NALAN kitap kapağı

1. bölüm / 2

1

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1
  1. 1 11.067 kelime · Okuduğun bölüm
  2. 2 22.449 kelime

__Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. Amin Maalouf__

Uyanmak… bazen gerçekten uyanmak değildir. Bazı sabahlar sadece gözlerin açılır, insanın içi hâlâ uykudadır.

Yeni uyanmamın etkisiyle başıma giren ağrıyla yüzümü buruşturdum. Yataktan kalkarken sızlayan belim ve bacaklarım da sanki 29 değil de 89 yaşındaymışım gibi hissetmeme neden olmuştu.

Aynanın karşısına geçip üstüme basit bir yeşil kazak ve kot pantalon geçirdim.

Paketinden çıkardığım ağrı kesiciyi komodinin üzerindeki bardakta duran su ile birlikte içtim. Ayağa kalkıp ışıkları açmaya yeltendim. Yanmadığında elektrikler kesilmiştir diye kendimi avutmak istedim ama telefonuma gelen mesajla faturayı ödemeyi unuttuğumu farkettim.

Evde iki kişi nasıl bu kadar elektrik kullanıyorduk anlamıyordum anneannem zaten hastaydı çok fazla elektrik kullanacak hali yoktu.

Yavaş adımlarla anneannemin yattığı salondaki koltuğun yanına ilerledim. Ödemeyi unuttuğumu söyleseydim ödeyemediğimi düşünüp emekli maaşından vermeyi teklif ederdi ve ben bunu istemiyordum. Minik pembe bir yalanın kimseye zararı olmazdı değil mi?

Koltuğun kenarında oturuyordu.Beni bekliyordu aslında.Her zaman beklerdi.

"Anneannem, elektrikler kesilmiş haberin olsun ben gidiyorum işe."

Başını yavaşça kaldırdı.
Gözleri yorgundu ama bakışı hâlâ sıcaktı.

Yavaşça başını kaldırdı " Tamam yavrum, dikkat et kendine. Biliyorsun aklım sende kalıyor sonra."

Başımı sallayıp gülümsedim "Bilmez miyim Narin Sultan"

"Kızım şu işi gündüz yapsan olmaz mı ?"

İşte o cümle…

Her gün aynı yerden gelirdi. Gece taksiciliği yapmamdan hoşlanmıyordu. Onu da anlıyordum benim için endişeleniyordu ama ben geceleri severdim. Belki de geceyi değil gecenin içinde kaybolan insanları seviyordum.

"Ben mutluyum anneannem böyle.Ayrıca senin torunun güçlü merak etme. İlaçlarını da içmeyi unutma koydum bak buraya"

Gülümsedi.

"Tamam güzel kızım. "

El sallayıp kapıyı kapattım ve bodrum katındaki bu 2 oda evimizden çıktım.Dünyanın en küçük ama en gerçek yeri gibiydi.

Gelen dolmuşa bindim ve kulaklığımı takıp başımı cama yasladım.

Olmuyor böyle
Günüm gecem bir çile
Yağmurun sesine senden bahsedeyim
Sen canımı en çok yakansın
En kıymetli zamansın
Güzelsin ya elbet, eminim sen banasın. __Berk Baysal'ın Gel Yaralarını Ben Sarayım şarkısı ‧ 2021__

İndiğimde gece karanlığı iyice çökmüştü. Sokaklar daha sessizdi ama gece hiç sessiz olmazdı.Sadece sesini değiştirirdi.

Taksi durağına geçtim. Devralacağım taksinin yanına gittiğimde şoför koltuğunda oturan Mehmet Amcaya selam verdim.

"İyi akşamlar Mehmet Amca geldim ben"

"Hoşgeldin kızım, çocuklarda beni bekliyordu."

Taksiden indiğinde bana döndü. "İhtiyacın olursa istediğin zaman arayabilirsin kolay gelsin hadi"

"Teşekkürler Mehmet amcam"

Direksiyonun başına geçtim ve radyoyu açtım şarkılar insanın sığınaydı.

