1. bölüm · Prens ve Prenses
1. Bölüm
Ben, Alman Prenses Lina’ydım. Kısa bir süre önce 18 yaşıma adım atmıştım. Mutluydum ve huzurluydum. Ama ailem benim hakkımda; aşk, evlilik ve gelecek planları hazırlamaya başlamıştı… henüz haberim yoktu.
Annem, yani Helena, Fransız kökenliydi; ama ailesi onu Almanya’da okutmuş ve büyütmüştü. 18. yaşıma girdiğimde bana en çok istediğim sarmaşıklı eldiveni almıştı.
Saray’da yaşıyorduk. Bir gün annem sofrada yemek yerken bana seslendi:
• Helena: Lina.
• Ben: Efendim, Anneciğim?
• Helena: Seni kısa süre sonra, dünyaca ünlü Almanya Kralı’nın oğlu Felix ile evlendirmek istiyoruz…
Annemin sözünü bitirmesiyle adeta şoka girmiştim. Yemeğim boğazımda kalacak gibi olmuştu. Bir an için huzursuz hissetmiştim ve öfkeyle odama gitmiştim. Annem bunu fark etti, odamın kapısını tıklattı:
• Tık tık…
Hiç konuşamamıştım; “giremezsin” bile diyemeyecek bir haldeydim. Kapı açıldı ve annem:
• Helena: Lina, bak dinle anneni.
• Ben: Anne, sen nasıl böyle bir karar alabilirsin? Tanımadığım bir insanla evlenmek ne demek? Felix kim, duymadım bile!
• Helena: Kızım, dinle. Felix’i seveceksin. Annesi ve babası ile tanışıyoruz. Oğlan çok sempatik, samimi ve dürüst. Senin gibi kızlara yakışır.
İçimde sadece hayal kırıklığı vardı. Tanımadığım biriyle evlenmek… duyulmamış bir şeydi. Odadan çıkar çıkmaz bahçeye koştum. Çiçeklere dokundum; hepsi mis gibi kokuyordu. Cennetten gelmiş gibiydi. Akşam olduğunda hâlâ olayın etkisindeydim.
Sabah oldu, güneş yeniden doğmuştu. Sofraya dün olanlardan sonra gitmek istemesem de aç kalmak istemedim. Annemi gördüm; trip ata ata masaya oturdum.
• Helena: Lina, dün ki olaydan sonra böyle yapma lütfen.
• Ben: Nasıl yapmayayım anneciğim?
• Helena: Biliyorum, kızgınsın ama Felix sandığından da iyi bir çocuk.
• Ben: Hala Felix diyorsun, inanılmaz!
Tam kalkarken annem, misafirlerimizin geleceğini hatırlattı:
• Helena: Bugün eve misafirler gelecek. Onlara da böyle yapmayacaksın, değil mi?
• Ben: Merak etme anneciğim. Felix de vardır, ayıplık olmaz.
Ve tam o sırada kapı çaldı…
