15. bölüm · NAZDAR
Hamile
Yıllar sonra
"Ben hamileyim."diyebildi bir eli karnında yerleştirdi. gözlerini devirdi soluk verdim
Kilim dükkanı oradaydım bana yardım edebilmek için roza vardı. Gece okula gidiyordu. Cihan şirket başlamıştı? Ve
Ömer ile Nazdar tekrar yüzleşmesi olacak mıydı?
"Abla mide mi? Bulandı otur dinle.."dedi kavisli kaşları havalandı
"Peki Roza."dedi gülümsedi
Nazdar dükkan çıktıktan sonra bir araba onu takip etmeye devam etti kız kulesi orada Banka oturmuştu berdel yüzünde vicdan azabı çektim
"Bebeğim."dedi gözyaşları içinde sildi.
Ömer arabadan indi Kara gözlerini ile dikti bana. "Nazdar.."deyişi ile ayağa kalktım
"Ömer! "dedi şaşkınlıkla
"Ben Ömer nasıl terk ettin sen benim karım terk ettin Kardeşim aklını celdin sonra..."dedi sustu.
"Sen töreye boyun eğdin maalesef ben yaşama hakkım için kaçtım..."dedi yüz yüze gelmişlerdi.
Ömer belindeki çıkarttı gözlerini namlu tetiği çekti sonra vazgeçti. "karım vurmam.."sesi titredi. Ardından "Ben hamileyim Ömer.."deyince kafasını salladı. "Ne.."dedi sevinçle boynuma atladı
İstanbul gece yarısı olmak üzereydi yemekler Yedikten sonra Ömer ile kardeşi bir sürtüşme olacaktı okumak için kaçtı. Mardin ağalar töre derler, kan ve gözyaşı bunca kimi ise töreye boyun eğmeden yaşamanın ne güzel bir şey olduğunu anlatmaya demedi mi? İstanbul'un güzel bir manzara Roza ve Ömer yüzleşti. Ve karısı Mardin'e götürebilmek için gece onun evinde onun yatağında geçirdi ve Sabah kahvaltısı ile herkesi birbirini yüzüne mahçup
bir şey şekilde bakıyordu. Yıllar sonra yan yana gelen aşıklar sevmeye devam etti.
Nazdar ve Ömer büyük villadan el ele çıktı. Uçurum dibini arabasını park etti.
Ömer bakışlarını ona çevirdi.
"Biz aileyiz! Hayatımda aldım en müjdeli haber."dedi gülümsedi
Nazdar sevdiğim adamın boynuna başını koydu derin bir nefes aldı. "Daha cinsiyet belli bile değil oğlum ne oluyor? Ömer bey.."dedi gülerek cevap verdi. "mercimek."dedi güldü.
"Ömer yok fasulye...."dedi sırıttı.
"Oğlum bak anne sen kulaklarını kapat? "Dedi kendi kendine konuşmaya etti.
"Nazdar.."dedi seslendi.
"Hı.."dedi gülümsedi
Beş dakika sonra annem ve babam Mardin'in bıraktı İstanbul'u yolunu tuttu hiç bilmedikleri bir şehir uyum sağlayacakları sanmadı fakir mahalleleri mi? Törede kaçtı ama birileri onları bulur hüküm yerine getirmek için illa vurmak için hassasiyet yoktur? Namus denilen berdel il e cinayet işledi.
Annem ve babam İstanbul geldiklerini yabancı gibi turist meraklı baktım ne zaman Nazdar evinde gelmişti. Nazdar onlara sıkıcı sarıldı.
Annesi ve babası hüküm hakkında konuşuyor belli etmeden nazdar'ın hayatı tehlikede oluyor.
Akşam yemekleri yedikten sonra herkes odasına çekildi Nazdar'ın gecelikleri Ömer kucağına oturdu göz göze geldi "Tekrar evlenelim mi Nazdar iki çocuk ağa kesinlikle."
dedi gülümsedi "İki tabut Mardin geri dönme Allah korusun..."dedi kısık sesle
"Allah karusun.."dedi sakin bir şekilde söyledi .
"Mardin gitmek için daha erken.."dedi gülümsedi..
"Evet."dedi gülümsedi
"Oğlum."dedi sesli bir şekilde söyledi.
