Bölümler 4Şu an: 2.BÖLÜM:BÜYÜK KARŞILAŞMA
Elimdeki kağıt ve USB ile kalmıştım.Gözlerim seyiriyordu.Buğra*ya doğru döndüm
“İyi misin?“ Biraz dikleşmesine yardımcı olup arkasına yerleşip bana yaslanmasını sağladım.
“İyiyim.Bni boşver sen iyi misin?“ Omuzundan vurulmuştu. Çok derin değildi ama kan kaybediyordu.
“Ben iyiyim ama önemli. Olan sensin şuan. Ne diye böyle bir şey yaptın?“
“Ne yapmışım?“
“Ne diye önüme atladın ki?“
“Komutanımı korumak benim görevim.“
“Timimi korumak da benim görevim.“Öksürdü ardından yüzü buruştu.Canı yanıyor olmalıydı.Masadaki ceketi alıp başının altına koydum.Koluna baktığımda kurşun içeride değildi.Şükürler olmalıydı.Yarayı sıkacak bir şey lazımdı.Herkes bize bakıyordu. Zoraki bir sesle
“Bir şey yok sıyırdı sadece.Askerim ben alışkınım.“
“Ambulansı arayalım“ dedi biri.Onaylayacaktı ki durdurdu.
“Askeriye daha yakın revirde doktorlar var zaten.“
“Emin misin?“
“Arabam var sürersin gideriz.“
“Ama önce yaraya bir şey bağlamamız gerek.Örtü gibi bir şey var mı?“Dedim garsona ancak olumsuz bir cevap aldım.Yanımda başka bir şey de yoktu.Aklıma tişörtüm geldi.İçimde diğer sütyenlere göre daha uzun olan bir bralet vardı.Ne olacaksa olsun. Diyerek tişörtü çıkarttım ve ortadan ikiye ayırdım.Herkes şok içinde bana bakıyordu.Umrumda değildi.Kahveleri mavilerime değdi.Gözlerimiz bir süre öyle kaldı.Ayırmak zor olsada ayırmayı başardım.
“Biraz yaklaşıp kolunu kaldırır mısın?“Dediklerimi ikiletmeden yaptı.Bileğini kavrayıp omuzuma yerleştirdim.Tişörtümü yarasına sardıktan sonra
“Şimdi sertçe sıkacağım canın acıyabilir.“Başıyla onayladı.İki ucu sertçe kavrayıp sertçe sıktım.Parmakları omzumu feci şekilde sıkıyordu.Omzum sızladı ama yuttum,onun acısı daha büyüktü.
“Bitti.“
“Sağol.“Gözlerimi kırpıp gülümsedim.Telefonuma bir mesaj geldi Özdemir ağabeyden
Asena acil işim çıkıtı askeriyeye geçtim.Yazıyordu.
Tamam diye cevap verdim.
“Kalkabilir misin?“
“Kalkarım.“Koluna girdim eşyalarımı alıp hesabı ödeyip çıktık.
“Nerede araban?“İlerideki siyah Mercedes arabayı işaret etti.Cebinden anahtarı çıkartıp bana uzattı elinden alıp arabaya binmesine yardım ettim sonra ben de sürücü koltuğuna oturdum.Arabayı çalıştırdım.
“Daha iyi misin?“
“İyiyim.“
“Bu taraftan mı?“Olabildiğince hızlı gidiyordum.
“Evet,sonra düz devam edeceksin.“Dediği yönden ilerledim.Hırkam kafede kalmıştı ve ben hala üstümde braletle geziyorum harikaydı gerçekten!Askeriye tabelasını görünce rahat bir nefes aldım.
“Siktir!”diye mırıldandı.
“Ne oldu?”
“Bugün revir çalışanlarının izin günü saat 18.00*a kadar kimse olmaz.“Bu çok kötü olmuştu.
“Eğer izin verirsen ileri seviyede ilk yardım eğitimim var hallederim.“dedim hiç düşünmeden,
“Olur.“dedi başımı sallayıp hızla aracı park Ettim.Şansımıza tüm tim bahçedeki çardakta oturuyorlardı.Ve benim üzerimde sadece bralet vardı.Arabadan inip Buğra*nın inmesini sağladım.Koluna girip destek oldum.Bütün tim başımıza üşüşüp
“Ne oldu du komutanım?“ dediler
“Buğra komutanınız yaralandı.“vay be Asena çok açıklayıcı.Özdemi ağabey bana dönüp,
“Hastahaneye niye gitmediniz bugün doktorlar geç geliyor.“
“Haberim var hastahanenin daha uzak olduğunu söyledi.“
“Ne?Hastahane daha yakın.Burası daha uzak.“Çatık kaşlarım ona döndü ama bakılarını kaçırıyordu.
“Neyse yara enfeksiyon kapmasın halledelim biz.“
“E kim yapacak?”