Nasıl bi' yarasın, kabuk tutsun ve kanasın
Bu ara gelgitteyim yaşamla ölüm arası
Yaramı sarasın, o bakışların bana sır
Aydınlanır belki bi' gün bu bahtımın karası

Nasıl bi' yarasın, kabuk tutsun ve kanasın
Bu ara gelgitteyim yaşamla ölüm arası
Yaramı sarasın, o bakışların bana sır
Aydınlanır belki bi' gün bu bahtımın karası

__Bilal Sonses ve Ziynet Sali'nin Yara şarkısı ‧ 2020__

☆

Gece iyice bastırmış geç saatlere gelmişti. Ara bir sokaktan geçerken kaldırım kenarında telaşla el kaldıran bir kadın gördüm.Frene bastığım an kapıyı açıp kendini içeri attı. Siyah uzun saçları dağılmış. makyajı akmış, nefesi düzensizdi.Kapıyı kapatır kapatmaz arkaya baktı.

Telaşla fısıldadı. "Lütfen, lütfen acele et " ardından gideceği adresi hızla söyledi. Tam gaz ilerlemeye başladım. Dikiz aynasından baktığımda arkamdan siyah lüks bir aracın bizi takip ettiğini gördüm. Kadın sürekli camdan arkaya bakıyor, ellerini birbirine kenetliyordu,Kucağındaki parmakları titriyordu.

"Sakin ol, korkma seni sağ salim evine bırakacağım"

Usulca başını salladı.Ama rahatlamadı.
İnsan bazı korkuları bedeninden çıkaramazdı çünkü..

Ara sokaklardan ilerlemeye devam ediyordum.Arabanın bizi takip ettiğini fark ettikçe yön değiştirdim. Taksimetreyi kapattım. Onun bu kadar parayı vermesine gönlüm razı olmazdı. Yolu uzatan bendim nihayetinde. Fark ettiğinde derin bir iç çekti.

"Ben ne kadarsa ödeyebilirim "

"Sorun yok yolu ben uzattım"

"Sağ ol"

Cevapları kısaydı belli ki çok korkmuştu. Anladığım kadarıyla yaşı da küçüktü en fazla yirmilerinin başımda olmalıydı. Ana yolu geçip adresin olduğu sokağa girdim.Eski apartmanların olduğu sessiz bir mahalleydi.

"Borcum ne kadar?"

Taksimetredeki ücreti söylediğimde gülümsedi.Çantasını karıştırdı.
Biraz fazla para uzattı.

"Üstü kalsın abla senin emeğin ayrıca bu meslekte olman beni çok gururlandırdı."

Bu mesleği biraz da bundan ötürü seviyordum Kadınların istediğinde neleri başarabileceğini göstermek,Kadınların korkarak bindikleri bir arabadan biraz daha güvende inmesini seviyordum.

"Eyvallah" dedim elimi göğsüme koyarak. "Dikkat et."

Arabadan indi.
Ama ben gitmedim.

Apartman kapısından girene kadar bekledim.

Çünkü bazı kadınlar evde değil…
ancak kapıyı kilitlediklerinde güvende hissederdi.Ve ben bunu çok iyi bilirdim...

☆

Gece yavaş yavaş sabaha yaklaşırken yollar da boşalmaya başlamıştı. Şehrin o garip sessizliği çökmüştü etrafa. İnsanların en derin uykuda olduğu, sokak lambalarının bile yorgun göründüğü saatler…

Ben hâlâ direksiyon başındaydım.

Radyoda düşük sesli bir şarkı çalıyordu ama dinlemiyordum. Gözlerim yolda, aklım başka yerdeydi.

Bir sigara almak için yolcuyu bırakmış, durağa dönmeyi düşünüyordum artık. O sırada yolun kenarında birini gördüm.

