1. bölüm / 5
Pisi pisi-1-
Bölümler 5Şu an: -1-
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
₊˚⊹♡ ᓚ₍ ^. .^₎
Pelin Özer’in gözünden;
Ben Pelin, lise 3. sınıf eşit ağırlık öğrencisiyim. Hayatımı üniversitede güzel sanatlar okumak için elinden gelen her şeyi yapan azimli bir insanım -yani bence öyleyim-. Ailem her ne kadar benim güzel sanatlarda okumamı istemese de ben asla bu hayalimden vazgeçmeyeceğim. İsterseniz azıcık da olsa kendimden bahsedeyim.
16 yaşındayım, 6 Ağustos’ta 17’e gireceğim -ay sıkıntısı-. Yapmayı sevdiğim aktiviteler ise resim çizmek, müzik dinlemek, kitap okumak, yazı yazmak, ve kendi kendime dedektifçilik oynamak. Şimdi aklınızda bir soru oluştu, onu tahmin edebiliyorum. Hemen cevaplayayım sizin için. Dedektifçilik oynum kısaca tanıştığım insanlar hakkında notlar almak. Mesela unutmamak için kısa kısa ve o insan hakkında öğrendiğim şeyleri ve ön görüde bulduğum şeyleri yazıyorum. Eğlenceli bir şey aslında, hoşuma gidiyor. Yanımda hep küçük bir defter ve kalem taşıyorum bu yüzden.
Şimdilik beni bu kadar tanımanız yeterli, o zaman hayatıma artık geçebiliriz..
₊˚⊹♡ ᓚ₍ ^. .^₎
Bir gün yine dışarı çıkmıştım, kedileri beslediğim bir yer vardı oraya gitmiştim. Sürekli benimle neredeyse aynı zamanda gelen bir çocuk da vardı, belki benden büyük de olabilir tam olarak bilmiyorum. Kedileri yanıma çağırıp hepsini besleyip sevmiştim onları yine. O çocuk da oradaydı. Bir banka oturmuş yanıma gelip kucağıma çıkan kedi ile duruyordum, gözüm bozuk olduğu için pek net göremiyordum. Küçük defterimi çıkarıp gözlüğümü çıkarıp takmıştım. 180 civarında boyu, güzel bir giyim tarzı -bence öyle- hafif dalgalı biraz kısa koyu kahverengi saçlı, kahverengi ve biraz çekik gözlü, hafif kemerli bir burnu vardı. Bunları not almıştım tekrar görürsem diye. Kucağımdaki kediyle ilgilenirken ara sıra da ona bakıyordum onu rahatsız etmeyecek şekilde. Defterde diğer aldığım notlara bakmıştım. Yakın arkadaşlarım hakkında da vardı. Arkadaşımın sevgilisinin onu aldattığını da ben bulmuştum, yani iyi bir gözlemciyim.
Telefonuma bildirim gelince defteri çantama koyup telefonuma baktım. Yaren’den gelmişti.
Y:Kanka çok sıkıldım, neredesin bu arada?P:Kedilere baktığım yerdeyim.
Y:Her zamanki gibi desene, yanına geleyim mi bekliyorsan hâlâ?
P:Olur, gel.
Y:Tamam yarım saate oradayım.
Telefonu yerine koymuştum, gözlüğümü çıkarıp etrafa bakmıştım. Çocuk da kenara oturmuş etrafa bakıyordu. Gölü izlemeyi sevdiğim için bilerek kıyı kenarına yakın bir yere oturmuş sessizliği dinliyordum.
Etrafta insanlar hep birlikte yan yana takılırken ikimiz yalnızdık.
Yaren’i beklerken yarım saat çoktan geçmişti, tam onu arayacakken bir el omzuma dokundu.
“Yine geciktim, biliyorum. Ama bunları aldım” elinde iki tane limonata tutuyordu birini bana vermişti.“Hoş geldin” demiştim ona “Hoş buldum” dedi o da bana“Ee, nasıl gidiyor hayat?” Diye sormuştum verdiği limonatadan bir yudum alırken.“Her zamanki gibi, ders sonra boş boş oturma, özel ders, dershane, kurs..”
