3. bölüm / 5
Nefretin Ardındaki SenBölüm 3-Karanlıktaki Fısıltılar
Bölümler 5Şu an: Bölüm 3-Karanlıktaki Fısıltılar
Salonu kaplayan karanlıkta birkaç saniye boyunca kimse nefes almaya bile cesaret edemedi.
Projektörün yere çarpmasının yankısı hâlâ kulaklarda çınlıyordu.
"Birisi ışıkları açsın!" diye bağırdı Barış.
Pearl istemsizce Rachel'ın adını haykırdı.
"Rachel!"
Rachel hâlâ yerdeydi. Kalbi göğsünü parçalayacakmış gibi atıyordu. Milan'ın eli hâlâ bileğini sıkıca tutuyordu. Toz bulutu yüzünden öksürdü.
"İyi misin?" diye sordu Milan, ilk kez alay etmeden.
Rachel cevap vermedi.
Sadece başını hafifçe salladı.
Tam o sırada acil durum lambaları kırmızı bir ışıkla yanmaya başladı. Salon loş bir aydınlığa kavuştu.
Herkes bir anda Rachel ile Milan'ın yanına koştu.
"Rachel!"
Pearl dizlerinin üzerine çöktü.
"Bir yerin acıyor mu?"
"Hayır..."
Arin de nefes nefese yanlarına geldi.
"Az kalsın..."
Cümlesini tamamlayamadı.
Akut yere düşen projektöre baktı.
"Bu normal görünmüyor."
Projektörün bağlantı demirlerinden biri dümdüz kopmuştu.
Barış eğilip parçaları inceledi.
"Paslanmış gibi de durmuyor."
Rachel sonunda ayağa kalktı.
Tam o sırada az önce duyduğu fısıltı yeniden aklına geldi.
"Bu bir kaza değildi."
Kadın sesi...
Oldukça yakındı.
Ama karanlıkta kimseyi görememişti.
Milan Rachel'ın yüzüne baktı.
"Neyin var?"
Rachel birkaç saniye sustu.
"Bir ses duydum."
Herkes ona döndü.
"Nasıl bir ses?"
"Bir kadın..."
"'Bu bir kaza değildi.' dedi."
Salon yeniden sessizleşti.
Barış kaşlarını kaldırdı.
"Belki korkudan yanlış duymuşsundur."
Rachel sertçe baktı.
"Yanlış duymadım."
Pearl arkadaşının yüzünü görünce onun ciddi olduğunu anladı.
...
Yaklaşık yarım saat sonra teknik ekip inceleme yapmaya başladı.
Kimseye prova izni verilmedi.
Koridorlarda herkes olayı konuşuyordu.
"Gerçekten düşüyordu."
"Milan son anda yetişti."
"Az daha..."
Rachel cam kenarında tek başına oturuyordu.
Elindeki su şişesi titriyordu.
Bir anda yanında biri durdu.
Milan.
"İyi misin?"
Rachel bu kez doğrudan ona baktı.
"Beni neden kurtardın?"
Milan şaşırdı.
"Nasıl yani?"
"Refleks miydi?"
Milan birkaç saniye düşündü.
"Sanırım."
Rachel gülümsedi.
"Demek reflekslerin fena değil."
"Senin inatçılığın kadar değil."
Rachel hafifçe güldü.
İkisi de bunu fark edince aynı anda sustular.
Bu kez sessizlik rahatsız edici değildi.
...
Koridorun diğer ucunda ise bambaşka bir hareketlilik vardı. Teknik ekip projektörü söküp incelerken Akut ve Arin kalabalığın arasından sıyrılıp binanın servis katına doğru ilerledi.
"Burada daha fazla kamera olmalıydı," dedi Arin fısıldayarak.
Akut başını salladı.
"Var ama biri kör etmiş."
Servis odasının kapısını ittiler. İçerisi loştu, monitörler yanıp sönüyordu.
Arin ekrana yaklaştı.
"Bak… bu saatten önceki kayıtlar kesilmiş."
Akut monitörün arkasındaki kablolara eğildi.
"Kesilmemiş."
Bir kabloyu çekti.
