4. bölüm · Mardin aşkı

Kavga

Kemal Büyük

Zişan odasına gelince zerşanı bornozla gördü ayakta dolabın yanında duruyordu

Zerşan zişanın geldiğini görünce burnundan püskürterek
" ne yaptın ! Neyle gidicem işime şimdi "

" Bilmem ütü yaparken her seferinde ütü izi oldu birane daha yapıyım derken hepsi bu hale geldi "

Zerşan iyice sinirlendi " yasen neyden bahsediyorsun bana işlemediğim bir suçu cezasını çekmek zorunda değilim ne yani şimdi intikamı aldın " zerşan bu sözleri sarf ederken karşısındaki kadının kırıla bileceğini düşünmedi

" Bunumu yapıcaksın yani elindeki gücü. gör dediğimde bunumu anladın gidip gömleğimimi yaktın sonra ne yapıcaksın sevmediğim yemeklerimi yapıcaksın ne yapıcaksın bumu yani elindeki güç sen bumusun "

Zerşan bu sözlerin karşısındaki kadının üzdüğünü zişanın gözlerinin dolduğunu görünce anladı bir an tüm siniri yok oldu yumuşak bir sesle " bak özür dilerim öyle demek istememiştim " ama bu sözler zişanı tatmin etmedi

" Tabi ya sinirle söyledin hata o gün sinirle o asistanın yanına gitin dimi sadece sinirle senin hiç bir suçun yok "

" Ya sen niye anlamıyorsun ben seni aldatmadım ben öyle biri değilim " iki kişinin mutlu olması gereken bir odada.... Bir kırık kalp ve söylediklerinden pişman olan bir birey vardı

" Aynen " dedi zişan kapıya döndü odadan çıkmadan önce arkasını dönerek " biliyusun doğru tahmin az önce dediklerinin aynısını yapıcam bu konakta ben huzurlu ve mutlu değilsem hiç kimse mutlu olamaz özeliklede sen " dedi ve arkasındaki adamı düşünceler içinde bırakıp giti

Merdivenlerden inerken o tok ses yayıldı tam mutfağa gireceği sırada hatırladığı şeyle odaya geri döndü içeri girdiği gibi dolaba yöneldi kendi tarafında onun için bir kat kıyafet saklamıştı kıyafeti çıkartıp yatağa bıraktı çıkacağı sırada zerşan kolunu sıkıca kavradı

Yüzünü zişanın yüzüne yaklaştırdı ikisinin nefesi birbirine karışıyordu bastıra bastıra " bak istediğini yap tamamı zere umrumda deği bu savaşta yenilecek kişi ben değilim elinden geleni ardına koyma "

" Öylemi sen bunu bir savaş olarakmı görüyorsun tamam o zaman bu savaşın sonunda benden boşanmak isteyen sen olucaksın o geri adımı paşalar gibi atıcaksın "

Zerşan bu sözlerin ardından karısının kolunu bıraktı ve geri çekildi zişan hemen arkasını dönerek odadan çıktı mutfağa girdi hevin ile Evin mutfağın kenarında kavga ediyordu bunu gören zişan onların yanına giti " ne oldu niye kavga ediyorsunuz "

İki kadında gelen yengelerine baktı sorduğu soruya cevap veren kişi hevin olmuştu " ne olucak bu gerizekalı ben senin yanında yatmak istemiyorum diyerek çıktı bi düşün nereye gitmiş " zişan bunun cevabını bildiği için hemen yanıt verdi " gidip Berdan ağa ve şilan hanımağa nın arasına girip yatmış ve hata orda bir tıravması olmuş "

Hevin sorusuna cevap veren yengesine bakarak " sen nerden biliyorsun "

Zişan " nerden bilicem sabah uyandığımda aynı konu yüzünden şilan anne onu azarlıyodu ondan biliyorum "

Hevin yengesinin tıravma sözüne karşı kardeşine dönerek " ne tıravmasıymış o "

Evin sabahki olayı tekrar hatırlayınca yüzünü buruşturdu
" Ne olucak Sabah annemin beni ' canım hadi kalk sabah oldu ' demesiyle uyandım "

Evin rahat bir sesle " hani evliler ya bu normal değilmi "

Evin şoke olmuş bir şekilde ablasına döndü ne diyordu bu sabah sabah yaşadığı şeyi basitlemişti ne münasebet diye geçirdi içinden

Bu sefer konuşan zişan olmuştu " yani haklısın evliler ama ben şahsen tam olarak nasıl bir ilişkileri var bilmek istemem" yüzünü buruşturarak söylemişti sözü bitince eline zebzeleri alıp yıkamak için Muslun karşısına geçti

Hevin yengesinin bu dediklerine katılmıştı ve ayrıca kafasında soru işareti oluşmuştu yavaş adımlarla yengesinin yanına ilişti " yenge aslında haklısın kimse detaylarını bilmek istemez ama " dedi ve sustu zişan merakla görümcesine döndü " ama " dedi meraklı bir şekilde o ama az önce ki dediklerine aynı ama bir okadar farklı bir konunun kapısınï açıcaktı

