5. bölüm · NAMLUNUN UCUNDAKİ ADALET

Bölüm 4: Azrail’in Daveti

ELİFNAZ ASLAN

Bölüm 4: Azrail’in Daveti
Kaan, Olivia’nın sözleri üzerine bir an duraksadı. Salondaki adamlar nefeslerini tutmuş, liderlerinin vereceği tepkiyi bekliyordu. Yeraltı dünyasında ona boşuna Azrail demiyorlardı; onun iki dudağının arasından çıkan tek bir kelime birinin sonu ya da başlangıcı olabilirdi. Kaan, adımlarını yavaşlatarak Olivia’ya doğru yürüdü. Aralarındaki mesafe kapandıkça, salondaki şöminenin sıcaklığı bile Kaan’ın yaydığı o buz gibi soğukluğu eritmeye yetmiyordu.
"Sen," dedi Kaan, sesindeki o tehlikeli tınıyı iyice belirginleştirerek. "Benim dünyamda kuralları koyabileceğini mi sanıyorsun, Avukat?"
"Benim dünyamda da birinin hayatı söz konusuysa, unvanların hiçbir önemi kalmaz," diye karşılık verdi Olivia, gözlerini Azrail’in o karanlık bakışlarından bir saniye bile kaçırmadan. "Arkadaşın yukarıda kan kaybediyor. Eğer o doktoru buraya getirmeme izin vermezsen, Azrail lakabının hakkını kendi adamının canını alarak vereceksin."
Kaan’ın gözleri kısıldı. Karşısındaki kadının cesareti, yeraltındaki en dişli düşmanlarında bile yoktu. Bu kız, namlunun ucundayken bile onunla pazarlık ediyordu. Kaan derin bir nefes alarak arkasını döndü ve adamlarına işaret etti.
"Telefonunu verin," diye emretti. Adamlardan biri Olivia’nın çantasından çıkardığı telefonu Kaan’a uzattı. Kaan telefonu aldı, ekrana sertçe dokunarak Olivia’ya doğru uzattı. "O cerrah arkadaşını ara. Ama tek bir yanlış kelime, tek bir şifreli cümle duyarsam; o arkadaşının bu eve giren son canlı, çıkan ilk ölü olmasını sağlarım. Anlaşıldı mı?"
Olivia, telefonunu Kaan’ın parmaklarının arasından sertçe çekti. Rehbere girip hızlıca en güvendiği dosta, Gece’ye tıkladı. Telefon birkaç kez çaldıktan sonra açıldı.
"Gece," dedi Olivia, sesinin titrememesine özen göstererek. "Hemen sana konumunu atacağım yere gelmen gerekiyor. Acil bir durum var, kurşun yarası. Tıbbi malzemelerini de yanına al."
Telefonun diğer ucundaki Gece, Olivia’nın sesindeki o gizli gerilimi ve olayın ciddiyetini anında kavradı. Hiç soru sormadan, "Yoldayım," dedi ve telefon kapandı.
Olivia telefonu Kaan’a geri uzatırken, Kaan telefonu cebine koydu ve Olivia’nın yüzüne doğru eğildi. "Güzel," dedi Kaan, dudaklarında o öngörülemez, spor ama karanlık gülümsemesiyle. "Şimdi arkadaşının ne kadar iyi bir cerrah olduğunu göreceğiz. Eğer adamımı kurtarırsa, ikiniz için de yeni bir anlaşma yapabiliriz. Ama masada kalırsa..."
Kaan sözünü bitirmedi ama salondaki herkes o sessizliğin ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Azrail, oyunun kurallarını yeniden yazmıştı ve şimdi sıra Olivia ile Gece’nin bu tehlikeli kumarı oynamasındaydı.