6. bölüm · ÖLÜMLE DANS
BÖLÜM 6-AYNI ÇATI ALTINDA
Aylin merdivenlerden aşağı indiğinde salon çoktan dolmuştu. Günün yorgunluğu herkesin üstüne çökmüş ama buna rağmen ortam sessiz değildi. Kahkaha, konuşma, bardak sesleri birbirine karışmıştı.
Kapının eşiğinde birkaç saniye durdu.
İçeri karışmak gibi bir niyeti yoktu.
Yavuz onu ilk fark eden oldu.
“Bozkurt geldi.”
Birkaç kişi başını çevirdi.
Aylin bakmadan içeri girdi.
Doğrudan en köşedeki koltuğa oturdu.
Kollarını göğsünde bağladı.
Duruşu netti: uzak dur.
Ali onu süzdü.
“Sen hep böyle misin?”
Aylin bakmadan cevap verdi.
“Nasıl böyle?”
“Buz gibi.”
Aylin omuz silkti.
“Ben buyum.”
Yavuz hafif güldü.
“Cidden tek kişilik karakol gibisin.”
Aylin göz ucuyla baktı.
“Size bir zararım mı var?”
Mert araya girdi.
“Zarar değil de… biraz konuşsan?”
Aylin net cevap verdi.
“Konuşmayı sevmeyrum.”
Bunu söyleyişi bile farklıydı. Kelimeleri yuvarlıyor, Karadeniz şivesi her cümlede kendini belli ediyordu.
Emre kaş kaldırdı.
“Hiç mi yumuşamaz insan?”
Aylin düz baktı.
“Yumuşamak neye yarayi?”
Salonda birkaç kişi güldü ama Aylin gülmedi.
Hiç.
Yüzünde en ufak bir değişim bile olmadı
Ali hafif ciddileşti.
“Biz seni anlamıyoruz Bozkurt.”
Aylin kısa cevap verdi.
“Anlamayın.”
Mert kaşlarını çattı.
“Aynı timdeyiz biz.”
“Evet.”
“O zaman iletişim kurman lazım.”
Aylin başını hafif yana eğdi.
“Ben işimi yapayrum.”
Yavuz hemen atladı.
“Bu iş değil, insan ilişkisi.”
Aylin ona baktı.
“İnsan ilişkisi zorla olmaz.”
Sessizlik oldu.
Bu cümle netti, keskin ve tartışmasızdı.
Yavuz bu kez daha açık konuştu.
“Sen böyle devam edersen yalnız kalırsın.”
Aylin hiç düşünmeden cevap verdi.
“Zaten kalayrum.”
Ne ton değişti.
Ne bakış.
Ne ifade.
Sadece gerçekti.
Emre birkaç saniye baktı.
“Bu başka bir seviye.”
Aylin koltuğa yaslandı.
Bakışı sabit kaldı.
Sanki herkesin arasında değilmiş gibiydi.
Bir süre sonra ortam dağıldı. İnsanlar çay aldı, konuşmalar değişti, gürültü biraz yumuşadı.
Ama Aylin yerinden kalkmadı.
Ne katıldı.
Ne tepki verdi.
Ne de değişti.
Mert tekrar yanına geldi.
“Bozkurt.”
Aylin baktı.
“Ha?”
“Burası sana düşman değil.”
Aylin kısa nefes verdi.
“Ben kimseye düşman değilum.”
“Öyle davranmıyorsun.”
Aylin net konuştu.
“Davranmak zorunda değilum.”
Sessizlik oldu.
Mert bu sefer cevap vermedi.
Çünkü karşısında tartışılacak biri yoktu.
Sadece kendi çizgisinde duran biri vardı.
Bir süre sonra herkes odalara çekildi.
Ev sessizleşti.
Aylin en son kalktı.
Koridora çıktı.
Tam mutfağa yönelmişti ki içeriden Ali’nin sesi geldi.
“Bu kız niye böyle ya…”
Emre ekledi.
“Hiç gülmüyor bile.”
Aylin durdu.
Bir saniye kapının yanında kaldı.
Hiç tepki vermedi.
Sonra yürümeye devam etti.
Mutfakta su aldı.
Sessizce içti.
Hiç kimseye bakmadı.
Hiçbir şeye gülmedi.
Sonra odasına çıktı.
Kapıyı kapattı.
Sırtını kapıya yasladı.
Gözlerini kapattı.
Aynı evdeydiler.
Ama Aylin hâlâ tamamen yalnızdı.
Bu günün ikinci bölümü ballarım
Bol bol yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın ballarım🍯🥰