Hevin konuşmasını içinde iyice yerleştirdikten sonra konuşmasına devam eti " aması hani yakında evleniyorum ya belki bana bir kaç birşey çıtlatabilirsin "

Zişan görümcesinin konuşması üzerine kaşlarını çatı
" Bende sana Bir şey dicem gidip bunu niye annene söyliyorsun "

Hevin bu cevabın üstüne hiçbir şey demedi ve kahvaltıya yardım eti

Evin oturduğu yerden annesinin azarlarıyla kalktı hazırlanan kahvaltıları avludaki masaya götürdü tekrar mutfağa ilerliceği sırada gözüne masada ders çalışan dayısına çarptı yönünü oraya çevirdi

Evin dayısının karşısına oturdu " dayı hani sınava 1 ay kaldı ya diyorumki İstanbul'a üniverdite için gidiceksin iyilik yapıp benimde götürürmüsün "

Cihan karşısındaki kendisinden büyük yiğenine baktı sonra tekrar kafasını kitaplara soktu ve konuşmaya başladı " sana üniversite için İstanbul'a gideceğimi kim söyledi "

Evin hemen dayısına cevap verdi " çünkü eskiden İstanbul'a gidicem diyordun ya dayı " Cihan tabikide gitmek isterdi ama en son bu konu açıldığında ablası başının etini yemişti

" Evin sen neden ünuversiteye uzak bir yere gidemedin " evin dayısının bu sözlerinden sonra citen istambula gitmesi için önce annesini ikna etmesi gerekirdi ve buda imkansızdı

İkisi konuşurken bilmedikleri şey şilan hanımın onlarıdinliyor olması

Hevin mutfaktan masaya yemekleri taşırken evinin cihanla konuştuğunu görünce oda onların yanına giti

" Ne konuşuyorsunuz " evin ablasına döndü " ne konuşucaz abla dayımın üniversite için nereyi yazdıracağını soruyordum "

Hevin küçük dayısına döndü " nereyi seçiceksin " Cihan sesli bir şekilde ofladı " sizce ablam varken uzak bir yeri seçebilirmiyim " hevin dayısına hak verdi annesi onlarında seçimine karışmıştı oyüzden en uzak diyarbakırdaki bir ünuversiteye gidebilirdi

Şilan hanım iki kızınada kızdı ve onları tekrar mutfağa gönderdi sonunda kahvaltı hazırlanmıştı aylecek sohpet edip kahvaltılarını yaptılar

Berdan ağa ve zişan evden çıkmışlardı ve ofise ilerlemeye başladılar Berdan ağa oğluna dönerek " iş için lazım olan araziyi hal etinmi "

Zişan " evet baba teklif sundum ama reşan aşiretide teklif sunmuş bilmiyorum adam verdiğiniz teklifleri düşünücem dedi "

Berdan ağa sinirle oğluna döndü " benim bundan yenimi haberim oluyor "

Zerşan birşey diyemedi yol akıp gidiyordu sonunda şirkete varmışlardı ikiside indi ofise girdiler Berdan ağa kendi odasına zerşan ise kendi odasına girdi dosyalara gömüldü kapı hafifçe tıklatılınca gömüldüğü dosyalardan ayrıldï gir dedi kapının ardından asistan babasının onu çağırdığını söyleyip çıkmıştı

Zerşan babasının odasına girindi Berdan ağanın yüzünde hafif bir gülümseme vardı bu gün oğluyla gurur duyuyordu

Zerşan babasının uzatığı ele baktı anlamadı ama yinede babasının uzatığı eli öptü sorar gözlerle babasına baktı berdan ağa oğlunu daha çok meraklandırmadan söze girdi " teklif sunduğumuz arsayı biz kazanmışıs iyi iş başardın "

Zerşan babasının sözlerinden sonra derin bir nefes alıp verdi ilk defa babasının ona gururla baktığını görüyordu teklif verdikleri arsa küçük bir köyün en büyük arsasıydı aslında amaç arsayı almak değil oradaki köyü kendi namlarını yaymak için ve daha çok saygı kazanmak için önemli bir arsaydı

Mardin, diyarbakır ,şanlurfa , Van , Gaziantep gibi yerlerde çoğu aşiret ağaları almak istemişti zerşan bunları düşünürken babasï tekrar konuşmaya başladı " şimdi orda bir nişan ve düğün olucakmış benimde davet etiler ama ben düşündümki benim yerime sen ve zişan gidib "

Bu öylesine bir teklif değildi bu gelecekteki koltuğuma oturacak kişi sensin demek ti zerşan babasını onaylayarak tekrar odasına çekildi

SATT öğle zamanına gelince zerşanın telefonu çaldı arayan annesiydi masanın üzerindeki telefonu alarak açtı " Alo anne hayırdır inşalah neden aradın " telefonun diğer ucunda şilan hanım konuştu " hayır hayır hevin için çeyiz alışverişine çıkıcaktık ta bizi sen götür diye aradım "

