3. bölüm / 5
Pisi pisi-3-
Bölümler 5Şu an: -3-
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
₊˚⊹♡ ᓚ₍ ^. .^₎
Şimdi büyük ihtimal kafanız karıştı bir otobüs bi tren diye, hangisi erken gelirse ona biniyorum. Sabah genellikle trene, dönüşte de belki otobüse.
Nasıl rüya gördüğümü bile unutup 10 yıldır uyuyormuş gibi uyanmıştım yine, bıraksalar yine uyurum ama. Sıcacık yataktan kalkıp ilk bi karma karışık duran yüzümü bi yıkayıp, gece dövüş vermiş gibi duran saçlarımı taramıştım, sonrası klasik dişimi fırçalayıp formamı giymiştim. Malum her şeyi unuttuğum için çantamı kontrol edip kuşumla vedalaşıp kısacık bir kahvaltı yapmıştım. Annem sesimi duyup uyandığında onunla da vedalaşıp çıkmıştım dışarıya. Sabah azar azar esmesi o kadar çok hoşuma gidiyordu ki, keşke kıştaki gibi karanlık havada gidebilsem çok güzel oluyor o zaman hoşuma gidiyor.
Neyse, istasyona geldiğimde beş dakika sonra tren geldiğinde binip kenar köşenin boş olduğunu görünce oraya geçmiştim hemen. Yaren’in uyandığını düşünüp ona mesaj atmıştım.
Ben: Dün bana aşırı yakışırsınız dediğin çocukla tanıştım nasıl olduğunu çıkışta anlatırım.
Evet Yaren’in en sevdiği şeylerden biri yeni olay ve benim yeni birisiyle tanışmamdı. Yaklaşık 4 yıldır doğru düzgün bir erkekle hiç konuşmamıştım , Mehmet hariç, yani bu hayatta sadece bir kez flörtüm ve sevgilim oldu o kadar.Duraklar hızlıca geçerken üçüncü durakta bilin bakalım kimi gördüm? Kerem’i yani namıdiğer kedi çocuğu.
Bir saniyelik süren bakışmamızın ardından ona bakmayı kesip gözümü başka bir yöne çevirmiştim hemen. Allah’ım sınavım mı bu benim? Niye bu kadar utangaç biriyim? Sakince dururken en sonunda ineceğim durak gelince herkesin arasından geçip hemen inmiştim trenden. Yanımdan geçmişti bi anda. Kalbim hızlı atmaya başladı, ne oluyor bana?
Evet, aşık olmaktan veya birinden hoşlanmaktan korkuyorum. Tekrar geceleri ağlamaktan, tartışmaktan, sevginin azalmasından. Bundan dolayı erkeklerle arama bir mesafe koymuştum. Yönelimim normal yani erkeklere karşı fakat aşık olacak kadar sevemiyordum. Severim ama söylemem içimde tutarım fakat gittikçe kalbimi acıtır böyle olunca da.
Okula doğru yürürken birinin bi anda kokuma girdiğini hissedince korkmuştum, Zeynep’miş. “Korkuttun beni.” , “Ben dışında kim bir anda senin koluna girmesini bekliyorsun?”Gülümsemiştim o an, başka kimse olamazdı onun dışında, haklıydı. “Sana bir şey soracağım ama aramızda kalacak söz mü?”Merakla bana bakmıştı, “Söz.”Kedi çocuğu işaret etmiştim gözlerimle “Sence şuradaki kahverengi kısa dalgalı saçı olan çocuk nasıl biri?”
“Ondan mı hoşlanıyorsun?” sesli bir şekilde söyleyince kolumla dürtmüştüm onu, ne hikmetse yanımızdaydı duymuş gibi baktı. “O yüzden değil, zaten benim birinden hoşlanmam imkansız gibi bir şey.”
“Niye ki? Hâlâ o olay yüzünden mi?”
“Ben bir daha kullanılmak istemiyorum.”Işık yandığında karşıdan karşıya geçmiştik. Boyu uzundu ama arkamızdan yürüyordu nedense. “Herkes aynı değil ki, tamam anlıyorum seni ama bir kerecik şans versen birine?“
“Kim benimle çıkmak ister ki?”
“Doğruya doğru konuşayım, erkek olsam sana çıkma teklifi ederdim.”
“Sen ederdin ama, başkasının edeceği kesin değil.”Bir süre düşünür gibi oldu, çocuk önümüze geçince bi ona baktı. “Yakışıklı aslında, sende güzelsin bir birinize benziyorsunuz da. Yakışırsınız bence.”
“Dış görünüşten bu kadar çok şey çıkarman şimdiden doğru gelmiyor pek.”
“Seven sevdiğine benzermiş, hem genelde gerçek aşıklar görünüş olarak bir birbirlerine benziyorlar.”
“Neyse, bu konuyu sonra konuşuruz.”
“Nasıl istersen.”
Sıralarımıza geçtikten sonra her sabahki gibi kıyafet kontrolünden sonra sınıflarımıza girmiştik. Geldiğim an masaya kafamı koyup düşünmeye başlamıştım, cidden benziyor muyduk? Saç, göz, ten rengi veya boyumuz hiç uyuşmuyordu. Belki de sadece yüz hatları anımsatıyordur. Ya da bakınca sanki eskiden bir birimizi tanıyormuş olabiliriz. Reankarnasyon olayına pek inanmıyorum ama bir süre sonra çok düşünmüştüm bu konu üzerinde.