"Bilerek sökülmüş."
Arin yutkundu.
"Yani biri içeriden mi yaptı?"
Akut cevap vermedi. Sadece yerdeki küçük bir metal parçayı aldı.
"Bu vida… projektörden değil."
Arin gözlerini kıstı.
"Ne demek istiyorsun?"
Akut vidayı ışığa tuttu.
"Bu, sahne üstü ekipmanlarda kullanılan özel bir sabitleme. Stüdyonun envanterinde bile yok."
Arin'in sesi düştü.
"O zaman biri dışarıdan değil… içeriden planlamış."
Akut cebine koydu.
"Ve hâlâ burada."
Kapı aniden gıcırdadı.
İkisi aynı anda sustu.
Ama sadece temizlik görevlisi geçti.
Arin nefesini bıraktı.
"Bu iş büyüyor."
Akut gözlerini monitörden ayırmadı.
"Ve biz yanlış yerde bakıyoruz."
...
Diğer tarafta Barış ve Pearl kalabalıktan uzaklaşmış, stüdyonun arka bahçesine çıkmışlardı. Soğuk hava ikisinin de yüzüne çarpıyordu.
Pearl kollarını sardı.
"Burada ne işimiz var?"
Barış cebinden sigara çıkardı ama yakmadı.
"Sadece… nefes almak."
Pearl ona baktı.
"Sen hiç böyle şeylerden etkilenmezsin sanıyordum."
Barış hafifçe güldü.
"Ben robot değilim."
"Şaşırtıcı."
Barış sigarayı çevirdi.
"Rachel iyi mi sence?"
Pearl bir an durdu.
"İyi gibi davranıyor."
Barış başını salladı.
"Sen de iyi değilsin."
Pearl gözlerini kaçırdı.
"Ben iyiyim."
"Yalan."
Pearl sinirlendi.
"Ne istiyorsun Barış?"
Barış bu kez ciddileşti.
"Sadece… herkesin bir şey sakladığını fark ettim."
Pearl sustu.
Rüzgâr ikisinin arasından geçti.
"Ben saklamıyorum," dedi sonunda.
Barış ona baktı.
"Ben de."
Ama ikisi de buna inanmadı.
...
Stüdyonun içinde Rachel çıkışa doğru yürürken Milan onu takip ediyordu.
"Bu notu polise göstereceksin değil mi?"
Rachel durdu.
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü bu bir tehdit değil."
Milan kaşlarını çattı.
"Ne o zaman?"
Rachel zarfı sıkıca tuttu.
"Bir mesaj."
Milan anlamadı.
"Kimden?"
Rachel kapıya baktı.
"Beni izleyen birinden."
Tam o sırada ışıklar bir anlığına titredi.
Rachel irkildi.
Ama bu kez koridorda kimse yoktu.
Sadece uzaklardan gelen bir telsiz sesi duyuldu:
"…plan beklenenden hızlı ilerliyor."
Rachel dondu.
Milan hiçbir şey duymamıştı.
"Ne oldu?"
Rachel yavaşça başını salladı.
"Hiç."
Ama ilk kez gerçekten korkmuştu.
...
Binanın başka bir katında Akut ve Arin servis odasından çıkarken Akut aniden durdu.
"Bir şey daha var."
Arin döndü.
"Ne?"
Akut cebindeki vidayı gösterdi.
"Bu parça… düşmeden önce sökülmüş."
Arin gözlerini büyüttü.
"Yani projektör zaten sabote edilmişti?"
Akut başını salladı.
"Ve biri bunu saklamaya çalışıyor."
Arin yavaşça nefes verdi.
"O zaman bu sadece başlangıç."
Akut koridora baktı.
"Hayır."
"Bu, bir testti."
Ve binanın derinliklerinde, kimse fark etmeden bir kapı sessizce kapandı.
Rachel ile Milan binadan çıkmak üzereyken koridordaki lambalar bir kez daha titredi.
Rachel istemsizce durdu.
"Neden durdun?" diye sordu Milan.
"Birinin bizi izlediğini hissediyorum."
Milan etrafına baktı.
Koridor bomboştu.