“Sıkılacak vaktin bile yok desene.” Demiştim biraz gülerek“Sıkılacak vaktim de var ama o vakitte sadece ödev yapıyorum konuşabilirsem de seninle konuşuyorum.”Yüzünün biraz düştüğünü görmüştüm, en son o çocuktan red yediğinde yüzü böyle düşmüştü.“Hâlâ o çocuğu düşünmüyorsun değil mi?”
“Hayır, ne alaka. Niye sordun ki?”
“Yüzün düştü de bi an, ondan sorayım dedim.”
“Onu unutalı çok oldu.”
“En son böyle dediğinde ortaokulda hoşlandığın çocuğu görünce nasıl umutlandığını hatırlatmayım istersen.”
“Unutamadım, tamam. Ama hiç sevgilim de olmadı bir kerecik de olsa olsun istiyorum.”
“Gerçek sevgi olmadığı sürece sevgili olmanın ne manası var? Sende kafaya taktın bu olayı. Ben sana diyorum üniversitede bulursun şimdi bir gereği yok.”
“Tabii senin sevgilin oldu ondan böyle konuşuyorsun.”
“Oldu da ne işe yaradı? Kullandı sadece beni.”
“O aptal sevmemişti seni, güp güzel kızsın bir daha öyle birisine bakmazsın inşallah.”
“Kitabı kapağına göre yargılamamak gerekir, sonra kötü oluyor.”
Yaren gözünü etrafta bir gezdirmişti öylesine, sonra benim de gördüğüm o çocuğu görmüştü. Bana dönüp bi bakmıştı, kolumu dürtüp sonra azıcık sesini kısarak konuşmuştu. “Şuradaki çocuk mesela, o da senin gibi kedileri seviyor sanırım baksana. Hem senin tipin gibi de. Yakışıklı da bence.”Yaren’e dönüp bi bakmıştım iyi mi diye, “Yaren sevgili aramıyorum şu anda, sen beğendiysen git konuş.”Bana azıcık yüzünü asıp baktı, “Yahu ben olsun istiyorum ama öyle gidip tanışamam, hem sen güzel kızsın belki beğenir seni.”
“Beni sırf görünüşüm yüzünden birinin beğenmesini istemem. Bundan nefret ettiğimi gayet iyi biliyorsun.”Şöyle bi ona baktı, sonra da bi bana. Bir süre düşündü uzun uzun “Yakışırsınız da aslında”Bıkmış gibi ses çıkarmıştım “Ay yeter, sonra konuşalım bu konuyu.”İkimiz de susup getirdiği limonataları içtik, en son vedalaşıp ikimiz de evlerimize gittik. Evde defterimi açıp baktım öylesine, yazdıklarıma bir göz gezdirmiştim.
-kedi çocuk-
İsmini, yaşını bilmiyorum. Beyaz tenli, kahve rengi kısa dalgalı saçlı, hafif çekik kahverengi gözlü, burnu hafif kemerli, güzel giyimi var, kedileri seviyor, boyu 180 civarında. Genelde saat 14.00 da kedilere bakmaya geliyor.Elimde daha onun hakkında az bilgi vardı, ama onu daha çok tanıyacağımı hissediyordum. Günlüğümü çıkarıp masama oturmuştum, masa lambamı açıp yazmaya başlamıştım. Yanıma kuşum da gelmişti deftere merakla bakıyordu. Kulağının olduğu yeri kaşıyordum en sevdiği yerdi. Yazı yazmayı bitirince de kuşumla ilgilenmiştim. En son bana gelen mesajlara bakıp sonra da ödevlerimi bitirip uyumuştum..
‧₊˚ ⏾. ⋅
Bir tık günlük tarzı bir kitap olacak yani karakterin gün gün neler yaşadı hakkında, umarım beğenmişsinizdir okuyan her kese teşekkür ederim
Bölüm etkileşimi
