3. bölüm · ORTAK YÖN.

2

Calypso Lyr

Baran Vural'dan

Kahvaltı için aşağı indiğimde evde tanıdık sesler işittim. Bahçeye doğru sesleri duyduğum yere yürümeye başladım.

-" Amcaaaaa "

Duyduğum ses içimi ısıtmaya yetti bile.

" Burak bey? "

Sesin sahibi 10 yaşındaki yiğenimdi. Kucağıma atlayan çocuğa sıkıca sarıldım.

-" Amca biliyor musun babam yeni bir oyun aldı ama Okan'ın kolu kırıldığı için oynayamıyoruz! Bende diyordum ki-"

Arkamdan tanıdık bir ses daha yükseldi.

-" Burak, amcanı rahat bırakır mısın oğlum? Adam daha yeni uyandı bırakta bir kendine gelsin. Geç hadi sofraya yemek hazır. "

Gülerek sesin sahibine doğru döndüm.

" Ben halimden memnunum Yeliz "

Yeliz Giray'ın karısıydı. Baştan anlatmak gerekirse Giray benim üvey kardeşim. 13 yaşında ailesi ailem olmaya başlamıştı.

Giray içeri girip çocuklara masaya geçmelerini söyleyip yanıma oturdu.

-" Bak dün için özür dilerim."

İç çekti.

-" Sadece seni düşünüyorum Baran. Bununla uğraşmak istediğine emin misin?"

"Hiç bu kadar emin olmamıştım Giray."

Kafasını anlayışla salladı.

-" Arkandayım, her ne olursa."

" Senden şimdilik bir kaç şey isteyeceğim. "

-" Ne gibi?"

Lora kutay'dan

" Siktiğimin şerefsizleri "

İç geçirdim. Sırf dünki iki adam yüzümden sabah yürüyüşümü yapamamıştım ve bu gerçekten sinir bozucuydu. Şimdi elimdeki bi' kupa hazırladığım kahvemin tadını çıkartmaya çalışıyordum.

Günü bir şekilde atlatmış saat 6 gibi üstüme siyah cepli dar bir etek ve kolları uzun omuzları açık bir crop geçirip 7 gibi aşağı inmiştim.
Mavi bir araba kapı'nın önündeydi. Bir adam arabadan indi yanıma geldi.

-" Sonunda sevgilim, bir saattir ağaç oldum burda!"

Anlamaz ifadelerle adama baktım.

" Beyefendi karıştırdını-"

-" hadi ama güzelim geç kaldık şakanın sırası değil, bende seni çok özledim. "

Belimden çekip sarılarak kulağıma eğildi.

-" Baran'ın selamı var güvenlik açısından rol yapmamız gerekiyor. "

Duyduğum an anında role girip adamın elini tuttum. Uzun boylu kumral ve kendine çok yakışan bir sakalı vardı.

" tamam sevgilim kusura bakma hadi gidelim. "

Sıcacık bir gülümseme takındım. Adını bile bilmediğim bir adamın benim için araba kapısını açışını bekliyordum.

---

" Bu adamın evi de baya uzakmış "

-" Ev mi? Eve gitmiyoruz ki"

" Ne demek eve gitmiyoruz? "

Kafasıyla ileriyi işaret etti.

" Şaka yapıyorsun "

Büyük bir kumarhanenin girişindeydik. Dışardan birinin asla giremeyeceği yüksek ihtimalle sadece üyelerin girebildiği yüksek güvenlikli bir yerdi.

İçeri girdiğimizde beni getiren adam elimi tutmuş önden yürüyor olsa da ben etrafı ve oyun oynayanları izlemekten yürümeyi unutmuştum. Etraf çok klas ve lüks bir yerdi.

-" Dikizleme keyfini bölmek istemem Lora ama hızlanmamız lazım. "

Kafamı sallayıp hızlıca yürümeye başladım. Bir asansöre bindik.

" Tahmin edeyim bodruma ya da çatıya falan mı çıkacağız?"

Adam muzipçe gülümsedi, arkasını dönüp asansör aynasına elini yerleştirdiği an ayna yukarı doğru kalktı. Ağzım açık izlerken eliyle belimi tuttu.

-" Matmazel, önden buyurun lütfen. "

...

Baran karşımda, beni getiren adam onun yanında, bir sürü adam da bizi koruyacak şekilde yerleştirilmiş oturuyorduk. Boğazımı temizleme gereği duydum.

B: Evet Lora.

" Ne konuşacağımı inan bilmiyorum. "

Hala etrafı süzüyor, soğuk terler akıtıyordum. Doğru bir karar verdiğimi şu an sorgular haldeydim.