“İleri seviyede ilk yardım eğitimim var halledebilirim.“Buğra*ya dönüp YÜRÜ! Diye ekledim.Sinirli bakışlarım hala devam ediyordu.Revire girdiğimizde Buğra*yı sinirle sedyeye ittirdim.Resmen parketmişti kendini.Yüzünde aptal bir sırıtış vardı.Kapıyı kilitlediğimi görünce yüzündeki aptal sırıtışının yerini çapkın bir gülüş aldı.Ardından kaşları havalandı.Bir de üstüne yüksek bir kahkaha attı.
“Yarım kalan işi bitirecek gibisin.“Ardırdan adeta yaramaz bir çocuk gibi mırıldanıp ekledi
“Boncuk göz“
Boncuk göz? bu bana bir yerden tanıdık geliyordu.
“Boncuk göz?Yavaş gel Karahan.“
“Yavaşlıktan hoşlanmıyorum boncuk göz“ Gözlerimi devirdim, vazgeçmeyecekti.
“Sen salak mısın,hastahane yakınsa ne diye kendine acı çektiriyorsun?Hem sen biliyordun.Revir çalışanlarının izinli olduğunu.“
“Sakin ol?”hala sırıtıyordu gevşek gevşek.“
“Cevap ver!”
“Evet”dedi büyük bir rahatlıkla
“Neye güvendin acaba?”
“Sana.”Bana mı?
“Nereden geldi bu güven?”Sesin diyecekti Buğra ama yuttu.Asena ona birini hatırlatıyordu.
“Öz geçmişini okudum.”
“Sebep?”Her şeyi kurcalamasaydı ya canını sıkıyordu bu kadının sesi.
“Merak uyandırıcı bir kadın olduğunu söylemiştim.”
“Dümdüz bir kadın olduğumu da söylemiştim.”
“Yaraya mı baksan artık çünkü cidden canım yanıyor.”Tişörtünün kolu yarayı gizliyordu çıkartmalıydı ama kolunu hareket ettirmemeliydi.
“Tişörtünü kesebilir miyim?”
“Takıl kafana göre.”Harfiyat yapıyoruz sanki anasını satayım gevşek.Elim makası kavradı kesip üzerinden sıyırdım.Bağladığım beyaz tişörtü çözdüm.Bir pamuğa serum fizyolojik sürüp yarayı temizledikten sonra uyuşturucu kremi sürüp yarayı dikmeye başladım.Dikiş konusunda fena değildim.Sorduğu soruyla bir anlığına afalladım.
“Üşümüyor musun?”Gözlerim üstüme değdi hala bıraletleydim.Ancak bir kere bile gözü kaymamıştı.Sadece önüne ve gözlerime bakıyordu.
“İşim bitince giyerim bir şey.”dedim ve dikişi tamamladım.Yaraya pansuman yapıp sardım.
“Çok oynatmamaya çalış.”Kapıyı açıp çıkacaktım ki durdurdu.
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”odadan çıkıp kendi odama girecektim ki kapının kilitli olduğunu gördüm.Buse;
“Ha komutanım bugün odada akrep gördüm ilaçlama yapıldı bir gece odaya girilmeyecek.”
“Hiç mi?”dedim çaresizce
“Hiç.”dedi.Şansıma tükürmeliydim hırkam da kafede kalmıştı.Harika!Utana sıkıla ortak salona ilerledim.İçeride sadece Buğra vardı.Üzerinde salaş bir tişört altında siyah bir eşofman vardı.
“Sen niye üstünü giyinmedin?”
“Odada akrep varmış ilaçlamadan dolayı bir gece girilmeyecekmiş.”Dememle hızla ayaklandı ve çıktı.Çok geçmeden elinde düğmeli lacivert bir hırka ile geldi.Bu hırkayı adeta bir çocukmuşum gibi üzerime geçirip düğmelerini tek tek iliklemesi ise beklenmedikti.Öyle bir dumura uğramıştım ki tepki bile veremiyordum.
“Üşürsün öyle hasta olmanı istemem.”diye varla yok arası mırıldandı.Haddinden fazla yakındık.Nefeslerimiz birbirimizin yüzüne vuruyordu.Yanlış bir şey yapıyorduk bundan emindim ama ne yaptığımın bile farkında değişdim beni ona çeken bir şey vardı adeta.
“Dur çok yanlış bir şey yapıyoruz.”
“Sen niye uzaklaşmıyorsun Asena?”Kesik kesik nefes almak dışında hiçbir şey yapamıyordum.
“Yapamıyorsun çünkü.”dedi beni kışkırtarak.Başarıuordu da.
“Kes sesini!”
“Yapamıyorsun ama,uzaklaşamıyorsun.”gerçekten kışkırtıyordu.Deniyor ama uzaklaşamıyordum.
“Kes dedim!”gözlerimiz kapalıydı ama güldüğünü sezdim.
“Ne gülüyorsun?”daha çok güldü
“Güldüğümü anlayacak kadar nasıl tanıdın beni?”
