8. bölüm / 11
Mafyanın KurşunuTaht Kanla Kurulur,Aşkla Devredilir
Bölümler 11Şu an: Taht Kanla Kurulur,Aşkla Devredilir
- 1 Dikkat Patlayıcı Madde!1.144 kelime
- 2 Yaranın Sebebi Sensin1.014 kelime
- 3 Kim daha Zehirli?248 kelime
- 4 Benim Adım Yalan Soy adım Oyun334 kelime
- 5 Gecenin Tansiyonu1.159 kelime
- 6 Zehirin içindeki zehir1.487 kelime
- 7 Ateşin külleri de yakar411 kelime
- 8 Taht Kanla Kurulur,Aşkla Devredilir310 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Duvarda ki Kalp368 kelime
- 10 Aynı Yatak Farklı Cehennemler506 kelime
- 11 Zırh Değil,Yara oldum.333 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
8.Bölüm: Taht Kanla Kurulur, Aşkla Devredilir
Burası benim inşa ettiğim krallıktı.
Her tuğlası ihanetle örüldü,
Her kapısı kanla mühürlendi.
Ve ben, bütün bunların ortasında kraliçe gibi durdum.
Güçlüydüm. Soğuktum. Yalnızdım.
Ama o gün…
Salona girdiğimde…
Ares tam karşımda ayaktaydı.
Bir adam değil.
Bir lider gibi.
Sırtındaki yaralara rağmen dik duran biri gibi.
Göz göze geldik.
Ve ben ilk kez…
Tahtın bana ağır geldiğini hissettim.
Kendime sordum:
Ben bu gücü daha ne kadar kendime zırh diye saracağım?
Ben bu örgütte, bir kadını değil bir heykeli oynuyorum.
Ama Ares...
O her zaman savaşan taraftı.
Ve artık, ben yorgundum.
Yanına yürüdüm.
Kalabalık sessizleşti.
Deniz bile nefesini tuttu.
Ateş bir şey diyecek gibi oldu ama kaşımı kaldırınca sustu.
Ares’in tam karşısında durdum.
Yavaşça ceketimi çıkardım.
Üzerimdeki lider yeleğini…
Benim savaşımı anlatan simgeyi…
Masaya koydum.
— “Bu taht benim hakkımdı. Çünkü ben düşmedim, çünkü beni yere indirmeye çalışan herkes mezara girdi.”
Kalabalığa döndüm.
— “Ama artık bu güç bana zarar veriyor. Ve ben… savaş değil, adalet istiyorum.”
Tekrar Ares’e döndüm.
Gözlerinin tam içine baktım.
Aynı gözler… beni bir zamanlar paramparça etmişti.
Elimi uzattım.
Ve liderlik rozetini onun eline bıraktım.
— “Al. Sadece örgütü değil… beni de yönet. Ama bu kez ihanet etme.”
Salonda uğultu koptu.
Ares birkaç adım geri çekildi.
— “Lidya, bunu yapma. Sen bu koltuğu bin kurşunla savundun. Şimdi neden?”
Gülümsedim.
Yorgun ama gururlu.
— “Çünkü artık güvenebiliyorum. Ve güven, silah taşımaktan daha ağırdır.”
Bir adım daha yaklaştı.
Elleri titredi.
— “Yani... beni affettin mi?”
Başımı iki yana salladım.
— “Hayır. Ben seni affetmedim Ares.”
O an gözleri karardı.
Ama devam ettim:
— “Ama sana inanmaya başladım. Affetmek zaman alır. Ama güven... bir başlangıçtır.”
---
Ares liderlik kürsüsüne oturdu.
Ama oturmadan önce bana döndü.
— “Senin inşa ettiğini yıkmam. Ama seni bu tahtta gördüğüm günü… bir ömür unutmam.”
Ve ben?
Ben tahtın arkasında dimdik durdum.
Artık onun arkasındaki gölge değil,
yanındaki gerçek savaşçısıydım.
Bölüm etkileşimi