...
Dokuz ay sonra
Genç kadın hamile haliyle şirketini işleri ile Kilimci dükkanı koşturuyordu. Bir şehirde zaman hızlı geçmiştir oysaki Nazdar her an doğum yapacaktı annesi hep yanındaydı baba İstanbul büyük şehrin hamalık yapıyordu. Hemde kilim dükkanı çalıştığı beri işleri
Her şey yolunda giriyordu.
Nazdar taksi beklerken bir anda kaçırıldı. Meclis üyelerini küçük oğlu Cemşit idi "Hüküm belli öldürürüm lan Koca kim
Oluyor? "Dedi yüksek sesle
"Sende kimsin."dedi sesi yükseldi
Tam uçurum dibini onu vuracaktı doğum suyu geldi. "Yalvarırım vurma suyum geldi.."dedi göz göze gelmişlerdi dizlerini önüne çöktüm ayakları açtı haykırdı. "Allah kahretsin.."dedi öfkeyle bir şekilde silahı bıraktı hızla uçurumda kaçmaya başladı.
Ömer karısı doğum sancısı öyle görünce "Nazdar..."bağırış sesi yankılandı
Sevdiğim kadını kucağına alır araba bindi ardından doğruca hastaneye doğru aldım
Nazdar ise sancı öyle bir çığlık çığlığa attım
"Nazdar derin nefes al canım."dedi sakin bir şekilde söyledi.
Her saniye 24 saat.
Doktor ultrason baktı ama tehlikeli doğum farkına vardı erken doğum olacaktı. Nazdar annesi bir an yanımda idi Ömer ise Mardin'e doğru yol aldı orada sünnet düğünü davet ettin
"Anne korkuyorum."
"Korkma kızım ben sana hamile iken babanın asker anıları dinlerken anlamıştı kızım bir an önce doğsa keşke içimde kalsa onu korurum."dedi gülümsedi.
"bebeğime bir şey olursa anne..."dedi ağlamaklı bir sesle
"Korkma annem."dedi saçlarını okşamaya başladım.
Annemin ellerini öpmeye başladıktan sonra sevgisini hissettim ardından sedye ile doğru hemşire koridora doğru ilerlerken "Baba..."dedi sesi titriyordu "Kızım korkma yanındaydım...
Saatler süren bekleyişin ardından koridor Bebek sesi yükseldi.
Civan ağa ve Meryem oradaydı. Herkes birbirine sarıldı.
Doktor kapıyı açarak "Anne'de Bebek iyi.."dedi gülümsedi
Odaya girdiklerinde Nazdar yorgun bir şekildeydi ama mutluydu. Bebeği Bedirhan kucağına aldı. "Hoşgeldin yavrum..."dedi gülümsedi öpmeye devam etti minik ellerini dokunuyordu. Meryem ve Civan ağa sonrada haber almışlardı.
Yoksa Meryemin kabusları gerçek oluyor.
"Bunca acını en güzel şey sensin oğlum."dedi gülümsedi.
Anne olmak tarifsiz kokusunu içime çektim başını öptüm Ömer hiç kucağına indiremedim bebek Bedirhan bebekti. ağa sorumlulukları daha küçükken yükler biner, Mardin'e döndüğünde o da babası gibi sevilecek saygı görecekti. Ne olacaktı. Ama her şeyin eskisi gibi olmayacaktı. Tam İstanbul alıştım derken doğdu topraklar ait bende kaçmak sadece saçma geliyordu. Kucağımda aldım "Sana söz veriyorum benim yaşadığım acıları sende yaşamayacaksın.."dedim fısıltı.
O gece veloria kurucusu Nazdar hayatın Yeni sayfa açıldı.
Ömer'in Sevdiği kadını sevmeye devam etti hayatların sevgi dolu sözcüklerini 'seni seviyorum'diyerek devam etti boğazını temizledi. Ve Mardin gitmek için Nazdar'ın şirketi ve kilimlerin vermesi için ama problemleri çıkıyordu. Gabriel amca oğlu.
İse Nazdar seviyordu. Bu karşılıksız aşk vardı Nazdar bu aşkı istemedi. Ömer'i sevmişti herkes aşk kolay bulmaz sevgisi dört mevsim mi?