Genç bir çocuktu...

Üzerinde koyu renk bir sweatshirt vardı. Kapüşonu başındaydı. Yürürken sendelediğini fark ettim.

Önce sarhoş sandım.Sonra yüzünü gördüm.
Çocuk kötü durumdaydı.Gözleri kıpkırmızıydı. Dudak kenarı patlamıştı. Burnunun altında kurumuş kan vardı.Frene basıp camı indirdim.

“İyi misin?”

Başını kaldırdı. Birkaç saniye yüzüme boş boş baktı.Sanki beni bile tam göremiyordu.

“Abi…” diyecek gibi oldu ama sesi çıkmadı.
Abi.

İçimden hafifçe homurdandım. En nefret ettiğim durumdu.

“Bin hadi.”

Kapıyı açıp arka koltuğa geçti. Kapıyı kapatırken ellerinin titrediğini gördüm.

“Adres?”

Cevap vermedi

Dikiz aynasından baktım.
Başını cama yaslamıştı. Nefesi hızlıydı.

“Kafan mı güzel?”

Yavaşça başını iki yana salladı.Ama o hâli alkol değildi.Başka bir şeydi.Ve içime kötü bir his çöktü...

“Bak kardeşim,” dedim aynadan ona bakarak.
“Seni hastaneye götüreyim istersen.”

Çocuk bir anda panikle başını kaldırdı.

“Hayır!”Sesi çatladı.Nefesi hızlandı.

Ellerini saçına götürdü. “Hayır… hayır… olmaz…”

☆

Aynı dakikalarda şehrin başka bir noktasında polis telsizleri susmuyordu.

“İhbar doğrulandı.”

“Siyah taksi. Plaka eşleşiyor.”

“Canlı bomba şüphesi.”

“Bölgeyi boşaltın.”

Ayaz dosyayı eline aldığı anda yüzü değişmemişti.
Ama gözleri sertleşmişti.Canlı bomba ihbarları şakaya gelmezdi.Hele ki saat sabaha yaklaşmışken.Hele ki hedef kalabalık bir nokta olabilecekse.

Ayaz montunu alıp hızlı adımlarla dışarı çıktı.
Polis araçlarının mavi kırmızı ışıkları geceyi yarıyordu.

☆

Uzaktan gelen siren seslerini duydum. İlk önce aldırmadım. Gecenin bu saatlerinde normaldi. Ama çocuğun gerginliği daha da artmış oturduğu yerde iyice küçülmüştü.

Dikiz aynasına baktım.Mavi kırmızı ışıklar hızla bize yaklaşıyordu.

“Ne oluyor ya…” diye mırıldandım.

Bir anda dört polis aracı etrafımı sardı.Fren sesi...
Kapı sesleri...Bağırışlar...

“ARAÇTAN İN!”

“ELLERİNİ GÖREBİLECEĞİM YERE KOY!”

“KIMILDAMA!”

Sakince polislerin dediklerini uyguladım.Arka koltuktaki çocuk ağlamaya başlamıştı.
Gerçekten ağlıyordu. Birden polislerden biri silahını bana doğrulttu.

“Kapıyı aç!”

“Bir dakika ne oluyor ben—”

“ÇIK ARAÇTAN!” çocuğa öfkeyle bağırdı.

“Delirdiniz mi siz?! Ben sadece bir taksiciyim hiç bir şeyden haberim yok”

Tam o sırada kalabalığın arasından biri yürüdü.

Sakin.
Düzenli.
Kontrollü.

Polisler otomatik olarak yol verdi.Adam siyah kabanının cebine bir elini atmış halde bize doğru yaklaştı.

Başımı çevirdim. Ve…
dünya bir anlığına durdu.

Ayaz... Zaya....

Polislerden birine döndü.
“ Çocuktaki bombayı acilen imha edin sonra da İkisinide götürün.”

☆ BÖLÜM SONU☆

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…