Doğru nasıl tanımıştım?Parmakları havalandı önce elmacık kemiğimdeki beni sonrada boynumun en kuytu köşesindeki yarayı eliyle koymuş gibi buldu.Bir kaç adım gerilediğimde o da bana yaklaştı.Boynumdaki parmakları çeneme ulaştı ve başımı yukarıya kaldırdı.Nefesi gerdanıma çarptı bu defa.Kalçam masaya çarpınca durmak zorunda kaldım.Yüzü yüzümden uzaklaştı ve kolunu yanıma uzatıp bir şey aldı.Gözlerimi nihatet açtığımda elindeki sigara paketini ve çakmağı gördüm.Resmen benimle alay ediyordu.Sigarayı dudağına yerleştirdi ve alevlendirdi.Göz kırpışını sezdi uyuşan gözlerim
“Saçında bir şey kalmış boncuk göz.”dedi ve gitti.Öylece kaldım bir süre
Sonra elim saçıma gitti kulağımın arkasına bir sigara yerleştirmişti.Derin bir nefes aldım.
“Sen benimle uğraşıyorsan ben seninle oynarım Karahan.”
🗝
Saat 19.20’ye gelmişti birazdan Hilal Timi ile tanışacaktım.Ha bir de o ukalayla ilgilenecektim.Herkes karşımdaki geniş koltuğa oturduğunda ben de bir sandalye çekip oturdum.
“Hoşgeldin Hilal!”
“Sağol!”
“Başlayalım mı?”gülümsediklerinde kendimi tanıtmaya başladım.
“Yüzbaşı Asena Arslan.Artvin Arhaviliyim.27 yaşındayım.Bir de lakabım var Mengene Komutan.Her alanda az çok bilgim var baytarlık hariç.”
“Memnun olduk komutanım.”
“Siz de başlayın öyle ise.”Özdemir ağabey bana dönüp;
“Komutanım benim ufaklık ateşlenmiş beni soruyormuş acil çıkmam lazım izniniz olursa.”
“Tabii tabii zaten tanıştık biz çıkabilirsiniz üstteğmenim.”onayımla çıktı.Karşımdaki açık kumral adama döndüm
“Başlayın.”
“Eren özen ben.Samsunluyum.23 yaşındayım.Astsubay çavuşum.Keskin nişancıyım.”Gülümsedim.Yanındaki sarışına döndüm.
“Buyurun.”
“Oğuz Ak Ankaralıyım.24 yaşındayım.Astsubay çavuşum.Bomba imar birimindeyim.”Başımı salladım.Yanındaki kıza döndüm
“Buse Karaca İzmirliyim.24 yaşındayım Astsubay çavuşum.Hava savunmadaydım.Ayrıca ilk yardım eğitimim de var.”
“Pusat Akkaya.Ben bakım alanındayım tank,F16 çoğu askeri araçları tamir edebilirim.23 yaşındayım Milaslıyım çavuşum.”
“Gökmen Demirci 25 yaşındayım.Astsubay baş çavuşum.Timin hayvanlarından sorumluyum Barak ve Yula benim bakımımda görevlerde onlarlayım.”
“Memnun oldum.”
“Ben de.”gözlerim ukalaya döndü
“Başla.”
“Buğra Karahan.30 yaşındayım.Antalyalıyım.Kıdemli üstteğmenim.Askeri kara araçlarını sürebiliyorum ve keskin nişancıyım.”hepsini tek nefeste söylemişti.
“Ha bir de savunma sanatında uzmanlığım var.”
“Bu işi bir de pistte görelim derim komutanım.”
“Yaran var Karahan.”
“Niye kıyamaz mısınız?”Varla yok arası gülümsedim.
“Öyle bir kıyarım ki aklın şaşar.”
“Denemeden bilemem.”
“Kaşınıyorum diyorsun yani.”Ergen gibiydik resmen bu neydi böyle?
“Kaşınmıyorum.Kaşı diyorum.”
“Sen bilirsin.”Dövüş minderlerine geçtik.
“Başla Karahan.”
“Hay hay.”tekmesini öne savurduğunda önünden çekildim sendeledi.Bundan yararlanıp sırtına bir tekme attım.Yüzüsti yere düştü ama hızlıca kalktı.Tekmemi ona savurdum ama başarısız oldu.Bileğimden kavrayıp çekince kalçamın üzerine düştüm.Hızla üzerime eğildi ve beni bacaklarının arasında sıkıştırdı.Geçen ayki görevde olan yaram sızladı.
Adeta bunu bilir gibi daha da sıkıştırdı belimi.Acıdan yüzüm buruştuğunda yüzünde bir gülümseme belirdi.
