Ölüm Çiçeğim|TEXTİNG kitap kapağı

20. bölüm / 24

19. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: 19. Bölüm

~Kalan olmadın, giden olmadın
Bana bir kere gülen olamadın~

--------
Lavinia'dan

Dünki Aziz Ata namıdiğer Kömür gözlümle konuşmamızdan sonra direkt uyumuştum. Hastaydı fakat yanına gidemedim çünkü ben işlerim vardı. Abim sabah çıkmadan önce bana haber vermiş yarın döneceğini söylemişti. İşi hep böyleydi 1-2 gün eve uğramazdı.

Tam kalkıcakken telefonuma bildirim geldi...

Kömür gözlüm:Deli kız özür dilerim artık ben senle konuşamam. Uzun zamandır ona karşı hislerimde emin olamadığım biri vardı ama artık eminim ve senle konuşmaya devam etmem çok büyük bir hata, hem ona hem kendime yapacağım bir yanlıştır. Umarım bu sürede seni mutlu etmişimdir etmediysem de hakkını helal et elimden gelen buydu. Ben bir şey yapamıyorum ama lütfen sen engelle beni ikimiz için en doğru olanı bu. Allaha Emanet..

Nasıl yani?

Sevdiği mi vardı Aziz Atanın?

O yüzden mi soğuk yapmıştı bana?

O gün 'En yakın zamanda anlatıcam' demişti.

Sevdiği biri olduğunu mu söyleyecekti gerçekten?

Ben geri zekalıyım, yemin ederim geri zekalıyım beni sevdiğini sanmıştım meğer ki...Sevdiği varmış ve benim davranışlarımdan rahatsız olduğu için soğuk yapmış.

O beni hep kardeşi olarak görmüştü ben ise hep...

Telefonumu alıp sinirle duvara fırlattım.

"ALLAH SENİN BELANI VERSİN AZİZ ATA"

Hüngür hüngür ağlıyordum gözyaşlarım durmak bilmiyordu.

3 yılımı harcadım ben ona kimseyi hayatıma almadım ona ihanet olur diye.

Her fırsatta belli ettim sevdiğimi her adımda her sözde ama o...

Sevdiği varmış...

*****

Saat akşam 6 altı civarıydı.

Evet hala ağlıyordum bazen uykuya dalıyor uyandığımda ise geri ağlıyordum. Boğazım çok kuruydu, ayağa kalktım.

Aynadaki kişiyle göz göze geldim. Gözlerim kızarmış kan çanağına dönmüştü, gözaltlarım mor, saçım dağınık bitkin haldeydim.

Benim enerjili, her zaman mutlu olmanın yolunu bulan ben ile alakası dahi yoktu.

Ama aynı gerizekalılıktı. İkimizde hayatımızı olmayacak hayallere bir geri zekalıya adamıştık 3 yılım boşuna gitti lan benim 3 YIL...

Merdivenlerden inememle çalan Bir telefon sesi duydum, abimin odasından geliyordu.

Odaya girdiğimde masada abimin hep evde bıraktığı yedek telefonu vardı.

Eyvaaahhh

Ona cevap vermedim diye beni harşlayacaktı kesin.

Açtım,ama sesim çok kötüydü.

"KIZIM SENİN TELEFONUN NİYE KAPALI NİYE AÇMIYORSUN TELEFONU NİYE MESAJLARIMA CEVAP VERMİYORSUN BEN DELİRDİM BURADA HABERİN VAR MI? AZ KALSIN UÇAĞA BİNİP YANINA-"

Sözünü kesen benim hıçkırık seslerimdi.

"Lavin, abicim iyi misin?"

Daha çok ağlamaya başladım. Durdurmak istiyordum, abimi endişelendirmek istemiyordum ama gözyaşlarım durmuyor hıçkırıklarım dinmiyodu.

"İ-iyiyim"

"Noldu sana birtanem anlat"

"B-b-boş ver a-abi iyiyim"

"Kuzum lütfen delirtme beni anlat kim ne yaptı sana anlat"

"Abi ben hiç iyi değilim çok kötüyüm abi"

Ve gene ağlamaya başladım.

"Noldu anlat lütfen anlat noldu sabah iyiydin hasta mısın noldu"

Cevap dahi vermemiştim ona ulaşan tek şey hıçkırıklarım sesiydi.

"Tamam dur Aziz Atayı yolluyorum dur"

O

Onu gönderecekti beni sakinleştirmeye.

Hayır ben onun yüzünden bu hale gelmişken yapamazdım onu görmeye dayanamazdım.

"Abi hayır... Abi lütfen gönderme yalvarırım hayır-"

"Dıt Dıt Dıt"

Telefonu yüzüme kapatmıştı.

Kendimi biraz toparlamaya çalıştım. Yüzümü yıkadım,su içtim ve geri odama çıktım.

Kapı çaldı. Asla açmayacaktım aslında abime söylerse daha çok endişelenir ama benim halim ortadaydı. Bu haldeyken onu görmek istemiyordum.

Kapıyı çalar çalar giderdi artık.

