3. bölüm · Melez - Minsung, Hyunlix, Chanmin, Jeonbin
2. Bölüm
4 arkadaş ormanın derinliklerine doğru ilerlediler. Birlikte diğer meyve sebzelerden topladılar ve hızlıca koşarak ormandan çıkacakları patikaya doğru gittiler.
En arkada Jisung vardı. Ta ki bir çığlık sesi gelene kadar. Güçlü bir kol Jisung`u çalılıklara çekti.
"Jisung!?" Felix Jisung`un çığlığını duyduktan sonra hızlıca arkasına baktı. Ama Jisung yoktu.
Diğerleri de endişeyle etrafa baktı. Felix ve Jeongin dolu gözleriyle Seungmin`e baktılar. En büyükleri Seungmin di. Ana Seungmin de onlardan pek farklı sayılmazdı.
"Koşun gitmeliyiz!" Seungmin soğuk kanlı davranıp diğer ikisini yönlendirdi ve koşarak patika yola doğru ilerlemeye başladı.
Üç genç mecburen tekrar köye döndüler. Görevliler ellerinden yiyecekleri aldılar ve hızlıca köyün merkezine ilerlediler. Seungmin yere çöküp dolu gözleriyle ormana bakmaya başladı. Felix ile Jeongin ise çoktan hıçkırarak ağlıyordular. Seungmin diğer ikisine sıkıca sarılıp onlara katıldı.
Üç kişi o gece hep ormanın girişinde beklediler. Hiçbiri ordan ayrılmadı çünkü Jisung`a inanıyordular. Jisung güçlüydü. Kurtulucaktı. O asla arkadaşlarını bırakmazdı.
Gece yarısı ormanın girişindeki patikada bir hareketlilik oldu. Jeongin hemen keskin gözleri sayesinde fark etti ve diğerlerine o gölgeyi gösterdi. Buraya bir avcı gelmezdi. Felix umutla ayağa kalktı ve hiç düşünmeden gölgenin yanına koştu. Diğer ikisi de onu takip etti.
"Jisung..?" Felix titreyen ama aynı zamanda mutluluğunu yansıtan sesiyle bağırdı.
Jisung`un boynunda morluklar vardı ve dudağı patlamıştı. Bir de bacakları titriyordu. Ama diğerleri umursamadı ve Jisung`u hızlıca yerden kaldırıp koluna girdiler. Neredeyse 6 saattir buradaydılar ve en sonunda Jisung gelmişti hepsi sevinçten Jisung`un boynundaki korkuları ve patlamış dudağını umursamadı.
Jisung`u hızlıca eve getirdiler ve yatağa yatırdılar. Soru sormayı yarına ertelediler ve hızlıca odalarına çıktılar. Seungmin ise Jisung`un başında tedbir için nöbet tutmaya başladı.
Ertesi gün akşam Jisung daha iyiydi ve artık konuşabilecek durumdaydı. Hepsi salonda oturuyor Jisung`un olanları anlatmasını bekliyordu.
"Bakın birşey diyeceğim ama anı tepki vermek yok tamam mı?" Diye söze girdi Jisung.
"Söz!" Diğerleri hep bir ağızdan konuştular ve pür dikkat Jisung`u dinlemeye başladılar
"Ben dün bir anda ortadan kayboldum ya. İşte o zaman bir avcı beni kolumdan tutup çalılıkların arkasına çekti" dedi Jisung. Ve derin bir nefes alıp devam etti
"Sonra ben o beni öldürücek sanıp kaçmaya çalıştım ama o benimle ilişkiye girdi." Dedi utanarak.
"NE!?" Felix ve Jeongin aynı anda şaşırıp çığlık attılar. Seungmin ise şok olmuştu.
"Bağırmayın. Sakin olun ya!" Diye hızlıca konuştu Jisung
"Lan bir tane avcı seni sikiyo ve biz sakin mi olalım!?" Diye konuştu Felix.
"Harbiden ya! Bana bak Jisung karşılık vermedin değil mi?" Diye şüpheci bir tavırla Jisung`u süzdü Seungmin.
"Şey.." gözlerini kaçırıp bir eliyle ensesini kaşımaya başladı Jisung.
"HA!? Geberticem seni Jisung!" Diye bağırdı Seungmin.
"Dur! Dur tamam! Özür dilerim! Yaptığım yanlıştı ama hoşuma gitti." Dedi Jisung.
Seungmin sabır dilercesine derin bir nefes aldı. Jeongin ve Felix ise şok ole ağızlarını ve gözlerini aynı şekilde açmış bize bakıyordular.
"Sabır ya..." Seungmin tekrardan koltuğa otururken mırıldandı.
"OHA! JISUNGUMM GÖT VERMİŞ!!" Diye bağırdı Felix. Jisung hızlıca yanındaki yastığı tam Felixin kafasına fırlattı.
"Ya ne vuruyon be. Sanki birşey dedik!" Diye bağırdı Felix.
"Sus! Sus Felix." Diye konuştu Jisung. Jeongin ise Jisung`a bakarak derin bir nefes aldı.
"Jisung`u kaybettik. Kocaya kaçtı puh sana" diye şaka yaptı ortamı yumşatmak için.
"Neyse ne! Hadi yatın artık saat geç oldu!" Dedi Seungmin sonra tehditkar bir ifadeyle Jisung`a bakıp tek parmağını salladı ve devam etti "Seninle sonra görüşücez Jisung bey"
Jisung iç çekti ve başını onaylar anlamda salladı sonra odalara dağıldılar.
Olayın üzerinden 2 hafta geçmişti ama Jisung son günlerde hep kusuyordu ve halsiz hissediyordu. Öğlen Felix, Seungmin, Jeongin ve Jisung birlikte oturup sohbet ederken Jisung bir anda midesi bulandığı için hızlıca lavaboya gidip kustu.
"Jisung? Yine mi?" Arkadan Seungmin`in endişeli sesi duyuldu. Sonrasında Felix Jisung`un yanına eğildi ve kustuktan sonra elini yüzünü yıkanmasına yardım etti.
"Jisung acaba test mi yapsak?" Jeongin düşünceli bir ifadeyle konuştu.
"Ne testi Jeongin?" Diye sordu Jisung
"Sen iki hafta önce bir ilişkiye girdin maalesef ve o günden sonra hep halsizsin ve kusuyorsun acaba hamile olabilir misin?" Diye ciddi bir ifadeyle Jisung`a bakıp konuştu Jeongin.
"Ne? Hadi ama Jeongin saçmalama ya" diye itiraz etti Jisung.
"Bence Jeongin haklı. Bir kere test et. Zararlı değil zaten iki dakika test et işte" dedi Seungmin.
"Off iyi tamam yapacağım testi" dedi Jisung.
"Seungmin sen testi al gel zaten çok hızlı koşuyorsun" dedi Jeongin.
"Hayır evde var. Ben Jisung o ilişkiye girince belki lazım olur diye bir test almıştım" dedi Felix. Seungmin gülümsedi ve Felix`e bakarak göz kırptı "her zaman hazırlıklı" diyerek onu övdü.
"Neyse ne Jisung ben sana testi vereyim" diyerek beyaz renkli ama üzerinde mavi renk kalpler olan dolabı açtı ve en arkadaki testi çıkarıp Jisung`un eline koydu.
"Biz çıkalım Jisung sende hemen testi yap" diyerek diğer ikisi ile lavabodan ayrıldı Seungmin.
Jisung diğerleri gidince testi yaptı. Sonra çıkan sonuca baktı. Sonra mırıldandı
"Siktir"