Zerşan " anne ben niye geliyorum adamlara söyle onlar sizi götürsün hem daha düğün tarihi beli değil ne çeyizi "

Telefonun diğer ucunda şilan hanım sinirle " erkek milleti ne anlicaksınız çeyizden seninde orda abisi alarak fikrini danışman iyi olur "

" Anne olmaz işim var " şilan hanım oğlunun bu sözleri karşısında sinirle " ne yani orda kardeşinin yanında olman çokmu zor "

Zerşan annesinden kaçmicağını bildiği için kabul eti çeketini alıp babasının odasına ilerledi kapıyı hafifçe tıklatı gir sesini duyunca içeri girdi " baba annem aradı çeyiz için çarşıya çıkıcaklarmış annemde sende gel dedi haberin olsun " Berdan ağa izin verince ofisten çıkıp arabay bindi yolda ilerlerken sabahki olat aklına gelince gidip kendinede kıyafet alması gerektiğini hatırladı

Araba konağın kapısında durunca zerşan kornaya bastı dört kadında telaşla konaktan çıkıp arabaya bindi zerşan tekrar arabayı sürdü kapalı çarşıya geldilerinde " ben gidip arabayı park ediyim birde birkaç Alman gereken bir şeyler var sonra sizin yanınıza gelirim "

Şilan hanım hemen itiraz eti " bizimle gel ne alıcaksan yine alırsın " zerşan onların yanında gidip büsürü kıyafet alamicağı için hemen başka bir bahane buldu " anne babamın bana verdiği birkaç işte var onlarıda haledicem "
Sonunda şilan hanım ikna oldu ve arabadan indiler zerşan arabayı müsait bir yerde Park etikten sonra çarşıya gidip ihtiyacı olan kıyafetleri aldıktan sonra arabaya bıraktï annesini aradı öğrendi oldukları yere gitmek içinyola çıktı sonunda oldukları dükana girdi kıyafet bakıyolardı yanlarına giti

Şilan hanım oğlunun geldiğini görünce elinde iki kıyafeti ona gösterdi " hangisi güzel "

Zerşan bakmadan " ikiside güzel " dedi evin annesinin yanına giti " anne abim ne anlicak kıyafeten " zerşan evinin dediklerini umursamadı öylece etrafı inceledi gözüne bir tane sarı parlak yöresel bir kıyafet gözüne çarptı yanına bir tane çalışan geldi " beyendiyseniz paket yaptırabilirim " zerşan çalışana döndü " olur bide başka böyle güze bir abiyeniz varmı "

Çalışan çocuk tabiki var gösteriyim zerşan çalışanı takip eti abiyeleri. Arasında siyah bir tane abiye beğendi ve paket yaptırmasını söyledi

Zişan kıyafetlere bakarken gözü zerşana takıldı napıyodu orda merakına yenik düşüp yanına giti

Zerşan gelen karısına baktı " napıyosun hani kıyafeten anlamazdın " zerşan kaşlarını çatı hiç kimseye öyle bir şey söylememişti ama sustu ve yanından geçerek giti

Zişan bir süre giden kocasına baktı sonra sinirle çalışanın yanına giti

Çalışan " buyrun efendim bir şeymi istemiştiniz "

" Evet az önce beyefendinin aldığı kıyafeti gösterebilirmisiniz "

" Maalesef hanım efendi dediğiniz kişisel alana girer " .ukala bir şekilde konuşan kadına baktı

Zişan yüzünde hafif bir tebesümle çalışana yaklaştı " yanlız o benim kocam yani her kişisel alana girdiğim için bence binada girebilirim "

Çalışanın yüzü bir an bozguna uğradı sonra toparlandı ve hafif alayla " sen o beyefendinin karısısın öylemi keşke inandırıcı bir yalan bulsaydın mesela ben asistanıyım kıyafetleri almaya geldim emin ol daha inandırıcı "

Zişan dişlerini birbirine kenetlendi sonra toparlanıp arkaya bir adım atı karşısındaki kadını baştan aşağı süzdü sonra yüzünü buruşturarak " yani senin gibiler için bu dediğin bile elde edilemez bir hayal demi o yüzden inanmadın gerçi sende haklısı senin hayal gücünün yetmediği bir yeden bahsetiğim için senin bunu yalan olarak görmen çok doğal " kadının yüzü değişti

Zişan bir kadını aşağlamak istememişti ama oda damarına basmıştı

Kadın sinirle ona yaklaşıp " Hadini bil doğru konuş " zişan uzatmak istemediği için geri adım atı " muhtemelen bana almış sadecemerak etim ama boşver eninde sonunda yine görücem " sonra arkasını dönerek giti arkasında bıraktığı kadın sessizce fısıldadı " görücez bakalım bizim köye geldiğinde bakalım hangi sıfatla geliceksin "

Zişan arkasında bıraktığı kadının ne dediğini bilmeden alış verişine devam eti ama bi yandanda zerşanın o kıyafetleri kime aldığını merak eti belkide o asistana almıştı geceleri onu memnun etiği için bu düşünce içindeki kocasına nefretini körükledi