"Sadece yaşadığın olayın etkisindesin."
Rachel cevap vermedi.
İçindeki his gitgide güçleniyordu.
Tam dış kapıya yöneldikleri sırada üst kattaki yangın merdiveninden metal bir ses geldi.
Tak...
Tak...
Tak...
İkisi de aynı anda başlarını kaldırdı.
"Kim var orada?" diye seslendi Milan.
Bu kez Rachel da bir adım öne çıktı.
"Cidden şaka yapmıyorum, biri orada."
Bir anlık sessizlik oldu.
Sonra ses tekrar geldi ama bu kez daha uzaktan, sanki biri bilinçli olarak yer değiştiriyordu.
Milan dişlerini sıktı.
"Gel, çıkıyoruz. Burada kalmayacağız."
Rachel tereddüt etti ama bu kez onu takip etti.
İkisi birlikte binadan çıktıklarında soğuk hava yüzlerine çarptı. Dışarıda Akut, Arin ve Pearl ve Barış onları bekliyordu.
Pearl ve Arin hemen Rachel’a yaklaştı.
"Neredeyse yarım saattir içeridesiniz, ne oldu?"
Rachel tam anlatacakken Akut araya girdi.
"Sonra konuşuruz. Burada durmayalım."
Herkes birbirine baktı.
Bir şeylerin yanlış olduğu belliydi ama kimse yüksek sesle söylemiyordu.
...
Aynı dakikalarda binanın güvenlik kameralarını izleyen siyah kapüşonlu biri ekranın karşısında sessizce oturuyordu.
Monitörde Rachel ile Milan'ın binadan çıkışı vardı.
Eldivenli parmakları ekranın üzerindeki görüntüye hafifçe dokundu.
"Soğukkanlı ol..." diye fısıldadı kendi kendine.
"Henüz zamanı değil."
Bilgisayardaki tüm kamera kayıtları tek tek silinmeye başladı.
Son kayıt da yok olduğunda kişi ayağa kalktı ve odadan sessizce çıktı.
Kim olduğunu gösteren en ufak bir iz bile bırakmamıştı.
...
Ertesi sabah herkes yaşanan olayı konuşuyordu.
Teknik ekip projektörün "mekanik arıza" nedeniyle düştüğünü açıklamıştı.
Ama Rachel buna inanmıyordu.
Arin ve Akut da sessizdi.
Çünkü buldukları vida hâlâ Akut'un cebindeydi.
"Birine söyleyecek miyiz?" diye sordu Arin.
Akut başını salladı.
"Şimdilik hayır. Ama bu iş burada bitmedi."
"Neden?" dedi Pearl ve Barış.
Akut koridora baktı.
"Çünkü bu bir kaza değildi."
Milan da ilk kez ciddileşti.
"Ve biri bizi özellikle hedef alıyor."
...
Rachel dolabını açtığında içinden tek bir beyaz gül düştü.
Gülün sapına küçük siyah bir kart bağlanmıştı.
Kartta yalnızca tek cümle yazıyordu.
"Onun yanında gülme."
Rachel'ın yüzü soldu.
Pearl kartı eline aldı.
"Bu da ne?"
Rachel yavaşça başını salladı.
"Bilmiyorum..."
Ama aynı yazıyı bir gece önce gelen notta da görmüştü.
Arin kaşlarını çattı.
"Bu artık şaka değil."
Akut kartı inceledi.
"Birisi bizi içeriden izliyor olabilir."
Milan Rachel’a baktı.
"Seninle konuşmak isteyen biri var ve bunu çok net belli ediyor."
Rachel tam cevap verecekken koridorun ucundan bir ses geldi.
"Demek sonunda dışarı çıkabildiniz."
Herkes aynı anda döndü.
Ama kimseyi göremediler.
Sadece boş koridor vardı.
Pearl yutkundu.
"Bu... hiç normal değil."
Rachel’ın kalbi hızlandı.
Milan bir adım öne çıktı.
"Kim olursan ol, saklanmayı bırak."
Sessizlik.
Ve o sessizliğin içinde, bir yerden hafif bir kahkaha duyuldu.
