Bölümler 24Şu an: 10.Bölüm
- 1 Karakter Tanıtımı56 kelime
- 2 1.Bölüm220 kelime
- 3 2.Bölüm225 kelime
- 4 3.Bölüm464 kelime
- 5 4.Bölüm440 kelime
- 6 5.Bölüm469 kelime
- 7 6.Bölüm528 kelime
- 8 7.Bölüm431 kelime
- 9 8.Bölüm340 kelime
- 10 9.Bölüm798 kelime
- 11 10.Bölüm687 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 11. Bölüm511 kelime
- 13 12.Bölüm972 kelime
- 14 13.Bölüm561 kelime
- 15 14.Bölüm690 kelime
- 16 15.Bölüm753 kelime
- 17 16.Bölüm343 kelime
- 18 17.Bölüm751 kelime
- 19 18.Bölüm219 kelime
- 20 19. Bölüm1.003 kelime
- 21 20.Bölüm918 kelime
- 22 21.Bölüm898 kelime
- 23 22.Bölüm794 kelime
- 24 23.Bölüm1.074 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
~Ağlarum ağlayacak
Dermanumda kalmadi~
-----
Sabah gözlerimi Salondaki kanepede açtım üstümdeki örtüyü çekip doğruldum.
Mutfaktan yine sesler geliyordu, yoruldum bu mutfağın benle derdi ne?
Kalkıp mutfağa gittim, Aziz Ata kahvaltı hazırlıyordu.
"Aziz Ata?"
"Lavi uyandın mı iyi misin?"
"İyiyim sağol ben kanepede napıyorum orada mı uyuya kaldım"
Bir elini tezgaha yaslayıp gururla konuştu.
"En son benim şifalı kollarımda uyuya kalmıştın ben de seni koltuğa yatırdım"
Yüzümdeki bütün kan yanağıma hucum etti, o da bunu farketmiş olmalı ki sırıttı.
"Utanman geçtiyse şu çaydanın başında dur ben bir gidip geliyorum"
"Nereye?"
"Simit almaya"
Diyip göz kırptı, ben arkasından gülümserken o çoktan kapıyı kapatım çıkmıştı bile.
Ben ha bu uşağı kocam yaparum ha vallahi yaparum
İç sesime kızma fassım bittikten sonra çaydanın başında durdum.
Abim uykulu gözlerle mutfağa geldi.
"Oo Lavi döktürmüşsün"
"Valla ben değil Aziz Ata döktürmüş"
"Neredeki o"
"Simit almaya gitti"
Dedim heyecanla.
Gözlerini kısıp bana baktı.
"Simit?"
"Evet"
"Senin için"
"Hı hı"
"Bu niye bu kadar düşünceli olmuş"
Reis anladı, reis şüphelendi.
"Ne bilim"
"Tamam"
"Tamam"
Kapı çaldı bende hemen gidip açtım.
"Aziz ataaa"
"Tazecik simitler kapınızda efendim"
"Ellerine ayaklarına sağlık birtanesin ya"
Mutfağa geçim simitleri sepete yerleştirdim, Pelin geldikten sonra direkt başlamıştık kahvaltıya. Masada sadece kaşık çatal sesleri geliyordu sonunda sessizliği Aziz Ata bozdu.
"Lavi şu rüyayı anlatsan mı artık?"
"Hangi rüya"
Abimin lafa atlamasıyla bakışlarım ona çevrilmişti.
"Akşam uyku tutmadı bende bahçeye çıkayım dedim geri dönerken laviyi gördüm mutfakta ağlıyordu kötü rüya mı ne görmüş"
"Ne rüyası abim?"
"Boş ver ya kötü bir rüyaydı zaten anlatılmaz"
"Nasıl istersen"
*****
Öğlen saatleri Pelin derse abim ise şirkete gitmişti yine yanlız kalmıştık!!
Ama bu sefer işime arayacaktı çünkü Aziz Atayka konuşmam gerekiyordu
Annesi hakkında....