Yumruğumla bir hamle yapmaya kalktığımda ne olduğunu anlamadan bileklerimi tek eliyle başımın üstünde birleştirdi.Kapana kısılmıştım.Ama her şeyin bir çözümü vardı.Bedenlerimizin arasında bir boşluk vardı o boşluktan dizimi geçirip diyafram boşluğuna vurdum.Nefesi daralınca bu defa onu ittim ve bir bacağımı boynuna yerleştirdim ve sıkıştırdım ardından elini kavrayıp büktüm.Nefes nefeseydik yine.Parmakları yeniden belime temas etti.Orada yara olduğunu anlamış olmalıydı.Yüzüm ekşimişti.Gözlerimi yumdum ama asla bacağımı gevşetmedim.Gözüm hala kapaşıydı.
“Pes mi?”dediğinde gözlerimi açtım.Öfkeme yenik düşüyordum.Eren sessizce Pusat ve Oğuza dönüp
“Abi ben bu kadından korkuyorum.Bakışa bak canını sıkanın canını belleyecek gibi bakıyor.Gözlere bak kıpkırmızı oldu.”
“Vallahi öyle bu işin sonu kötü.”dedi Buse.
“Ölürüm de pes etmem Karahan.”
“O da ne hırsına yenik düşen bir Asena’mı?”
“Ben bir tek Rabbim’e yenik düşerim.”Hayır Elisam’ın öldüğü gün de yenik düşmüştüm yalandı.Koca bir yalan.
“O Allah’ın emri ben de yenik düşerim.Ama sen birazdan bana da yenik düşeceksin.”Gözüm seyirdi.Yumruğumu kaldırdığım gibi vurdum.Kaşı patlamıştı.Şiddetle bağırdım;
“Ben Allah’tan başka kimseye yenilmem.Bunu o kıt aklına sok!”Hayır hayır öfkeme yeniliyordum.Öfkemden patlayacaktım.Damarıma basmamalıydı yapmamalıydı bunu bana.
“Buz koy morarmasın!”Hem yanıyor hem donuyordum.Buna da sinir olup;
“Herkes yatakhaneye!Sabah 06.30’da herkes hizada bahçede beni bekleyecek!”
“Anlaşıldı!”
“İyi Allah rahatlık versin.”Ortak salona ilerledim yatacak başka yer yoktu.Bugünkü maskelinin verdiği usb geldi bilgisayarımı alıp usbyi bağladım çıkan video kalbime öyle bir yara açtı ki gözlerim seyirdi.Videoda Elisa’m vardı o gün.Öldüğü o gün…Onun kayıdıydı bu.Piç kansızlar.Gözümden bir yaş aktı.Tepki veremiyordum çok ağırdı.Sonra üç kurşun sesi geldi videodan ve bir çığlık sonra bir yemin.Bunu çekerken hiç mi sızlamamıştı içleri?Gerçi onlar insan değildi ki.Çığlıklar ağlamalar daha da arttı ve video kapandı.Bir çığlıkta benden yükseldi bu defa bilgisayarı tuttuğum gibi duvara fırlattım.Fırlatmamla bilgisayarım parçalara ayrıldı
“Kansız piç!”
“Orospu çocuğu!”ben bağırmak ve bir şeyleri parçalamak dışında bir şey yapamazken telefonum çaldı.Titreyen ellerimle açtığımda çıkan ses o orospu evladına aitti.
“Videoyu keyifle izledin mi sarı kafa?”
“Lan bana bak göt lalesi gebertirim seni!”
“Çok sevindim beni hatırlamana bak sen şu işe kendimi tanıtmama gerek kalmadı.”bir de gülüyordu piç.Telefonu kapatmıştı telefonu sertçe masaya çarptım.Önünde ne varsa bir yere fırlatıyordum.Bütün tim şaşkınlıkla bana bakıyordu ama ben sadece bağırıp çağırıyordum.Buse beni durdurmaya çalıştığında elinden kurtuldum.Ama beklemediğim bir şey oldu.Buğra bileklerimi kavrayıp beni kendine bastırdı.
“Tamam dur,sakin ol!”
“Geberteceğim onu orospu çocuğu!”
“Asena sakin ol.Bana bak!”
“Öldüreceğim onu piç!”
“Tamam öldüreceksin.Dur bi’konuşalım.”bağırmaktan yorulmuştum artık.Dizlerim tutmuyordu düşecek gibi olduğumda o da benimle eğildi.
“Bırak!”sustu ve beni kendine bastırmaya devam etti.
“Bırak belleyeceğim onu piç kurusu!”ağlamama engel olamadım.Elleri yüzümü kavradı.
“Tamam beraber öldüreceğiz.Sakin ol şimdi lütfen.”Nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum.Gözlerim karardı ve kendimi tutamadım.Önce bilincim sonra gözlerim kapandı…
🗝
EVETTTT BİR BÖLÜMÜN DAHA SONUNA GELDİK AZ ÜÇ BEŞ SEKİZ ON TANE YORUM YAPIN YANİ:) O KADAR UĞRAŞIYORUM
NEYSEEEE SİZİ SEVİYORUM TUTARÇELA KAÇARRR!!!!.BÖLÜM:BÜYÜK KARŞILAŞMA
Elimdeki kağıt ve USB ile kalmıştım.Gözlerim seyiriyordu.Buğra*ya doğru döndüm
“İyi misin?“ Biraz dikleşmesine yardımcı olup arkasına yerleşip bana yaslanmasını sağladım.
