5. bölüm · Örümcek zambağı( gerçek ailem )
5. Bölüm akşam yemeği
Emre beni akşam yeğmeyine davet ettikten sonra hızlıça eve gitim .
Üzerime çiçekli sarı dizime gelen bir elbise giymiştim. Saçlarımı açık bırakmıştım
Uzun zamandır elbise giymemistim. Elbiseyle koşmak zor oldundan , geneldede her an koşmaya zıplamaya hazır oldumdanda elbise giymiyordum .
Kapının önüne gelmiştim. Kapıyı tıklatım bir iki dakika sonra kapı açıldı .
"Merhaba kızım"
Kızım
"hoşgeldin" yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kapıyı Gülten hanım açtı .
Kime benzedim beli oldu yeşil gözler, kızıl saçlar ,yüzüne dağılan çiler nerdeyse bütün genlerin ondan almısım gibi.
Gülten hanımlala berader eve geçtik
Ev gayet iyiydi bahçeli iki katlı müstakil bir evdi .
İki yasıma kadar burdamı geçirmiştim ?
Salondan sesler geliyordu
" Onu birazda yanımızda tutmalıyız , emin olmak iştedim birseyler var ." Bu ses Alpin olmalıydı
"Bu işte uzman gibi daha önce yapmıs ve bizede çok çabuk uyum sagladı." Dedi Emre
"Bizimle kalamaz Ya bize zarar verirse " alyanın sesi girdi araya
Biz solona girdimizde sustular .
Solan gayet genişti , beyaz koltukların ortasında gri bir masa vardı.
Tekli koltuğun birine Yunus bey oturmuştu , Alya ve gülten hanımda yanyana oturmuştu . Diğerleri ise en başta Emre olmak üzere büyükten küçüge doğru sırayla oturmuşlardı .
Bende en sonamı otursam ?
Garip dururu diye bende tekli koltuğa oturdum .
Bir iki dakika boyunca gergin bir hava oluştu , gergin havayı dahatmak isteyen gülten hanım söze girdi
" Ben gülten , kocam Yunus , bunlarda oğullarım, Emre'yi ve alpi zaten tanıyorsun ama ben yinede tanıtayim "
"En büyügü Emre "26 yasında kahverengi saclarını Yunus beyden yeşil gözlerrini gülten hanımdan almıstı.
"İki numaralarım Alp ve Arda "24 yasındalardı Arda ve Alp ikizdi , bildiğim kadarıyla ardanın uzmanlığı Keskin nişancıydı, işi ise mimardı ama pek çalısmıyordu. kızıl saçlı kahverengi gözlü
" Üç numara efe "23 yasında oda kızıl saçlı yeşil göz ve çiliydi .
Herkez kısaca merhaba derken bende merhaba anlamımda kafamı saladım ama bu daha çok eyvallah benzedi ama neyse
Kendimi tanıtmak için telefonumu çıkartıçaktımki Alp
" El işaretlerini biliyorum " dedi
Lan o zaman neden uğraştırdın o kadar!
"Ee kızım nasılsın "
"İyiyim Gülten hanım ya siz nasılsınız " söylediklerimi Alp sesli söyliyordu
"Bizde iyiziz kızım ama hanımı kaldıralı sen bana teyze de "
Teyze mi , içime bir öküz oturdu sanki
"Peki Gülten teyze" öküzü boş vermeye çalıstım şimdi sırası digildi .
"Neyse artık yeğmeye geçelimi "
Herkez ayaklanmıstı tek ben ve Yunus bey kalmıstı.
"Soyadın ne demiştin kızım" Alp giti için telefondan notlar bölümüne girdim
"karaktı"
Yunus bey kaslarını çatı
" Ahmet karaktı ile ne gibi bir ilişkin var "
Yunus beyle ustam tanısıyormuydu ?
" Bir kız yetisdirdini duymuştum o senmiydin ?
" Evet "
Çatık kasları bir anda büzeldi şanki aklına bişey gelmiş gibi gözleri parladı. Tam agazını açıçaktıki gülten hanımın sesi geldi
"Nerde kaldınız "
———–———————🌺🌺🌺——————————
Yemekte pek konusmamıstım , sadece arada sorulan sorulara cevap veriyordum. Biraz yedikten sonra doymustum. Elimi yıkamak için tuvaleti arıyordum .
