2. bölüm · ~Nyxandor Evreni~
Bir aşkmı doğuyor yoksa bir kahramanlıkmı
Solaradan:
Ben Solara. Ateş elementinin yaratıcısı,kalan 4 elementin ablası. Kardeşlerim Slyphira (hava),Ondora (su),Terranis (toprak) ve Nocthera (gölge). Nocthera biraz garip gelmiş olabilir çünkü siz insanlar gölge elementini bilmiyorsunuz. Ama var maalesef. Asırlardır düşman olduğumuz ejderha yöneticileri ile barışmamızı herkes istiyordu özellikle tanrı Ares,,bu yüzden bir barış daveti düzenlemiş bana davet gelince çok şaşırdım ama Ares olduğu için mecbur kabul ettim. Kardeşlerimle davet geldiğinde ejderha yöneticileri hariç herkes ordaydı ilk başta onların gelmiceğini düşünüp mutlu olmuştum ama birden yer sallandı işte o an geldiklerini anladım. İçeri iri yarı, uzun boylu ve tabi karizmatik adamlar girmişti. En önde Draethor vardı. Aralarındaki en güçlü kişi. Kapıdan girdiklerinde dikkatimi çekmişti sanırım bende onun dikkatini çekmiştim çünkü gözleri hemen beni buldu ama gözlerinde normalde olduğu gibi nefret yoktu korkunç gözlere sahip olsada güven veriyordu tıpkı bir ev gibiydi. İçeri girince hemen Aresin yanına gidip selam verdi,sonra bizim yanımıza geldiler saygı olarak Draethor diz çöküp elimi öptü. Dudakları tenime değdiğinde farklı bir his yarattı. Sıcak ve nemliydi. Ayağa kalktığında üstündeki ceketi düzeltip yanıma oturdu. Ayağa kalktığında fark ettim üstü hep siyahtı asil bir renkti kendini yansıtan bir renkti. Bir süre sonra Ares ayağa kalktı
A:"Hoşgeldiniz. Davetimi kabul ettiğiniz için teşekkürlemi sunuyorum özellikler Solara ve Draethora burada toplanmamızın sebebi sizsiniz. Bilinmeyen bir olaydan dolayı asırlardır düşmansınız bu düşmanlığa gelin bir son verin!"
Draethora baktım ve oda bana baktı "sence?" Der gibi baktığımda onaylamış bir şekilde başını salladı ve benden önce ayağa kalkıp elini uzattı, elimi elinin üstüne koydum ve Ateşin yanına geldik.
D:"Düşmalığa son veriyorum!"
S:"Düşmalığa son veriyorum!"
Kadehlerimizi kaldırdık ve tokuşturup içkimizden bir yudum aldık. Her şey çok güzel gidiyordu. Bir saat sonra dışardan bir ses geldi bir ejderha sesi duyuldu
S:"Draethor noluyo?"
D:"Bilmiyorum siz burda bekleyin bakıp geliyoruz"
Hepsi beraber gitmişti bende elfler ve kardeşlerimi alıp güvenli bir yere geçtim büyücüler ortalıkta gözükmediği için şüphelenmiştim bu yüzden herkesin güvende olduğundan emin olunca dışarı çıktım. Büyük bir ejderha her yeri yakıyordu. Onu durdurmak için güçlerimi kullanmak zorundaydım bir ejderhaya zarar vermeden Draethora sormam gerekiyordu onu aradım ve sonunda buldum ama oda ejderhayı sakinleştirmeye çalışıyordu kendi ejderhasının üstünde ayağa kalkmış arkadaşlarına komutlar veriyordu elinded bı asa vardı. Onun zor durumda olduğunu görüp harekete geçtim gücümü toplamaya başladım üstümdeki kırmızı uzun derin yırtmaçlı elbise yerine kısa ve ateş kırmızısı bir elbise almıştı turuncuya kaçan saçlarımı hemen topuz yapıp ayağımdaki topukluları çıkartıp koşmaya başladım. Olduğumuz yer gökteydi yani atlayamazdım ama ben Solaraydım ateş elementi Draethora doğru zıpladım ve ayağımı koyduğum yerlerde ateşten bir basamak oluşuyordu Draethora doğru gittim ve ejderhasının kuyruğuna çıktım. Saçlarım açılmıştı ejderhanın yaptığı rüzgardan saçlarım havalanıyordu
S:"Draethor!"
Draethor hemen arkasını döndü ama döndüğünde saldırgan ejderha ona doğru ateş püskürttü bunu fark edip hemen gücümle Draethorun arkasına ateşten bir kalkan yararttım. Draethor ejderhaya sinirlenip
D:"Solara yardım et öldür şunu!"
S:"Draethor yapma büyücüler büyü yapmışlar içindeki büyüyü çıkarmalıyız"
D:"Nasıl!?"
Draethora cevap vermeden harekete geçtim. Ejderhanın kuyruğundan Draethorun yanına gittim ve ejderhanın kontrolünü ele aldım. Saldıran ejderhanın üstüne doğru uçurmaya başladım Draethoru tehlikeye atmamak için uçan diğer ejderhaların birinin üstüne attım. Saldıran ejderhanın hizasına gelince üstüne atladım ve ellerimi ejderhanın gözlerinin yanına koyup ellerimden atteş çıkardım onun zihnini kontrol eden bir ateş. Draethorun beni izlediğini hissediyordum ama odaklanmam gerekiyordu. Kendim bu işi halledemeyeciğimi anlayıp kardeşlerimi çağırdım hayır yanlarına gitmem gerekmiyordu çünkü hissediyorlardı. Ejderhanın kontrolünü kaybetmeye baslamıştım. Birden bir fırtına hissettim bu Slyphiraydı sonra havadaki dalgaları Ondora, gökten uzanan sarmasıklar Terranis ve karanlık olmuştu tek bir ışık vardı Nocthera hepsi yanıma gelimişti biz ejderhanın kontrolünü ele geçirmek için çalışırken Draethor ve diğerleri büyücüleri bulmaya çalışıyorlardı. En sonda ejderhanın kontrolünü sağladık ve sakin bir şekilde yere indik, önce kardeşlerimi indirdim en sonda ben indim aşağıda ejderha yöneticileri bizi bekliyorlardı
D:"Neden yaptın. Beni neden ittin ya size bişey olsaydı??!!!!"
S:"Bak hiçbir şey olmadı bu konu burda kapansın çok yorulduk"
D:"Daha sonra konuşucaz ama"
O:"Draethor yetmezmi?"
Draethor hatalı olduğunu anlayıp sesini kesti
S:'Ejderhanın sahibi kim?"
T:"Benim. Thyraxys"
S:"Enderhan iyi merak etme dahada kötü bir şey yapmaz korkmayın. Ama hiçbirinizin yapmadığı bir şey var ejderhalarınızı kontrolünüz altına almıyosunuz. ALIN!"
D:"Sen nasıl istersen"
Tam Draethora cevap verecekken yanımıza Ares geldi
A:"Solara hepmizi kurtardığınız için size teşekkürlerimi sunuyorum şimdi hepiniz dağılın bugün çok yoruldunuz"