Kapı sert bir şekilde çalınmaya başladı ama açmayacaktım bir süre sonra durdu artık gitmişti. Kendimi güvende hissetmemle gözyaşlarımı salıverdim yine.

Dizlerimi kendime çektim.

Tam artık geri dönmez kapıyı bir daha çalmaz düşüncesine kapılmışken kapı çaldı.

Evin kapısı değil odamın kapısı.

Korkuyla doğruldum.

Ben daha bir şey yapmamışken kapı açıldı.

Oydu...

Aziz Ata...

Ben anın şokunu atlamamışken yaklaşmaya başladı.

"Lavi noldu sana"

Yanıma oturup sarıldı bana, onu kokusunu alır almaz daha çok ağlamaya, hıçkırmaya başladım.

Saçımı okşamaya başladı.

"Kıyamam ben sana ne yaptın kendine"

"...."

"Kim yaptı kim üzdü seni"

O an sinir beynime işler gibi oldu.

Bütün gücümle ittim onu, o bana şaşkın bakışlar atarken konuşmaya başladım.

"Uzaklaş dokunma bana git KİM DEDİ SANA GEL DİYE NASIL GELDİN EVE NİYE GELDİN"

"Bağırma kızım, noldu sana iyi misin"

"ŞU EVDEN DEFOLUP GİDERSEN DAHA İYİ OLACAĞIM"

Ama onun bir suçu yok

Evet biliyorum Allah kahretsin tüm suç benim ama onun tek suçu şuan burada olmaktı.

"Sen kendinde değilsin tamam sakinleş öyle konuşalım ama abinle konuş bak delirdi ulaşamadı sana"

"Ver"

Dedim bu sefer sesim kırılmıştı.

Elini hemen cebine atıp telefonu çıkardı, bir kaç şey tuşladı ve telefonu yatağa bırakıp odadan çıktı.

"Ata noldu gittin mi? iyi mi Lavi"

"Abi"

"Abin sana kurban olsun iyi misin"

"İyiyim"

"Niye açmadın kapıyı ona"

"Abi istemiyorum gitsin"

"Sen... Aziz Atanın orada olmasını istemiyor musun?"

"Hayır istemiyorum gitsin"

"Abim bak şuan onu niye orada istemiyorsun? Sana ne oldu? Aranızda ne geçti? bilmiyorum ama şuan sen iyi değilsin ve ben de yanında olamam o yüzden seni Aziz Ataya emanet etmek zorundayım konu sen olunca tek ona güvenirim şimdi kendini biraz toparla ve ben gelene kadar ona biraz katlan tamam mı?"

" Tamam... "

"Hadi birtanem kendine iyi bak"

"Sağol abi"

Telefon kapandı.

Aklımda tek bi cümle geçiyordu.
'Konu sen olunca tek ona güveniyorum'. Bu ne demekti abim ne demeye çalıştı.

Ben düşüncelerimle boğuşurken Aziz Ata girdi odaya, istemsizce geri gittim. Elinde bir tepsi ve içinde bir kase çorba vardı.

Göz göze geldiğimizde gülümsedi ama ben bakışlarımı kaçırdım.

Yanıma oturup çorbadan bir kaşık aldı ve ağzıma yöneltti.

Kafamı iki yana salladım.

"içmen lazım bak kötü durumdasın yüzün sapsarı olmuş lütfen"

"İstemiyorum"

"Lütfen Lavi daha kötü olacaksın"

"Midem bulanıyor"

"Bunu içince geçer valla...Hadi"

Boyun eğip kaşıktaki çorbayı içtim.

Çorbamı bitirmemle Aziz Ata tepsiyi masaya koydu ve ayağa kalkıp örtüyü kaldırdı.

"Uzan"

"Hı?"

"Uzan Lavi dinlen"

Uzanmamla örtüyü üstüme örttü.

Elini anlıma yönlendirip izin isteyen bakışlar attı.

Evet anlamında gözümü yumup geri açtım.

"Ateşin yok çok şükür... Hadi sen yat ben seni rahatsız etmeyeyim aşağıdayım bir şeye ihtiyacın olursa bana seslen"

"Tamam..."

Sağa döndüm yok, sola döndüm yok, olmuyordu uyuyamıyorum.

Ayağa kalkıp aşağı indim,merdivenleri inerken Aziz Atanın birisiyle hararetli bir şekilde konuşmasını duyuyordum.

"YA bunu yapan sen değil miydin gel bak ne halde kız Allah bilir niye bu hale geldi"

Bizden mi bahsediyor?

Galiba...

"Lan sarılıyorum dokunma bana diyo defolup gidersen daha iyi olur diyo ya ben buna nasıl dayanırım Yağız nasıl?"

"Sen bunu bilerek yaptın biliyorsun onu ne kadar sevdiğimi biliyorsun Yağız ama bunu bile bile onu benden uzaklaştırdın sen"

"Ne?"

--------
Bomba bir bölümm değil mi?
Beğendiyseniz beğeni tuşuna basmayı unutmayın.
Ve düşüncelerinizi yazmayı unutmayın.
Sizi seviyorum ✨

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

192okunma 21beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…