B: Korkmana inan gerek yok adam öldürmüyoruz.

Beni getiren adam hafifçe gülüp kafasını yana çevirdi.

-" Kısmen " diyerek mırıldandığını duydum.

B: Konuya gelelim Erdem'i yok etmek istiyorum.

Adını duyduğum gibi yine sinirlenmiştim.

" Bende öyle, o yaşlı bunak-"

B: Hayatımı mahvetti.

Diye tamamladı.

Kafamı sallayarak onayladım

" Aynen öyle "

B: Daha önce şirketine bir sürü kişiyi yolladım lakin hepsi bir şekilde beceremedi.

Elini sinirle sıktı.

B: Aralarında kalmayı başarabilen tek kişi Engin.

Beni getiren adamı işaret ettiğinde o yöne baktım, adam Baran'ın tam tersi çok neşeli bir tipti.

B: son iki yıldır iş yapıyorlar ve Erdem ona güveniyor. Geçen ay Engin iş için şehir dışına çıktı ve 1 aydır Erdemle görüşmüyorlar. Bunu koz olarak kullanacağız.

" Nasıl yani? "

Engin konuşmaya başladı.

E: Karım olacaksın.

" Ne "

Kahkaha atmaya başlamıştım bu delilikti. Tanımadığım bir adamla evlenmeyecektim.

" Tanımadığım biriyle evlenmeyeceğim. "

Baran yanlış bir şey söylemişim gibi eliyle kafasını ovuşturdu.

B: Gerçekten evlenmeyeceksiniz zaten. Senin işin Enginle birlikte davetlere katılıp, Erdemin sık sık gittiği mekanlara gidip onu ayartmaya çalışmak. Başka şekilde ona yakın kalamazsın, kimse kalamaz denedim.

İki adama birden bakmaya başladım. Gözüm bir ona, bir diğerine kayıyordu. Engine kıyasla Baran çok daha yakışıklı olsa da Engininde bir gideri vardı.

" Size bir şey söyleyeyim mi? "

Kısa bir süre birbirlerine bakıp aynı anda kafa salladılar.

Masanın üstüne eğildim.

" Siz..."

Nefes verdim ve bağırdım.

" Siz kafayı mı yediniz! "

B: Bak Lora. Senin geçmişini araştırıp seni zorlayadabilirdim. Ama ben seni adam akıllı buraya çağırdım.

" Ya gelmeseydim?"

E: Gelecektin çünkü erdem seninde canını yaktı Baran'ında, benimde işlerim açısından büyük tehlike o yüzden hepimize bir iyilik yapıp güzellikle kabul et şunu!

" Ya etmezsem?"

Hayır, edecektim. Blöf yapıyordum. Kardeşimin acı görüntüleri beynimin her yerini her saniye daha da kaplıyordu. Ölüme bile vardım.

Baran eğilince ona doğru bende eğilme gereği duydum.

B: Edeceksin.

Fısıldadı. Merak ediyorumda bu adam kendinden nasıl bu kadar emin? Gerçi olduğumuz yere bakarsak çok güçlü.

" Tamam, kabul ediyorum Baran Vural. "

Kurnazca gülümsedi.
...

" Son bir soru!"

E: Yeter ama artık ya

"Bu Baran madem bu kadar güçlü niye direkt öldürmüyor?"

Engin arabada iç çekerek bana döndü.

E: Onunda değer verdiği kişiler var Lora.
Hayatını bir kalemde öyle bir pislik için heba edemez. İstese yapar ki istiyorda zaten ama onu engelleyen bir ailesi var.

" Ailesi öldü demiştin "

E: ona sahip çıkan aileden bahsediyorum.

Önüme doğru döndüm.

" Peki bir de şey diyecektim"

E: Lütfen sus ve soru sormayı bırak artık Lora! Baran gerektiği yerde her şeyi anlatır sana ama kafamın içine ettin in artık şu arabadan!

Dil çıkararak indim ama o da peşimden indi.

E: Aşkım öpücük?

Hayretle bakarak yaklaştım.

Dişlerimin arasından fısıldayarak konuşmaya başladım.

" e yuh artık ama "

E: Güzel kadını bulduğun an faydalanmalısın derdi dedem.

Sırıtıyordu. Kafamı iki yana salladım.

" Madem evli olacağız aynı evde kalmamız gerekmiyor mu? "

Fısıldayarak konuşuyordum.

E: Sözde yarın evleneceğiz,akşamına aynı evde kalmaya başlayacağız.

İç çekerek kafamı salladım. Ne gibi bi' durumun içindeydim ben?

~