*****
"YA BEN NİYE GELİYORUM SENİNLE"
"SUS KIZ EN BAŞINDAN ŞART KOŞTUM SANA SEN DE KABUL ETTİN HATIRLATIRIM"
Odamda kendime kıyafet seçiyordum. Evet tahmin ettiğiniz üzere kabul etmişti ama benim de gelmemi istedi geri zekalı.
Kolu kırıldığı için motoru süremiyormuş ta annesinin evi uzakmış ta Bla bla Bla bla
Yalanını yesinler senin.
Üşümemi engelleyecek kalın kıyafetler giyip aşağı indim.
"Hazırım"
Dedim Tripli bir şekilde...
Annesini tanımıyordum ve beni zorla götürüyordu.
"Bu arada Yoldayken benim eve uğrayalım kıyafetimi fln değiştiririm"
Başımla beraber abicim başka bir şey
"Oldu başka istek"
"Var ... Şu suratını asmayı bırak"
"Gıcık"
"İltifat olarak algılıyorum"
"Gıcığın nesini iltifat algılıyorsun"
"Seni sinirlendirmek hoşuma gidiyor olamaz mı?"
"Olamaz efendim her dakika sinir ayarlarımla oynayamazsın zaten sabahtan beri ters tarafıma uyanmışım Bak yemin ederim Sana patlarım sonra da-"
Eliyle ağzımı kapatıp susmanı sağladı.
"Allah aşkına sus"
"Ne çene varmış sende, kafamı ütüledin"
Elini ısırdım
"Kaşınıyorsun"
"Kaşınıyorum gelde kaşı"
"Lan"
Arkamı dönüp koşarak evden çıktım.
Motorun yanında kaskımı takması için bekledim.
"Nihayet geldin prenses bir ara hatırlat da etek alalım sana"
"Laviii"
"YA ben napim seni beklemekten ağaç oldum şurada"
"Eee tabi bana muhtaç olunca hemen masum rolü oyna"
"Yok valla şu kaskı takmasını bilseydim seni beklemeden giderdim de... Neyse"
Ben dır dır ederken o çoktan takmıştı kaskı.
"Hadi gidelim"
"Annene haber verdin mi?"
"Evet 'Geliyorum yanımda bir arkadaşıım olucak' yazdım sadece"
O 'Arkadaşım'ı sana yedirmez miyim Aziz Ata Yener
"İyi hadi gidelim"
Beyfendimiz istediği için yol üstü evine uğradık ben salonda Beklerken o odasında giyiniyordu.
Gözüm boş boş bakınırken Aziz Ata gömleğinin düğmelerini ilikleyerek odadan çıktı.
"Uff sonunda bitirdin mi?"
"Evet hadi çıkalım"
"Yok dur"
Yavaşça ona yaklaşıp katlanmış olan yakasını düzelttim. Bunu yaparken göz göze gelmemizle uzun uzun bakıştık, ben dalmıştım o kömür gözlerine boşuna Kömür gözlüm demiyordum.
Aziz Atanın sesiyle kendime geldim.
"Ee şey geç kalıcaz"
"Şey pardon... Yani tamam çıkalım ayıp olmasın kadına"
Keşke boğulsaydım o kömür gözlerinde inan ki gıkım çıkmazdı.
Evden çıkıp yola devam ettik.
Eve varmamızla kapıyı çaldı.
Annesi açtı.
"Oğlummmm"
Ağlayarak oğluna sarıldı,sonra anlından yanaklarından bol bol öptü...
"Anne tamam valla ölmedim ya"
"Senin anne diyişine kurban"
"Allah korusun anne ya Allah ömrünü uzun etsin"
Bana bir şeyleri hatırlattı içimde bir şey cız etti. Onu hatırladım olmayan sevgisini, terk edişini, 'gitmek zorundayım' diyişi Herşeyi....
Hemen kendimi toparlayıp kadına döndüm o da oğlundan ayrılmıştı zaten.
"Bu güzeller güzeli kız da kim?"
"Gelinim mi yoksa"
------
Arkadaşlar 7.Bölümün beğenisi az destek olur musunuz?
İstek/öneri sahneniz varsa bana özelden yazın.
Beğeni tuşuna basmayı unutmayın.
Sizi seviyorum iyi geceler ✨
Bölüm etkileşimi
