden senin bana böyle bir şey yapmayacağına inandırdın? Neden bana binbir çeşit yalan söyledin? Neden karşıma çıkıp senin olduğunu söylemedin? Neden beni bırakıp gittin? Neden benden vazgeçtin?"
Bunları söylerken göğsüme yumruklar attığını sanıyordu.
Bileklerinden tuttum.
"Emin ol Deniz ne üzülmeni ne kırılmanı istemedim. Sadece beni sevmeni isteyecektim. Buna da cesaret edemedim. Korkağın tekiyim. Seni üzdüm kırdım. Sana öyle bir şey yapacak insan değilim dedim. Yalanlar söyledim. Benden böyle bir şeyi beklemediğini bile bile yapmaya devam ettim.Keşke o gün yazmasaydım. Keşke sevgimi,aşkımı alıp kalbime gömseysim. Ama emin ol şimdi siktir git de giderim. Defol git hayatımdan de defolurum.Bir daha karşıma çıkma de çıkmam. Gözüne görünmem. Ne istersen yaparım. Kusura bakma bak gerçekt-"
"Aptal" dedi.
Daha ne olduğunu anlayamadan suratıma bütün gücüyle bir tane tokat attı.
Gözyaşları süzülüyordu yanaklarından.
Kafam attığı tokat etkisiyle yana düşmüştü.
Eliyle yüzümü yüzüne geri çevirdi.
Ardından daha ne olduğunu anlamama fırsat vermeden ellerini belime doladı.
Ne olduğunu anlayamadım ilk başta.
Anlamam çok uzun sürmemişti
Ellerimi beline yerleştirdim.
"Hiç bir yaptığına kızmadım ama bir tanesine çok kızdım" dedi yanaklarından yaşlar süzülürken.
"Neden benden vazgeçtin? Neden bana bunu tekrar yaşattın?"
"Ben senden vazgeçmedim."
"Vazgeçtin, sana bir daha yazmayacağım dedin. Sen de bırakıp gidecektin annem gibi"
"Ben öyle bir şey yapmam,yapamam. Sadece..."
"Sadece ne?"
"Cesaretsizdim. Aşkımı dile getiremeyecek kadar korkaktım"
"Niye?"
Gözlerimi gözlerine diktim.
"Seni üzmek,kırmak istemem. Hatta öyle bir şey yapmayı hayatta bir kez olsun düşünmem. Beni sevmezsin sevemezsin diye düşündüm. Sana benim olmadığıma inandırmak için yalanlar söyledim. Bana olan güvenini kırdım. Beni sevebileceğini düşünmedim. Sevmezsin de zaten. Niye sevesin ki? Babası sevmeyeni kim sevs-"
Sözüm bitmedi.
Cümlemin sonundaki o ağır, zehirli kelime dudaklarımdan dökülemeden Deniz'in elleri yüzümü buldu.
Yanağımdaki tokatın sıcaklığı henüz geçmemişken, dudaklarına çarpan dudakları bütün dünyamı susturdu.
Beni öpüşünde öfke yoktu; hırs, sitem ya da ceza yoktu.
Yalnızca çaresiz bir tutunma çabası, panikle karışık bir "sus" fısıltısı vardı.
İçimdeki o karanlık cümleyi mühürlemek, bütün yaşanılan izleri kendi sıcaklığıyla silmek ister gibi asıldı dudaklarıma.
Yanaklarından hâlâ süzülen yaşlar dudaklarımızın birleştiği yere damladı.
Tuzlu, sıcak bir tat karıştı nefesimize.
Ellerim ne yapacağını bilemeyerek havada kaldı bir an; sonra korkuyla, incitmekten ölesiye çekinerek beline dokundum.
Tokat attığı yanağımı onun gözyaşlarıyla ıslanan yüzüne dayadım.
Nefes nefese geri çekildiğinde alnını alnıma yasladı.
Gözleri kapalıydı ama kirpiklerinin arasından dökülen her damla içime işliyordu.
"Bir daha," dedi titreyen nefesinin arasından.
"Bir daha sakın beni bırakıp gitme. İşte o zaman affetmem seni,o zaman benden kork"
"Asla. Asla bir daha böyle bir şey yaşamayacaksın. Yaşatan olursa yaşattığı gün bu dünyada yaşadığı son gün olur."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
İlk kissimizi de aldık