Sanki biri bu oyundan keyif alıyordu.
Rachel ile Milan birbirine baktı.
İkisi de ilk kez aynı şeyi düşündü:
Bu sadece bir takip değil, bir oyun.
Ve biri bu oyunu özellikle Rachel ile Milan arasında başlatmıştı.Miraç'ın kafası artık bunları kaldıramıyordu,dayanamayıp konuştu
"Benim artık kafam allak bullak oldu kafamızı dağıtıp eğlensek mi?"
Efe cevapladı
"Katılıyorum,belki ilgiyi şüpheliden çekersek artık peşimizi bırakır"
Arin biraz sorguladı,çünkü arkadaşını kaybetmek istemiyordu.Akut bunu farkedince Arin'e anlayışlı ve sakinleştirici bi bakış attı.Sonrasında Arinle birlikte digerleride kabul etti.Fakat herkes kabul etse bile Rachel istemedi.Yorgunum çocuklar dinlenmem gerek siz gidin.Pearl konustu
"Rachel gelmiyorsa gelmem bende"
Rachel
"İtiraz istemiyorum gidin iste."
Ardas
"HADİ GELİN ARTIK GİDELİM KIZ İSTEMİYORSA ZORLAMAYIN EFE'Yİ ZOR TUTUYORUN ZATEN"
Uzun ısrarlar sonucu gittiler,ama Milan gitmedi.
Rachel
"Sen niye gitmedin?"
Milan
"1 ay sonraki gösteri icin çalışmam gerek"
Rachel
"Bende çalışıyım o zaman?Tabii katılmamda bi sorun yoksa,zaten olamazda"
Milan alayla gülümsedi
"Bi kerede laf söyleme,neyse gel hadi"
Şarkıyı açıp koreografiye uygun dans etmeye başladılar.Sadece müzik vardı uzun süre sessiz kalıp sadece dans ettiler.Milan konuştu
"Yarışa ne dersin?"
"Ne yarışı?"
"Dans,tamamen kim hatasız yaparsa o kişi ödüllendirilsin"
"Tamamım ama ödül ne?"
"Ben kazanırsam benim stajyerim olacaksın 1 hafta boyunca"
"Abart,neyse ben kazanirsamda sen benima sistanım olucaksin"
Yarışa başladılar,zor kısım geldiğinde Milan'ın ayağı burkuldu ve yere yapıştı.Rachel görünce kahkaha atarak gülmeye başladı,Milan bi süre ses vermedi Rachel merak edip Milan'ın yanına eğildi
"Milan?MİLAN!"
Milan bi anda Rachel'e döndü,çok yakınlardı göz göze geldiler.Rachel hızla ayağı kalktı
"SALAK MISIN!AKLIM ÇIKTI BÖYLE ŞAKA MI YAPILIR"
Milan gülmekten yerlere yattı
"Nasıl endişelendin ama benim için,yoksa benden hoşlanıyormusun?"
Rachel son kelimeyi duyunca çok sinirlendi ve yerde yatan Milan'a ayağıyla karnına vurdu
"Ne saçmalıyosun sen yine"
Milan karnına yediği darbeden öksürdü ve ayağı kalktı.
"Bak gördünmü elim kanıyor"
Rachel tam gidecekken Milan'ın sözüne arkasını dönüp baktı.
"Pansuman yapmayı biliyosundur heralde?O kadar salak değilsen tabii"
"Aynen aynen salağım ben boş yapmada pansuman yap bana"
Rachel göz devirerek pansuman aletlerini lavabodan getirdi.
Milan'ın elini sararken Milan ona bakıyordu.Rachel'de dayanamayıp ona baktı
"Ne bakıyosun yine"
"Yakından daha da çirkin ve komikmişsin"
Rachel sınandı ve sinirle ayağı kalktı
"Yakından daha güzel görünen bi kıza yaptırırsın o zaman pansumanıda gidiyorum ben"
Rachel dışarı çıkıp evine gitti
Milan arkasından hafifçe sırıttı farkedince kendi kendine konustu
"Ne yapıyorum ben gene ya"
Bölüm etkileşimi