Keşke kalıkmadan önce tuvaletin yerini sorsaydım.
Aslında biraz üzüldüm , burası benim evim ama daha tuvaletin yerini bilmiyorum...
"Bana bak " buyur canım
" Neden burdasın " Alya ila agızımı bozdurucan dimi?
"Tuvaletin yerini arıyordum "
"Burdamı " yok e...
"Nerdeyimki "
" Ben senin amacını biliyorum "
"Neymiş amacım "
" Bu grubu dahatmak !" Ufak at amk
"O en baştan sana karsı uyarmıstı zaten . Tek bir yanlısını bekliyorum . Bekle sen herkeze gerçek yüzünü göstereceğim!"telefon sesiyle bakısları telefona döndü , mesaj gelmişti ama bir sorun vardı oda mesajın kimden geldigindeydi . Cadı yazısında takılıp kalmıstı
Alya hiçbişey demeden gittiğinde arakasında sorularla dolu ben kaldım .
O diye bahsettiği kimdi.Neden bana karsı bu kadar öfkeli ? Yada daha önemlisi cadı adı altında kim mesaj atmıstı.
Geldim yönden geri gitim tuvalet burda digilmis. Köseyi dönmemle Alple karsılasmam bir oldu
Yeter ama ya!
"Konusmamız gereken şeyler var "
"Hava nasıl" biraz alpi oyalayim . Benimde ögrenmeme gereken şeyler var
" Havamı"
" bak bizi çağırıyorlar " kaslarını çatı , maşallah kaslarını çatmak moda olmuştu bu günlerde
O arkasını döndüğü gibi bende başka bir köşeden döndüm .
Evde büyükmüş ha
Biraz ilerledigim zaman aralık bir kapı gördüm. Kapı aralından Yunus bey görülüyordu. Yunus beyde beni görmüstü
" Gelsene " demesiyle kapıyı birazda aralayıp içeriye girdim.
Burası sanırım çalısma odasıydı . Evin genelinde Beyza ve gri tonlar hakimdi. Burasındada yine gri tonlar vardı . Odada bir kitaplık , bir masa , bir sandalye ikide koltuk vardı . Yunus bey masanın ardındaki sandayeye yerleşti bende karsısındaki koltuğa oturdum.
"Lafı hiç dolandırmiyacagım, senden bir iyilik isteyeceğim ama merak etme bende senden istediğini yapıcagım. Ahmeti tanırdım birçok kere birbirimizin hayatını kurtardık. Onun bir çoçuk yetiştirdiğini duyunca şasırdım eğer Ahmet seni yetiştirdiyse demeki sendeki ışığı gördü."
"Al gülüm ver gülüm yani ?"
" Evet , beliki seninde bir karın agrın var "
"Benden ne istiyorsun "
" Bak benim dört çoçugum var birde iki yasından beri hiç görmedigim yılarça öldü bildiğim saatlerçe o sanıp kuru toprağa sarıldımıgım bir kızım var " giderek sesi kısılıyordu. Zar zor giden öküz yine gelmişti . Benim kadar oda zorlanıyordu.
" Bir kaç gün önce boş bir toprağa sarıldımı öğrendim " lan yoksa !
" Senden kızımı bulmama yardım etmeni istiyorum " kendi kendimi nasıl arayım ben yaa
" Dediğin gibi al gülüm ver gülüm sen ne istiyorsun" karsımdaki adama baktım dik duran omuzları çökmüstu , uykusuzluktan gözlerinin altında halkalar oluşmuştu,
karsımdaki yıkık bir baba duruyordu.
Ona nasıl hayır derdimki?
" Pekala " yüzünden bir mimik bile oynamadı ama gözüleri herşeyi anlatıyordu
" Ne iştedigimi işi sonunda söyliyeçegim "
Gerçek kızlarını ögrenince gerçektende şimdiki gibi mutlu olabiliçekmi ?