“İyiyim.Bni boşver sen iyi misin?“ Omuzundan vurulmuştu. Çok derin değildi ama kan kaybediyordu.
“Ben iyiyim ama önemli. Olan sensin şuan. Ne diye böyle bir şey yaptın?“
“Ne yapmışım?“
“Ne diye önüme atladın ki?“
“Komutanımı korumak benim görevim.“
“Timimi korumak da benim görevim.“Öksürdü ardından yüzü buruştu.Canı yanıyor olmalıydı.Masadaki ceketi alıp başının altına koydum.Koluna baktığımda kurşun içeride değildi.Şükürler olmalıydı.Yarayı sıkacak bir şey lazımdı.Herkes bize bakıyordu. Zoraki bir sesle
“Bir şey yok sıyırdı sadece.Askerim ben alışkınım.“
“Ambulansı arayalım“ dedi biri.Onaylayacaktı ki durdurdu.
“Askeriye daha yakın revirde doktorlar var zaten.“
“Emin misin?“
“Arabam var sürersin gideriz.“
“Ama önce yaraya bir şey bağlamamız gerek.Örtü gibi bir şey var mı?“Dedim garsona ancak olumsuz bir cevap aldım.Yanımda başka bir şey de yoktu.Aklıma tişörtüm geldi.İçimde diğer sütyenlere göre daha uzun olan bir bralet vardı.Ne olacaksa olsun. Diyerek tişörtü çıkarttım ve ortadan ikiye ayırdım.Herkes şok içinde bana bakıyordu.Umrumda değildi.Kahveleri mavilerime değdi.Gözlerimiz bir süre öyle kaldı.Ayırmak zor olsada ayırmayı başardım.
“Biraz yaklaşıp kolunu kaldırır mısın?“Dediklerimi ikiletmeden yaptı.Bileğini kavrayıp omuzuma yerleştirdim.Tişörtümü yarasına sardıktan sonra
“Şimdi sertçe sıkacağım canın acıyabilir.“Başıyla onayladı.İki ucu sertçe kavrayıp sertçe sıktım.Parmakları omzumu feci şekilde sıkıyordu.Omzum sızladı ama yuttum,onun acısı daha büyüktü.
“Bitti.“
“Sağol.“Gözlerimi kırpıp gülümsedim.Telefonuma bir mesaj geldi Özdemir ağabeyden
Asena acil işim çıkıtı askeriyeye geçtim.Yazıyordu.
Tamam diye cevap verdim.
“Kalkabilir misin?“
“Kalkarım.“Koluna girdim eşyalarımı alıp hesabı ödeyip çıktık.
“Nerede araban?“İlerideki siyah Mercedes arabayı işaret etti.Cebinden anahtarı çıkartıp bana uzattı elinden alıp arabaya binmesine yardım ettim sonra ben de sürücü koltuğuna oturdum.Arabayı çalıştırdım.
“Daha iyi misin?“
“İyiyim.“
“Bu taraftan mı?“Olabildiğince hızlı gidiyordum.
“Evet,sonra düz devam edeceksin.“Dediği yönden ilerledim.Hırkam kafede kalmıştı ve ben hala üstümde braletle geziyorum harikaydı gerçekten!Askeriye tabelasını görünce rahat bir nefes aldım.
“Siktir!”diye mırıldandı.
“Ne oldu?”
“Bugün revir çalışanlarının izin günü saat 18.00*a kadar kimse olmaz.“Bu çok kötü olmuştu.
“Eğer izin verirsen ileri seviyede ilk yardım eğitimim var hallederim.“dedim hiç düşünmeden,
“Olur.“dedi başımı sallayıp hızla aracı park Ettim.Şansımıza tüm tim bahçedeki çardakta oturuyorlardı.Ve benim üzerimde sadece bralet vardı.Arabadan inip Buğra*nın inmesini sağladım.Koluna girip destek oldum.Bütün tim başımıza üşüşüp
“Ne oldu du komutanım?“ dediler
“Buğra komutanınız yaralandı.“vay be Asena çok açıklayıcı.Özdemi ağabey bana dönüp,
“Hastahaneye niye gitmediniz bugün doktorlar geç geliyor.“
“Haberim var hastahanenin daha uzak olduğunu söyledi.“
“Ne?Hastahane daha yakın.Burası daha uzak.“Çatık kaşlarım ona döndü ama bakılarını kaçırıyordu.
“Neyse yara enfeksiyon kapmasın halledelim biz.“
“E kim yapacak?”