İslama göre ruhların beklediği bir yer var, belki de yeni bir bedene girmek için bekliyor olabilirler mi? Tekrar dünyaya gelip önceden yaptıkları hataları telafi etmek isteyen ruhlar vardır belki. Kimisi geçmiş hayatını hatırlıyor, kimisi ise hatırlamıyor. Bunun üzerine çok fazla haber var, ne kadar doğru olduğunu bilmesem bile gerçek olabilir belki.
Şimdi fark ettim, ona bakınca cidden tanıyormuş gibiyim. Ama o kim?
~..ฅᨐฅ..~
Son dersimiz görseldi, yaşasın! Atölyeye inmiştim hemen, çantamı kenara koyup kalemliğimi oturacağım yere koymuştum. Biz resim çantası getirmiyorduk onun yerine aramızda para toplayıp resim kağıtları alıyorduk, daha mantıklı geliyordu. Resimleri de istersek götürebiliyorduk. Mehmet müzikte olduğu için birlikte bahçeye inmiş bir kenara oturmuştuk.
“Dün bir şey oldu mu?”
“Ay ben onu anlatmayı unuttum, adını öğrendim.“
“Sen nasıl bir şeysin ya?”
“Olayın başını bilmiyorsun ama, eski şey var ya ona sevgilim bile demek istemiyorum anladın sen. O geldi bi anda-“ lafımı kesmişti bi anda“NE, neden gelmiş manyak?”
“Konuşmadım bilerek, sonra kaçmaya başladım yardım istedim çocuktan etti sağ olsun, adını sordum o sırada da.”
“Neymiş ismi?”
“Kerem.”O an her yeri kontrol ettim bir yerde mi diye, o da bahçedeydi uzaktaydı bizden duyamazdı en azından. “Bakıştınız.”
“Ne?”
Daldığımı yeni fark etmiştim, o benden gözünü ayırmıyordu son anda ben başka yöne bakmıştım. İki oldu Pelin, üçüncü ne zaman olur Allah bilir. Gözlüğümü çıkarmıştım sonra yanlış anlaşılmamak için. “Niye çıkardın gözlüğünü?”
“En azından bozuk olması işe yarasın, onu dik izlediğimi sanmasın diye çıkardım.”
“Onun da maşallahı var çaktırmadan bakıyor sana. Hayırlı uğurlu olsu-“
“SUS!” Koluna bir tane yapıştırmıştım.Zil çalınca sınıflarımıza gitmiştik. Resim çizerken kimseyle ilgilenmeden çiziyordum direk, en sevdiğim şey sonuçta.
~..ฅᨐฅ..~
2 ders çabucak bittikten sonra toparlanıp çıkmıştım. Mehmet’le vedalaşıp istasyona gitmiştim. Deli gibi yarım saat otobüsün gelmesini bekleyemem ya? Durakta bu sefer etrafımı kontrol ederek giderken birine çarptım ne kadar aptalsın Pelin.“Özür dilerim.” Kafamı kaldırıp baktığımda onunla bakışınca bi utanç sarmıştı beni. “Önemli değil, Pelin’di dimi?”
“Evet, Pelin.”
“Ben gideyim en iyisi.”
“Sınavda yardımcı olmamı istiyorsan ederim.” Sınav mı? Ne sınavından bahsediyordu? “Ne sınavından bahsediyorsun?”
“Yetenek sınavından.”
Anlamış gibi yaptım o an, niye yardım etmek istiyordu ki?“Çekinmeden sorabilirsin istediğini.”
“Tamam, teşekkür ederim.”Yine oradan hemen kaçıp bir yere geçmiştim, tren geldiğinde aşırı doluydu. Boş yer ararken mecbur onun bindiği vagona binmiştim hemen. İğne atsan yere düşmez herkes bir birine yapışıktı resmen. Tutunacak yer de yoktu. Herkes bir birini ittire ittire inerken tam düşecektim ki birisi kolumdan yakalamıştı ben daha kaç kez ona borçlanacaktım?“Teşekkür ederim.”
“Önemli değil.”Trenin yarısı boşaldığında sonunda tutunacak bir yer bulup oraya geçmiştim.Acaba onunla konuşmalı mıydım? “Doku yapmakta zorlanıyorum.” Ağzımı arı soksaydı da konuşmasaydım keşke, olan olmuştu ama. “Kolay aslında, yarın öğle arası yanıma gelirsen gösteririm sana.”
“Nereye geleceğim?”
“Bahçeye in sen ben seni bulurum.”İndiği durağı da öğrenmiş olmuştum, benden 2 durak önce.
Jeton yeni düştü bir dakika, beni yarın çalıştıracaktı. Olamaz! Ya utanırsam? Bi anda strese girersem ne olacak? Sakin ol Pelin, halledersin sen.
Akşam olduğunda rezil olmamak için az da olsa bir şeyler öğrenmeye çalışmıştım. Sonra da yorulup yatağıma yatmıştım. Bildirim sesini duyunca telefona bakmıştım.
Y: Anlat çabuk çabuk.
Yazmaya üşendiğim için arayarak anlatmıştım her şeyi, sonra da uyumuştum..
‧₊˚ ⏾. ⋅
Bölüm etkileşimi
