9. bölüm · Melez - Minsung, Hyunlix, Chanmin, Jeonbin
Özel bölümmm💗🎀
Dört gencin ölümünden sonra Hyunjin, Bangchan, Changbin ve Minho birlikte şatonun salonuna geçtiler.
"Minho." Dedi Changbin sesinden meraklı olduğu belli oluyordu. Sonra iç cekip devam etti. "Jisung ile ilgili. Onu gerçekten hamile bıraktın ve öylece ölüme terk ettin. Neden?"
" Onunla ilk karşılaştığımızda o bedeniyle ölüm fermanını imzaladı zaten." Dedi Minho. Bangchan anlamayarak Minho'ya baktı.
"Ne demek istiyorsun Minho?" Dedi Bangchan.
" Hepsi bir planın parçasıydı diyorum." Dedi Minho sert ses tonuyla. Kendinden emin çıkmıştı sesi.
"Ne planı be?" Diye sordu Changbin.
"Bir taşla dört kuş vurma planı." Dedi Minho. Bangchan sabırsızlıkla iç çekti ve sinirli olduğunu belli eden ses tonuyla konuştu. "Planı anlat Minho."
"O gün Jisung'u kasıtlı olarak hamile bıraktım. Çünkü planın en önemli parçası buydu. O dördünün birbirini ne kadar sevdiğini anladım ve birbirine karşı ne kadar fedakar olduklarını fark ettim. Jisung hamile kaldığını fark ettiğinde eğer Jisung köyde kalsaydı ölücekti. Mecburen dördü de ormana geldi. Ve ben geliceklerini biliyordum çünkü hamilelik belirtilerinin ne zaman belli olucağını biliyordum. Ve bu gün o karşılaştığımız yere bir avcı sürüsüyle gittim. Ben onları o halde şaşırmış ve dalgın bir şekilde bırakınca avcılar da onların işini halletti. Yani kısaca hepsini öldürmek için planım buydu. Açıkçası hiç pişman değilim. Bir avcının onlara yardım edeceğini düşüncek kadar aptal olan onlardı. " Dedi Minho.
Hyunjin'in ve Changbin'in yüzü soldu. Bangchan sessizce fısıldadı. "Nasıl bu kadar duygusuzsun? Hiç mi acımadın?" Sesinde gizli bir öfke vardı ama sakinliğini koruyordu.
"Hadi ama Bangchan! Ben bir avcıyım. Öyle avlara merhamet etmem." Dedi Minho tok ve sert sesiyle.
Minho elini uzatıp Jisung'un ve diğerlerinin az önce cesetlerinin parçalandığı yeri gösterdi ve sinirle fısıldadı. "Eğer o kadar seviyorsanız o avları, gidin ve onlardan geriye kalan et parçalarını toplayın."
Bangchan sinirle gözlerini kıstı. Sonra ayağa kalkıp kendi odasına yöneldi. Arkasından Hyunjin ve Changbin de gitti. Minho tek kalınca ayağa kalktı ve cesetlerden geriye kalan parçaların yanına gitti. Gözleri hala daha Jisung'un kıyafet süsü olan sincaplı anahtarlığa kaydı.
Yavaşça eğilip anahtarı aldı. Anahtarlığa bakarken anahtarlıktan bir not düştü. Notu açıp okudu Minho. Notta...
Bu gün hamile olduğumu öğrendim. O panter melezi yani Minho ile benim çocuğumuz. Minho'yu tanımıyorum ama kendimi ona karşı bir çekim içinde hissediyorum. Ondan hoşlanıyorum. Daha tanışmadık bile ama yinede bana göre o mükemmel biri. Yarın tekrar ormana gidip Minho'yu bulacağız. Umarım Minho bizi kabul eder. Tanrıdan tek dileğim Minho'nun bizi kabul etmesi ve bebeğimizin en azından onun yaşaması. Bebeğim daha dünyaya gelmeden onu kaybetmek istemiyorum. Bu gün varlığıdan haberdar oldum ama o benim en değerli varlığım. Neyse eğer Minho bizi kabul ederse bu notu ona okutmak istiyorum. Şimdi gitmeliyim görüşürüz.
Han Jisung~
Minho notu okudu. Ama içinde hala daha bir pişmanlık yoktu. Notu alıp yırttı ve yere attı son kez yırtık kağıt parçacıklarına bakıp mırıldandı.
"Gerçekten seni kabul edeceğimi düşünecek kadar zavallısın Han Jisung. Bebeğin ve sen umrumda değilsiniz. Sadece planımın bir parçasıydınız."
Byeesss byeeesss bu arada diğer ficlerimi de kitappadden buraya aktarıcağımm byeesss🍓🤍💗🎀