“İleri seviyede ilk yardım eğitimim var halledebilirim.“Buğra*ya dönüp YÜRÜ! Diye ekledim.Sinirli bakışlarım hala devam ediyordu.Revire girdiğimizde Buğra*yı sinirle sedyeye ittirdim.Resmen parketmişti kendini.Yüzünde aptal bir sırıtış vardı.Kapıyı kilitlediğimi görünce yüzündeki aptal sırıtışının yerini çapkın bir gülüş aldı.Ardından kaşları havalandı.Bir de üstüne yüksek bir kahkaha attı.
“Yarım kalan işi bitirecek gibisin.“Ardırdan adeta yaramaz bir çocuk gibi mırıldanıp ekledi
“Boncuk göz“
Boncuk göz? bu bana bir yerden tanıdık geliyordu.
“Boncuk göz?Yavaş gel Karahan.“
“Yavaşlıktan hoşlanmıyorum boncuk göz“ Gözlerimi devirdim, vazgeçmeyecekti.
“Sen salak mısın,hastahane yakınsa ne diye kendine acı çektiriyorsun?Hem sen biliyordun.Revir çalışanlarının izinli olduğunu.“
“Sakin ol?”hala sırıtıyordu gevşek gevşek.“
“Cevap ver!”
“Evet”dedi büyük bir rahatlıkla
“Neye güvendin acaba?”
“Sana.”Bana mı?
“Nereden geldi bu güven?”Sesin diyecekti Buğra ama yuttu.Asena ona birini hatırlatıyordu.
“Öz geçmişini okudum.”
“Sebep?”Her şeyi kurcalamasaydı ya canını sıkıyordu bu kadının sesi.
“Merak uyandırıcı bir kadın olduğunu söylemiştim.”
“Dümdüz bir kadın olduğumu da söylemiştim.”
“Yaraya mı baksan artık çünkü cidden canım yanıyor.”Tişörtünün kolu yarayı gizliyordu çıkartmalıydı ama kolunu hareket ettirmemeliydi.
“Tişörtünü kesebilir miyim?”
“Takıl kafana göre.”Harfiyat yapıyoruz sanki anasını satayım gevşek.Elim makası kavradı kesip üzerinden sıyırdım.Bağladığım beyaz tişörtü çözdüm.Bir pamuğa serum fizyolojik sürüp yarayı temizledikten sonra uyuşturucu kremi sürüp yarayı dikmeye başladım.Dikiş konusunda fena değildim.Sorduğu soruyla bir anlığına afalladım.
“Üşümüyor musun?”Gözlerim üstüme değdi hala bıraletleydim.Ancak bir kere bile gözü kaymamıştı.Sadece önüne ve gözlerime bakıyordu.
“İşim bitince giyerim bir şey.”dedim ve dikişi tamamladım.Yaraya pansuman yapıp sardım.
“Çok oynatmamaya çalış.”Kapıyı açıp çıkacaktım ki durdurdu.
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”odadan çıkıp kendi odama girecektim ki kapının kilitli olduğunu gördüm.Buse;
“Ha komutanım bugün odada akrep gördüm ilaçlama yapıldı bir gece odaya girilmeyecek.”
“Hiç mi?”dedim çaresizce
“Hiç.”dedi.Şansıma tükürmeliydim hırkam da kafede kalmıştı.Harika!Utana sıkıla ortak salona ilerledim.İçeride sadece Buğra vardı.Üzerinde salaş bir tişört altında siyah bir eşofman vardı.
“Sen niye üstünü giyinmedin?”
“Odada akrep varmış ilaçlamadan dolayı bir gece girilmeyecekmiş.”Dememle hızla ayaklandı ve çıktı.Çok geçmeden elinde düğmeli lacivert bir hırka ile geldi.Bu hırkayı adeta bir çocukmuşum gibi üzerime geçirip düğmelerini tek tek iliklemesi ise beklenmedikti.Öyle bir dumura uğramıştım ki tepki bile veremiyordum.
“Üşürsün öyle hasta olmanı istemem.”diye varla yok arası mırıldandı.Haddinden fazla yakındık.Nefeslerimiz birbirimizin yüzüne vuruyordu.Yanlış bir şey yapıyorduk bundan emindim ama ne yaptığımın bile farkında değişdim beni ona çeken bir şey vardı adeta.
“Dur çok yanlış bir şey yapıyoruz.”
“Sen niye uzaklaşmıyorsun Asena?”Kesik kesik nefes almak dışında hiçbir şey yapamıyordum.
“Yapamıyorsun çünkü.”dedi beni kışkırtarak.Başarıuordu da.
“Kes sesini!”
“Yapamıyorsun ama,uzaklaşamıyorsun.”gerçekten kışkırtıyordu.Deniyor ama uzaklaşamıyordum.
“Kes dedim!”gözlerimiz kapalıydı ama güldüğünü sezdim.
“Ne gülüyorsun?”daha çok güldü
“Güldüğümü anlayacak kadar nasıl tanıdın beni?”
