3. bölüm · ~Nyxandor Evreni~
4 parça
Hepimiz oradan ayrılıp kendi bölgemize geçtik. Bugün maceralı ama fazlasıyla güzel bir gündü. Draethor sandığım gibi vahşi ve korkutucu bir değildi. Aklıma ne kadar gelsede Draethoru bırakıp büyücüleri düşünmeye başladım neden böyle bir şey yapmışlardı ve nerdelerdi. Odamdan çıkıp kütüphaneye gittim ve sadece benim girebildiğim alana girdim. Raflara tek tek elimi koydum ve en sonda elim bir kitapta durdu kitabı raftan alıp masaya koydum. Kitabın üstü oldukça tozluydu tozları temizlemek için biraz üfledim ve heryer karanlık olduğu için elimden küçük bir ateş çıkardım, bu ateş kitabı görmeme yetiyordu. Kitabı açıp birkaç sayfa çevirdim, bu kitap evrenimizdeki türleri tanıtıyordu en sonda büyücüler sayfasında durdum ve okumaya başladım
Büyücüler
Büyücüler asırlardır evreni sadece kendilerinin yönetebileceğine inanıyorlardı. Tanrı Ares onlarla birkaç defa konuşup ateşkes imzalamalarını istediler. Çünkü birçok defa saldırı planlamışlardır. Ne kadar bir daha yapmıcaklarını söyleseler bile Tanrı Ares onlarla inanmamış ve eğer bir daha böyle bir şey olursa diye önlem almıştır fakat bu önlemi kimse bilmemektedir. Tanrı Ares bu önlemi sadece savaş çıkarırlasa söyleyeceğini söylemiştir
O an anladım Ares her şeyi biliyordu bu yüzden bu kadar rahattı. Hemen Aresin yanına gitmek istedim. Kimseye haber vermeden eşyalarımı alıp giderken bir anda yer sallanmaya başladı,ilk başta Draethor diye düşündüm ama Draethor değildi. Yerler yarılmaya başladı ve bölgemiz bir oarça gibi gezegenden ayrılırdı. Sadece bizimki değil diğer türlerinde bölgeleri ayrılmıştı. Neler oluyordu? Hemen Draethorun yanına gitmek için harekete geçtim ama önce yapmam gereken bir şey vardı. Kardeşlerimi kaldırdım ve güçlerimizi birleştirerek yerinden ayrılan parçayı diğer parçalarla geçici olarak birleştirdik
N:"Yine noluyo. Ne yapıcaz nereye gidiyorsun Solara"
S:"Diğerlerinin yanına siz burda bekleyin parça eğer tekrar ayrılmaya başlarsa hemen müdahele edin"
Hemen yanlarından ayrılıp ejderha yöneticilerinin yanına gittim. Herkes etrafa bakıyordu neler olduğunu onlarda anlamamıştı bizim gibi. Gözlerimle tekrar Draethoru aradım ve bulduğumda yine ejderhasının üstünde ayağa kalkmış hem konut veriyor hemde ordan iraya uçuyordu. Ona doğru atladım ve koştum onun ejderhasının üstüne çıkıp neler olduğunu sordum
S:"Neler oluyo bişey anladınmı?"
D:"Anlamadım ama işin içinde kesinlikle büyücüler var. Orası kesin"
S:"Aresin yanına gidelim her şeyi yolda anlatırım!"
Yolda giderken her şeyi Draethora anlattım,fazlassıyla sinirlenmişti gözlerinden resmen ateeş çıkıyordu her an herkese zarar verebilirdi ben hariç ...