Doğru nasıl tanımıştım?Parmakları havalandı önce elmacık kemiğimdeki beni sonrada boynumun en kuytu köşesindeki yarayı eliyle koymuş gibi buldu.Bir kaç adım gerilediğimde o da bana yaklaştı.Boynumdaki parmakları çeneme ulaştı ve başımı yukarıya kaldırdı.Nefesi gerdanıma çarptı bu defa.Kalçam masaya çarpınca durmak zorunda kaldım.Yüzü yüzümden uzaklaştı ve kolunu yanıma uzatıp bir şey aldı.Gözlerimi nihatet açtığımda elindeki sigara paketini ve çakmağı gördüm.Resmen benimle alay ediyordu.Sigarayı dudağına yerleştirdi ve alevlendirdi.Göz kırpışını sezdi uyuşan gözlerim
“Saçında bir şey kalmış boncuk göz.”dedi ve gitti.Öylece kaldım bir süre
Sonra elim saçıma gitti kulağımın arkasına bir sigara yerleştirmişti.Derin bir nefes aldım.
“Sen benimle uğraşıyorsan ben seninle oynarım Karahan.”
🗝
Saat 19.20’ye gelmişti birazdan Hilal Timi ile tanışacaktım.Ha bir de o ukalayla ilgilenecektim.Herkes karşımdaki geniş koltuğa oturduğunda ben de bir sandalye çekip oturdum.
“Hoşgeldin Hilal!”
“Sağol!”
“Başlayalım mı?”gülümsediklerinde kendimi tanıtmaya başladım.
“Yüzbaşı Asena Arslan.Artvin Arhaviliyim.27 yaşındayım.Bir de lakabım var Mengene Komutan.Her alanda az çok bilgim var baytarlık hariç.”
“Memnun olduk komutanım.”
“Siz de başlayın öyle ise.”Özdemir ağabey bana dönüp;
“Komutanım benim ufaklık ateşlenmiş beni soruyormuş acil çıkmam lazım izniniz olursa.”
“Tabii tabii zaten tanıştık biz çıkabilirsiniz üstteğmenim.”onayımla çıktı.Karşımdaki açık kumral adama döndüm
“Başlayın.”
“Eren özen ben.Samsunluyum.23 yaşındayım.Astsubay çavuşum.Keskin nişancıyım.”Gülümsedim.Yanındaki sarışına döndüm.
“Buyurun.”
“Oğuz Ak Ankaralıyım.24 yaşındayım.Astsubay çavuşum.Bomba imar birimindeyim.”Başımı salladım.Yanındaki kıza döndüm
“Buse Karaca İzmirliyim.24 yaşındayım Astsubay çavuşum.Hava savunmadaydım.Ayrıca ilk yardım eğitimim de var.”
“Pusat Akkaya.Ben bakım alanındayım tank,F16 çoğu askeri araçları tamir edebilirim.23 yaşındayım Milaslıyım çavuşum.”
“Gökmen Demirci 25 yaşındayım.Astsubay baş çavuşum.Timin hayvanlarından sorumluyum Barak ve Yula benim bakımımda görevlerde onlarlayım.”
“Memnun oldum.”
“Ben de.”gözlerim ukalaya döndü
“Başla.”
“Buğra Karahan.30 yaşındayım.Antalyalıyım.Kıdemli üstteğmenim.Askeri kara araçlarını sürebiliyorum ve keskin nişancıyım.”hepsini tek nefeste söylemişti.
“Ha bir de savunma sanatında uzmanlığım var.”
“Bu işi bir de pistte görelim derim komutanım.”
“Yaran var Karahan.”
“Niye kıyamaz mısınız?”Varla yok arası gülümsedim.
“Öyle bir kıyarım ki aklın şaşar.”
“Denemeden bilemem.”
“Kaşınıyorum diyorsun yani.”Ergen gibiydik resmen bu neydi böyle?
“Kaşınmıyorum.Kaşı diyorum.”
“Sen bilirsin.”Dövüş minderlerine geçtik.
“Başla Karahan.”
“Hay hay.”tekmesini öne savurduğunda önünden çekildim sendeledi.Bundan yararlanıp sırtına bir tekme attım.Yüzüsti yere düştü ama hızlıca kalktı.Tekmemi ona savurdum ama başarısız oldu.Bileğimden kavrayıp çekince kalçamın üzerine düştüm.Hızla üzerime eğildi ve beni bacaklarının arasında sıkıştırdı.Geçen ayki görevde olan yaram sızladı.
Adeta bunu bilir gibi daha da sıkıştırdı belimi.Acıdan yüzüm buruştuğunda yüzünde bir gülümseme belirdi.
Yumruğumla bir hamle yapmaya kalktığımda ne olduğunu anlamadan bileklerimi tek eliyle başımın üstünde birleştirdi.Kapana kısılmıştım.Ama her şeyin bir çözümü vardı.Bedenlerimizin arasında bir boşluk vardı o boşluktan dizimi geçirip diyafram boşluğuna vurdum.Nefesi daralınca bu defa onu ittim ve bir bacağımı boynuna yerleştirdim ve sıkıştırdım ardından elini kavrayıp büktüm.Nefes nefeseydik yine.Parmakları yeniden belime temas etti.Orada yara olduğunu anlamış olmalıydı.Yüzüm ekşimişti.Gözlerimi yumdum ama asla bacağımı gevşetmedim.Gözüm hala kapaşıydı.
“Pes mi?”dediğinde gözlerimi açtım.Öfkeme yenik düşüyordum.Eren sessizce Pusat ve Oğuza dönüp
“Abi ben bu kadından korkuyorum.Bakışa bak canını sıkanın canını belleyecek gibi bakıyor.Gözlere bak kıpkırmızı oldu.”
“Vallahi öyle bu işin sonu kötü.”dedi Buse.
“Ölürüm de pes etmem Karahan.”
“O da ne hırsına yenik düşen bir Asena’mı?”
“Ben bir tek Rabbim’e yenik düşerim.”Hayır Elisam’ın öldüğü gün de yenik düşmüştüm yalandı.Koca bir yalan.
“O Allah’ın emri ben de yenik düşerim.Ama sen birazdan bana da yenik düşeceksin.”Gözüm seyirdi.Yumruğumu kaldırdığım gibi vurdum.Kaşı patlamıştı.Şiddetle bağırdım;
“Ben Allah’tan başka kimseye yenilmem.Bunu o kıt aklına sok!”Hayır hayır öfkeme yeniliyordum.Öfkemden patlayacaktım.Damarıma basmamalıydı yapmamalıydı bunu bana.
“Buz koy morarmasın!”Hem yanıyor hem donuyordum.Buna da sinir olup;
“Herkes yatakhaneye!Sabah 06.30’da herkes hizada bahçede beni bekleyecek!”
“Anlaşıldı!”
“İyi Allah rahatlık versin.”Ortak salona ilerledim yatacak başka yer yoktu.Bugünkü maskelinin verdiği usb geldi bilgisayarımı alıp usbyi bağladım çıkan video kalbime öyle bir yara açtı ki gözlerim seyirdi.Videoda Elisa’m vardı o gün.Öldüğü o gün…Onun kayıdıydı bu.Piç kansızlar.Gözümden bir yaş aktı.Tepki veremiyordum çok ağırdı.Sonra üç kurşun sesi geldi videodan ve bir çığlık sonra bir yemin.Bunu çekerken hiç mi sızlamamıştı içleri?Gerçi onlar insan değildi ki.Çığlıklar ağlamalar daha da arttı ve video kapandı.Bir çığlıkta benden yükseldi bu defa bilgisayarı tuttuğum gibi duvara fırlattım.Fırlatmamla bilgisayarım parçalara ayrıldı
“Kansız piç!”
“Orospu çocuğu!”ben bağırmak ve bir şeyleri parçalamak dışında bir şey yapamazken telefonum çaldı.Titreyen ellerimle açtığımda çıkan ses o orospu evladına aitti.
“Videoyu keyifle izledin mi sarı kafa?”
“Lan bana bak göt lalesi gebertirim seni!”
“Çok sevindim beni hatırlamana bak sen şu işe kendimi tanıtmama gerek kalmadı.”bir de gülüyordu piç.Telefonu kapatmıştı telefonu sertçe masaya çarptım.Önünde ne varsa bir yere fırlatıyordum.Bütün tim şaşkınlıkla bana bakıyordu ama ben sadece bağırıp çağırıyordum.Buse beni durdurmaya çalıştığında elinden kurtuldum.Ama beklemediğim bir şey oldu.Buğra bileklerimi kavrayıp beni kendine bastırdı.
“Tamam dur,sakin ol!”
“Geberteceğim onu orospu çocuğu!”
“Asena sakin ol.Bana bak!”
“Öldüreceğim onu piç!”
“Tamam öldüreceksin.Dur bi’konuşalım.”bağırmaktan yorulmuştum artık.Dizlerim tutmuyordu düşecek gibi olduğumda o da benimle eğildi.
“Bırak!”sustu ve beni kendine bastırmaya devam etti.
“Bırak belleyeceğim onu piç kurusu!”ağlamama engel olamadım.Elleri yüzümü kavradı.
“Tamam beraber öldüreceğiz.Sakin ol şimdi lütfen.”Nefesimi düzene sokmaya çalışıyordum.Gözlerim karardı ve kendimi tutamadım.Önce bilincim sonra gözlerim kapandı…
🗝
EVETTTT BİR BÖLÜMÜN DAHA SONUNA GELDİK AZ ÜÇ BEŞ SEKİZ ON TANE YORUM YAPIN YANİ:) O KADAR UĞRAŞIYORUM
NEYSEEEE SİZİ SEVİYORUM TUTARÇELA KAÇARRR!!!!
Bölüm etkileşimi
